SON DAKİKA | Sinsi ahtapotun yeni oyunu deşifre oldu! Adalet Bakanı Akın Gürlek SABAH’a konuştu: “Son kripto temizlenene kadar sürecek” https://t.co/MPkXCTSJOY
Adı Elvan Kuzucu Hıdır,
1992 doğumlu.
-2010 Meram Fen Lisesi mezunu
-2015 tam burslu okuduğu Bilkent Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun
-2017 yüksek lisans eğitiminden yüksek onur derecesiyle mezun.
-Halen İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünde doktora tezi sürecinde.
- TÜBİTAK araştırma projelerinde görev aldı, uluslararası akademik dergiler ve konferanslarda makaleleri yayınlandı.
Ve şimdi Teknofest’le milyonlarca Türk gencine hayallerini gerçekleştirme fırsatı veren,
daha da önemlisi, onlara imkansız hayal olmadığını öğreten, yepyeni ufuklar açan T3 Vakfı (@T3Vakfi )’nın yeni yönetim kurulu başkanlığı görevini @haluk ‘tan devraldı.
Yankı odalarında “Kadınları okutmayacaklar” çığlıkları atan, yaşadıkları fanusta 100 yıl öncesinde dondurulmuş zihinlerin hezeyanlarına inat, okuyan, gelişen ve geliştiren kadınlar her geçen gün bizi gururlandırmaya devam ediyor.
Başarılarınız daim, göreviniz hayırlı olsun @elvan_kzc
İstanbul'un boşaltılması yani Türksüzleşmesi bir Ekümenik Bizans (Yeni Roma) hazırlığıdır. Bunun için sizi evliya sandığınız ancak İngiliz ajanı olan dinciler, onlara hizmet eden bildik profesör ve tarihçiler, ekranlar ve bir çok proje bu amaca hazırlayacak. Yalanın zeminini deprem korkusu, ekonomi ve konut kaosu, iklim tiyatrosu ve göçler ile destekleyecekler. Yersen! Asla terk etme!
TELEFON ON KAMERA İLE VERİ VE. GÖRÜNTÜ TOPLANIYOR
ÖN KAMERAYI BANTLADİM DİYİNCE BANA DELİ GÖZÜ İLE BAKANLAR BUYRUN @dijital_baba anlatmış
Telefonlarımızın ön kameraları hayatımızı kolaylaştıracak özelliklerle donatılmış durumda. Peki kameraların bu özellikleri uygulama üreticileri tarafından bütün kurallara uyarak kullanılıyor mu? 🤔
Gündem çok yoğun, yarın gündeme dair konulara da biraz değineceğim. Kimse merak etmesin. 🤔
Sizin de görüşlerinizi bekliyorum. Yorumlarda buluşalım. 👇
Orhan Toker dijital baba
“Canan Kaftancıoğlu, Ekrem İmamoğlu’nu da net olmamakla ve içten pazarlıklı olmakla suçluyor-muş” 😂
(F.Altaylı)
Kılıçdaroğlu-İmamoğlu-Kaftancıoğlu dönemi CHP’nin 6 ilkesi;
-Sinsilik
-İkiyüzlülük
-Yalan
-İftira
-Kumpas
-İhanet
Adam kameralar önünde:
1- Ülkeyi ABD'li küreselci danışman Jeremy Rifkin'a sattığını,
2- 300 milyar dolar karşılığında İngiltere'ye biat ettiğini
3- Atatürk Havalimanını CIA destekli bir firmaya yani Amerika'ya tahsis edeceğini,
4- PKK ve FETÖ ihraçlarını göreve iade edeceğini,
5- Suriye, Irak, Katar, Somali, Sudan, Libya gibi dış askeri misyonların tamamından geri çekileceğini,
6- Mavi vatandan ve denizaltı enerji kaynaklarından vazgeçeceğini,
7- Müslümanların gazete, tv, radyo vs basın yayın organlarına el koyacağını,
8- Müslümanların şirketlerine el koyup borçlarını ödemeyeceğini,
9- Müslümanları yargılayacağını,
10- Ülkeyi okyanus ötesi dostları ile birlikte yöneteceğini söyledi
Siz hala zafer partisi ve hdpkk ile hangi konuda anlaştı onu mu merak ediyorsunuz?
Cidden bu kadar saf mısınız?
Devlet Gürocak
7 senedir ABD’de yaşıyorum, üniversitede ders veriyorum, doktoram var.
Ama üniversite sınavını ilk sene kazanaMAdım!
2 hayal kırıklığı beni buralara nasıl getirdi?
Sınav sonuçları sonrası morali bozulan gençler ve özellikle anne babalar okusun lütfen.
1- LİSE SONRASI
2002 yılında Çanakkale’nin Kepez köyünde henüz yeni kurulan bir liseden mezun olmuştum.
Okumak istediğim bölüm ekonomiydi ve hedefimde İzmir 9 Eylül ve Ege Üniversitesi vardı. Yeterli puanı alamadım. Ancak gitmek istemediğim bölümleri ve üniversiteleri yazmadım. Rahmetli babam Çanakkale’de okumamı istiyordu ama ben buna tamamen karşıydım.
Beni buna zorlamadığı için aileme sonsuz teşekkürler.
2- ÜNİVERSİTE
Tam 1 sene evde kendi başıma çalıştım.
Ne özel derse ne de dersanelere verecek paramız vardı. Önceki sene bitirdiğim test kitaplarını tekrar çalıştım. Biraz yüksek puan aldım. Bu defa tercihleri yaparken bir sene daha beklememek için daha düşük puanlı üniversiteleri de yazdım. 24 tercihten sadece 1 tanesi ekonomi değildi.
Şans bu ya, tuta tuta o bölüm tuttu 😊
Kocaeli Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’ydi.
Önce hayal kırıklığı yaşamış olsam da aslında tam da istediğim bölüme gittiğimin farkına vardım zamanla.
3- YÜKSEK LİSANS
Üniversite 3. sınıfta Erasmus değişim programı ile Girit Üniversitesi’ne gittim.
O bir sene hayatımı değiştirdi. Detaya gerek yok. O yaşta yurt dışında nerede yaşasanız hayatınız değişir. Döndükten sonra yüksek lisans için 3-4 üniversiteye başvurdum. Hedefimde Bilgi Üniversitesi vardı çünkü uluslararası ilişkiler programı Türk-Yunan ilişkisileri üzerine yoğunlaşıyordu. Kabul edildim.
Bilin bakalım ne oldu?
Dersler benim için çok sıkıcıydı ve umduğumu bulamadım.
Ama programdan ayrılmak yerine dersleri bitirip yüksek lisans tezimi daha farklı bir konuda yazdım.
4- DOKTORA
2011'de Syracuse Üniversitesi’nin İstanbul şubesinde işe başladım.
3-4 sene sonra sıkılmaya başladım işten. Bilgi Üniversitesi’nde doktora programına başvurdum. Bu defa program Uluslararası İlişkiler değil, Siyaset Bilimi anabilim dalında olduğu için çok keyifli bir serüven başladı benim için 2014 yılında. 2017’de evlendikten sonra ABD’ye taşındım ve 2020’de COVID döneminde doktoramı bitirdim.
Sonrasında ABD’de önce küçük bir üniversitede şimdi de daha iyi bir üniversitede ders veriyorum (adjunct olarak).
SONUÇ: 2 TAVSİYEM
2 hayal kırılığı neydi?
1- En sevdiğim bölüme biraz da istemeyerek gittim.
2- Yüksek lisansa girdikten sonra pişman oldum ama vazgeçmedim ve ara yol buldum.
En önemlisi: İkinci sene yaptığım 24 tercihte Çanakkale yine yoktu.
Eğer bu sene ilk seneniz ise ve sonuçlardan memnun değilseniz size 2 tavsiyem var:
1- Sosyal ve ekonomik maliyeti çok yüksek değilse istemediğiniz üniversiteye/şehire gitmeyin.
2- Benim zamanımda bölüm değiştirmek çok zordu. İstemediğiniz bir bölüme gitseniz bile sonradan başka bölümlere geçmek sanırım artık daha kolay. Sorun üniversite değil, bölüm ise bu seçeneği değerlendirin.
Okuduğunuz için teşekkürler 🙏
Sizi takip edenler ile paylaşırsanız çok sevinirim 😊
Görsel: Pazar günleri en keyif aldığım şey uzun bisiklet sürüşleri. Mümkünse solo ve bir şey dinlemeden.
GELİNLER, NEDEN ELİNDE BUKET TAŞIR?
1500'lü yılların İngilteresi'ndeyiz. İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu. Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı. ,,,
"Erdoğan ve Muhammed Bin Salman, Amerika'yı Ortadoğu'dan atıyor."
"Erdoğan ve Bin Salman ilginç bir ikili oluşturuyor."
"Yakınlaşmaları, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin gölgesinde başladı."
"Putin'in uluslararası kuralları feci şekilde ihlali, her ikisi için kendilerini tutan zincirleri kırmak için bir fırsat sundu."
"Ankara ve Kahire'de barışma yolunda."
"Ne Mısırlı El-Sisi ne de Suud Bin Salman, kendilerinden öncekiler gibi Batı'nın sıkı müttefikleri değiller."
"Ortadoğu'nun despotları, ABD politikasına ve çıkarlarına karşı geliyor."
"Hem Sisi hem de Bin Salman Putin ile yakın ilişki içerisinde, aynı zamanda ABD'nin yüksek teknoloji silahlarını reddetmiyorlar."
"Erdoğan, Putin'i Türkiye'ye davet etti ve yolculuk yapan Ruslar için bir merkez konumunda."
"Suudlar, iran ile diplomatik ilişkileri yeniden başlatıyor, Erdoğan İran-Türkiye ticaretini ileri taşıyor ve bunu altınla da yaparak iran'ın yaptırımları aşmasına yardımcı oluyor."
"Ortadoğu yeni bir karmaşa içerisinde ve bölgesel güçler, ittifaklarını ve düşmanlıklarını yeniden düzenliyorlar."
"ABD, Ortadoğu'daki merkezi rolünü kaybederken Erdoğan ve Bin Salman gibi akıllı güçler merkeze oturuyor."
HOLLANDA TARIM POLİTİKASI
Hollanda nasıl dünya tarım devi oldu?
Diyelim…
Türkiye'de lale yetiştireceksiniz, ne yaparsınız?
Arazi alıp, gidip dikersiniz.
Size kimse yardımcı olmaz mı?
Belki dayı oğlu- teyze kızı filan.
Yol gösteren birileri olmaz mı?
Yaşıyorsa dede-amca filan…
Hollanda'da bu iş nasıl oluyor? Yazayım…
Araziyi aldınız. Öyle kafanıza göre “şunu dikeceğim” demekle olmuyor.
Önce tarım arazinizin kayıtlı olduğu kooperatife gidiyorsunuz!i
“Hollanda gibi kapitalist ülkede kooperatif olur mu” diye hiç sorma. Menderes döneminde söylenmeye başlandığı gibi kooperatifi komünist örgüt sanma! Neyse.
Dönelim Hollanda'ya…
Kooperatif yetkilisi sana “arazinizde şu ürünleri yetiştireceksiniz” diye bir-iki alternatif sunacak. “Olur mu? Geçen yıl hıyarın kilosu kaç liradan satıldı, ben hıyar ekeceğim” filan deme, dinlemezler.
Bir ürünü seç! Ben ayrıca “ek olarak şunları da dikeyim” filan deme, izin yok.
Tek ürünü seçtin…
Yetkili ürün maliyetlerini/giderlerini hesaplıyor. İstiyor ki, hasat sonunda başına ne geleceğini bil! Tahmini bilançoyu aldın. Bu arada, paran yeterli değilse borç veriyorlar.
Dur nereye gidiyorsun? Gitme. Yetkili seni kooperatifin tarım mühendisine yönlendirecek!
Bir gün sonra…
Mühendis ve kooperatifin teknik elemanlarıyla arazini teftişe gidiyorsun. Mühendis yetiştireceğin ürün hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunu ölçüyor. Yeterli değilsen sana yardımcı oluyor.
Bu arada ürünle makine parkındaki araçlarını bildirmek zorundasın. Eksik aracın varsa tamamlıyorlar.
Bitmedi…
Ekim için program yapılıyor. Çalışma başlıyor.
Yine tek başına değilsin. Öncelikle kullanacağın ilaçlar, gübreler, sular ve yapacağın kesim ve kontroller kooperatif yetkilileri tarafından sana bildiriliyor.
Tüm kurallara uydun. Geldi hasat zamanı. “Tek başınayım” diye düşünme. Kooperatif hasat zamanı personel desteği veriyor.
Ürünü topladın kooperatifin öncülüğünde kiralık depoya kaldırıyorsun. Bekleyeceksin. Godot'u değil, eksperleri! Taban fiyatı o belirleyecek. Yine “serbest piyasa” lafına başlama! Korkma Türkiye'de olduğu gibi seni küresel şirketlerin inisiyatifine bırakmıyorlar. Bunlar yeminli eksper! Yemini kofti değil. Ne üretici olarak senden, ne de alıcılardan etkileniyor. Taban fiyat belirlendikten sonra ürün, kooperatif tarafından açık arttırmayla satılıyor. Tabii senin onayın şart. Satış belgesine imzanı atıyorsun.
En sonunda… Kooperatif, hizmet faturaları düşüldükten sonra paranı ödüyor.
İlk yılı geçirdin…
Şimdi hedefin “A sınıfı” ya da “Yeşil” üretici sertifikasını almak olacak.
Bunun için kaliteli ürün yetiştirmen şart. Sertifikayı aldığın anda devlet desteklerine hak kazanıyorsun!
Hollanda'yı görünce “bu kooperatif anlayışı bizde niye yok” deme!
Avrupa'da modern kooperatifçiliğin kurucusu bilinen İngiliz Michael Sandown, 19'uncu yüzyılın başında Kayseri, Sivas, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir'de incelemeler yapıp esnaf dayanışma teşkilatı “Ahilik”ten etkilendi. Gidip ülkesine kooperatif kurdu!
Bizde ne oldu; 1838 İngiliz Ticaret Anlaşması'yla Ahilik'i öldürttüler. Yetmedi.
İlk tarım kredi kooperatifi sayılan “Memleket Sandıkları” kurucusu Mithat Paşa'yı boğdurttular.
Osmanlı toprağı olan Musul'u işgal etmek isteyen 60 bin kişilik ingiliz ordusunu 20 bin kişilik Osmanlı ordusuyla Irak'ta kuşatmış; 48 bin İngiliz askerini öldürüp, 12 bin ingiliz'i de esir almıştır.
Savaş dehası Halil Kut Paşa, İngilizler tarafından bize unutturulan efsane bir komutan ve paşadır!
Sahi Eti Maden''in ürettiği Boron marka bulaşık ve çamaşır deterjanlarına ne oldu?
Zincir marketlere bu ürünleri satmaması için baskı yapan küresel firmaları devlet biliyor.
Neden bu yerli ve milli markanın piyasadan silinmesine göz yumuluyor?