27 Haziran Cumartesi saat 18:00’de Mor Mekan’da bir araya geliyoruz.
İnanç, arzu, yasak, aidiyet ve kadınlar arası yakınlık üzerine düşünmeye alan açan bu buluşmada filmi birlikte tartışacağız.
📍 Yer: Mor Mekan / Kadıköy - İstanbul
🕕 Saat: 18:00
📅 Tarih: 27 Haziran Cumartesi
“…Yurttaşlık Derneği (hYd) ve Dissensus Araştırma’nın ILO desteğiyle yürüttüğü “Özel Eğitim Sektöründe Adalet: Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Koşulları ve Mücadelesi” başlıklı araştırma, Türkiye’de özel okul öğretmenlerinin çalışma yaşamına dair görmezden gelinmesi zor bulgular ortaya koyuyor…”👇
Ankara'da yapılacak NATO zirvesini takip etme izni reddedilen basın kuruluşları:
- Medyascope
- HALK TV
- Cumhuriyet
- Sözcü
- Birgün
- Evrensel
- ANKA Haber Ajansı
- İlke TV
- Yetkinreport
NATO, ret gerekçesinin sorulmamasını istemiş. :)
Öğretmenler üç yıldır bir mücadelenin içinde, makul taleplerin arkasında, giderek ağırlaşan koşulların içerisinde... Tüm yetkililerden haklı olduğumuzu duyduk, çeşitli sözler aldık. Şimdi gerçekçi, somut, ötelenmeyecek bir adım bekliyoruz.
Ayrıcalık peşinde değiliz! 2014'e dönmek istiyoruz. O bile yetmeyecektir ama öğretmenlik için bir yerden başlamak gerekir. Emsal değiliz! Örneği olmayan mülakat sistemi çalışma hakkımızı elimizden aldı.
10 gündür açlık grevindeyiz. Çözüm bekliyoruz.
#AbdullahGülerdenÇözümBekliyoruz
“PKK ile ilişkilendirilmemek” için Demirtaş’ın cezaevine atılmasının yolunu açmış. Yaptı da ne oldu, 2023 seçimlerinde PKK liderleriyle fotomontaj videolarını kullanan Erdoğan’a gık bile çıkaramadı. Geçiniz.
Avukatımız Saruhan Efe Kadaifçi duruşmada "Kocaeli emniyet müdür yardımcısına 110 kilo kokainle yakalanan adam nasıl ulaşıyor?" Diye sorduğu için ifadeye çağrılıyor.
Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği katliamda patronlar, denetim görevini yapmayan kamu görevlileri ve bu ölüm düzeninin sorumluları hâlâ hesap vermiyor.
Ancak, ailelerimizin avukatı Av. Saruhan Efe Kadaifçi, sanık Ali Osman Akat’ın şikâyeti üzerine ifadeye çağrılıyor.
Bu katliamın üstü baskıyla, şikâyetle, gözdağıyla örtülemez.
Dilovası için adalet, herkes için adalet.
Yakın zamanda düzenlenen bir piknik dönüşünde, bir grup TEMA gönüllüsünün madencilerin direniş nöbetini ziyaret ettiği ve bu sırada jandarma tarafından kimlik bilgilerinin alındığı söyleniyor. Bu sabah ise aralarında 76 yaşında, tansiyon hastası emekli bir öğretmenin ve birçok emeklinin de bulunduğu çok sayıda TEMA gönüllüsünün Ankara’da evlerinden gözaltına alındığı belirtiliyor.
Vakfınızın konuya ilişkin bir paylaşımı yok.
Dosyada gizlilik kararı olduğu belirtiliyor. Gözaltına alınanların yakınları ise insanların neden gözaltına alındığına ilişkin herhangi bir bilgiye sahip değil.
Gözaltına alınan kişilerin TEMA gönüllüsü olduğu bilgisi doğruysa, vakfın bu süreçle ilgili bir bilgisi veya kamuoyuna açıklaması olacak mı?
@temavakfi
SON DAKİKA | İBB borsası iddiasıyla hakkında soruşturma açılan Avukat Mehmet Yıldırım, Özgür Özel'in "Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüsten" tutuklanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe verdi.
Yıldırım dilekçesinde Anayasal düzene karşı suçların dokunulmazlık kapsamında olmadığını ileri sürerek Özel'in acilen tutuklanmasını talep etti.
Yıldırım, Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP Genel Merkezi'ne giren ekipte yer alıyordu.
(SuperHaber)
Her bir video, İsrailli yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlileri şiddet eylemleriyle taciz ettiğini ve onlara saldırdığını, hayvanlarına el koyduğunu, buldozerlerle okullarını yıktığını, mülklerini kundakladığını ve hatta Filistinlileri öldürdüğünü gösteriyor. Yerleşimci şiddeti, İsrail devletinin en üst düzey yetkililerinin tam siyasi ve mali desteğiyle, Filistinlileri zorla yerinden etmek ve İsrail’in topraklar üzerindeki kontrolünü genişletmek için uygulanan acımasız politikanın parçasıdır.
Devlet yönetimindeki etnik temizlik politikası işte böyle yürütülüyor.
İzle. Paylaş. Durdurulmasını talep et.
arnavutluk’ta halk trump’ın damadı kushner’in tatil köyü şantiyesini yerle yeksan etmiş, 2 yıl önce de muhalif vekiller tutuklanınca muhalefet partisi parlamento önünde vekil sandalyelerini yakmıştı. sokağa, yerinde sembolik şiddet ve gösteriye başvuran ülkeler hakiki bir hayat yaşar, bizler ise alnımıza washington ne yazdıysa onu yaşıyoruz.
NATO zirvesi öncesi gözaltına alınan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Yıldız Tar'ın TEM sorgusu tamamlandı. NATO'ya dair herhangi bir şey sorulmadı. Yıldız Tar'ın mesajı şöyle:
"Her sene bana yeni bir örgüt bulma gibi bir gayeleri var anladığım kadarıyla. Oysa ki benim gazeteciliğim de LGBTİ+ aktivizmimde gayet alenen ortada. 12. yargı paketini geçirtmedik ancak hemen ardından geçirmiş gibi bu sefer paket gözaltı listesine eklediler. Onurumuz paketlerden büyüktür. Dayanışma gösteren başta LGBTİ+ feminist hareketi, insan hakları hareketi ve gazetecilik meslek örgütleri olmak üzere herkese teşekkürler."
Müdürenin hangi üniversite mezunu olduğunu, ataması ne zaman yapıldı, formasyon aldı mı? Öğrenemedik. Bir şekilde konu hızla gündemden düştü.
Paylaşın dostlar lütfen
bir aile bana ulaştı, ortaya türk filmi gibi haber çıktı.
50-60 yaşlarındaki 40 kişi tema'nın kuş cenneti gezisine katıldı
madencilerin eylemi var diye haziran başında beypazarı'nda durdurulup gbt yapıldı.
dün de nato operasyonlarında gözaltına alındılar.
ne bir üyelikleri ne bir alakaları var.
https://t.co/qK0IA8Vxni
#GözdenKaçmasın Türkiye 2019’da Kaz Dağları’nı siyanür kullanarak katletmek isteyen Kanadalı Alamos Gold’a karşı ayağa kalkmıştı. Şirketin tepkiler üzerine Türkiye’den ayrılmasından sonra aynı bölgeyi devralan Nurol Holding, tesis alanını iki kat artırma izni almış. 66 binden fazla ağaç kesmeye hazırlanıyor!
(Kupür: Karar)
Mecliste çıplak arama girişimine maruz kalmak ve ardından bunu ispatlamak durumunda bırakılmak, bir insan hakları ihlali meselesidir.
Mecliste yaşanan bu olayı “kesin bir dille yalanlamak” hiçbir anlam taşımıyor.
Bir yalanlama yapılacaksa, görüntüleri yayınlasınlar; bakalım kim yalan söylüyor.
Pedro Sanchez'in en yakın yol arkadaşlarından biri hapis cezası aldı
Eski Bakan Abalos'a 24 yıl hapis cezası verildi
Covid-19 sürecindeki maske ihalelerinden rüşvet aldığı ileri sürülüyor
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Timur Soykan: İlk defa biz Türkiye’ye bunu duyurduk. Dedik ki bu olayın arkasında ne olabilir? Ne olabilir yani? Çok karmaşık bir hikaye.
Şimdi arkadaşlar İBB davasında bir tane parayı yakalayamadılar ya yolsuzlukla ilgili yani hiçbir delil yok para yoksa delil yok zaten. Milyar dolar bunlar yolsuzluk yaptı diyorsunuz para nerede? Buharlaşmaz ki para yani ya da böyle yakılmaz ki bir yerde bulursunuz onu.
Şimdi bunun olmadığına bazıları da ikna olmuş demişler ki ya bu para olmalı yani demişler ve Erhan Karaal'ı kaçırmışlar.
Meğer bundan kaçırılmış adam. Adamı alıp götürmüşler kafasını kapatmışlar. En son bir yere götürmüşler, bir yere kapatmışlar adamı.
Ve adama sürekli şunu söylemişler.
"Sen Kültür AŞ’desin sizde 300 kilo altın varmış, 300 kilo altını ver…"
Arkadaşlar iddianame boş olunca efsaneler de böyle büyüyor o ülkedeki yeraltı dünyası da bunları gerçek zannediyor."