Para insanın cebine girer. Güç eline geçer. Makam koltuğuna oturur. Ama onur insanın içine yerleşir. Bu yüzden insan para kaybettiğinde fakirleşir, güç kaybettiğinde zayıflar, makam kaybettiğinde sıradanlaşır. Fakat onurunu kaybettiğinde kendisini kaybeder. Ve kendisini kaybeden insanın kazandığı hiçbir şeyin değeri kalmaz.
Oğuzhan Uğur:
"Şu anda ahlakın, sadakatin, merhametin, alın terinin aptallık olarak anıldığı bir devirdeyiz.
Hak yemenin ayıp olmaktan çıkıp kurnazlık olarak görüldüğü, utanmanın dünde kaldığı bir devir."
⚫️ Hababam Sınıfı filminde yer alan sahne:
“Bir çocuk, eline çanta verilip okula yollamakla, cebine uç beş kuruş koyup okul köşesine atılmakla eğitilmez.”
Gümüş kolyemi kaybettim, altın kolye aldım.
Bir dostumu kaybettim; gerçek dostum kimmiş, buldum.
Paramı kaybettim, daha fazlasını kazandım.
Hiçbir zaman eksiğim olmaz; daha fazlasına geçiş yaparım, şükredecek çok şey bulurum.
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. İnsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA