Ayy evet🥳. Haftada bir gün gidiyorum. Bir haftalık muhabbet, dedikodu ve olay stoku birikiyor. İş arkadaşlarımı da özlüyorum. Gidip sosyalleşiyor, kafayı dağıtıyor, yiyip içip mesaiyi tamamlayıp dönüyorum. Resmen terapi.
Bazen en büyük hatamız, insanların yaptığı yanlışı büyütmemek oluyor. "Olabilir, insanlık hâli." diyoruz. Sonra bir bakıyoruz; anlayışımızı nezaket değil, sınırsız tolerans sanmışlar.
To be tired of something💆🏻♀️
Şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım. Hiçbir zaman karşılarına geçip intikam almayacağım. Düştüklerinde iyi olmuş bile demeyeceğim. Benim kelimelerim sesimden çıkıp kimseye çarpmayacak. Keşke bunun anlamını biraz olsun bilseydiniz.
~Sabahattin Ali~
henüz karşılaşmadığım ama evi daha çiçekli, daha ışıklı, yaşamı daha çok seven ve kendiyle arası daha iyi olan, sesinde kuşların olduğu, çocukluğuna benzeyen, halinden daha memnun uyanan bir “ben” olduğunu bildiğim ve onunla karşılaşacağıma çok inandığım için yaşıyorum biraz da.
söyleneni değil de yapılanı alıp başucunda saklamak, büyüdükçe anladıklarım arasında en sevdiğim serinlik bu. söyleneni dinlemek ama davranışı anımsamak. tertemiz, berrak, taşsız.