AK Parti’nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır.
Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye’ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır.
Suç örgütleriyle, rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye’yle hesabı olan güç odaklarına dayayan bir muhalefet Türkiye’ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez.
Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye’nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir.
Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır.
Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz.
Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz.
Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir.
Gençlik, bu milletin atardamarıdır.
Atardamar, nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır.
Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur.
Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor.
Gençlerimiz, “kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen” ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.
TÜGVA gibi göz bebeğimiz olan kuruluşların, sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri işte bunlardır.
Varsın rahatsız olsunlar, Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar.
Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler.
O günler artık geride kaldı.
O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı.
Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız.
Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz.
Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına izin vermeyiz.
Ömrü boyunca Batı Trakya Türkü kardeşlerimiz için fedakârca çabalayan Doktor Sadık Ahmet’i ebedî âleme irtihalinin 31’inci yılında rahmetle ve saygıyla yâd ediyorum.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Batı Trakya Türk Azınlığı’nın derdiyle dertlenmeyi, her sıkıntısında soydaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz.
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.
Ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız.
O şehit ve gaziler ki yağmur gibi yağan kurşunlara karşı, helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar.
“Bu ülkeyi ruhunu bir dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz” dediler…
FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır.
Yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde, tehlike tamamen ortadan kalkana kadar sabırla sürdüreceğiz.
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarına kıyasla Ankara Zirvesi, medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur.
Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında hâlen devam ettiğini görüyoruz.
Ütüsüz kıtafetler ne zaman moda olacak? Ne zaman ütü yaparken erimekten kurtulacağııızzz, hele ki bu havalarda !?
Lcw DeFacto luizvittın Guççi Muççi Zarağğ Koton İpekyol.... düşmanlığı bırakıp insanlık noktasında birleşip bu konuyu çözmenin zamanı gelmedi mi?
😭
Bu yaz Memleket Yolu’nda vatandaşlarımızın yanındayız.
Memleket Yolu; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın her yaz aileleriyle birlikte ana vatana doğru çıktıkları, hasretin kavuşmaya dönüştüğü uzun yolculuğun adıdır.
Bu yıl vatandaşlarımızın hazırlıklarına, yola çıkış heyecanlarına, yol boyunca biriken hikâyelerine ve memlekete kavuşma anlarına daha yolun başından itibaren eşlik ediyoruz.
Yıllardır sınır kapılarımızda karşıladığımız vatandaşlarımızla şimdi güzergâh boyunca da buluşacak; bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırında sohbet edecek, hikâyelerini dinleyecek ve bu kıymetli yolculuğu birlikte kayıt altına alacağız.
Bugün Memleket Yolu aracımızı Ankara’dan, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla buluşmak üzere uğurladık.
Yollarda aracımızı gördüğünüzde bize mutlaka bir selam verin.
Sıcak bir kahve ve gönülden bir tebessümle sizi bekliyor olacağız.
Memleket Yolu’nda buluşmak üzere.
#MemleketYolu
#SılaYolu