@medyascope Sizi her eleştiren 41 yıllık gazeteci mi olmalı? @HurAyse nin dokunduğu can alıcı soruları sor(a)mayacaksanız, neden röportaj yapıyorsunuz? Sipariş mi oldu?
Kaç kişi kendi önderliklerinin 3 Nisan 1999'da gönüllü olarak verdiği savcılık ek ifadesini okumuş?
Adam verdiği sözü harfiyen yerine getiriyor. Başsorumlu önder dedikleri adam olmakla birlikte, ona önder diyenler de onun kadar sorumludur.
Abdullah Öcalan:"BANA GÖRE KÜRTLERİN DERDİ AYRI BİR DEVLET KURMAK OLAMAZ FEDERASYON VE OTONOMİ DE BİR ÇÖZÜM DEĞİLDİR FEDERASYON VE OTONOMİDEN DAHA İLERİ BİR ÇÖZÜM DEMOKRATİK SİSTEMİN KENDİSİDİR.
ULUS OLARAK DA KÜRTLER TÜRK ULUSAL BÜTÜNLÜĞÜ İÇERİSİNDEDİR ANCAK AYRI DİL VE KÜLTÜRÜ OLAN BİR UNSURDUR.
Ayrıca şunları ifade etmek istiyorum. Yukarıda açıklamaya çalıştığım hususlar SAMİMİ DUYGULARIMDIR. AMACIM ÜLKEMİZİ VE DEVLETİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEK VE YARDIMCI OLMAKTIR." @drgewran
Ev îfade em çi qas xwendin bidin, nîşan bidin Milletê me ev qas baş dibe. Li Bakûrê de herî kêm ji sedî nod, Başûr, Rojhilat û Rojavayê de Milletê Kurd belkê ji sedî nod û neh nizanin.👇👇
Ho Chi Minh Amerika’ya yalvarıp pişmanlık belirtmedi
Ömer Muhtar İtalyanlara yalvarıp pişmanlık belirtmedi
Mandela Güney Afrika yönetimine yalvarıp pişmanlık belirtmedi
İrlandalılar İngilizlere yalvarıp pişmanlık belirtmedi
Katalanlar ve Basklılar İspanya’ya yalvarıp pişmanlık belirtmedi
Hatta
Afganlar ABD ve SSCB ye yalvarıp pişmanlık belirtmedi
İŞİD liler ABD ye yalvarıp pişmanlık belirtmedi
HTŞ lideri Colani ABD ye yalvarıp pişmanlık belirtmedi
Küba, Mozambik, Gine, Angola, Kore, El Salvador ve onlarca baskı altındaki halkların liderleri düşmanlarına yalvarıp pişmanlık dilemediler.
Direndiler
Savaşı kaybetseler bile onurlarını korudular
Gelecek nesillere direnme mesajı verdiler.
Kürt isyan geleneğinde de bu direniş ve yiğitlik vardır.
Bedirxan Bey, Şeyh Said, Seyid Rıza, Qadı Muhammed, Doktor Şıvan, Şeyh Ubeydullah,Doktor Qasımlo ve daha niceleri hep direniş ve şehadetleriyle geriye kalanlara bayrak oldular.
Düşmana yalvaran, af dileyen, pişmanlığını kabul ettirmek için takla atan, yerlerde sürünen ve bu utancı marifetmiş gibi, erdemmiş gibi, siyasetmiş gibi gösteren ucubeler sonradan türedi.
Silahını yakan, savaşa tövbe eden, özgürlük ve bağımsızlık gibi kutsal amaçlardan vazgeçen, onbinlerce şehidin, yüzbinlerce gazinin, yurdunu, evini, yaşam alanını terketmek zorunda kalmış milyonlarca mağdurun davasına ihanet etmiş ve bu ihanetini süsleyerek pazarlamaya çalışan ucubeler ve bu ucubelerin destekçileri sadece Kürdistan’da vardır.
Yeryüzünde böylesi bir utanç, böylesi bir rezalet ilk kez görülüyor.
Bütün dünya bu bilmeceyi çözmeye, anlamaya çalışıyor.
Bu kadar akılsızlık, mantıksızlık ve utanmazlık başlıbaşına bir araştırma konusudur.
Bunun siyasette ve sosyolojide bir karşılığı yoktur.
Bilimsel olarak izahı zordur.
Bir ulusun davul zurnayla, zılgıtlarla güle oynaya kendi mezarını kazdığı tarihte görülmemiştir.
Ne yazıkki Kürt toplumu tam da bunu yapıyor.
Anlayamıyoruz, anlatamıyoruz.
@rengebideng Ew pelandin e. Ji bikaranîna dema borî jî dîyar e: Min dîwar peland/bêrîka wî peland tiştek tê de tunebû.
Dest li ser digerîne ku hebûna tiştekî hest bike.
@mezopotamyatrk2 Siz dahil bir yığın insanın kaderini sizin deyiminizle (ki yalan olduğuna dair delil çok) tecrit altında, olmazsa her an tecrit altına alınabilecek bir insanın devletle müzakeresine bağlamışsınız. Bu müritliğin de ötesinde sıfır altı irade, projeyle yönetilen bir durum.
“Ewên ku jîyan kir îmtîhaneke mêrxasîyê, ji yên din dilêrî xwest, ferman da yên din ku derîyên xwe ji mirinê re vekin, dema ku mirin rojekê li derîyê wan bixe, mecbûr in ku qet nebe wek ewên ku ji ber wan mirine egîd bin.”
We got ‘Erê’?
Ahmet Zeki Okçuoğlu:"Bana bu asılsız söylentiyi aktaran dostlarıma, “onbinlerce insanı ölüme gönderen Abdullah Öcalan’ın korkmaya hakkı yok” dediğimde, onlardan biri “öyle ama ne de olsa insan” diye
cevapladı beni.
Ahmet Altan bir süre önce Aktüel’de Abdullah Öcalan için yazdığı Pautus adlı öyküsünden bir kaç satır aktararak bu konuyu noktalamak
istiyorum:
“İnsanlardan cesur olmalarını bekleme hakkına sahip değiliz elbet; ölüm kapıyı çaldığında herkes o kapıdan kendince bir boşluğa yürümenin iç ürpertisiyle geçecektir. Bütün bir ömür
dehşetiyle titrediğimiz o an geldiğinde korkmak
herkesin hakkıdır. Ama, daha önce o kapıdan geçmeleri için başka insanlara,emir verenlerin o kapıdan başkalarından farklı geçmeleri beklenir.
Hayatı bir yiğitlik imtahanına çevirenler, başkalarından yiğitlik isteyenler, başkalarına kapılarını ölüme açmaları için emir verenler, ölüm bir gün kendi kapılarını çaldığında en azından kendileri yüzünden ölenler kadar cesur durmak zorundadırlar” (Ahmet Altan, Aktüel, sayı: 411, 3-9 Haziran 1999)."
Kaynak: Serbesti Dergisi 5. Sayı, Ağustos Eylül 1999, Sayfa: 13
@okcuoglu_ahmet@_ahmetaltan
@xecedasxin Hevok rast e. Xwedê ez çêkirime/Wî ez çêkirime.
Ew min çêdike.
Wî ez çêkirim.
Çawa EW dibe WÎ weha jî MIN dibe EZ. Ji vê re ergatîv dibêjin. Hin herêm bi kar nahînin, lê hin jî bi kar tînin û ya rast ew e.
@KPehlivano85093 Cevap vermeyin öyle hissettiklerinize, saflığa verin. Sadece küfür etmek için geldikleri besbelli olanları hinliklerine verip bloklamak daha iyi gibi.