@nocontext_i Karakterli bir insan olduğun için seni tebrik ederim kardeşim; en büyük zaferi, yapabilme fırsatı olduğun şeyleri irade muvazenesine tabi tutup kendini kontrolü altında tutabilme gücüne sahip olmasıdır insanın..
@ajansmuhbir1923 Babalarıyla ilişkisi kötü olan bütün kadınlardan koşulsuz bir şekilde uzak durunuz..! Travmaları bir şekilde tetikleniyor bu yüzden ve sağlıklı bir ilişki yürütmek olmuyor bunun gibi tipler ile..!
@_devilishluna_@ajansmuhbir1923 Kadınlar dünyaya yönetilmek ve yönlendirilmek için gelmiştir; bu sebepten bunu çok dert etmeyin bence, kıblenizi doğru tutan erkeğe de bir ömür minnet taşıyın yüreğinizde bir zahmet..!
@Gamze9581 Boş işlerden biridir; “vücudu tamamen yerden kesip baş aşağıya poz vermek” eylemi için yapılan, spor(!) adı altında pazarlanan emperyalist bir zaman kaybından ibaret aktivitedir..!
@bosveryaaaaaaaa İyi olmuş, hak etmişsin; bundan sonra ayakların yere sağlam basar, içi boş şımarıklıklarınız için karakterli adamların canlarını yakmak zorunda kalmazsınız.. !Ha ayrıca bir kadını değerli kılan bir erkeğin ona duyduğu aşktır; aşkı çıkarınca geriye koca bir boşluk kalıyor sadece..
Zülfü Livaneli diyor ki; "..Sorun, onun gitmesiyle bitmeyecektir. Sorun onu iktidara getiren, üst üste dokuz seçim kazandıran, bir sürü yolsuzluk ve yönetim skandallarına rağmen körü körüne peşinden giden halktır. Daha doğrusu halkın bir bölümüdür. Bu halk yığının Anadolu müslümanlığıyla, gelenekle, ahlakla, haram helal kavramıyla, merhametle, şefkatle hiçbir ilgisi yoktur. Köyden kente göçle başlayan, ne köylü ne kentli olabilen, bütün değer ölçülerinden kopmuş, vahşi birer yaratık haline gelmiş, talandan yalandan pay kapmaya çalışan ve literatürde lumpen proletarya olarak tanımlanmış olan kitledir bu. AKP’ye oy vermiş olanların tümünü böyle yaftalamak doğru değil elbette. İçlerinde düzgün ve samimiyetle oy veren seçmenler de olabilir. Ama o kitlenin genel karakteristiği budur. Bu kesim kendini önce arabesk müzikle gösterdi. Güzelim türküleri, geleneksel şarkıları, Anadolu’nun büyük şiir geleneğini terk eden insanlar, bir anda mide bulandırıcı seslere, insanın kulağını tornavida gibi delen elektro bağlamalara, içinde hiçbir hakiki lirizm ve hüzün barındırmayan ‘’Ben de isterem!’’ saldırganlığına kaptırdı kendini. Şehirler kaçak mahallelerle, üzerinde demir filizleri bırakılmış sıvasız çirkin yapılarla, lağım kokan mahallelerle doldu. Suç oranı ve özellikle kadına karşı şiddet akıl almayacak ölçülerde arttı. Bunun adına ‘’muhafazakarlık’’ denilebilir mi? Elbette denilemez. Aşağı yukarı sayıları kırk milyon dolayında tahmin edilen bu kitle Itri, Mimar Sinan estetiğine de sahip değildir; Anadolu’da yüzyıllarca aydınlık bir nehir gibi akmış olan Karacaoğlan, Pir Sultan, Dadaloğlu temizliğine de. Dolayısıyla bu kesim muhafazakar değil, Türkiye’ye çarpık ve ahlak ölçülerinden yoksun bir ‘’modernleşme’’ sunan yeni bir oluşumdur. Lafı uzatmadan söyleyeyim. Bu kesimin hayatta en çok nefret ettiği model uygarlaşma, kültür, temizlik ve zarafet simgesi Mustafa Kemal Atatürk, kanıyla canıyla savunduğu lideri ise şimdiki cumhurbaşkanıdır. Kimse kendini aldatmasın. Sayıları çok kalabalık olan bu kesim, ne olursa olsun, hangi skandal patlarsa patlasın sonuna kadar liderini destekleyecek ve Cumhuriyet’e karşı çıkacaktır. Erdoğan siyasi ömrünü tamamlasa da ona benzeyen başka bir lider bulmakta gecikmeyecektir. Çünkü Türkiye’nin çürüyen kesimi , bu bozulmayı önce müzikle, sonra hayatımızın her alanına egemen olan lumpenleşme ve arabeskleşmeyle ifade etmeye devam ediyor. Gafil aydınlardan (!) destek alan lümpen kültür, örgütlü cehaletle beslenerek kılcal damarlarımıza kadar yayılıyor. Bu manzaraya, lumpenlerin ele geçirdiği muazzam para ve iktidar gücünü de eklerseniz geleceğin hiçbirimiz için kolay olmadığı çok açık. Erdoğan bu kitlenin lideridir ve onun yokluğunda yeni bir lider bulacaklarına hiçbir kuşku yok. Mustafa Kemal aydınlığını savunan kitleler birleşene ve kendi aralarındaki çelişkileri gidererek, evrensel değerleri savunan bir Türkiye kültürü yaratana kadar acılar devam edecek.
ZÜLFÜ LİVANELİ❤️
PDR (Rehberlik) öğretmenleri müdür gibi özel oda sahibi, akşama kadar odalarında oturuyorlar.
Böyle olmaz!
Rehberlik adında bir ders müfredata eklenip rehberlikçiler her gün derslere girmeli, öğrencilerle diyalog kurmalı, eğitim vermeli. Sorunlu öğrencileri tespit etmeli, zamanında müdahalede bulunmalı.
PDR 150 öğrenci norm kısıtı kalkmalı, her okulda PDR’ci olmalı,
Kalabalık okullarda norm sayısı artırılmalı.
Branş öğretmenleri gibi haftalık 15 saat derse girme zorunluluğu getirilmeli.
Bu adımlar atılırsa bazı kritik konularda erken müdahale olabilir, öğrenciler her konuda daha bilinçli hale gelir.
Ayrıca tüm okullarda Lgbt gibi sapkın örgütlerin zararları anlatılmalı, ağaç yaşken eğilir. @Yusuf__Tekin
@ajansmuhbir1923 Bencil, benmerkezci ve “biz” olgusunu küçümseyen bir tip bu da.. Gezip tozmayı hayatın en önemli amacıymış gibi dışavurmayı pazarlayan bu tarz tiplerden uzak durulmalıdır.. Böyle tipler zaten “aile” falan kurmamalı.. Asla “anne” olmamalı.. Biyoloji kapısını çalacak elbet..!
@ayz06_trkc Tam da öyleler; asil kadın bedeni üzerinden prim yapmaz, mahremiyetini her zaman muhafaza altında tutar her ne şart altında olursa olsun.. Boş yapmışsın kısaca..!
@Redbeeea Abin kalıbının adamı değil(miş); bir şeftali sevdasına gözü dönmüş, gözü başka bir şey görmez olmuş; ev alma aptallığını sakın yapmasın baban..!