Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
Geleceğimiz, emeğimiz ve onurumuz toplu sözleşme masasında bir kez daha hiçe sayıldı, milyonlarca memur ve emeklinin umutlarını boşa çıkardı. Hükümetin dayattığı yetersiz zamlar ve yetkili sendika Memur-Sen ve yancısı Kamu-Sen'in suskunluğu, bizi bu çıkmaza sürükledi. Şimdi Hakem Kurulu, hayatın gerçeklerinden kopuk oranlarla karşımızda.
Bu teklif zam değil, sadakadır!
2026 için %11 + %7
2027 için %5 + %4
Bu oranlar, artan fiyatlar ve hayat pahalılığını görmezden gelmek, geçim derdimizi küçümsemektir. Bizler, enflasyonun altında ezilmeye ve yoksulluğa mahkum edilmeyeceğiz.
Bu karanlığa teslim olmayacağız! Haklarımızı savunmak için alanlarda olacağız. Tüm memur ve emeklileri, adalet ve hakkaniyet için mücadeleye davet ediyoruz.
1 Eylül Pazartesi günü saat 13:00'te Ankara ilimiz için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde, diğer illerimizde ise il başkanlarımızın belirlediği lokasyonlarda basın açıklaması gerçekleştireceğiz! Tüm kamu çalışanlarını bekliyorum!
Ayrıca yine 1 Eylül'de tüm Türkiye'de İŞ BIRAKIYORUZ!
Eylem kararı ve dilekçeye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
📌📌📌
https://t.co/dtULtQzCRS
#EğitimGücüSenMemurla
ÖSYM başkanı @BayramAliErsoy Bu nasıl lakayıtlık, bu nasıl bir basiretsiz kurum oldu
2,5 milyon öğrencinin bizzat ÖSYM başkanı ve kurumu tarafından önceden 30 temmuz-11 Ağustos olarak açıklanan tercih tarihi , açıklanan tarihe 2 gün kala , 01 ağustos-13 ağustos olarak değişiyor ve önceki açıklamalar siliniyor.
ÖSYM gibi kurum böylesi rezilliği nasıl yapar 2,5 milyon öğrenci, on binlerce görevli tercih uzmanı mağdur ediliyor.
Öğrenciler, aileleri önceden açıklanan tarihlere göre planlamalar yapıyor, tercihlerde görevli uzmanlar aileleri ile plan yapıyor, tercih için açıkladığınız tarihe göre memleketlerinden gelip gidecekler, otobüs uçak biletleri aldılar, ama yaşanan rezalete bakın.
ÖSYM nin basiretsizliği, keyfiliği nedeniyle mağduriyet yaşanıyor
ÖSYM sorumlular istifa etmeli veya görevden alınmalıdır
@RTErdogan@Yusuf__Tekin
O da dostlar alışverişte görüşte misali...
Yeri gelmişken soralım:
Sahi Türkiye Suriye'de nerede şimdi?
Sınırlar neden açılmıştı?
Eğit donatlar neden yapılmıştı?
Şehitler neden verilmişti?
Sahi, biz ne kazandık şimdi?
Daha doğrusu ne kaybettik?
Nusayriler (Suriye Alevileri) sahipsiz oldukları için katledildiler...
Bakın Dürzilere dokunan cihatçı pisliklerin başına neler geldi.. Çünkü sahipleri var..
O nedenle bazı azınlıkların emperyalist güçler ile işbirliği yapmış veya yapıyor olmalarını da anlamak lazım...
Bu arada dikkat ettiniz mi, bizim iktidar Nusayriler öldürülürken ses çıkarmadı..
Keza Dürzilere karşı cihatçı Suriye çetelerinin de saldırılarına bir şey diyen olmadı...
Ne zaman ki, İsrail Cumhurbaşkanlığı ve savunma bakanlığı binalarına kadar vurdu, ses çıkardı bir kaç kişi..
İlk şehit öğretmenimiz, Şeyh Sait isyanında katledilen Dündar Alp'ten son şehit öğretmenimiz PKK'nın katlettiği Necmettin Yılmaz'a kadar tüm şehitlerimizi saygıyla anıyorum.
BİLİYORMUSUNUZ..?!
CAHİT SITKI TARANCI
Küçükken yaramazlık yaptığı için babası tarafından pencereden aşağı sarkıtılmıştır. O günden sonra ölümden korkmuş ve eserlerinde hep “ölüm” temasını işlemiştir.
NAZIM HİKMET
Nazım Hikmet’in en değişik özelliği devamlı beyaz pantolon giymesiydi. İlham geldiğinde aklındaki sözleri hemen beyaz pantolonuna not alıyormuş. Tüm dünyanın tanıdığı bir şair olmak, böyle değişik özelliklere sahip olmaya bağlıdır belki de.
Bursa cezaevinde ıslak ıslak çok dayak yediği için onun en büyük korkusu su olmuştur.
İNANMAYI, KATILMAYI, İZLEMEYİ, GÜVENMEYİ REDDEDİYORUM!
Sinan’ın uçuş bilgilerini temin eden Gürsel Horat’ın,
"Ekibi kurduk, kafasına sıkacaklar" diyen Suat Yılmazzobu’nun,
Cinayete karışan Tolgahan Demirbaş’a bilgi notu gönderen komiser Talha Atalay’ın,
Yaşadığımız evin fotoğraflarını çeken Burak Kılıç’ın,
Kiralık katilin, makam aracıyla kaçırıldığı kesinleşmesine rağmen ifade dahi vermeden takipsizlik alan Ahmet Yiğit Yıldırım’ın,
İsimleri yazmakla tükenmeyecek şekilde uzayan ve alçakça bir yöntemle işlenen bu cinayette dahli olduğu tespit edilen herkesin karıştığı suç nispetinde kovuşturulmadığı,
İki yıldır iki şüphelinin telefon kilidinin açılamadığı,
Sinan’ın en yakın arkadaşlarının ifadelerine duruşmada başvurulmadığı,
Sinan’ın sokak ortasında katlinin alacak verecek meselesine indirgenip birbirinden bağımsız iki grubun işlediği alelade bir cinayet gibi gösterilmek istendiği bu düzende,
Yargının bağımsız olduğuna ve üstünlerin hukuku olmadığına inanmayı,
Bugün tam bu saatte başlayan duruşmaya katılmayı,
Arkası sağlam şüphelilerin karşımda alaycı sırıtışını bir kez daha izlemeyi,
İki yavrum da “Anne sana bir şey olmayacak değil mi?” diyerek ağlamayı bırakana dek de adalete güvenmeyi
REDDEDİYORUM!
Eğitim gücü Sen Kahramanmaraş il başkanımız biraz önce bana ulaştı, üyemizin teşekkürünü iletti
öğretmenimizin süt izni sağlanmıştır
Okul müdürü ile ilgili süreç başlamıştır
Duyarlılık gösteren genel müdürümüze
Kahramanmaraş valimiz ve il milli eğitim müdürümüze
Çok teşekkür ederiz
Okul koridorunda hiçbir şeyden habersiz yürüyen kadın öğretmene şiddetle yumruk atan iri kıyım veliye 4.040 ₺ ceza verilmiş.
Bu adalet mi? Bu ne demek?
4.040 ₺ yi cebine koyan okula gelsin demek mi?
Öğretmenim, 4.040 ₺ verirsen sen de karşılık verirsin demek mi?
SAÇMALIK… Hem de daniskası…
@tcmeb@Yusuf__Tekin
İnsan olgunlaştıkça ve derinleştikçe, her anlamda sadeleşir. Ancak abartıyı ve gösterişi yücelten günümüz yüzeysel dünyası, bu sadeliği zayıflık olarak görür. Oysa yaşam sadeliğiyle derindir.
Bolu Kartalkaya'da 79 kişinin hayatını kaybettiği otel yangını faciasının hemen ardından dışarıdan gelen bazı özel cenaze nakil araçları hayatını kaybedenlerin ailelerindeni cenazeyi taşımak için 100 bin TL'ye kadar rakamlar talep ediyorlarmış.
İşte yaratılan kültür bu ...
Adına güya ticaret dedikleri fırsatçı ahlaksızlık..
Hemen ilave edelim, bu ahlaksızlık kültürü, sözde ticaret anlayışı terbiyesizliği ve acımasızlığı gerçeğinin altında yatan şey, herşeyi rant veya gelir sağlama olarak gören davranış biçimi yerleşik bir davranış biçimini aldı ki,