2020’de söylenenler ortada… Bugün geldiğimiz nokta da ortada.
💵 Dolar: 48,44 TL
💶 Euro: 56,29 TL
📈 Enflasyon: %31,51
⛽ Motorin: 90,91 TL
Artan döviz, yüksek enflasyon ve akaryakıt fiyatları vatandaşın cebindeki yükü her geçen gün artırıyor.
Sözler ortada, rakamlar ortada.
Sözü ve kararı milletimize bırakıyoruz.
“Enflasyon düşüyor” diyorsunuz.
Millet de size soruyor:
Nerede düşüyor?
Yıllık enflasyon %31,51.
Gıda %33,79.
Ulaştırma %35,08.
Konut, elektrik, gaz ve yakıt %39,77 artmış.
Şimdi siz millete diyorsunuz ki:
“Temel mal enflasyonu %15,9’a geriledi.”
İyi de millet istatistik satın almıyor!
Ekmek alıyor, et alıyor, süt alıyor.
Çocuğunun beslenme çantasını dolduruyor.
İşe gidiyor, evine kira ödüyor, elektrik ve doğal gaz faturası ödüyor.
Geçen yıl 1.000 liraya aldığı gıda sepetine bugün yaklaşık 1.338 lira veriyor.
Sonra çıkıp “Enflasyon düşüyor” diyorsunuz.
Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi değildir!
Fiyatların artmaya devam ettiği, sadece artış hızının yavaşladığı anlamına gelir.
Kira enflasyonu düşünce kira ucuzlamıyor.
Gıda enflasyonu düşünce market ucuzlamıyor.
Vatandaşın cebinden çıkan para azalmıyor.
Bir de dünyaya bakalım.
Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon %3,3.
Türkiye’de gıda enflasyonu %33,79.
Aradaki farkı kim ödüyor?
Emekli ödüyor.
Asgari ücretli ödüyor.
Esnaf ödüyor.
Çocuğunun sofrasından kısmak zorunda kalan anne, baba ödüyor.
Sayın Şimşek;
Siz “fiyat istikrarı” diyorsunuz, millet market fiyatına bakıyor.
Siz “enflasyon düşüyor” diyorsunuz, millet “Maaşım neden yetmiyor?” diye soruyor.
Siz grafik gösteriyorsunuz, millet fiş gösteriyor!
O yüzden artık millete rakamların arkasından bakmayın.
Markete bakın!
Pazara bakın!
Emeklinin cüzdanına bakın!
Asgari ücretlinin sofrasına bakın!
Ekonomi yalnızca tabloda yazan rakam değildir.
Ekonomi, bir babanın çocuğunun istediğini alabilmesidir.
Bir emeklinin, kasabın önünden başını eğmeden geçebilmesidir.
Bir ailenin, ayın sonunu borçlanmadan getirebilmesidir.
Enflasyon düşüyor olabilir.
Peki 25 yılın sonunda milletin hayat pahalılığı neden hâlâ düşmüyor?
İl Başkanımız Ömer Korkmaz başkanlığında İl Yönetim Kurulu Toplantımızı gerçekleştirdik.
Ankara teşkilatımızın sahadaki çalışmalarını, önümüzdeki dönemin hedeflerini ve atacağımız yeni adımları kapsamlı şekilde değerlendirdik. Her ilçemizde daha güçlü bir teşkilat yapısı oluşturmak, vatandaşlarımızla gönül bağımızı daha da güçlendirmek ve çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmek adına istişarelerde bulunduk.
Sözümüzü sahada, gücümüzü teşkilatımızdan alıyoruz.
Birlikte planlıyor, birlikte çalışıyor, Ankara için birlikte yol yürüyoruz.
#anahtarparti #teşkilat #birliktegüçlüyüz #ankara #sahadayız
Teşkilat Vizyonu Bölge İl Başkanları Toplantımızın İkincisini Ankara’da Gerçekleştirdik.
Teşkilat Başkanımız Sn. Tahir Teşkinkılıç ve Başkan Yardımcımız Sn. Berat Akkaş’ın katılımlarıyla; Ankara, Kırıkkale, Yozgat, Çorum, Çankırı, Bilecik, Kırşehir, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu, Bolu ve Sakarya İl Başkanlarımızla Ankara’da bir araya geldik.
Bölgemizdeki teşkilat çalışmalarımızı, sahadaki gelişmeleri ve önümüzdeki dönemde atacağımız adımları kapsamlı şekilde ele aldığımız toplantımızda, il teşkilatlarımızın görüş ve önerilerini karşılıklı olarak değerlendirdik.
Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleşen bu buluşma; birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, teşkilatlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendiren önemli bir istişare zemini oldu.
Milletimizin beklentilerini merkeze alan, sahadan beslenen ve ortak akılla şekillenen güçlü teşkilat yapımızla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Ortak akıldan, İleri Türkiye’ye!
Kahramankazan 2. Gastronomi ve Kavurma Festivali’ne, İl Başkanımız Sayın Ömer KORKMAZ, Kahramankazan İlçe Başkanımız Sayın Durali GİRDAP, ilçe başkanlarımız ve il-ilçe yönetimlerimizle birlikte katılım sağladık.
Festival alanında hemşehrilerimiz ve esnaflarımızla bir araya gelerek sohbet ettik, hayırlı ve bereketli kazançlar diledik.
Kahramankazan’ımızın kültürünü, yöresel lezzetlerini ve esnafımızın emeğini buluşturan bu güzel festivalin hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Diyarbakır’da tarihin izinde, milletimizle gönül gönüle…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Diyarbakır ziyaretinde kentin tarihi ve kültürel mirasını yerinde görerek Diyarbakır Surları’nı, Nebî Camii’ni ve Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etti. Program kapsamında esnafımızla da bir araya gelen Genel Başkanımız, talep ve beklentileri dinledi.
Bölge il başkanlarımızın eşlik ettiği programa Genel Sekreterimiz Sayın Nihal Ağca, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanımız Sayın Emine Küçükali ile genel başkanımızın ailesi de katıldı.
TÜİK diyor ki Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte %2,3 büyümüş.
İyi de kardeşim, kim büyüdü?
Esnaf mı büyüdü? Siftah bekliyor.
Sanayici mi büyüdü? Sipariş bekliyor.
Genç mi büyüdü? İş bekliyor.
Emekli mi büyüdü? Ay sonunu bekliyor.
Vatandaş mı büyüdü? Pazarda etikete bakıp alacağını eksiltiyor.
Yatırım %0,6 artmış.
İnşaat %1,9 küçülmüş.
İhracat %3,4 gerilemiş.
Ticaretin, ulaştırmanın, konaklamanın, yeme içmenin büyümesi %0,5’te kalmış.
Piyasa %2,9 beklemiş, onu bile tutturamamışsınız.
Sonra milletin karşısına geçip:
“Büyüdük!”
Nerede büyüdünüz? Kim büyüdü?
Ekonomi yalnızca TÜİK tablosunda büyüyorsa, milletin sofrasında küçülüyorsa; biz buna refah diyemeyiz.
Büyüme dediğin;
Vatandaş pazara gittiğinde zeytini, peyniri, tereyağını hesabını yapmadan alabiliyorsa büyümedir.
Fabrikada makine sayısı artıyor, yeni işçiler işe giriyorsa büyümedir.
Esnafın dükkânı iş yapıyor, kasası doluyorsa büyümedir.
Turist geliyor, para harcıyor, o para esnafa, çalışana, memlekete yayılıyorsa büyümedir.
Emekli yalnızca hayatta kalmaya çalışmıyor, torununa harçlık verebiliyor, memleketini gezebiliyor, insanca yaşayabiliyorsa büyümedir.
Millet küçülürken devletin istatistiği büyümüş; bununla övünülmez!
25 yıldır bu ülkeyi y��netiyorsunuz.
Hâlâ milletin karşısına çıkıp “Ekonomi büyüyor.” diyorsunuz.
Millet de size çok basit bir şey soruyor:
“Madem ekonomi büyüyor, benim hayatım niye küçülüyor?”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin zaferidir.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
#30ağustos #zaferbayramı #30agustoszaferbayrami
#mustafakemalatatürk #turkiye
🇹🇷 GAZİLERİMİZ ÖZLÜK HAKLARINI KAZANDI!
Bu anlamlı gelişmenin tüm gazilerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyor, gazilerimizin yanında olan ve bu mücadeleye emek veren herkese teşekkür ediyoruz.
Gazilerimizin hakkı, milletimizin vefa borcudur. 🇹🇷
YERLİ ESNAF KENDİ MEMLEKETİNDE ÜVEY EVLAT OLMAYACAK!
Kendi memleketinde dükkân açan, yatırım yapan, istihdam sağlayan insanımız; yabancı markadan daha ağır şartlarda ticaret yapmak zorunda kalmayacak.
Bugün bazı AVM’lerde yabancı markalar gelsin diye kira avantajları, teşvikler sağlanıyor; bizim esnafımız, bizim girişimcimiz ise yüksek kirayla, aidatla, türlü maliyetle baş başa bırakılıyor.
Sonra dönüp soruyoruz:
Bizden neden dünya markası çıkmıyor?
Nasıl çıksın?
Daha kendi memleketinde kendi markana nefes aldırmıyorsun. Kazandığını yatırıma, üretime, istihdama değil; kiraya, aidata harcatıyorsun. Sonra da bu insanlardan dünyayla rekabet etmelerini bekliyorsun.
Olmaz!
Biz buna razı değiliz.
AVM’lerde kira ve aidat sistemini adil, makul ve şeffaf hâle getireceğiz. Yerli markalarımızın kendi ülkesinde dezavantajlı hâle getirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
Ama bizim meselemiz yalnızca AVM’lerdeki markalarımız değildir.
Mahallesinde kepenk açan esnaf da bizim meselemizdir.
Küçük işletmesiyle ayakta kalmaya çalışan vatandaşımız da bizim meselemizdir.
Üreten, yatırım yapan, yanında insan çalıştıran, kendi markasını kurmaya çalışan girişimcimiz de bizim meselemizdir.
Devletin vazifesi, güçlünün önünü daha da açıp kendi insanını rekabetin insafına terk etmek değildir.
Devlet, çalışanının da üreteninin de yatırımcısının da arkasında duracaktır.
Biz istiyoruz ki esnafımız kazansın.
Esnaf kazanınca çalışanı kazansın.
Girişimcimiz büyüsün.
Yerli markalarımız güçlensin.
Türkiye'nin markaları dünyanın caddelerinde, dünyanın alışveriş merkezlerinde yerini alsın.
Türkiye, 85 milyonluk büyük bir pazar olarak yabancı markaların iştahını kabartan bir ülke olmakla yetinemez.
Biz pazar olmakla yetinmeyeceğiz; marka olacağız!
Kendi insanımız üretecek.
Kendi markamız büyüyecek.
Dünyaya biz satacağız.
Bu memleketin alın teri, bu memleketin sermayesi, bu memleketin müteşebbisi kendi vatanında üvey evlat muamelesi görmeyecek.
Yerli esnafımız kendi memleketinde sahipsiz kalmayacak.
Türkiye’nin alın teriyle büyüyen markaları, yarının dünya markaları olacak.
“Biz kocaman bir devletiz.”
Devlet yönetmek; korkuyla, tehditle veya günübirlik hesaplarla değil, akıl, ciddiyet ve devlet aklıyla mümkündür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; dün olduğu gibi bugün de kendi güvenliğini, milletinin birliğini ve vatanının bütünlüğünü koruyacak güçtedir.
Biz denklik üzerinden değil, devlet yönetme vakarı üzerinden konuşuyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır, var olacaktır.
Ankara İl Başkanımız Sayın Ömer Korkmaz, yazar Süleyman Özkan ile İl Başkanlığımızda bir araya geldi.
Gerçekleştirilen görüşmede karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Nazik ziyaretleri ve takdim ettiği kıymetli eseri için Sayın Süleyman Özkan’a teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Biz her gün esnaf geziyoruz. Finansmana erişebilen daha bir tane esnaf göremedik.
Peki nerede bu Hazine destekli kredileri kullanan esnaf?
Sahadaki esnaf başka bir şey söylüyor, masa başındaki siz başka…
Rotamız millet: Durağımız Ankara, Beypazarı…
Genel Başkan Yardımcımız ve Kurumsal İlişkiler Başkanımız Sayın Orhan Kayhan, “Rotamız Millet” programı kapsamında Beypazarı’nda esnafımız ve vatandaşlarımızla bir araya geldi.
Milli Egemenlik Caddesi ve Demirciler Sokağı’nda esnafımızı ziyaret eden Sayın Kayhan, hemşehrilerimizle sohbet ederek Beypazarı’nın gündemini, talep ve beklentilerini yerinde dinledi.
Programa MYK Üyemiz Sayın Elif Ülkü Gündoğdu, Kurucular Kurulu ve MYK Üyemiz Sayın Hakan Sarı ile Kurucular Kurulu Üyemiz Sayın Hulusi Aksu da eşlik etti.
Anahtar Parti Ar-Ge ve Parti İçi Eğitim Okulu Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Özcan Güngör’ün katılımıyla; Ar-Ge ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkan Yardımcılarımız, İl Sekreterimiz Sayın Osman Türkyılmaz, İl Ar-Ge ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkanımız Sayın Mutlu Menderes Kalı ve İlçe Ar-Ge ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkanlarımızın katılımlarıyla toplantımızı gerçekleştirdik.
Partimizin eğitim çalışmalarını değerlendirmek, teşkilatlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve önümüzdeki dönem çalışmalarımıza ilişkin istişarelerde bulunmak üzere verimli bir toplantı gerçekleştirdik.
SAYIN MEHMET ŞİMŞEK, 484 MİLYAR TL TASARRUF NEREDEN SAĞLANDI?
2024-2025 döneminde kamuda 484 milyar TL tasarruf sağlandığını söylüyorsunuz.
Peki nereden?
Hangi bakanlık ne kadar tasarruf etti?
Makam araçlarından ne kadar?
Kiralanan binalardan ne kadar?
Temsil ve ağırlama giderlerinden ne kadar?
Lüks ve gereksiz harcamalardan ne kadar?
Mal ve hizmet alımlarından ne kadar?
Yatırım harcamalarından ne kadar?
Vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerden ne kadar?
Daha önemlisi; bu 484 milyar TL gerçekten israfın önlenmesiyle mi sağlandı, yoksa kullanılmayan ödenekler ve ertelenen yatırımlar da tasarruf hesabına mı dahil edildi?
Kamuda tasarruf, vatandaşın ihtiyacından kısmak değildir.
Tasarruf; israfı, lüksü ve gereksiz harcamaları ortadan kaldırmaktır.
O hâlde 484 milyar TL’nin hesabını kalem kalem açıklayın.
Milletimiz de görsün:
Gerçekten israftan mı tasarruf edildi, yoksa vatandaşın ihtiyaçları ve yatırımlar mı ertelendi?
Milletin unuttuğu yok.
Verilen sözler de, tutulmayan vaatler de, yıllardır biriken sorunlar da milletin hafızasında.
Başarısızlığın sorumluluğunu başkasına yüklemek yerine, milletin karşısına çıkıp hesap verme zamanı gelmiştir.
Kalbimiz millet için atıyor.
25. YILDA NE FİNAL YAPTINIZ YAHU!
“Siz 25’inci yılınız için kutlama yapıyordunuz. Havai fişek atıyordunuz; memleketteki teröristler sizinle aynı anda ‘ilk kurşun’ kutlaması yapıyorlardı. Siz 25’inci yılınızı kutlarken gazileriniz hak arıyordu. Siz Öcalan’a statü konuşurken ekranlarda gazileriniz parklarda itilip kakılıyorlardı.
Hep kandırıldınız; ‘Hiç kandırmadık’ diyordunuz. Rus çarına döndünüz adeta; kandırıla kandırıla kandırmayı öğrendiniz. En sonunda kendi milletinizi kandırdınız. ‘Son terörist ölene kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir’ diye başlayıp ilk teröristi serbest bırakmaya çalışmak... Ne final yaptınız yahu!
Türkiye medeni bir ülkeyse demokrasi nereden geçer? Ne Silivri’den ne İmralı’dan; Ankara’dan geçer! Eğer adalet Ankara’dan geçmiyorsa Silivri’ye böyle şımarıklık, İmralı’ya böyle cüretkârlık düşer.
Biz Anahtar Parti’yiz, milletle ittifak gündemliyiz; başka bir gündemimiz yok. Bu arada böyle ismimiz bazı yerlerde, ittifaklarda zikrediliyor… Hiç böyle bir gündemimiz yok, hiç öyle bir görüşmemiz yok, hiç böyle bir teşebbüsümüz yok. Biz milletin A planıyız! Milletle ittifak gündemliyiz, kararsızlarla ittifak hassasiyetindeyiz.”