Sayın Cumhurbaşkanım, iki ayrı tercih sürecinde başvuru yapmamıza rağmen mazeret illerimize yerleşemedik. Aile birliğinin sağlanması ve öğretmenlerimizin aileleriyle aynı şehirde yaşayabilmesi için İL EMRİ talebimizi saygıyla arz ediyoruz. Protokol kapsamında aile birliği konusunda uygulanan hassasiyetin öğretmenler bakımından da eşitlik anlayışıyla değerlendirilmesine katkı sunmanızı rica ediyoruz. Ayrıcalık değil, eşitlik talep ediyoruz. @RTErdogan@EmineErdogan@_cevdetyilmaz@burhanduran@hasandogan #CumhurunReisiAileninSesi
Bir arkadaşım depo öğretmeni olarak Bursaya atandı. Kendisi Matematik öğretmeni olmasına rağmen Özel eğitim seminerine çağrıldı. Atama sistemini ve saha gerçeklerini bilmeden "haksız kazanç" lakırdısı yapanlar yine sahnede. Matematik öğretmeni depoya atanıyor, ihtiyaç duyulan yere hazırlanmak için özel eğitim seminerine çağrılıyor. Öğretmen işini yapmaya çalışırken klavye başından çamur atmak kolay tabii!
Meslek hayatım boyunca 2 farklı ilde 5 farklı okulda çalıştım. Tuvalet de temizledim, idarecilik de yaptım. Alnım ak, vicdanım rahat. Aile birliği istemek demek= depo öğretmen olmak demek değil. Depo öğretmen diye bir kavram yok MEBde. Kadrosu milli eğitimde olan öğretmen var. Ve o öğretmenler ihtiyaca göre aylık, dönemlik yıllık okullara görevlendirilir. Sahadan habersiz öğretmen düşmanı kitlenin önüne attınız kendinizi yazık. Yolda sokakta öğretmenle ilgili konuşan sana il dışıcı öğretmen misin yoksa mazeretçi mi diye sormayacak. Öğretmenler boş boş yatıyor diyecek. Senin o güne kadar kendine yaptığın tüm yatırımı harcadığın tüm emeği yok sayacak.
Sayın Cevdet Yılmaz, sağlık, engellilik, can güvenliği, bakım ve aile birliği mazeretleri bulunan öğretmenlerin aileleriyle yeniden bir araya gelebilmesi için desteğinizi bekliyoruz. Aile bütünlüğüne yönelik uygulamalarda öğretmenlerin de eşit değerlendirilmesini istiyoruz. Talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. @RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir #CumhurunReisiAileninSesi
Sayın Cevdet Yılmaz, aile bütünlüğünün korunması için öğretmenlerimizin İL EMRİ beklentisinin duyulmasına ve ilgili makamlara iletilmesine vesile olmanızı rica ediyoruz. Farklı mazeretlerle ailesinden ayrı kalan öğretmenlerin durumunun da görülmesini temenni ediyoruz. #CumhurunReisiAileninSesi @RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir
Sevgili bekar ve atanmayı bekleyen öğretmen arkadaşlar İl emri düşmanlığı ve bakanlık sözcüsü olmayı bırakın lütfen.. Sorun varsa çözme makamı MEB’tir. Senin işin meslektaşını evde oturuyor, yatarak maaş alıyor diye damgalamak değil.
Ege’de binlerce depo ,en fazla 8 saat, 3000 küsür öğretmenin hepsi depo olacak...kaynağı olmayan sayılar ve bilgil afakidir.
Depo öğretmen bankamatik memuru değildir. Boşa maaş alıyormuş gibi lanse etmek, meslektaşına,aomuz omuza yürüdüğün insana saygısızlıktır.. Ortada eleştirecek sorunlar var ama bu meslektaşını sosyal medyada göz önüne atarak değil ..
Depo öğretmen tabiri Kadrosu okulda değil, il/ilçe emrindedir; ihtiyaç dahilinde rapor alan, doğum iznine ayrılan vb mazeretleri olan öğretmenlerin yerine okula gönderilir, görev alamayanlar ise İlçe Milli eğitimin verdiği görevleri yaparlar... Bu konfor değil, statü belirsizliğidir.
Öğretmen olup gelecekte karşılaşabileceği sorunu bugünden eleştirme, eleştirdiğin yer seni bir gün eleştirdiğin yerden sağlam vurur.. Bugün depo evde oturuyor diyorsun.
Yarın sen de normu olmayan bir ile düşersen, eş durumuyla gidersen, okulun kapanırsa, öğrenci azalırsa aynı masaya oturacaksın. O zaman da mı yatarak maaş alan olacaksın?
Depo öğretmenin talebi tam da bu: uzakta bile olsa kendine ait bir okul, kendi sınıfı, kendi öğrencisi. Evde oturmak değil.
İl emri ayrı, eş durumu ayrı, puan sistemi ayrı tartışılır. Ama mazeretle gelen = depo = tembel denklemi yanlış. Norm yoksa depo olunur; depo olmak evde yatmak değildir.
Rakamı resmi verilerle ortaya koy. Görevi konuş. Meslektaşını sosyal medyada düşman etme.
Yarın aynı düzen senin kapına geldiğinde kullandığın cümleler geri döner.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi; bir anne yüreğinin, çocuğundan ayrı kalmanın ne demek olduğunu anlayacağına inanıyoruz. Bugün mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan nedeniyle ailesine kavuşamayan öğretmenlerimizin sesini ilgili makamlara ulaştırmanız ve İL EMRİ beklentimizin değerlendirilmesine destek olmanız bizler için çok kıymetli olacaktır. @tcbestepe@tcmeb@tcailesosyal@iletisim@mebpgm #CumhurunReisiAileninSesi
Sayın Bakanım @Yusuf__Tekin; Aile, insanın kendini güvende hissettiği, hayatı birlikte omuzladığı en temel bağdır. Bu anlayış doğrultusunda, aile bütünlüğünün korunması için mazeret sahibi öğretmenlerimizin durumlarının hassasiyetle değerlendirilmesini talep ediyoruz. Aile birliği başta olmak üzere mazeretlerimizin giderilmesini ve ihtiyaç hâlinde il emri uygulanmasını talep ediyoruz. @RTErdogan@cftcblnt@oktay_saral@_cevdetyilmaz #KadimSorumlulukBekliyoruz @hasandogan 👨👩👧👦
Sayın @Yusuf__Tekin; protokol kapsamında bazı personelin aile birliği tercih #KadimSorumlulukBekliyoruz sürecinden bağımsız şekilde sağlanabilirken, mazereti kabul edilen öğretmenlerimizin kontenjan sınırlamasıyla karşı karşıya kalmasını istemiyoruz. Tercihlerimizin yeterli kontenjanla karşılanmasını ve mazeretimizin giderilmesini arz ediyoruz. @RTErdogan@hasandogan@omurfatih@oktay_saral@_cevdetyilmaz
“Depo öğretmen” tartışması üzerinden asıl meseleyi kaçırmamak gerekir.
Mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapan ve mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerin talebi, “depo öğretmen olmak” değildir.
Burada önce talebin temel amacını doğru ortaya koymak gerekir.
Bir öğretmen mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapıyorsa, bunun temelinde ailesinin bulunduğu yerde görev yapabilme ihtiyacı vardır. Özellikle eş durumu kapsamında başvuran öğretmen açısından mesele yalnızca bir okul değiştirmek değildir. Mesele, ailesiyle aynı yerde yaşayabilmek ve aile bütünlüğünü sağlayabilmektir.
Dolayısıyla “İl emri verilirse öğretmenler depo olur” şeklindeki yaklaşım, konunun özünü farklı bir noktaya taşımaktadır.
Çünkü öğretmenin talebi:
“Beni bir yere yerleştirin, hangi okul olduğu önemli değil.” olmadığı gibi; tam olarak “Mazeretim kabul edildi. Ailemin bulunduğu il'e gelebilmem için bir çözüm üretilsin.”
İl emri neden gündeme geliyor?
Mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde öğretmenin mazereti kabul edilmiş olabilir. Ancak öğretmen, tercih ettiği eğitim kurumlarına kontenjan veya norm yetersizliği nedeniyle yerleşemeyebilir.
İşte tam bu noktada sorun ortaya çıkıyor:
Mazeret kabul edilmiş, fakat mazeretin gerektirdiği fiilî yer değişikliği gerçekleşmemiş oluyor.
Öğretmen açısından sonuç ise değişmiyor: Eşi ve ailesi başka bir yerde, kendisi başka bir yerde görev yapmaya devam ediyor.
İl emri talebi de tam olarak bu noktada gündeme geliyor.
Amaç öğretmeni herhangi bir okulda “bekletmek” değil; mazeretinin bulunduğu il'e ulaştırabilecek bir idari çözüm oluşturmak.
Nitekim il/ilçe emrine atama ile öğretmenin daha sonra görev yapacağı eğitim kurumunun belirlenmesi aynı şey değildir. Bu iki aşamanın birbirinden ayrılması gerekir.
Peki öğretmen neden “depo” olarak anılmak istemiyor?
Çünkü “depo öğretmen” ifadesi, öğretmenin talebini sanki “çalışmadan bir yerde beklemek” şeklinde gösteriyor.
Oysa öğretmenlerin temel talebi bu değil.
Öğretmen:
- ailesinin yanına ulaşmak,
- eşiyle aynı yerde yaşayabilmek,
- çocuklarından ayrı kalmamak,
- kabul edilmiş mazeretinin gerektirdiği yere ulaşabilmek,
- mesleğini sürdürürken aile bütünlüğünü sağlayabilmek
istiyor.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru:
“Öğretmen depo olur mu?” Değil, “Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” Sorusudur.
Peki il emri verilirse öğretmen nerede görev yapacak?
Bu elbette idari açıdan tartışılabilir ve çözülmesi gereken bir konudur.
İl emri uygulanacaksa öğretmenlerin hangi kurumlarda görevlendirileceği, ihtiyaçların nasıl değerlendirileceği, normların nasıl kullanılacağı ve görev yerlerinin hangi kriterlerle belirleneceği Bakanlığın planlaması gereken hususlardır.
Ancak bu idari soruların varlığı, aile bütünlüğü sorununu ortadan kaldırmaz.
“Norm sorunu var, o hâlde ailelerinden ayrı kalan öğretmenler için hiçbir çözüm üretilemez.” Kabul edilir bir anlayış değildir.
2025 uygulaması neden ayrıca konuşuluyor?
Burada öğretmenlerin sorduğu önemli bir soru da var.
2025 yılında mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde tercihlerine yerleşemeyen öğretmenler için Bakanlık tarafından mazeret illerindeki ihtiyaçlar doğrultusunda ek bir çözüm uygulanmıştı. Bakan Sn. Yusuf Tekin de bunu, öğretmenlerin aileleriyle bir arada olabilmesi ve “kadim sorumluluk” vurgusuyla açıklamıştı.
Dolayısıyla bugün öğretmenlerin sorduğu soru şu:
Geçtiğimiz yıl aile bütünlüğünün sağlanması amacıyla uygulanan çözüm bu yıl neden uygulanmıyor?
Bu soru, “her yıl kesinlikle aynı uygulama yapılmak zorundadır” iddiasından ziyade, uygulama farklılığının gerekçesinin açıklanması açısından önem taşıyor.
Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenler, aile bütünlüklerinin sağlanabilmesi için il emri yoluyla mazeretlerinin bulunduğu ile atanabilecekleri bir çözüm talep etmektedir.
İl emri bekleyen öğretmenin asıl amacı depo öğretmen olmak değil; ailesinin yanında olabilmektir.
Bir öğretmenin ailesinden ayrı kalmasının çözümü konuşulurken, önce öğretmenin neden il emri istediğini konuşmak gerekir.
Sorulması gereken “Depo öğretmen olur mu?” değil, “Mazereti kabul edilmiş ve yer değiştirememiş öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” sorusudur.
Sayın Oktay Saral, norm fazlası atama takviminin öne çekilmesi ve kontenjanların il içi atamalara açılması nedeniyle iki kez tercih yapmamıza rağmen mazeret illerimize yerleşemedik. Ailesinden ayrı kalan öğretmenlerin sesinin duyulmasına ve İL EMRİ beklentimizin ilgili makamlara iletilmesine destek olmanızı rica ediyoruz. @RTErdogan@EmineErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@MahinurOzdemir #AileninSesiCumhurunReisi
Sayın @Yusuf__Tekin; mazeretimizin kabul edilmiş olması önemli bir aşama olmakla #KadimSorumlulukBekliyoruz birlikte, kontenjan yetersizliği nedeniyle bu mazeret fiilen giderilememiştir. Aile birliği 🤝 , sağlık, can güvenliği ve engellilik kapsamında başvurusu kabul edilen öğretmenlerimizin yerleşebilmesi için gerekli kontenjanların sağlanmasını rica ediyoruz . @RTErdogan@YilmazzGuney@oktay_saral@_cevdetyilmaz@hasandogan
İL EMRİ VERİLSİN, ÇOCUKLAR ANNE VE BABALARINA KAVUŞSUN!
Mazerete bağlı yer değişikliği talebi karşılanmayan öğretmenlerimiz, ailelerinden ve çocuklarından ayrı yaşamaya mahkûm edilmemelidir.
Anne ve babasının yolunu bekleyen çocukların özlemi daha fazla uzamamalı; aile, sağlık ve diğer haklı mazeretleri bulunan öğretmenlerimizin yaşadığı belirsizlik artık sona ermelidir.
Aile birliğinin korunması anayasal bir sorumluluk, çocukların üstün yararının gözetilmesi ise sosyal devlet ilkesinin gereğidir.
Millî Eğitim Bakanlığından beklentimiz nettir: İl emri uygulaması hayata geçirilmeli; parçalanan aileler birleştirilmeli, çocuklar anne ve babalarına kavuşturulmalıdır.
Öğretmenlerimizin ve ailelerinin feryadı duyulmalı, daha fazla gecikmeden insani ve kalıcı bir çözüm üretilmelidir.
Aileler ayrı kalmasın, çocukların gözyaşı dinsin!
#KadimSorumlulukNeOldu
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt@2026ilemri
📌Öğretmenlerin sağlık ve eş durumu özrüne dayalı il emri taleplerine karşı çıkan, karşı çıkmakla kalmayıp saldıran hesapların büyük çoğunluğu yeni açılmış ve takipçisi olmayan hesaplardır!
📌Bu durum, “Ağacın kurdu kendi bedeninden olur.” atasözünü doğrulamaktadır…
#ilemrimüjdesi
Şöyle açıklayayım;
📌Sayın Bakan, norm kadro fazlalığını dikkate alarak il emri atamalarını doğru bulmuyor. Siz de öyle düşünüyorsunuz.
📌Bense, aile birliğinin anayasal ve yasal bir hak ve olduğunu, önceliğin aile birliğine verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
📌Türkiye Cumhuriyeti devleti, değil 3 bin il emri isteyen öğretmenin talebinin karşılanması gibi küçük bir ayrıntıyı, 100 bin norm kadro açığını da atama yaparak kapatacak ekonomik güce sahiptir…
#ÜcretliDeğilKadroluÖğretmenAta
Sayın @Yusuf__Tekin; aile birliği , sağlık, can güvenliği ve engellilik mazereti bulunan öğretmenlerimizin sınırlı tercihler nedeniyle yerleşememesi #KadimSorumlulukNeOldu önemli bir çözüm ihtiyacını ortaya koyuyor. Bizler görevimizi yapmak ve ailelerimizle birlikte yaşamak istiyoruz. Tercih seçeneklerinin genişletilmesini ve yeterli kontenjan açılmasını arz ediyoruz. @RTErdogan@oktay_saral@_cevdetyilmaz@hasandogan@YilmazzGuney 🎓