I saw a Barcelona fan claiming Galatasaray use speakers to create that deafening whistling in Istanbul. Now Galatasaray fans are in Lille, France, drowning out the home crowd and whistling their team. Did they install speakers here too?
#LOSCGALA
Öğretmenlerimizin ve okul yöneticilerimizin en fazla rahatsızlık duyduğu hususların başında, sahayı tanımayan, sınıfın gerçeklerinden ve okulun işleyişinden uzak akademisyenlerin eğitim uygulamalarına yön veren kararlar alması gelmektedir. Sahayı bilmek ve sahada olmak, okulları ziyaret edip öğretmenlerle fotoğraf çektirmek değildir. Sahayı bilmek; sınıfın gerçeklerini, öğretmenin karşılaştığı güçlükleri, veli boyutunu ve okulun işleyişini doğrudan deneyimlemek, anlamak ve çözüm üretmektir.
Saha gerçeklerinden kopuk akademik yaklaşımlar, bilimsel açıdan ne kadar güçlü görünürse görünsün, uygulamada çözüm üretmek yerine yeni sorunlar doğurabilmektedir.
Mükemmel bir öğretmen olsan da önemli başarılara imza atsan da nice öğrencinin hayatına dokunup kaderini değiştirsen de birkaç evrakın eksikse birilerinin gözünde başarısız sayılabiliyorsun. Aynı şekilde öğrencilerini sosyal medyada görünür kılarak onların mahremiyetini istismar eden içerikler üretmiyorsan başarıların yeterince fark edilmeyebiliyor. Ne yazık ki bazen öğretmenin gerçek başarısı, öğrencilerin hayatında bıraktığı izle değil, doldurduğu evraklarla, bazı gereksiz dokümanlarla ve sosyal medyadaki görünürlüğüyle ölçülüyor.
2 sezondur alarm veren, çökmüş gs orta sahasını upgrade etmeyen, son gün stoper alan bütün yaz taraftarını kandıran yönetime yazar, hoca konusu sonra gelir. dursun özbek, bu sefer sıvışamayacaksın.
Kimse kusura bakmasın ama bir hoca her büyük maçta etkili bir şekilde oyuna başlıyorsa doğru olanı yapıyor, oyun içerisinde edemediği müdahaleleri ben kenara değil baştakine yazarım. 2 sezondur büyük maçlar için yetersiz oyuncuların boşluğunu devşirmelerle dolduruyor bu takım.
Bütün yaz yazdık, orta saha, orta saha üst düzey alın. Parayı buraya harcayın diye. Sen Lemina Torreira ile Rodri Pedri'ye oynayamazsın kardeşim. Sara'yla da olmaz. Olmaz. Sen Lille maçını düşün. Feyenord Aston maçlarını düşün. Sinirleneceğimiz maç bu değil bence. Sen yeni transer sol stoperini oynatamıyorsun. Ne diyim ?
sonuna kadar dinlemezsen inan dünyaları kaçırırsın...
bu kibir abidesi çakma filozofu 30saniyede sklmiş eşşeğe çeviren kardeşimizi tek nefeste dinleyeceksin...
Sarı-Lacivert İtham Enstitüsü: Cevap veremediğine FETÖ’cü, açıklayamadığına “yapı” der. Muhakeme iki adım koşamayınca kuruntu, kendini istihbarat teşkilatı sanır. Bir nükteyi çürütemeyince sahibine iltisak uydurur. Fikrî iflasını millî teyakkuz diye pazarlamak ihtisasıdır.
“Ahlaksızlık bir sistem meselesidir” diye bir dizi yazı yazmışım yıllar önce. Bugün yeniden okuyunca, ne yazık ki eskimediğini düşündüm.
İnsanlar bir ülkede ahlaklı, diğerinde ahlaksız doğmuyor. Aynı insan bir ülkede kurala uyarken, başka bir ülkede o kuralı rahatlıkla çiğneyebiliyor. Çünkü kurumlar, kurallar ve yaptırımlar hangi davranışın ödüllendirildiğini, hangisinin bedel ödettiğini belirliyor.
Mesele yalnızca “iyi insan” yetiştirmek değil. Ahlak, erdem evde öğretilse bile sorun bitmiyor. Toplum/sistem ahlaksızlığı ödüllendiriyorsa, bir süre sonra insanlar da ona ayak uyduruyor.
İyi toplum, yalnızca iyi insanlardan oluşan toplum değildir. Kötü davranışı zorlaştıran, doğru davranışı kolaylaştıran kurumları olan toplumdur.
Galatasaray SK üyeleri sevgi iklimini rant iklimine boğdurdu, bütün mesele bu.
Galatasaray'ın önündeki en büyük engel, sırf rant için Galatasaray'ın tarihsel duruşunu, kimliğini ve devasa potansiyelini hiç eden Galatasaray siyasetidir.
Galatasaray'ın sorunu futbolcular, Okan Buruk ve hatta Dursun Özbek dahi değildir.
Asıl sorun, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas'ı çarmıha gererken Özbek'e her skandal ve rezilliğine rağmen sus olan ve hatta sahip çıkan ikiyüzlü Galatasaray siyasetidir.
EVET, MEMURU SAVUNUYORUM.
Çünkü bende MEMURUM..
Çünkü ben de o maaşla geçiniyorum.
Kirayı ödüyorum, faturaları ödüyorum, mutfak masrafını, çocuğumun okul giderlerini karşılıyorum.
Gece nöbet tutuyor, hafta sonu ve bayram demeden kamu hizmeti veriyorum.
Ben kendi emeğimin karşılığını savunuyorum.
Bu, asgari ücretlinin veya emeklinin derdini görmediğim anlamına gelmez. Onların da halinden anlarım.
Ama memuru aşağı çekerek asgari ücretlinin hakkı yükselmez.
Önce herkes kendi hakkını savunsun. Kendi hakkını savunmadan başkasının haklarına dil uzatmak tek kelimeyle acizliktir. Önce herkes kendi emeğine sahip çıkacak..
Tekrar tekrar söylüyorum, ALGICILARA KANMAYIN, ALGI YAPMAYIN…
Emekçiyi emekçiye kırdırmayın.
#Memur #AsgariÜcret #Emekli #EmekçininHakkı