Yüzyılları aşan bir tarih…
Süren bir hak arayışı…
Kürtlerin hukuki statü mücadelesini; tarihsel, anayasal ve uluslararası hukuk perspektifiyle tartışmak üzere 4-5 Temmuz'da Amed'de buluşuyoruz.
Geçmişi anlamak, bugünü tartışmak, geleceği birlikte inşa etmek için…
Barzani ve yayın organı Rudaw, son dönem ilginç bir şekilde PKK sözcülüğüne soyundu.
Anlaşmaları sabote etti, Türkiye’yi karıştırmaya çalıştı, Şara’ya tehditler savurdu.
Oysa Türkiye’yle ilişkileri iyiydi, PKK ise nefret ederdi.
Rudaw, Türkiye’de örgütlenirken YPG’nin kontrolündeki Kuzey Suriye’ye girememişti bile.
Sebepleri bir yana, İmralı tutanaklarından Öcalan’ın, Barzani yorumunu aktarmak isterim:
‘Barzani kesin İsrail kurgusudur. Hepsinin kökeni Balfour deklarasyonuna dayanıyor. İngilizlerin girişimiyle başlatılan ve sonuçta Filistin’de İsrail’in kurulmasıyla sonuçlanan girişim.
‘Aslında İngilizler önce Barzaniler üzerinden Musul’da denemek istediler. Yahudiler orayı yurt olarak planlamışlar. Aniden Abdülselam Barzani’yi idam ettiler, sonra plan değişti ve Filistin tercih edildi.’
‘Barzani Türkiye’yi kullanıyor, onu da İngilizler kullanıyor. KDP mekanizması tümden Musul dönmeleridir, çoğunun kökeni Hakkari’dir.’
‘Barzani meselesi çok karışık bir mesele, içine gireni yutar, Türkiye’den daha derin ve daha dikkatli olunmalı.’
Ben demiyorum, Öcalan söylüyor.
Takdir sizlerin.
📍Rojava’da Kürt halkına yönelik uygulanan zulmü protesto etmek için demokratik hakkını kullanarak bir araya gelen insanlara yönelik saldırılar işkence ve kötü muameledir.
📍Demokratik ve anayasal hakkın kullanımını hedef alan bu saldırılar ile sistematik sindirme politikasını kabul etmiyoruz. Bayrak provakasyonu üzerinden partimizi, üyelerimizi hedef haline getirenler bu tehlikeli tezgaha son vermeli. İşkence sonucu beyin kanaması geçirdiği belirtilen, iç kanama bulguları olan, omurgaları kırılan ve omurilik felci ve hayati risk taşıyan bir gencin tutuklanması, Kızıltepe’de bir çocuğun polis tarafından yere atılması, Norşin’de gözaltı aracında ters kelepçeyle kelepçelenmiş il genel meclis üyemizin yüzününün kan revan içinde bırakılması hukuksuzluğun ve vicdansızlığın geldiği noktayı açıkça göstermektedir.
📍Ve İstanbul’da Rojava için düzenlenen gösteride, polis saldırısı sonucu yaralanarak ambulansla hastaneye kaldırılan Milletvekilimiz Celal Fırat’a ve partililerimize dönük sert ve hukuk dışı saldırıları kınıyoruz.
📍Demokratik protesto haktır. Şiddet, baskı ve sindirme politikalarına boyun eğmeyeceğiz.
#SaveKobane
#SaveRojava
🔴#SONDAKİKA - Kobani'de ölen çocuk sayısı 5’e çıktı!
Heyva Sor a Kurd’dan acil çağrı: "Hayatını kaybeden bu 5 çocuk, uluslararası toplumun sorumluluğundadır. Yolları açın, kurtarılabilecek hayatları kurtaralım"
https://t.co/TVzPUvQwA0
Kürt’ü ezmek uğruna İsrail’i HTŞ’yle aynı masaya oturtup Golan’ı, Hermon’u peşkeş çekenler bugün hâlâ utanmadan Kürtleri aşağılamak için konuşuyor.
Tarih bu şovenizimi unutmayacak!
SDG’li İlham Ahmed, soykırımcı İsrail’den yardım istedi.
PKK’lı Mustafa Karasu, ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’e sitem etti.
Şivan Perver ‘Ah Amerika’ diye ağlayıp duruyor.
En ilginç adrese Barzani başvurdu, Suriye Lideri Şara’yı Papa’ya şikayet ettiğini açıkladı.
Sahiden kim bunlar?
Yıllarca kimlere uşaklık yapmışlar?
Söyleyince kızıyorlar.
Kürtler dışında her yere hizmet etmişler.
Her şey olmuşlar bir tek Kürt olamamışlar.
Her şeyi sevmişler bir tek Türk sevmemişler.
Gazze’de ateşkes, #Rojava’da savaş pazarlığı yapıldı.
Barış değil, felaketin coğrafyası değiştirildi.
Dün Gazze, bugün #Rojava.
Bugün HTŞ’ye meşruiyet verenler,
dün Gazze’deki çocukların ölümüne sessiz kalanlardır.
Aynı sistem,
aynı çifte standart,
aynı suç ortaklığı.
Kürtler hiçbir zaman İsrail’le iş tutmadı.
Ama siz, Gazze’de Filistin halkı katledilirken Paris’te İsrail ile HTŞ’yi anlaştırarak Kürtleri yok etme planlarında anlaştınız.
Kürtleri yenme paranoyasıyla yapılan pazarlıkları tarih unutmaz. Kürtler hiç unutmayacak.
PKK/YPG yöneticilerinin İsrail’e kaçmaya
hazırlandıklarına dair iddialar var.
Soykırım suçlusu bir ülkeye sığınmak!
İsrail bunları Gazze halkına karşı kullanır.
Soykırım endüstrisinin parçası olacaklar.
Not edin.
Giderlerse olacağı bu..
📌 Rojava’da evrensel hukukun sınırı: Hukuk mu, çıkar mı?
▪️ Türkiye, ABD ve Avrupa devletlerinin bu süreçte benimsediği tutum, hukukun tarafsızlığı ve bağlayıcılığına değil; bölgesel çıkar hesaplarına işaret ediyor
🖊️Hidayet Enmek
https://t.co/QGhZdCXDzS
@GurkaynakGonenc 2/1 Diyalektik, nedensellik ve determinizm gibi kavramsal temeller olmadan yapılan sosyolojik analizler yüzeysel kalır.
Böyle analizler, meseleyi dolaylı yollarla ele alır, asıl nedenleri açıklamak yerine “topu taca atar.”
@GurkaynakGonenc 2/2 Feodal ilişkilerin sürekliliğini anlamak için, sadece yerel toplumsal dinamiklere değil;
II. Abdülhamit döneminden Cumhuriyet’e uzanan devlet politikalarına, yani bölgeyi kontrol altında tutmak için feodal yapının bilinçli olarak sürdürülmesine de bakmak gerekir.
Diyalektik, nedensellik ve determinizmden yoksun bir sosyolojik değerlendirme eksiktir; feodalizmin nedenini anlamak için, Abdülhamit’ten Cumhuriyet’e uzanan süreçte devletin bölgeyi kontrol etme aracı olarak feodal yapıyı nasıl kullandığını da hesaba katmak gerekir.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin 100. kuruluş yıl dönümünde yaptığım "hukuk ve refah" konulu konuşmada, Şanlıurfa'daki ağalık kültürünün ve geçmişinin getirdiği dışlayıcı etkiyle Gaziantep'teki eşitler arası ticarete dönük girişimci kültürün kapsayıcı etkisinin, yani hak ve özgürlük beklentisi farklarının, iki komşu şehirdeki refaha dair sonuçları konusundaki 3 dakikalık değerlendirmelerim.
Müsavat Dervişoğlu:
“Ana dille resmi dilin ne olduğunu çok iyi bilenleriz. Benden iyi de kimse bilmez. Anneannemin de babaannemin de ana dili farklıdır benim. Siz mi öğreteceksiniz bana ana dile saygı göstermenin ne olduğunu? Boş yere provokasyon yapmayın. Kimsenin ana diline laf edecek tıynetsizlikte değiliz biz”
Gel sende Barışın sesi ol
27 Şubat çağrısıyla başlayan ve tüm halkların barış umudunu büyüten Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin yarattığı motivasyonla 1 Eylül’ü karşılıyoruz.
Başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyada yürütülen savaş ve şiddet politikalarına karşı 31 Ağustos'ta alanlara, meydanlara, sokaklara akarak bir kez daha en güçlü şekilde barışı haykıracağız.
Di 36emîn salvegera qetilkirina wî de em pêşewayê mezin, sembola jiyana berxwedêr Dr. Qasimlo bi rêzdarî bi bîr tînin û bejna xwe li ber wî û têkoşîna wî ditewînin. Doza ku wî di ber de jiyana xwe feda kir, doza me ye. Em ê teqez bigihînin serfiraziyê.