Acınız acıları değil, kaygınız kaygıları değil, derdiniz dertleri değil. Hayatta bir meseleleri var, o da meclisteki ceylan derisi koltuklarıyla birlikte gelen imtiyazları korumak. Ne zaman bu çürük yapı kendi pisliğinin ağırlığı altında yıkılır ancak o zaman umuttan söz edilir.
Milliyetçilik bir milletin kadını ve erkeği arasında sürdürülebilir en üst düzey ahengi hedefler. Sağlıklı birlikteliğin de ailenin de içsel gelişimini, bireyleşmesini tamamlamış sağlıklı "bireyler" tarafından kurulabileceğini bilir. Solcuların öcü hikayelerine inanmayın.
Terör suçlusu Sovyet rejimini övmek, hatta mizah kisvesi altında dahi olsa, nasıl bu kadar normalleşebilir? Tarihin en korkunç insanlık facialarından birini sahneye koyan, açlık, Gulag (bugün 1 Mayıs), kitlesel infazlar ve sistematik terörle milyonlarca Türk’ü de kapsayan on milyonlarca masum insanı acımasızca katletmiş olan totaliter bir terör düzeninin ordusuna ait silahlı görüntülerle dolu paylaşımlara “Ah o eski günler…” tarzında iç çekerek yorumlar atmak, bir Türk yurdunda nasıl normal karşılanabilir? Üstelik milyonu aşkın Sovyet terörü mağdurlarının soyundan gelen soydaşlarımıza ev sahipliği yapan bir ülkeyken…
Hayır Serenay. Sen Gramsci’nin çocuğusun. En baskın özelliğin bu. Onun tarif ettiği kültürel hegemonya ile şekillenmiş Pax Americana’nın ürettiği bir insan tipisin. Kendi toplumuna müthiş yabancı, değerleri relativize eden, ahlâkı bireysel tercihe indirgeyen, kimlikleri ise gerektiğinde işine geldiğinde kalkan olarak kullanan köksüz bir zihniyetin en saygısız ve en terbiyesiz halisin. Dolayısıyla ‘Türk ve Sünni aileden geliyorum’ söylemini bir çıkış yolu olarak bulsan da, sen o yoldan hiç geçmemişsin. Hiç tanımıyorsun. Çünkü mesele doğduğun aileden ziyade zihninin hangi medeniyetin referanslarıyla şekillendiğidir. Bunca yıl varoluşunu sipariş edilmiş, köksüz ve zehirli bir kimlik üzerine kurduğun için ne bu toplumun değerlerini anlayabiliyorsun, ne de o değerlerin neden var olduğunu idrak edebiliyorsun. Bu yüzden sana yönelen tepkiye ‘linç’ denilmez toplumun en doğal reddiyesi denir. Kimliklere sığınmak yerine gayriciddi ve ruhsal olarak savrulmuş olan kendinle yüzleşerek, bulunduğun yozlaşmadan hesaplaşarak çıkarsın ancak. Aksi halde Gramsci çocuğu olarak yaşamaya devam edeceksin.
Abi iyi hoş yolunuz açık olsun da niye siyasetle az buz uğraşan her ünili birinci meclis vekili gibi giyinmeye çalışıyor amk şöyle giyinen biri dünyanın en doğru şeyini anlatsa inadına oturup dinlemem