Birazda Güzel Gelişmeleri Paylaşmaya Ne Dersin ?
Mesela Dün Geceki Gelişme:
İç İşleri Bakanımız Sayın Mustafa ÇİFTÇİ, Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf TEKİN'le Bir Toplantı yaptı.
Toplantıda Sayın İç İşleri Bakanımız, Sayın Milli Eğitim Bakanına Hitaben:
-- Sayın Bakanım, Siz Kendi Görevli oldukları okullarda kat nöbeti ve bahçe nöbeti tutan öğretmenlerimize ek ders ücreti olarak ödeme yapıyorsunuz. Ayrıca Öğretmenlerimiz kendilerine ayrılan odada istirahatlerini edip ihtiyaçlarını giderip, zinde bir şekilde derslerine girebiliyorlar, elbetteki temennimiz şartlarının dahada iyi olmasıdır.
-- Peki benim personelim olan Polis Memurları ?
-- Benim Polislerime herhangi bir ek ödeme yapılmıyor. Bırakın istirahati zorunlu ihtiyaç için bile görev yerinden ayrılsa hesap sorulmaya baskıya maruz kalıyorlar. Karda-kışta, yağmurda-yağışta dışarda...
-- Hesap sormaya gelince hep en önde olan Amirler, nedendir bilinmez personelin sorunlarını dinlemeye gelince ortalıktan sıvışıyorlar.
-- Okullarda Personellerimi görevlendireceğim fakat sizden öğretmenlerimize sağladığınız imkanların tamamını benim personelimede sağlamanızı talep ediyorum. Aksi takdirde okul saatleri boyunca dışarda tek başına nöbet tutan, nerde nasıl görev yapacağı, nasıl ihtiyaç gidereceği, nasıl istirahat edeceği belli olmayan, sadece "Sabit Okul Görevlisi" diyerek tanımlanan personelden sağlıklı görev yapması beklenemez.
Sayın Milli Eğitim Bakanı "Hay Hay Efendim fedakâr Polislerimiz her şeyin en iyisine layıktır " dedi.
Mesela yani...😊
@mustafaciftcitr
SİZDEN GELENLER....
YER-İZMİR @EmniyetIzmir
Meslektaşımızın belirttiği gibi, Allah korusun bir saldırı olsa bu meslektaşımız ayağından ayakkabısını çıkarıp ayakkabısını mı atacak saldırgana...
Şimdi bu meslektaşımız bu saçma duruma itiraz ettiği için görün bakın başına neler gelecek... YALAN MI?
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM
Sizi ilk defa görüyorum. Çok delikanlı bir adam olduğunuz belli. Allah bu duruşunuza zeval vermesin.
Ak Parti milletvekilinden fon vurgununa sert tepki…
@AvSerkanBayram 👏👏
Bu saat itibariyle polis özlük hakları için tweet atmayı bırakıyorum. 15-20 adamla 350 bin kişinin hakkı için mücadele ediyoruz; kamu işçisi 130 bin alsın, siz ölüm riskiyle 80 bin almaya mahkumsunuz.
AK Parti Milletvekili Serkan Bayram'dan fon kriziyle ilgili çok çarpıcı iddialar: Dokunulmazlar uğruna ülkeyi krize soktular. Ekonomiye zararı 100 milyar dolar.
AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Güvenlik İstihbarat Komisyonu Başkanvekili Serkan Bayram, Sözcü'ye konuştu:
•Adalet hepimize lazım. Ben yaptıysam bana da gereğini yapın kardeşim.
•Ucu kime dokunacaksa dokunsun. Bana mı, ona mı, temizlensin.
•Reis alacak neşteri. Serkan sen mi yaptın; uçur, virüsleri temizlesin.
•Reis partiyi kapatsa daha çok oy alır.
•Türkiye'de sosyal patlama olur. Toplum inanılmaz rahatsız.
•Olay çok büyük. Ekonomiye zararı 100 milyar dolar. Borsa tepetaklak.
•Zehra Taşkesenlioğlu olayında SPK üzerine gitseydi, bugün bu olmazdı.
•Hayati beyin oğlunun üzerine tedbiri koyuyorsun, sonra hemen kaldırıyorsun. Ya koyma, ya kaldırma kardeşim.
•Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok.
•Sahada kazanamadığını masada kazanmak.. Bu mu, utanıyorum. Bileğimizin gücüyle kazanacağız.
•İşadamları, yargıçlar beni arıyor. Arayanların isimlerini bilsen, şok olursun.
•Ülkenin sahibi biz değiliz, sahip millet biz hamalız.
•2024 seçimlerinde genel merkez ahbapçılık yaptı, bir sürü yeri kaybettik.
•Milleti hizaya getirme, hizmet et. TC bizim tapulu malımız, yok öyle bir şey.
•İki yıl sonra seçim gelecek, millet bize gerekeni yapar.
•Ben bunlar ihanet şebekesi dedim. Toplumda infial var. Korkudan konuşamıyorlar.
•Özel uçakla Hacca giden kim? Devlet arkamızda görüntüsü veren kim? Milletten özür dilesinler.
•Partimiz gerçek anlamda aklansın.
•Bir sürü engelli kardeşimizin hakkını elinden aldı. Fatma Betül yesin diye mi?
•Arkadaş Maliye Bakanlığı hesap açmış, makbuz gönderirsin.
•Genel başkan yardımcılarından var deniyor, bürokrasiden var deniyor, bakan yardımcılarından var deniyor.
•Adaletin olmadığı bir yerde yatırım olmaz. Yabancı sermaye gelmez. Gelmiyor da kaçıyor, yazık.
➖Fatma Betül Sayan Kaya’nın, namıdiğer Nene Hatun’un hekimlik diplomasının da netleşmesi gerek.
➖Sosyal medya hesabından, Mayıs 2015'te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu paylaşmış.
➖Bu durumda 2009 yılında Tıp Fakültesi'ne başlamış olması gerekiyor.
➖Bunu kanıtlamak için 2009 ÖSYS sonuç/yerleştirme belgesinin kendisi veya ÖSYM tarafından paylaşılması şart.
📍Kariyer basamaklarındaki bir başka sorun da şu;
➖Fatma Hanım, 12 Ocak 2009 tarihinde İSBAK bursu ile ABD'ye eğitime gidiyor ve dönüş tarihi de 21 Mayıs 2010.
➖Oysa mezuniyet paylaşımına bakıldığında, 2010 yılında kendisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğrenci olması gerekiyor.
➖Yine kayıtlara bakıldığında 1. sınıfta olması gereken 2009-2010 yılları arasında kendisi AKP il yönetiminde.
➖2010-2012 yılları arasında yine tıp fakültesi öğrencisi olduğu dönemde Başbakan Sayın Erdoğan'ın danışmanı olduğu anlaşılıyor.
➖2012-2013 eğitim yılında 4. sınıfta olması gerekir, yani klinik eğitiminin (hasta muayenesinin) başladığı dönem.
➖Çok ilginçtir ki Fatma Hanım bu dönemde AKP İl Başkan Yardımcısı oluyor ve İSBAK'ta da maaşlı olarak çalışmaya başlıyor.
➖İSBAK'taki işi 20 Nisan 2015'e kadar devam ediyor, yani şu mezuniyet paylaşımını yaptığı tarihten bir ay öncesine kadar.
➖Ülkemizde hekimler mezuniyetlerinin ardından mecburi hizmete gider, aksi halde diploması geçerli değildir. Fatma Hanım bunu da yapmamış, yani mecburi hizmete de gitmemiş.
➖Bir süre sonra da vekil ve bakan oluyor.
➖Son derece çelişkili olan bu bilgilere kamuya açık kaynaklardan ulaşmak mümkün. Ancak tüm bunların detayları ortaya çıkmalı ve izahı yapılmalı.
☀️Bu nedenle konuyu Meclis gündemine taşıdık ve ayrıntıları ilgili bakanlıklara sorduk, bakalım cevap verebilecekler mi?
https://t.co/VMFhreE2y4
➖Sabahlara kadar ders çalışarak doktor olmuş biri olarak, tıp eğitiminin ne kadar zor, meşakkatli ve emek istediğini en iyi bilenlerdenim.
➖Üstteki tablonun mümkün olmadığını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Ancak yine de soru önergelerimizin cevaplarını bekleyip asıl yorumu ondan sonra yapacağım.
➖Ya da daha pratik yolu şu;
➖Fatma Hanım gelsin Meclis'e misafirim olsun, birkaç soru sorayım, doktor olup olmadığını zaten hemen söylerim.
AKP Milletvekili Serkan Bayram'dan partisine yeni eleştiriler:
◼️ Adalet hepimize lazım. Ben yaptıysam bana da ‘gereğini yapın’ kardeşim. Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok.
◼️ Millet aç, millet intihar ediyor. Benim vicdanım rahat, heybem boş. Ucu kime dokunacaksa dokunsun. Bana mı, ona mı, temizlensin.
◼️ Türkiye’yi adaleti de, borsayı da fonları da rahatlatmamız lazım. Yoksa Allah korusun Türkiye’de sosyal patlama olur.
◼️ Toplum inanılmaz rahatsız. Bu ülkenin evladıyım, bu milletin ne dediğini, ne hissettiğini görüyorum. İçim yanıyor. Adalet böyle giderse, Türkiye uçuruma gider.
◼️ Olay çok büyük. Ekonomiye zararı 100 milyar dolar. Borsa tepetaklak. Rakamlar manyak manyak.
◼️ Milleti aptal yerine koymaya gerek yok. Millet geçinemiyor, emekli zorda, cami cemaati konuşuyor, her yerdeyim, görüyorum. Günlerdir uyuyamıyorum.
◼️ Zehra Taşkesenlioğlu olayında SPK üzerine gitseydi, bugün bu olmazdı. Kapat kapat, onu kapat, bunu kapat. Ona dokunuyor, kapat; buna dokunuyor, kapat.
◼️ Hayati beyin oğlunun üzerine tedbiri koyuyorsun, sonra hemen kaldırıyorsun. Ya koyma, ya kaldırma kardeşim.
◼️ Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok. 20 yıl şerefle avukatlık yaptım, 25 senedir siyasetteyim. Yıllardır eşek gibi çalıştım.
◼️ Bu millet iki duygusala bakar cebindeki ve gönlündeki. Cebindeki veremiyorsun. Ondan sonra belediyeyi kaybettim geri alayım.
◼️ Üsküdar’ı kazanamıyorsun, Meclis üyelerini tutukluyorsun. Sahada kazanamadığını masada kazanmak.. Bu mu, utanıyorum. Bileğimizin gücüyle kazanacağız.
◼️ Bir zincir var, herkes birbirine bulaşmış. İşadamları, yargıçlar beni arıyor. Umudumuzsun diyor. Arayanların isimlerini bilsen, şok olursun. Arayan herkes tebrik ediyor, sesimiz oldun diyorlar.
◼️ Toplum sıkışmış durumda. Ülkenin sahibi biz değiliz, sahip millet biz hamalız. Millet istediğine alır verir.
◼️ 2024 seçimlerinde genel merkez ahbapçılık yaptı, bir sürü yeri kaybettik. Şimdi de karşı mahalleyi dağıtalım, biz devam edelim. Toplumda böyle bir duygu yok.
◼️ Adaleti yitirirsek her şeyimizi kaybederiz. İki yıl sonra seçim gelecek, millet bize gerekeni yapar.
◼️ Toplumda infial var. Korkudan konuşamıyorlar. Millet mutsuz ve umutsuz. Bu olay fitil oldu.
◼️Paralar çok yüksek, manyak paralar. Köprüleri satalım, hazineden verelim, niye verelim?
◼️ Özel uçakla Hacca giden kim? Devlet arkamızda görüntüsü veren kim? Milletten özür dilesinler. Bırakın safsatayı.
(Veli Toprak - Sözcü)
Bülent Ecevit 50 yıl aktif siyaset yaptı, başbakanlık yaptı.
Bu süreçte, Or An sitesinde 2 daire alabildi.
Bu dairelerinden birinde oturuyordu diğeri ise kütüphanesiydi.
AKP'li Fatma Betül Sayan, fon'a para yatırdı 5 ayda 2 milyar TL kazandı.
Bu paraya 400 daire alınabiliyor!
🔴 Gazeteci Barış Terkoğlu:
“Sedat Peker'in Türkiye'ye gelmesinin önünde şuan fiili bir engel yok.
Devlet Bahçeli, Sedat Peker'i Türkiye'ye davet edebilir.”
— Sözcü TV
Bugün Ankara'da, Anayasa Mahkemesi'nin karşısında bir emekli polis memuru hayatına son verdi. Adı Ali Şekeroğlu. 60 yaşında, iki çocuk babası.
Nasıl durduğuna dikkat edin. Boynunda Türk bayrağı vardı. Elinde taşıdığı dövizde "Para için değil, onurumuz için" yazıyordu. Son sözleri de kayıtlara geçti: "Artık geçinemiyorum. Gelinim işsiz, damadım işsiz."
Bu insanın kim olduğunu iyi anlayalım. Ali Şekeroğlu bir polis memuruydu. Yıllarca silah taşıdı, gece nöbeti tuttu, ölümle burun buruna çalıştı, bayramlarda ailesinin yanında olamadı. Bu ülkenin en zor günlerinde sokakta o vardı. Ve hayatını, meslek hayatı boyunca beline taktığı beylik silahıyla, devletin en yüksek mahkemesinin karşısında sonlandırdı.
Bu bir istisna değil. Gün geçmiyor ki benzer haberleri duymayalım.
Çalışan polisimizin hali ortadadır. Büyük şehirlerde bir polis memuru maaşıyla kira ödeyemiyor, çocuğunu okutamıyor. On iki saat, on altı saat görev yapıyor, fazla mesaisinin karşılığını alamıyor.
Sokakta devletin otoritesini temsil eden insan, eve girdiğinde mutfaktaki hesabı denkleştiremiyor. Sonra bu insandan soğukkanlılık, sabır, itidal bekliyoruz.
Emekli polisin hali ise apayrıdır. Bir ömür taşıdığı psikolojik yükle emekli oluyor, karşısında bir ömrün karşılığı olmayan bir rakam buluyor. Kimi ek iş arıyor, kimi çocuğuna yük olmamak için sessizce sıkıntı çekiyor, kimi de bugün gördüğümüz noktaya geliyor.
Ömrünü bu devlete vermiş bir polis memurunu, arkadaşlarının gözü önünde bu noktaya getiren nedir?
Emniyet mensuplarımızın ve emeklilerinin ekonomik durumu ile ruh sağlığı üzerine bugüne kadar hangi kapsamlı çalışma yapılmıştır?
Bu teşkilatta kaç intihar yaşandığını, kaç polis memurunun psikolojik destek aldığını İçişleri Bakanlığı açıklayabilir mi?
Polisimizin ve emekli polisimizin talebi bellidir, emeğinin karşılığı ve emeklilikte onurlu bir hayat.
Bu ülkenin kaynakları bu insanlara yetmiyorsa, kaynakların nereye gittiğini konuşacağız.
Ali Şekeroğlu'na Allahtan rahmet ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
İKİ GÜNDE DÖRT İNTİHARA DAİR BASIN AÇIKLAMAMIZDIR.
Değerli kamuoyu,
Dün Yalova'da bir mesai arkadaşımız, bugün çevik kuvvette çalışan 2 aylık genç bir arkadaşımız ayrıca yine bugün 2 emekli meslek büyüğümüz olmak üzere 2 günde 4 intihar vakası gerçekleşti.
Bugün Ali Şekeroğlu isimli emekli mensubumuz Anayasa Mahkemesi önünde "Artık geçinemiyorum" diyerek intihar etti. Elinde pankartta "Para için değil, Onurumuz için." yazıyordu.
Yine bugün Manisa'da servis şoförlüğü yapan emekli bir meslek büyüğümüz ise evinde canına kıydı.
Geçen hafta emekli bir emniyet mensubu ise korsan taşımacılık yaparken yakalanıp hem bir polisi şehit etti hem de intihar ederek hayatına son verdi.
Emekli ve Çalışan Emniyet mensuplarının geçim sıkıntısı yaşadığını defaatle dile getirdik. Yıllarca devletine onuruyla hizmet eden ve etmiş insanların bugün ekonomik çıkmaza sürüklenmesini, nefes alamayacak hale gelmesini nasıl açıklayacağız? Çözüm isteyenlere teker teker tüm sorunları sıralayabiliriz. Ancak görüyoruz ki böyle bir irade ortaya konulmamaktadır. Üstelik bu iradeye dair sözler daha öncesinden verilmiş olmasına rağmen. Unutulduysa hatırlatmak isteriz. 3600 ek gösterge eğitim ve hizmet sınıfı fark etmeksizin tüm emniyet mensuplarına verilmedi. Yıllardır bu talebi dile getirmekten hem emeklilerimiz hem de bizler yorulduk. Ancak duymak istemeyenler duymadı.
Bugün mesleğinin baharında daha 2 aylık memur olan bir kardeşimiz neden intihar eder?
İvedi bir şekilde emniyet mensuplarının, sosyal, kültürel ve ekonomik hak ve beklentilerini karşılayacak meslek kanunu ve iyileştirilmeler bir an önce hayata geçirilmelidir. Bunun yapılmadığı her gün gerçekleşen intihar vakalarının sorumluluğu kimdedir?
Emniyet Teşkilatının çalışanları ve emeklileri devletimize canı pahasına hizmet etmesine rağmen bugün diğer kamu görevlilerin sahip olduğu en temel haklara dahi sahip değildir!
Bir an önce emniyet mensuplarının sorunlarının çözümü noktasında siyasi bir irade ortaya konulmalıdır. Emniyet Teşkilatı Sendikası olarak atılacak her adımda elimizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyor, hayatını kaybeden mensuplarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Teşkilatımızın başı sağolsun.
Allah bu haberi yapanı da yaptıranı da bu iftiralarında boğsun. Allah bunları yapanların iki elini bir araya getirmesin.
Bu yapılan karşısında sadece Allah'a sığınıyorum ve bu yapılanları ona havale ediyorum. O ne güzel vekildir.
@yeniakit
https://t.co/2HWQar6Mma