Geçen sene Galatasaray’ın mağlup olduğu Kocaelispor Galatasaray maçında, mükemmel yönetmesine rağmen 10 hafta maç vermeyen MHK, Adnan ve Bülent’e önümüzdeki hafta maç verecek misin? MHK başkanı Ferhat, istifa edeceksin. Çifte standarta son. Lütfen bu paylaşımı rt edelim.
#tgrtfutbol
Mustafa Kemal Paşa: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır”
Tarihte bugün: 23 Ağustos 1921
Sakarya Meydan Muharebesi: Ankara’nın kaderini belirleyen 22 gün 22 gece
23 Ağustos 1921’de başlayan Sakarya Meydan Muharebesi, Türk İstiklal Harbi’nin dönüm noktalarından biri oldu. Türk ordusu, Yunan ordusunun Ankara’ya ilerleyişini durdurmak için 22 gün 22 gece süren tarihi bir mücadele verdi.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nin ardından Türk ordusu Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmiş, Yunan ordusu ise Ankara’ya doğru ilerlemeye başlamıştı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve Türk ordusu için artık geri dönüşü olmayan bir savunma savaşı başlamıştı.
23 Ağustos’ta Yunan ordusunun saldırısıyla başlayan muharebe, Ankara’nın Polatlı ve Haymana çevresindeki geniş bir alanda sürdü. Türk ordusu, klasik bir hat savunması yerine Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle bütün vatan sathına yayılan bir savunma anlayışı benimsedi.
Savaşın en kritik günlerinde Türk birlikleri ağır kayıplar vermesine rağmen mevzilerini terk etmedi. Mustafa Kemal Paşa’nın “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” emri, Sakarya’daki mücadelenin sembolü haline geldi.
22 gün 22 gece süren muharebe, 13 Eylül 1921’de Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Yunan ordusu Sakarya Nehri’nin batısına çekilmek zorunda kaldı. Böylece Ankara’nın işgal edilmesi tehlikesi ortadan kalkarken, Millî Mücadele’nin yönü de Türk ordusu lehine değişti.
Sakarya Zaferi’nin ardından TBMM, 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya mareşal rütbesi ve gazi unvanı verdi.
Türk ordusunun yaklaşık 5 bin 713 şehit ve 18 bin 480 yaralı verdiği muharebe, ağır bedellerle kazanıldı. Sakarya’da elde edilen zafer, yalnızca bir askerî başarı değil, Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanacağına dair inancın güçlendiği tarihi bir dönüm noktası oldu.
Sakarya’nın ardından Türk ordusu stratejik üstünlüğü ele geçirdi. Yaklaşık bir yıl sonra başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Sakarya’da kazanılan bu stratejik üstünlüğün devamı niteliğinde olacaktı.
23 Ağustos 1921’de başlayan Sakarya Meydan Muharebesi, 105 yıl sonra da Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak hatırlanıyor.
💰Somali’ye 1 milyar dolardan fazla bağış yaptık.
💰Sonra bir 30 milyon dolar verdik, ardından bir 30 milyon dolar daha verdik.
🏩Büyük bir araştırma hastanesi kurduk, adı da Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi. Çok sayıda Türk sağlık çalışanı hizmet veriyor. Her yıl milyonlarca dolar harcıyoruz Somali halkının sağlığı için.
🚢Mavi Vatan’daki sondaj gemilerimizi geri çekip Somali’ye gönderdik, şimdi orada petrol ve doğal gaz arıyorlar.
🇹🇷600 kadar Türk askeri orada görev yapıyor, Somali halkını koruyor. Geçtiğimiz günlerde görev sürelerini de uzattık.
👉İncek’te 5 bin metrekare arsa hibe ettik, içine de 3 bin metrekare büyükelçilik binası yapacağız, parası yine bizden.
🪐Yakında oraya bir de "uzay üssü" kuracağız!
🇸🇴Somali Dışişleri Bakanlığı dün resmi bir açıklama yaptı:
➖Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (Rumların) egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygılıyız.
➖KKTC’yi tanımıyoruz!
👉Demek ki Türk Milleti’nin rızkından kesip sağa sola para saçmakla “büyük devlet-dünya lideri” olunmuyormuş.
20 Ağustos 1922
-Akşam Fahrettin Altay'ın Süvari Kolordusu cepheye intikale başladı.
-Akşehir’de Başkomutan ve komutanlar toplandı. Taarruzun 26 Ağustos Cumartesi sabahı yapılması kararlaştırıldı.
Üç yüz yıldır verilmemiş bir karar ve emirdi bu.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa:
"20/21 Ağustos 1922 gecesi 1. ve 2. Ordu komutanlarını da Cephe Karargahı'na çağırdım. Genelkurmay Başkanı ile Cephe Komutanı'nı da yanımda bulundurarak, taarruzun nasıl yapılacağını harita üzerinde kısa bir savaş oyunu şeklinde açıkladıktan sonra Cephe Komutanı'na o gün vermiş olduğum emri tekrarladım. Komutanlar harekete geçtiler. Taarruzumuz, strateji ve aynı zamanda bir taktik baskın halinde yürütülecekti."
Başkomutan 41 yaşında.
Savaşın ustası, barışın efendisi...
#BüyükTaarruz
KKTC'nin davet edilmediği İstanbul'daki uluslararası coğrafya konferansına Rum yönetiminin "KIBRIS CUMHURİYETİ" adıyla katılması ve Rum bayrağının açılması kabul edilemez.
KAHROLDUM
22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı (iGeo 2026) Türk Coğrafya Kurumu’nun ev sahipliğinde 11-17 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da yapıldı.
Emlak Katılım" ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ve 50 ülkeden genç coğrafyacıların katıldığı 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nın madalya töreni, İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda yapıldı.
İGEO, 16 ile 19 yaş arasındaki lise öğrencilerinin katıldığı bir Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'dır (International Geography Olympiad)
Dünya genelinden genç yetenekleri bir araya getiren bu akademik yarışma, Uluslararası Coğrafya Birliği (IGU) tarafından düzenlenir.
Dolayısıyla hangi ülke gençlerinin katılacağını bu kurum belirler ve daveti de bu kurum yapar.
Olimpiyata Kazakistan, ABD, Almanya, Endonezya, Litvanya, Moğolistan, Singapur, Belarus, Sırbistan, Letonya, Yeni Zelanda, İran, Macaristan, Filipinler, Belarus, Çin-Taipei,
Çin-Hong Kong, Slovakya, Bulgaristan, Romanya, Tayland, Hırvatistan, Avustralya, Estonya, Çin-Pekin, Polonya, Slovenya, Kanada, Kıbrıs,(Rum yönetimi) Japonya, Hollanda, Çekya, İsviçre Bosna-Hersek, Brezilya, Ukrayna, Özbekistan, Lihtenştayn katıldı.
Organizasyonda Rum yönetimi gençleri de 2 madalya aldı. Madalya takdimi sırasında anons "KIBRIS CUMHURİYETİ" olarak yapıldı ve o anda Rum bayrağı açıldı
Bunca devletin gençlerinin katıldığı İstanbul’daki bir toplantıda Kıbrıs Türk gençlerinin dışlanması çok çok üzücü bir durum!
Sanırım, bu kurum, KKTC tanınmadığı için gençlerimizin katılımını dışladı.
GEREKÇESİ NE OLURSA OLSUN, Türkiye'nin tanımadığı Rum yönetimi,
"KIBRIS CUMHURİYETİ" adı ile İstanbul"a davet edilip Rum bayrağı açılırken, Türkiye'nin resmen tanıdığı KKTC 'nin toplantıya davet edilmemesi beni kahretti.
Bunun, Kıbrıs Türk Halkı ve gençleri üzerinde yaratacağı negatif etki düşünülmeliydi!
Bu, Türkiye’nin milli Kıbrıs politikasına yüzde yüz ters bir durum. Sırf uluslararası bir etkinlik olacak diye, KKTC 'nin dışlanmasına izin verilmemeliydi...
Kanımca Türkiye'nin, toplantıya KKTC gençlerinin de katılması için bu dernek nezdinde girişim yapması gerekirdi.
Bu girişim reddedilirse, toplantıya ev sahipliği yapılmayacağı söylenmeliydi.
Gitsinler para bulsunlar, başka ülkede yapsınlar. Sonuçta bir dernek!!!
Kıbrıs davasının savunulması ve halkımızın/gençlerimizin moralinin yüksek tutulması, bu derneğin toplantısından çok daha önemli..
Kıbrıs Türk Halkının tecridine asla göz yumulmayacağı bu derneğe de gösterilmeliydi.
Dünyanın bize insanlık dışı, haksız ve hukuk dışı izolasyon uyguladığı ve Türkiye ile KKTC'nin bu tecride son verilmesi için büyük bir mücadele verdiği bir gerçekken, bu organizasyonu yapan uluslararası kuruluşun KKTC'yi dışlayarak, Türkiye'nin tanımadığı yasa dışı, gayrı meşru, işgalci Rum yönetimini tüm Kıbrıs adına İstanbul'a davet etmesi ve Rum bayrağını açtırması kabul edilemez.
Bu organizasyonun Türkiye'deki ev sahibi olan Türkiye Coğrafya Kurumu, önceden Dışişleri Bakanlığı'na niye bilgi vermedi? Niye Dışişleri Bakanlığı'nın görüşünü almadı?
Büyük bir yanlış yapmışlardır ve derhal görevden alınmalıdırlar.
Bu nasıl bir gaflet, nasıl bir aymazlık, nasıl bir sorumsuzluktur?
Beşiktaş'ın buluşma noktası Kartal Heykeli'nde restorasyon çalışmalarımız tamamlandı.
Beşiktaş Köyiçi’nin merkezindeki Kartal Heykeli, 2003 yılında Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 100. yılı anısına dikildi.
Bugün maç günlerinde kalabalıkların buluştuğu, günlük hayatın içinde adres tariflerinin değişmez noktalarından biri olan Kartal Heykeli, semtin hafızasında yalnızca bir anıt değil, aynı zamanda bir buluşma noktası.
Süleymancılar bu kadar kirli de 86 milyonun önünde yumruk yumruğa miras kavgası yapan Menzil tarikatı çok mu temiz? Konu şaibeli servet meselesiyle Menzil’e niçin operasyon yapılmadı, yapılmıyor?
17 Ağustos 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1374. Direnişin 6. yılı/2052. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
August 17, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1374/6th year/2052nd day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
Uyan Türkiye..
17 yaş altı Kadınlar Voleybol dünya şampiyonasında Türkiye finalde.
Biz hala burada teknik direktörlerin bu hafta sonunda verdikleri kararları ve kurdukları kadroları tartışıyoruz.
Tencere dibin kara seninki benden kara misali !
Türkiye sizlerle ne kadar gurur duysa yeridir.
Başarılar.