Ayasofya, insanlığın ortak vicdanıdır!
Böylesine bir yapının kalbine iş makineleri sokmak, restorasyon değildir. Olsa olsa hafızaya karşı işlenen bir körlük, insanlığa yapılan bir kötülüktür...
Yıllarca Anadolu’yu gezdim…
Ören yerlerinde, Ani Harabeleri’nde, antik kentlerin kıyısındaki köylerde hep aynı manzaraya rastladım:
Tarihin taşları yalnızca zamana değil, bizim hoyratlığımıza da yenilmiş.
Roma sütun başlıklarının hayvan yalağına,
Bizans taşlarının tuvalet basamağına dönüştürüldüğünü defalarca gördüm.
Bu topraklarda tarih, çoğu zaman kendi evinde bile misafirdir.
Bugün Ayasofya’da tanık olduklarımız da aynı hikâyenin büyük ölçekli bir tekrarıdır.
Venedik’te 600 yıllık bir yapıyı restore ederken taşın nefesi bile gözetilirken,
biz bin beş yüz yıllık bir mabedin içine büyük inşaat araçları sokuyoruz.
Bu bir restorasyon değil, hafızanın bedeninde açılan yaradır.
Berlin’de Bergama Sunağı’nın önünde Yaşar Kemal’le durduğum günü hiç unutmam.
Ona, kültürümüzün parçalarının yabancı bir müzede misafir edildiğini üzülerek söylemiştim.
Bilgece gülümseyip şöyle demişti:
“İyi ki buradalar Ahmet…
Bizde olsaydı taşlarını ev temellerine gömerdik. En azından insanlık burada onlara tanıklık ediyor.”
Bugün Ayasofya’ya bakınca, bu sözün ağırlığı yeniden çöktü içime.
Kültür mirası bir milletin değil, insanlığın vicdanıdır.
Ve biz o vicdanı korumakla yükümlüyüz.
👀 "İbrahim Kutluay'ı sevmesem de Sezar'ın hakkı Sezar'a"
🇹🇷 TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, Türk basketbol tarihinde 'son dakikaları oynayabilecek' en iyi beşi saydı:
"Harun Erdenay, ben, Mirsad Türkcan, Mehmet Okur ve kendisini sevmesem de İbrahim Kutluay. Sezar'ın hakkı Sezar'a. Sonuçta bir sporculuk kariyeri var, saygı duymak gerek."
(via: Anadolu Ajansı)