Açar gece yarısı çiçekleri bu sessiz karanlıkta.
Kokun yayılır ortalığa çekerim derin bir nefes.
Uzanıp yakarım kandillerini ve içimdeki mabedim.
Ve bir dua gibi sayıklayıp adını sabahı karşılarım.
Akşamın dingin saatleri bunlar...
Seni sensiz yaşadığım
H. Özkan
Kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonundan
Demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor.
Bir gülüşündür gençliğimi döndürdü yolundan;
Yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor
Ancak sen tâzelikte gül yaraşır pencereme;
Uykusuz gecelerimde kokusunu duyduğum
Cahit Sıtkı Tarancı
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir kibrit alevinde
Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın
Acımasızlığında bir ahın
Ağlayan yüzünde İsa'nın Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla narın
İncirin , zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne ,
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik dostların gönlü olsun,
ne olur sabahı et bir gececik.
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,
kör olsun şeytan bir gececik.
Hz. Pir Mevlana Celaleddin Rumi
Ölüm acılarını gördü tatlı can,
koyuldu işte böyle ağlamaya.
Olanlar oldu, gitti dostum benim.
şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var.
öylesine topraklar altında kalmışım.
Hz. Pir Mevlana Celaleddin Rumi
Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
Şimdi aşk kaçmış bir ilmektir gövdenin örgüsünde,
Uykusuz bir gecenin çitlerine takılan.
Sökülür durmadan uzayan ipliğiyle,
Sarılır mekiğine sabahın
Ürkek bir güvercin halinde.
Ve sen eksildikçe o güvercin tamlanır,
Kanatlanır böylece köpüren özlemiyle.
Metin ALTIOK
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin,
Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı.
İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı.
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı.
O'ndan başka ne varsa yandı,
Yandık sen ve ben.
Nurullah Genç
Hani söz vermiştin bana
Gelincikler açınca gelecektin
Al yanaklarını gülücükle süsleyecektin
Ceylanların sektiği dağdan
Bir kaya gibi kopacak
Ellerime tutunacaktın
Binbir çiçek kokacaktı elbisen
Her yer senle dolacaktı
Hani söz vermiştin zaman İkimizin olacaktı
Hüseyin KÖSEOĞLU
Güzeldin saçların güzeldi
İstanbul açardı dudakların
Yanaklarında laleler olur
Sözlerinde martılar uçuşurdu
Hürdü vapurlar gezerdik
Boğaziçi kıskanırdı
Kız kulesi küserdi
Sen güzeldin
Seni isterdi Deniz
Sense beni
Dokun dedin
Çok güzeldin
Dokunmaya kıyamadım
Hüseyin KÖSEOĞLU
Bugünde yetişemedim
Üsküdar iskeleden kalkan vapura
Elim havada kaldı
Bir el sallayamadım
Gözlerini seyredemedim
Gönlüne dokunup seni yine göremedim
Bulutlar kapladı yağmur indi bir anda
Yine sana yetişemedim
Sen gittin o yana
Özlemin kaldı bu yana
Hüseyin KÖSEOĞLU
Aşk nedir,bilmiyorsan gecelere sor,şu sapsarı yüzlere,şu kupkuru dudaklara sor.
Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile,gene aşk yolunu bilemez,şaşırır kalır.
Hz.Pir Mevlana Celaleddin Rumi
Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ
Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.
A.Muhip Dranas
Gönlümün sultanı nar çiçeği
İncecik ruhun var ellerimde
Hasret örüp üflediğim kalbin var
Dertli damlaları biriktirdiğim yerde
Şimdi uçup gelse üşüyen serçe
Kanatlarını açıp pencerende ötse
Alıp içeri sarar mısın gülüşünle
Donan bir kalbi ısıtır mısın ellerinle
Hüseyin KÖSEOĞLU
Gözlerimde kuş tüyü bir uykusuzluk,
Avuçlarımda akşamdan kalma çaresizlik
Bir gece daha devriliyor içimde,
Adını koyamadığım bir sessizliğin peşinde
Gelmek istiyorum sana doğru,
Ama bilmiyorum çağırdığın yer nerede.
Hangi gecenin ardında saklı sesin
Sen nerdesin
Hüseyin KÖSEOĞLU
Aşktır görünmezi görünür
Hatayı kusursuz kılan
Küçük bir sevinç açtırır gülleri
Şüphe ise soldurur papatyaları
Gelincikleri kurutur sayfa aralarında
Seven sevildiğini bilmese de
Aşk en çokta sevilene yakışır
Sevdiğini görmesede
Hüseyin KÖSEOĞLU
Eylül yağmuru yağar gözlerime
Kalbimi ıslatır hasretin
Bir cemre bir özlem düşer gönleme
Sensiz bir an olsa
O anı sileri
Gülizar olsa önümde
Sen olmasan içinde
Ardıma bakmam döner giderim
Dikenin olsa çeşit çeşit
Batsa sol yanıma
AcıtmaZ beni sevdiğim
Hüseyin KÖSEOĞLU
Sensiz aşkın adıdır muamma
Belli belirsiz kalmış izleri
Dalı kırılmış karanfillere benzer
Susuz kızıl toprak çatlar sensiz
Yarılmış incirler
Sığırcıkların talanında
Gül kokuna dalmak varken
Zakkum acılığını zerk eder
Simyacılar damarlarıma
Hüseyin KÖSEOĞLU- 2021
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri
Payı yok, apansız inen akşamdan,Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini
A.Arif
Hayır, diyordu bir dağ köylüsü
Hiç bir şey için geç değil
Ve geç değil
Birşey için hiçbirşey
Birşey vardı öyleyse, birşey
Beni çeken... yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan
birşey
Tutsana beni bırakmasana
Olsun, yaralasana
Olsun, ağrısa da
Yalan da olsa kalsana
İ. Sadri