@cumhuriyetgzt1 Vicdanını yitirenlere bir soru: Eğer bu canlar bizden biraz daha akıllı olsaydı ve insanları öldürmeye başlasaydı, bunu da haklı mı görecektiniz?
Dostlarım acil durumdayız.bayram için hiç mamamız yok. Bayramda yemek atığı ve mama alacağımız yerde olmayacak. 9 gün boyunca dayanmaları mümkün değil. Bir kilo mama 40 tl. 15 kg paket 600 tl. 650 paket mamaya ihtiyaç var. Belki 650 kişiyi bulamayız ama 650 paket mama için azar azar bağış yapabilirseniz bizde topluca alabiliriz.
Gelip görüyorsunuz gerçek bir emek var burada.lütfen dostlarım bir kiloda oksa bağışınızı bekliyorum. Dilerseniz kredi kartıylada bağış mümkün. Aşağıdaki link yada profildeki linkten bağışlarınızı yapabilirsiniz
https://t.co/5Lxmf8y9t7
DÜNYA HAYMANALI DOKTORU KONUŞUYOR! 👇👇😍Haymana'dan Harvard'a!
Haymana’nın ayazında, bozkırın tam kalbinde bir çocuk büyüyordu. O zamanlar kimse bilmiyordu; o küçük ellerin gün gelip tıp literatürünü baştan yazacağını…
Antalya’da bir ameliyathane. Saat sabahın dördü. Dışarıda dünya uyurken, içeride "imkânsız" denilen bir mucize için iğneyle kuyu kazılıyordu.
İnsan saçından daha ince damarları birbirine dikmek... Kopan umutları yeniden hayata bağlamak... Herkesin "vakit çok geç" dediği yerde, o sessizce neşteri eline aldı.
Prof. Dr. Ömer Özkan.
O, sadece bir cerrah değil; bu toprakların yetiştirdiği bir deha.
Dünyada ilk kez kadavradan rahim nakli yaparak "anne olamazsın" denilen kadınlara umut oldu. Türkiye’nin ilk tam yüz nakliyle, aynalara küsen bir gencin kaderini değiştirdi.
Harvard Üniversitesi ayakta alkışladı, BBC ve CNN "Türk Mucizesi" diye manşet attı. National Geographic belgesellerine konu oldu ama o mütevazılığından hiç ödün vermedi.
Bozkırın evladı, bugün dünyanın en saygın kürsülerinde parlıyor.
Peki, biz kendi öz evlatlarımızı ne kadar tanıyoruz? Başkalarının sahte kahramanlarını konuşmaktan, bu sessiz devleri unutuyor muyuz?
Bu başarı sadece tıbbın zaferi değil; bu, bir Anadolu insanının dünyaya attığı imzadır. 🇹🇷
Sizce de bu gururu daha yüksek sesle konuşmamız gerekmiyor mu? 🧿
Patiliköy mamasız kaldı. Ne yazsam hangi cümleyi kursam duyulmuyor rt yapılmıyor.açlar…. Belki rt yapıp destek olursunuz. Güvendiğiniz inandığınız sizi hiç yanıltmayan bizler çok çok üzgünüz lütfen bir kilo olsun mama bağışı yapın. Siz olmadan biz var olamayız.. aşağıdaki linkten bağış yapabilirsiniz
https://t.co/5Lxmf8yHiF
Umarız bunu tuvalette okumuyorsun
Çin'in Zhongshan şehrinde bir adam, akıllı telefonuna dalmış bir şekilde 30 dakikadan fazla tuvalette oturdu. Zaten rektal prolapsus eğilimi vardı, ancak akıllı telefonunu kullanırken uzun süreli karın basıncı ve zorlanma bardağı taşıran son damla oldu. Tenis topu büyüklüğünde bir bağırsak parçası anüsünden dışarı çıktı ve kendi başına içeri itemediği için doğrudan hastaneye gitti. Doktor, "tuvalette akıllı telefon kullanmanın pelvik taban kaslarını tahrip eden bir eylem olduğunu" uyardı.
2018'de dünyayı şok eden bu olay, son zamanlarda sosyal medyada "tuvalette akıllı telefon kullanmanın sonuçları" olarak yeniden gündeme gelerek geniş çaplı travmaya neden oldu.
Tıbbi kural tuvalet ziyaretlerini 5 dakikadan kısa tutmak olsa da, modern insanların akıllı telefonlarını kullanarak bağırsak hasarı riskiyle karşı karşıya kaldığı görülüyor.
Tuvaletteyken YouTube izlemek veya sosyal medya kullanmak kelimenin tam anlamıyla "kendini yok etme eylemi"dir, bu yüzden bunu tuvalette okuyorsan, telefonunu bırakıp hemen ayağa kalk…🚽🧻
Tohumdaki ihanetin acı fotoğrafı;
Trabzon Tonyalı ablamız feryat ediyor:
"Atadan dededen kalan tohumları çoğaltıyorum. Pazarda satmaya çalışıyorum, tarım ilçe müdürlüğünden ekipler gelip satmamızı engelliyorlar.
İsrail tohumu serbest Ata tohumu satmak yasak"
Tohum Kanunu çıkartıldığında böyle olacağını söylemiştik.
5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile "sertifikasız tohum satıyorlar" bahanesi adı altında Ata tohumlarını satanları işte böyle cezalandırıyorlar.
Yerli tohumuna sahip çıkamayanın, tarımda geleceği olamaz.
Bu ablamızı ağlatanlar da asla iflah olmaz.
Ödül vermeniz gereken bir çiftçiye ceza veriyorsunuz.
Birileri bu tweetimden rahatsız oluyor hemen saldırıya geçiyorlar. Neden? Çünkü Ata tohumları demek bağımsızlık demek, sürdürülebilirlik demek, her yıl küresel tohum baronlarına haraç vermemek demek. Kısır tohumlarınızı alıp defolup gideceksiniz