Gül Hocam!..
Sevenlerin bir kere daha yollarda, kimi otobüs, kimi tren ve kimi de uçaklarda. Dillerinde dualar, heybelerinde selamlar ve hayallerinde, gözyaşlarını içine dökmek zorunda kalan öz yurdundaki garipler…
Bir kere daha seni anlamaya koşuyoruz. Ölüm en büyük nasihat değil mi? Bugün sen en azametli vaazını vereceksin. Cismen ve maddeten son kere önümüze geçecek ve bize uhrevî besteler dinleteceksin.
Ey seyyar ve seyyal mabedin hatibi!
Nasıl da geçti yıllar! Çoğumuz çocuktuk, bir kısmımız da genç! Dünyanın dar buudlarında sıkıştığımız, şeytan, nefis ve hevâ tuzaklarına maruz kaldığımız günlerde bir müjde dolaşırdı kulaktan kulağa. “O, şurada gönüllere seslenecekmiş; bizleri yine elimizden tutup altın çağlara götürecekmiş” diye. Günlerce öncesinden yolculuk hazırlıkları başlardı. Oruçlar tutulur, Kur’an ve dualar okunur, namazlar kılınır; maddî-manevî temizlik yapılır ve sanki ötelere gidiş için hazırlanılırdı. Hele Hatîbin, “ne anlatırım, ne derim” şeklinde dertlenmesi, Peygamber kürsüsünün hakkını vermek için günlerce uykusuz kalması, ağrı kesici ilaçlarla, iğnelerle ayakta durmaya çalışması... bir fısıltı halinde dört bir tarafa yayılınca sineler bütün bütün heyecanla atmaya başlar, aradaki günlerin çabucak geçmesi ve o muhteşem vaaz anının hemencecik gelmesi beklenirdi.
O seyyar ve seyyal cami, uzun süre Bornova’da, daha sonra kimi zaman Üsküdar’da, bir başka vakit Süleymaniye, Hisar, Şadırvan ya da Fatih’te misafirlerini ağırlardı. Türkiye’nin her yanından ona doğru, aynı yöne ve aynı gayeyle giden arabaların, otobüslerin, değişik vasıtaların yolcuları, her durakta farklı bir heyecan ve sevinçle dolar; geçen her dakika ve saatle beraber kutlu buluşmaya biraz daha hazır hale gelir; mikrofondan yükselen Kur’an ve ilâhî sesleriyle adeta büyülenir ve bambaşka bir ruhânîliğe bürünürlerdi. Mola yerlerinde karşılaşmalar, asırlık ayrılık ve hasretten sonra birbirine kavuşan sevgililerin vuslatı kadar içten, sıcak, yakıcı ve sihirliydi. Ah o tebessüm eden masum çehreler; ah o, “bu da gelmiş” sevinciyle yaşaran gözler!..
Can hocam,
Kürsün bir kere daha hazırlanıyor. Yine türlü türlü araçlarda sana koşan bülbüller Kuran ve dualar okuyor. Bu defa sinelerimiz firâkınla yaralı, yüreklerimiz ayrılığınla dağlı olsa da seni tanımışlığın şükrü var dillerimizde. Dahası bu seferki nasipliler Türkiye’nin değil yeryüzünün her köşesinden “bahar çiçekleri”ni de yanlarına almış sana koşuyor.
Keşke o “hey gidi günlerde”, seni dinlerken yakaladığımız ruh halimiz hep devam etseydi. Keşke o aşk, şevk, ümit ve kararlılık hep sürseydi. Biz, şimdilerde o günleri yadedince kendimizi birer öksüz, birer yetim ve birer evsiz-barksız gibi hissediyoruz. Hicran ve hasretimizi, mazide seni dinlemiş olma lütfu ve ötede de dinleme arzu ve ümidiyle gidermeye çalışıyoruz. Yine de her şeye rağmen, senin içimize attığın hak ve hakikatin, iyilik ve güzelliğin temsilcisi olma korunu, sinelerimize saldığın yaşatmak için yaşama ateşini hiç eskimeyen hatıralarla hep canlı tutmaya çabalıyoruz.
Heyhat, sevenlerin ağlıyor, kendini bilmezler esiriyor. Fakat hiç merak etme, kardeşlerin seni mahcup etmedi/etmeyecek ve her zamanki gibi kendilerine yakışan tavrı sergiledi/sergileyecek. Hani hayat boyu severek okuduğun kasidesinde İmam Busîrî diyor ya: “Göz, iltihaplı olduğunda güneşin parlak ışığını reddeder ve ona hoşnutsuzlukla bakar; ağız da hastalıktan ötürü suyun lezzetini hissedemez ve onu beğenmez.” Hizmet gönüllüleri kalbinde maraz taşıyanları muhatap almıyor, onlara sadece acıyor ve hidayet duası yapıyor.
Allah’a kâinatın zerreleri adedince hamd ü senâ olsun, bize senin huzurundaki o ölümsüz anları yaşattı. Efendimize binlerce salat ü selam olsun, senin O’na muhabbetin bizim ruhlarımızda da peygamber sevgisini tutuşturdu.
Hakkını ödeyemeyiz; sana sonsuz teşekkür ederiz, bize ötelerin ses ve soluğunu dinlettin.. biz sana maddeten uzak olsak da sen ruhumuza işleyen sesin ve halin ile hep içimizde ve önümüzde bulunacaksın. Dileriz, Rabbimiz bize de istikamet lütfetsin ve hepimizi Peygamber Efendimiz ile beraber havz-ı Kevser’in başında buluştursun. Sen vazifeni yaptın ve yeterince ağladın; artık gül hocam!..
Dünyanın farklı bölgelerinden gelen yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı cenaze namazı ile Fethullah Gülen Hocaefendi son yolculuğuna uğurlanıyor.
#FarewelltoFethullahGulen
GÜLEN’İN VEFAT HABERİ YUNANİSTAN’IN ANA HABER BÜLTENLERİNDE İLK SIRADA
Fethullah Gülen’in vefat haberini flaş olarak veren Yunanistan'ın televizyon kanalları, Gülen’in eğitim, demokrasi, dinlerarası diyalog ve kültürler arası köprüler kurulmasına ilişkin fikirlerinin milyonlarca insana ilham kaynağı olduğu vurgulandı.
https://t.co/WB1ZT96UFu
Yunanistan televizyon kanalları, ana haber bültenlerinde Fethullah Gülen’in vefat haberine geniş yer verdi. Gülen’in röportajlarından bölümlere de yer verilen haberlerde, Gülen’in eğitim, demokrasi, dinlerarası diyalog ve kültürler arası köprüler kurulmasına ilişkin fikirlerinin milyonlarca insana ilham kaynağı olduğu vurgulandı.
MEGA TV: TÜM DÜNYADA FLAŞ HABER
Yunanistan’ın ilk özel televizyonu Mega TV, sabah haberleri kuşağında emektar gazeteci Yordanis Hasapopulos, “Gerçekten büyük bir haber. Tüm dünyada son dakika olarak verilen flaş bir gelişme.” sözleriyle habere yer verdi. Sunucunun söz verdiği muhabir, “Pensilvanya’da uzun yıllardan bu yana sürgünde yaşayan Fethullah Gülen, 86 yaşında hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı. Türkiye için çok önemli bir şahsiyet olan Gülen’in 2013 yılında Türk hükümetinin karıştığı ekonomik skandalın ardından Erdoğan tarafından suçlandığını aktarıldı. Gazeteci Hasapopulos, 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından binlerce Gülen sempatizanının hapishanelerde çürütüldüğünü belirtti. Enes Kanter’i programlarında ağırladıklarını anlatan sunucular, Erdoğan’ın Kanter’e ve Gülen’e suikast yapmayı planladığını da hatırlattı.
ERT: GÜLEN EN ÇOK KONUŞULAN KİŞİYDİ
Öte yandan devlet televizyonu ERT, sabah kuşağı haber programında, yayın akışını keserek İstanbul’daki muhabirinden gelişmeleri aldı. Yanis Mandalidis, “Gülen’e yakın kaynakların aktardağına göre Fethullah Gülen, 86 yaşında hayatını kaybetti.” dedi. Gülen’e Türk hükümeti tarafından birçok suçlama yöneltildiğini aktaran Mandalidis, “Gülen, modern Türkiye tarihinin en çok konuşulan ve tartışılan şahsiyeti. Çok fazla destekçisi bulunan bir Hareket’e liderlik yapıyordu.” ifadelerini kullandı. Program sunucuları ise Erdoğan’ın ‘Gülenist’ olarak tanımladıkları her seviyede çok sayıda insanı hapse attığını ve işlerine son verdikleri değerlendirmesinde bulundu.
ALPHA TV GÜLEN RÖPORTAJINI YENİDEN YAYINLADI
Alpha TV de akşam bülteninde Gülen’in vefat haberine geniş yer ayırd��. Gülen’i “İslam’ın en aydınlık yüzü” olarak tanımlayan kanal, Gülen ile 2022’de yaptığı röportajı yeniden yayınladı. Gülen’in şiddetin her türüne karşı olduğu, demokrasinin destekçisi, darbelerin ise karşısında bulunduğu vurgulanan haberde, “Bir gece ansızın gelebiliriz” tehditleriyle Erdoğan’ın Türk-Yunan ilişkilerinde gerginlik çıkardığı bir dönemde, aksine Gülen’in çok barışçıl mesajlar verdiği kaydedildi. Alpha’ya verdiği röportajda Gülen, “Bizimkiler adeta sarhoş gibi davranıyorlar. Son zamanlarda bizimki (Erdoğan) delice şeyler konuşuyor. Adalara gidecek, baskın yapacak, işgal edecek…Herkes yerinde kalsın!” şeklinde konuşmuştu.
Röportajın devamında Gülen, “Yunanistan küçük bir ülke olmasına rağmen göçmen ve mültecilere yönelik yaklaşımı takdire şayan. (Erdoğan) Son yıllarda bu atmosferi bozmak ve suyu bulandırmak için çalışıyor… Yunanistan her zaman dünyadaki tüm kültürlerin gelişimi için bir dayanak noktası olmuştur.” ifadelerini kullanıyor.
Alpha TV, milyonlarca insanın Gülen’in eğitim, dinler arası diyalog, kültürler arası köprüler kurulması ve barışçıl söylemine inanarak fikirlerini benimsediğini vurguladı.
LIVAS: HAREKET DAĞILMAZ
Alpha TV’ye konuşan Ionio Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sotiris Livas, Gülen Hareketi’nin dağılmasının söz konusu olmadığını söyledi. Gülen Hareketi üzerine akademik çalışmalarıyla bilinen Livas, son dönemde kendisini geri plana çeken Gülen’nin ardından özellikle Batı ülkelerinde kendine yer bulan Hareketin dağılmasının beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
SKAI TV: GÜLEN DARBELERE KARŞIYDI
Ülkenin bir diğer etkili kanalı Skai Tv de ana haber bülteninde Gülen’in hayatını kaybettiğini duyurdu. İslam’ın mutedil yüzünü temsil ettiği belirtilen haberlerde, çok büyük bir eğitim ağı kurulduğu vurgulandı. Erdoğan tarafından yöneltilen suçlamalara da yer verilen haberlerde, Gülen’in ölüm haberinin Türk medyasında sevinçle karşılandığı belirtildi. Gülen’in darbelere karşı olduğuna ilişkin verdiği röportajlardan bölümlerin ekrana getirildiği haberde, binlerce insanın cadı avına maruz kaldığı, bir bölümünün ise ülkeyi terketmek zorunda kaldıkları aktarıldı.
(Kaynak: @velevnews)
BU KADARINA DA PES:
Bursa'da Bugün adlı sabah programında, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin vefat haberini verirken 'Ne diyelim, Mekanı cennet olsun.' diyen gazeteci Aysın Komitgan gözaltına alındı.
Keyword:
Fethullah Gülen
FethullahGülen
Inna Lillahi Wainna Ilaihi Raje’oon
A man of faith who transformed the lives of millions of people across the world is no more. Islamic scholar Fethullah Gulen passed away on October 20th 2024. May he rest in peace! May his legacy live on!
Mahkeme Başkanı: Kızların o evde ne yapıyorlardı?
Müvekkil: Ders çalışıyorlardı
Mahkeme Başkanı: O evde ne yapıyorlardı?
Müvekkil: Ders çalışıyorlardı
Mahkeme Başkanı: Peki kızların o evde ne yapıyorlardı?
Müvekkil: Ders çalışıyorlardı
#kızlarındavası
Aşağıdaki suçlardan sabıkalı şahıs dışarıda geziyor ve bir polis memurunu şehit ediyor.
Parkta pizza yemek isteyen 14 yaşındaki çocuklar gözaltına alınıyor.
Arkadaşlar, lenf kanseri Mustafa'nın bir kolunu yatağa kelepçelemişler, öteki kolundan kemoterapi veriyorlar.
Çok korkunç, vicdansız bir uygulama. Filmlerde olsa herkes ağlar.
Durumu ağır. İnsanlık adına lütfen ses verin. Mustafa tahliye edilsin. @ADLITIPKURUMU