sanat apolitikleştirilemez ve hayattan koparılamaz. hayatın kendisi politiktir. sanat hayatın kendisini ortaya koyar. apolitik sanatı kabul edersek etliye sütlüye karışmadan para kazanan ticari figürler olur, insanlıktan ve sanatçılıktan çıkarız.
değerlerimiz, inançlarımız elbet ki önemlidir. kendi hayatlarımızda doğruları yaparak değerlerimize ve inançlarımıza sahip çıkmalıyız. "sanatçı sanatını yapsın, beğenmeyen gitmesin" ikliminde yaşamak isterdim.
deniz'in ve bugün tutuklanmamış ama otosansür uygulamak zorunda kalmış, yaratıcılığını kısıtlamak zorunda kalmış, belki korkan bütün sanatçılarımızın ve halkımızın yanındayım.
yanında olmam hiçbir şeyi değiştirmez pekala farkındayım. fakat fikirlerimi söylemeden hayatıma devam ettiğimde kendime saygım azalıyor. "sen sanatını yap" diyeceklere de şimdiden sanatçının hayatının sanat olduğunu ve tavrının, duruşunun da sanatçılığının tam da kendisi olduğunu söylemek isterim.
esenyurt halisler düğün salonunda öğlen düğünü yapması gereken adamın konuklarına 10 saniyede bir ahahaha çok iyiymiş dediği için roma'da evlenebilecek seviyeye gelmesi kanıma dokunuyor.............
Vizesiz gidilecek ülkeler bittiyse, Avrupa'da belli başlı yerler görüldüyse bence Kanada Türkler için güzel bir tatil destinasyonu. (Türklerin %0,1'i için)
Kanada'nın vize rejimi gelişmiş ülkeler arasında en pratiği. Kanada için turistik vize işlem süresi 50 gün. Randevu yok, mülakat yok. Her şey online. Sadece fotoğraf çektirmek ve parmak izi vermeye gidiyorsunuz, o da randevusuz, 2-3 güne çağırıyorlar. Vize 10 yıllık veriliyor. Her girişte 6 ay kalma hakkı sağlıyor.
Türkiye'nin maça geldiği British Columbia eyaleti, iklimi en güzel bölgelerden. Özellikle yaz mevsimi Türkiye ile çok benzer. Doğal güzellikleri sayısız. Şehir yaşamı da keyifli. Özellikle Uzak Doğu mutfağı sevenler için sınırsız deneyim imkanı var. California Roll denen şey California'da değil, burada icat edildiği falan söyleniyor. Asya lezzetlerinde iddialı bir yer. Tatilinize bir de Taylor Swift konseri falan denk getirdiğinizde mükemmel bir paket olacaktır.
Bu dünya kupasından sonra Türk üst sınıfının şimdi edindikleri 10 yıllık vizeleriyle Kanada'yı daha fazla ziyaret edeceğini düşünüyorum.
Kadıköy merkezden girip Suadiye’den çıktığın hatta bir delilik yaşanıyor. Koca semt sanki gizli bir tarikat toplantısında bir araya gelmiş de, "Arkadaşlar Kadıköy’ün acil, ama çok acil bir kahveciye daha ihtiyacı var, ben espresso makinesinin kolunu çekmezsem bu çark dönmez!" diye yemin etmiş.
Mahallede terzi vardı, pantolon paçası kısaltırdık. Gitti. Yerine ne geldi? kahveci. Ayakkabı tamircisi vardı, topuk çakardık. O da gitti. Yerine ne geldi? kahveci!
Kardeşim ben paçamı kahveye mi batırayım? Ayakkabımın topuğuna filtre kahve mi süreyim? Caddebostan'dan Suadiye'ye yürü, attığın her adımda bir barista sana latte art yapıyor. Kalp çiziyor köpüğe. Kalbime çiz onu, kira 80 bin TL!
Bir de dönerciler türedi. 100 gram döner 600 lira. Adam danayı kesmiş, şişe dizmiş, karşıma geçmiş gram hesabı yapıyor kuyumcu gibi. "Kaç gram olsun abi?" Kaç gram olsun ne demek, sarrafa mı geldim ben? Bir de işin komiği, Tatar Salim'de porselen tabakta yediğinle köşedeki Barış Büfe'de ayakta, kola kutusunu koyacak yer bulamadan yediğin tombik aynı para!
Dondurmacıları hiç sorma. Pardon, dondurmacı değil, Gelato. Çünkü dondurma dersen 50 lira, gelato dersen 250 lira oluyor, sistem bu. Dükkan limon sarısı, tabela el yazısı, isim İtalyanca, bir top 200 lira. Bir top, tek top!
O sırada Değirmendere'de Öz Serbesler amca üç topu 100 liraya veriyor, süt kokuyor ama olmaz, biz gidip limon yeşili dükkanda "fıstıklı gelato" yiyeceğiz, çünkü Instagram'a Öz Serbesler koyunca olmuyor :)
Yeter valla yeter. Bir tane de nalbur açın, bir tane. Vida lazım bana, vida.
@ahmet20001996@ZeminHaberTR Ahmet misin her neysen artık, video da geçen meseleyi çarptırmadan yorumunu yap geç çokta skymde değil kimin ne yaptığının. Çevren Ruslarla çevrili olabilir belliki çevrene saygın da yok.
@anindanet Yalan haber!! Etkileşim alacağım diye yalan ve çirkin şeyler yazmaya utanmıyor musun admin. Görüntüdeki kişi parkur sporcusu instagram kullanıco adı “joescandrett” dir.
Rahmi Koç’un bir Kürt kadınını fıkra malzemesi yapması düşündürücüdür.
Mizah, ince ve zarif olduğunda değerlidir. Ancak bir halkı, dili, kimliği ya da inancı hedef aldığında mizah olmaktan çıkar. Tarih boyunca egemen sınıflar kadınları, yoksulları ve etnik kimlikleri alayın konusu yaparak üstünlüklerini pekiştirmeye çalıştı.
Oysa dil, kimlik ve inanç insanların en derin aidiyet alanlar��dır. Mizahın görevi toplumsal önyargıları yeniden üretmek değil, onları aşmaktır.
Gerçek mizah güçsüzleri hedef almaz, gücü sorgular. Güldüren mizah kıymetlidir; inciten değil.
@etkilihaberyeni Hadi İlyas yaşadı da yaşlandı cümlesini anlarımda sonrasında söylediğin şeyi insan idrak etmekte zorlanıyor. Sen aklı başında sinemaya yıllarını vermiş adamsın bu derece yanlamaya gerek yok be abi.
Reha Muhtar ölmedi, yarısı aHaber'de, akit'te, öbür yarısı sözcü'de, kalan kısmı sosyal medya trollerinde yaşıyor, savaşıyor. Eski medyanın çürümüşlüğüyle yeni medyanın çürümüşlüğü arasındaki köprü isimlerden biridir; arkasından ağlayanlarla birlikte bataklığın nadide çiçeğidir.