Şaibeli ve organize olarak yapılan işlemlerle fiyatı yüzlerce kat arttırılan hisseler, maalesef yüzbinlerce fon ve hisse mağduru yarattı. Hatta aileleri ile birlikte milyonlarca...
Fon mağdurları için bir çalışma yürütülüyor. Ancak bu hisselere yatırım yapanlar için bildiğimiz kadarı ile henüz bir çalışma yok.
Daha önce de defalarca paylaşmıştık. Şirket sahibi, aracı kurum ve şebeke üyeleri doğrudan ve dolaylı olarak anlaşmadan, içi boş olan bu hisselerde bu kadar anormal artışlar GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ.
Bu hisseler herhangi bir satış imkanı vermeden yaklaşık 20 gündür alıcısız biçimde düşmektedir. Yani bu yatırımcıların da, tasfiyeye alınan fon yatırımcısından bir farkları kalmamıştır.
Önerim Şudur.
Fon mağdurlarında olduğu gibi bu mağdurlar için de bir fon kurulmalıdır.
Tera, Katılımevim, Destek ve Hedef gibi şu an soruşturulan gruplara ait hisseler ile Vişne Madencilik ve Kiler Holding gibi hisselerde (bunlar sembol olarak seçilmiştir, böyle onlarca hisse vardır) acilen soruşturmalar yapılmalı ve anılan yasadışı organizasyonun varlığı tespit edildiğinde, örgütlü biçimde gerçekleştirilen dolandırıcılıklardan elde edilen haksız kazançlar, bu fon kanalı ile bu hisselerde dolandırılan yani parası çalınanlara iade edilmelidir.
Kamuoyu vicdanı bunu gerektirmektedir.
@RTErdogan@memetsimsek@abakingurlek
Özgür Özel, "Hepsi Erdoğan'ın ekibinden" diyerek fon soruşturmasında adı geçen isimlerin kamu görevlerini hatırlattı:
"👉🏻Emre Alkin, TERA’nın tutuklu Yönetim Kurulu Üyesi. Bizzat Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi Üyesi. Atamasının altında Erdoğan’ın imzası var.
👉🏻Kerem Alkin, TERA Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi. Türkiye’nin OECD Daimi Büyükelçiliği‘ne Erdoğan tarafından atanmıştı. Varlık Fonu ve Halkbank‘ın yönetimindedir.
👉🏻Emre Tezmen, TERA Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı. Fatma Hanım’ın ve ailesinin yakın arkadaşı
👉🏻Erkan Kilimci, TERA Başkan Vekili ve Genel Müdürü. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. Atamasını Erdoğan yaptı. 200 liranın üzerinde imzası var
👉🏻Fecir Alptekin, TERA’nın Yönetim Kurulu Üyesi. Cumhurbaşkanı Danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Üyesi'ydi
👉🏻Abdulkadir Özkan, Yönetim Kurulu Üyesi. Başbakanlık Başdanışmanı, Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda Basın Müşaviri'ymiş
👉🏻Erdin Özel, TERA Portföy Yönetim Kurulu Başkanı. AKP Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı’ydı. Önce inkar ettiler. Anadolu Ajansı kayıtlarını silmeyi unuttular, basın açıklamaları ortada
👉🏻Serdar Turhan, Pusula’nın tutuklu Yönetim Kurulu Başkanı. Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın Ortağı.
👉🏻Muhammed Yarız, Pusula Portföy’de Yönetici ve tutuklu. Eski AKP İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi
👉🏻Özdemir Ataseven, Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı. AKP Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı'ydı
👉🏻İskender Balcı, Özata Denizcilik’te yönetici. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı
Hepsi Erdoğan’ın ekibi. Tamamının atamasının altında aynı mürekkep, aynı imza var: Recep Tayyip Erdoğan"
📹 @ozgecanozgenc
Malumunuz, iktidarın siyasi muhaliflerinin olur olmaz gerekçeler ve uydurmalarla hapse atıldığı bir ülkedeyiz. “Tutuksuz yargılama esastır” ilkesini savunmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyiz elbette. Yine de bu prensibin neden her seferinde alengirli işlere bulaşan, suç delilleri de sabit olan iktidar mahfillerine uygulanmadığının bir yanıtı verilmeli.
“Nereden edinildiği de açıklanmayan toplam 163 milyon TL’yi eşiyle tek bir hisseye yatırıp kısa sürede 2 milyar 200 milyon TL’nin üzerinde para kazandığı ortaya çıkan fon soyguncularından eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya neden hala tutuklanmadı” diye sormak elzemdir mesela.
Bu önemli hatırlatmadan sonra diğer konumuza geçelim.
Süzer Holding’i bilirsiniz; bilmiyorsanız İstanbul’da yaşayan herkes gibi "Gökkafes" olarak anılan Süzer Plaza’yı bilirsiniz. Belirtmeden geçmeyelim, Türkiye’deki Ritz-Carlton otel zincirinin sahibi de Süzer Holding. Holdingin yönetim kurulu üyesi ve veliaht Ali Baran Süzer, 2025 yılının sonlarında İstanbul’da, Akın Gürlek’in başsavcı olduğu sırada düzenlenen uyuşturucu soruşturması kapsamında bir grup şüpheliye birlikte gözaltına alındı. İlk etapta adliyeye sevk edilen 3 kişiden birisi tutuklanırken veliaht Süzer ve diğer şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı diye belirtip devam edelim.
Bu Süzer Plaza çok hareketli yer. CHP’nin İstanbul kayyımı Gürsel Tekin, defaatle bu Süzer Plaza’daki “Nobu” isimli restoranda görülüyor. Hem de kimlerle hem de kayyım olmasından önce... Ama daha önemlisi var: Son günlerin olaylı kurumu SPK de Süzer Plaza’da bulunuyor. Denilen o ki soruşturmalar vesilesiyle SPK ile yakından ilgili bakan da Süzer Plaza’daki en lüks dairelerden birinde kiracıymış. Hayli yüksek bir meblağ olan kirası ödeniyor mu? Ödeniyorsa memur maaşıyla nasıl oluyor bilmiyoruz. Bir de kiracısı olduğu lüks dairenin tadilat ve dayanıp döşenmesi kısmının da Süzerler tarafından karşılandığı söyleniyor. SPK’nin, Süzer Plaza’ya taşınmasına önayak olduğu kamuoyunda yaygın olarak kabul gören AKP’li iş insanı Davut Yasin Bilen var bir de… Bu dairenin sahibinin de o olduğu iddia ediliyor. Davut Yasin Bilen ile devam edelim. Bilen, Süzer Plaza’da yaşıyor (kaynak yaşatılıyor diye aktardı) ve iddiaya göre bir takım alengirli işlerin çözülmesinde ilgili taraflara yardımcı oluyor.
83 yaşında olmasına rağmen her gün işinin başında olan baba Mustafa Süzer’in büyük bir hayali var. İstinye sırtlarında kendisine ait olan çok büyük bir araziye içinde alışveriş merkezlerinin de bulunduğu “Marmara” isminde bir konut projesini hayata geçirmek istiyor Mustafa Süzer. Ama bildiğiniz gibi bir yandan da Süzer Plaza’nın kendisi zaten kaçak. Usulsüz birçok işlemle oraya dikildi ve yıkılamadı. Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde ruhsat izni verilen inşaatın durdurulup yapılanların yıkımı için sonraki belediye başkanları Nurettin Sözen ve Recep Tayyip Erdoğan çok uğraştı. Ama dönemin ANAP iktidarında yıkımın engellenmesi için Şişli ve Beyoğlu ilçelerinin sınırları değiştirildi. ANAP’lı Şişli Belediyesi'nden gerekli izin ve onaylar alınarak projenin önü açıldı.
(Meraklısı, Gökkafes diye anılan Süzer Plazanın hikayesini şu linkten okuyabilir: https://t.co/QxRYpeKy4a)
Her ne kadar her şey kitabına uydurulmuş gibi görünse de bu konu Demokles’in kılıcı gibi Süzerler üzerinde sallanıyor. Türkiye’de geçerli rejimin bir tek kişinin dudakları arasındayken ve yargı da o dudaklardan dökülecek söze çok kıymet verdiğinden kimsenin ve hiçbir şeyin garantisi yok. Bir de oğul Süzer gözaltında iken Süzer Plaza’da Davut Yasin Bilen’in ev sahipliğinde milyonlarca doların çok sık konuşulduğu hayli hareketli günler yaşanmış. Bu hareketli günlerde Süzerlere ait Bebek’teki villalardan da konu açılmış ama nihayetinde ortalık sakinleştikten sonra Akın Gürlek Ritz Carlton’daki dairelerden birinde kiracı olmuş. Tapu kaydının Davut Yasin Bilen adına olduğu öne sürülen daire, yeni taşınacaklar için tadilat yapıldıktan sonra içi de dayanıp döşendikten sonra teslim edilmiş. Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi işlemleri de Süzerlere ait şirket tarafından gerçekleştirilmiş iddiaya göre. Dairenin kirasıysa 750 bin TL… Ritz Carltonda kiracı olan Gürleklerin üst kat komşusu uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Baran Süzer, yan daire komşusu ise yine uyuşturucu soruşturması şüphelisi olan Ali Ulusoy. SPK’nin de içinde bulunması nedeniyle Elif Gülşah Gürlek, İstanbul’un trafik sorunuyla boğuşmadan evle işi arasındaki mesafeyi asansörle katediyor. Hatta yemeklerini de plazanın içindeki lüks restoranda yiyor.
Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?
2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?
3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontlrı var mıdır?
4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?
5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?
6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?
“Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?
2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?
3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontları var mıdır?
4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?
5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?
6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?”
Ey Erdoğan;
Hiç lafı eveleyip geveleme…
YAKALANDINIZ!
Benim savunduğum arkadaşlarımı didik didik ettiniz üzerlerinden 2 lira çıkmadı.
Ama senin yanındaki bakanın, genel başkan yardımcın milleti 2 milyar lira dolandırdı.
Bu dönen dolaplardan haberin var mıydı?
Haberin varsa sen bu tezgahın başındasın demektir.
Haberin yoksa devlet yönetme kabiliyetini kaybetmişsin demektir.
Haberin varsa istifa edeceksin, haberin yoksa sandığı getirip emaneti ehline teslim edeceksin.
@Piyasa4K Pr yapmaya devam edeceksen çıkıcam takipten piyasadan bilgi veriyorsan ver, selviyi görmek istesem onu takibe alırım rende hesabıysan belli etme bu kadar.
Asrın Vurgunu
Yalova'da orta ölçekli bir tersane, 6 ayda %1.289 değerleniyor. 292 milyar TL'ye ulaşıyor. Fiili dolaşımdaki hissenin %96'sı 5 fonun elinde.
Şirketin başında Özdemir Ataseven var. AKP Tuzla'dan yetişme, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın eski yardımcısı. Kendisi ve oğlu Gökhan Ataseven, fon soruşturmasında tutuklandı.
Yönetim kurulunda, İskender Balcı var. Kimin damadı? Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in. Kriz patlamadan üç hafta önce, sessizce istifa etti.
Hisseleri elinde tutan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya. Nisanda girdi, eylülde milyarlarca lira kar ile çıktı.
Bir tersane. Bir damat. Bir bakan yardımcısı. Bir parti genel başkan yardımcısı. Bir eski belediye başkanı. Ve 500 bin mağdur yatırımcı.
Hepiniz oradasınız be.
Kimseden para falan tahsil edemezler 800 milyarın 15-20 milyarı hiçbirşeyi çözmez. Bütçeden de veremezler para basmaları gerekir. Fon yüzünden insanlar sokağa dökülecek. Bu eylül artık, game over. #FonMağdurlarıAçıklamaBekliyor#fonmağdurları
Haberlerde sadece Fatma Betül Sayan’ın #OZATD pay piyasasında 4.000 TL dolaylarından ortalama 2 milyar TL’lik pay satışı yaptığı yazıyor.
Peki 4.000 TL dolaylarından 2 milyar TL’lik OZATD alacak ENAYİ nasıl bulunmuş, onu hiç kimse yazmıyor. Ben anlatıyorum‼️
(“Enayi” kelimesi yatırımcıları nitelemek için değil, yatırımcıların enayi yerine konulduğunu belirtmek için kullanılmıştır.)
1. Binlerce küçük yatırımcı fonlara parayı soktu. Bu paralar ortak havuzda toplandı.
2. Daha sonrasında bu 2 milyar TL’lik satış, havuzda biriken ortak para sayesinde fonlara yedirildi.
3. Peki fonlar bu hisseleri değerinden binlerce kat yukarıda fiyatlardan kimin parasıyla devraldı?
Senin benim paramla. Halkın parasıyla devraldı arkadaşım❗️
Bu işin içinde sadece Fatma Betül Sayan yok. Onun 2 milyar TL’lik satışını halkın parasıyla karşılayan portföy yöneticileri de var. Çünkü fonlar haricinde hiç kimse, hiçbir yatırımcı asla ve katiyen 4.000 TL’den OZATD almaz, alamaz.
A-LA-MAZ.
En basit hâliyle şöyle düşünün: Adı geçen fonlara soktuğunuz parayla aslında dolaylı olarak 4.000 TL’den Özata Denizcilik satın almış oldunuz.
Fatma Betül Sayan size 4.000 TL’den Özata Denizcilik sattı ama haberiniz yok.
Sizin paranızı Fatma Betül’ün paylarını 4.000 TL’den satın almak için kullananlar ise yatırım yaptığınız fonun tüm yetkili yöneticileri :)
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.
60 yaşında iki çocuk babası emekli bir polis memuru Ali Şekeroğlu Anayasa Mahkemesi önünde emeklilerin seyyanen zam protestosunda kendi silahıyla intihar etti.
Allahtan rahmet diliyorum. Ailesine, evlatlarına sabır diliyorum.
Yazıklar olsun böyle düzene.