Allah'ın Adıyla
Resulullah (s.a.a) buyurdu:
Ey Ammar!
Eğer bütün insanlar bir yola, Ali başka bir yola giderse, insanlardan yüz çevir ve Ali'nin yoluna uy...
Ey Ammar!
Ali seni hidâyetten alıkoymaz ve saptırmaz...
Ey Ammar!
Ali'ye itaat, bana ve Allah'a itaat demektir...
بِسْمِ الله
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur:
"Bir kişi günahlarının kefaersini vermeye kadir olamaz ise Peygamber'e ve onun pak ehlibeytine çok salavat getirsin, çünkü bu salavat günahları def eder."
A Al-Amali lis-sadug, sayfa 131.
اللهم عجل لولیک الفرج
onu ancak korku ıslah eder. (Çünkü korku olmazsa insan çekinmeden günah işler.)
(Tuheful ukul)
اللّهُمَّ صَلِّ عَلی مُحَمَّدوَآلِ مُحَمَّد وَعَجِّل فَرَجَهُم
İmam Sadık (ع) : Mümin, daima iki korku arasındadır: Biri Allah'ın ne yapacağını bilmediği geçmiş günahlarından dolayıdır; diğeri de geriye kalan ömründe hangi tehlikelere düşeceğini bilmediğinden dolayıdır. Öyleyse mümin korkarak sabahlar korkarak da akşamlar;
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
Hz. Resulullah (s.a.a): Amel ettiğinde Allah için halis bir şekilde amel et. Zira Allah, kullarından sadece ihlas üzeri yapılan amelleri kabul eder. (Al-Bihar 77/103/1)
اللهم عجل لولیک الفرج
İmam Sadık (ع) : Dört şey peygamberlerin (Allah'ın selâmı onlara olsun) ahlâkındandır: İyilik, cömertlik, musibetlere karşı sabretmek ve müminin hakkını gözetmek.
(Tuheful ukul)
Ey İmam Hasan Askeri'nin vasîsi, ey (Peygamber soyundan) hüccet olarak kalan iyi halef, ey kıyam etmesi beklenen Mehdi, ey Peygamber'in torunu! Ey Allah'ın yarattıklarına hücceti olan, ey efendimiz ve Gerçekten biz seni vasıta mevlamiz! ederek Allah'a yöneldik,
O insan bir yolcu olduğunu idrak edip bu yolda ilerlemesi gerektiğini ve bir hedefinin olduğunu ve o hedefe doğru hareket etmesi icap ettiğini anlamadıkça azmi gelişme ve irade sahibi olamaz.
Şehit İmad Muğniye:
“Tıpkı İmam Hüseyin (a.s) ve Yezid’in şartlarının yaşandığı bu günlerde, bizim vazifemiz de zamanımızın Hüseynisi olan Seyyidimiz Ayetullah Hamene’iyi savunmaktır, kanımız pahasına da olsa.”
İmam Sadık (ع) :
Allah-u Teâla, Davut(as) 'a şöyle vahyetti: Ya Davut, sen de irade ediyorsun, ben de; benim irademle yetinirsen dilediğin şey hakkında seni yeterli kılarım. Fakat sadece kendi irade ettiğin şeyi dilersen (o zaman)