Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
▪️Milletin malına göz koyan kim varsa mutlaka hesabı sorulmalı.
▪️Gelin bir de ‘Faizsiz Türkiye’ süreci başlatalım.
▪️Üç veya daha fazla çocuk sahibi ailelere ev ve araba imkânı sağlansın.
▪️1982 Darbe Anayasası milletin ayağındaki bir prangadır.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu:
Siyonizm mutlak kötülüktür ve küresel bir tehdittir. Bugün zulmün cisimleşmiş hâli siyonizmdir. Siyonizm kötülük yapmıyor, bizzat kendisi kötülüktür.
Bu, siyonizmin Hamas’a karşı savaşı değildir, Gazze’ye yönelik bir saldırı değildir, bir Yahudi-Arap savaşı da değildir. Bu, siyonizmin bütün insanlığa açtığı savaştır ve bütün insanlık tehdit altındadır. Öyleyse bütün insanlık bu tehdidi bertaraf etmek için harekete geçmelidir.
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu ;
-"Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayız."
-"Parti içi koltuk kavgası yapmayız."
-"Hak bildiğimizi söyler hakkı ayakta tutmak için adil şahitlik yaparız."
-"Siyasi rakiplerimize iftira atmayız.."
📌 Şehid Abdulaziz Rantisi’nin eşi ve Hamas Hareketi’nin kadın kolları kurucu lideri, Dr. Cemile Eş-şanti’nin Şehadetinin 3. yıldönümünde yeni görüntüleri yayınlandı.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu İstanbul Valisi Sayın Davut Gül'ü ziyaret etti.
Beş gün önce meydana gelen sel felaketi nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileten Genel Başkanımız, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Azerbaycan'daki başörtüsü yasağı...
"Bu zulüm mü? Evet, zulüm...
Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam, "Kardeşiniz zalim de olsa, mazlum da olsa ona yardım edin" demiyor mu?
Ashabı diyor ki: "Ey Allah'ın Resulü, kardeşimiz mazlum olduğunda ona yardım etmeyi anladık da zalim olduğunda nasıl yardım edeceğiz?"
-"Onun zulmüne engel olarak."
Azerbaycan yönetiminde olan insanları sevenler eğer onları kardeş olarak kabul ettikleri için seviyorlarsa o zaman zulümlerine engel olsunlar."
Zekeriya Yapıcıoğlu | Genel Başkanımız
"Faizsiz Türkiye süreci başlatalım.
Faiz bütün iktisadi hastalıkların anasıdır. Faiz sadece enflasyonun değil; işsizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve toplumsal çürümenin de sebebidir."
Zekeriya Yapıcıoğlu | Genel Başkanımız
"Kul Sadi Yüksel 80 yaşında... Kas gücüyle oradaki polislere direnemeyecek kadar yaşlı.
Düşünceleri size yanlış geliyor olabilir ama bunun DEAŞ'la organik bir ilişkisi olduğuna kimseyi inandıramazsınız.
80 yaşındaki adamı ters kelepçe takıp götürmek nedir Allah aşkına?"
Zekeriya Yapıcıoğlu | Genel Başkanımız
İmanın hakikati, insanın sadece fikren ikna olması değil; ahlakına, bakışına ve ameline sirayet etmesidir. Çağın manevi krizlerine karşı Müslümanın en sağlam sığınağı, imani tefekkürü ve sonra da eylemi hayatın merkezine almaktır.
LÜTFEN PAYLAŞALIM ⚠️
İsrail Savunma Kuvvetleri (İDF) 'nin
Gazze 'deki Askerlerinin Şerefine ⚠️
Her Fırsatta İşgalci İsrail 'in Soykırımını
Açık Bir Şekilde Destekleyen Maxim Galkin İsimli Yahudi Komedyen 'in
İstanbul Sahnesi Tüm Tepkilere
Rağmen Henüz Resmi olarak iptal Edilmedi.
@TC_istanbul Valiliği
Sayın Valim @gul_davut
Ağabeyi "maşallah bu son zamanlarda yüzün adeta parlıyor. Yüzündeki nur artık tamamıyla belirginleşmiştir Şeklindeki söylemine Şehit Fahrettin, " sevimli kardeşim belirlenen nur, Şehadet vaktinin yaklaştığının işaretidir karşılığını verir
ŞEHİT FAHRETTİN ÇELİK
"05.10.1992
Azerbaycan'ı yöneten zalim azınlık bizim ve hakkı söylemekten çekinmeyen bir grup insanımızın Azerbaycan'a girişini yasaklamış. Bununla iftihar ederiz. Allah’ın emrini yasaklayan firavunlara karşı hakkı söylemek en şerefli vazifemizdir. Siz hakkı söyleyenleri ülkenizde konuşturmamak ve hapse atmakla bir halt ettiğinizi sanıyorsunuz. Ama zulmünüz ve diktatörlüğünüz bir gün son bulacak. Batılın devleti geçicidir, Hakkın devleti ebedidir. Vesselam.
“No Comment”
“Bu ülkede banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken Atatürk maskesi takılır” Uğur Mumcu
Atatürkçülerin kutsal kitabı “Nutuk” 8 dilde basılacak haberini okuyunca nutkum tutuldu.
Takiye mi?
Savulma mı?
Yoksa …
Cennet kuşlarını, dünya çiçeklerini yüz üstü bırakanlardan nefret ediyorum.
Ama onları menfaatleri uğruna destekleyenlerden daha çok nefret ediyorum.
Garantör ülkelere yazıklar olsun!
Azerbaycan’daki eğitim kurumlarında tesettüre yönelik uygulanan baskılara ilişkin İLKHA’ya yaptığımız açıklama ve bu açıklama gerekçe gösterilerek şahsımıza yönelik ülkeye giriş yasağı getirilmesi...
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş, "Bizim şu anda parti olarak yapacağımız bu açıklama, bir ülkenin içişlerine karışma anlamı taşımamalıdır. Temel bir insani hak olarak meseleye yaklaşıyoruz. Dolayısıyla bu uygulama ne insanidir ne hukuki bir karşılığı vardır ne de temel hak ve hürriyetlere uygundur. Bir kız çocuğu kendi inancının gereği olarak tesettüre bürünmüşse ve inancı doğrultusunda hareket ediyorsa bunu engellemek, günümüz dünyasında gerçekten de bir ilkelliktir. Bu, kaba bir totaliter rejim anlamına geliyor. Her şeyden önce toplumda ciddi bir ayrışmaya ve kutuplaşmaya yol açacak bir dinamit yerleştirmektir. Biz bunu bu şekilde değerlendiriyoruz." dedi.
"Azerbaycan'daki uygulama geriye götürüyor"
Oğraş, "Bütün dünya ülkelerinde inanç konusunda, temel hak ve hürriyetler noktasında ciddi anlamda bir seviye atlanmış. Bugün Azerbaycan'da okullarda, eğitim kurumlarında bu uygulamanın olması çok ilkel bir davranış ve tutumdur. Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman, inancı ne olursa olsun, değerleri ne olursa olsun insanlara bunlar konusunda tamamen bir hürriyet ve özgürlük tanınmıştır. Bu özgürlüğün daha da olgunlaştırılması gereken bir durum söz konusuyken maalesef bugün Azerbaycan'daki, eğitim kurumlarındaki bu uygulama tamamen geriye götüren bir uygulamadır. Bu doğru bir uygulama değildir. Bunu özellikle belirteyim." ifadelerini kullandı.
"Diktatörce uygulamalar toplumda ciddi infial oluşturabilir"
İnanç ve kültürel değerlerin korunmasının temel insani haklardan biri olduğunu belirten Oğraş, bu değerlerin baskı ve zorlamayla sınırlandırılmasının toplumda ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Oğraş, "Hangi ülke olursa olsun bütün ülkelere şunu ifade etmeye çalışıyoruz: Her insan bir değerdir. İnsanın inancı, kültürel değeri, mezhebi, etnik yapısı ve dili ne olursa olsun bunlar, Allah-u Teâlâ'nın bizlere vermiş olduğu temel bir hak ve değerdir. Dolayısıyla bu değerlerin korunması ve muhafaza edilmesi gerekir. İnanç değerlerinin özgürlüğü esas alınmalıdır. Baskıyla, despotizmle ve diktatörce uygulamalarla toplumda ciddi bir infial oluşabilir. Bu, toplumu ciddi şekilde karşı karşıya getirebilecek tehlikeli bir adımdır. Bu tür adımlardan kesinlikle sakınılması gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Oğraş, şöyle konuştu:
"Aynı zamanda parti olarak geçmişte de bununla ilgili birçok açıklamamız oldu. Bu, tamamen karanlık bir zihniyetin ürünüdür. Bakın, Türkiye'de 28 Şubat sürecinde çok büyük zulümler yaşandı. Birçok kız öğrencimiz eğitim hakkından mahrum kaldı, birçok öğrencimiz okulu bırakmak zorunda kaldı. Birçok öğrencimiz o dönemde ciddi anlamda baskıya maruz kaldı. Hâlâ o günün tahribatlarını düzeltememiş, yaralarını sarabilmiş değiliz. O günün yaraları hâlâ canlı bir şekilde içimizde duruyor. Dolayısıyla toplumda bu denli rahatsızlıklara yol açacak uygulamalar hangi ülkede olursa olsun kesinlikle doğru değildir."
"Azerbaycan ders çıkarmazsa aynı sıkıntılar orada da devam eder"
Oğraş, "Burada yaşanmış bir örnek, ortaya çıkmış bir tablo varken aynı uygulamanın bir kez daha komşu ülkemizde yaşanması gerçekten bizi derinden üzüyor. Bir an önce bu adımların düzeltilmesi ve geri adım atılması lazım. Azerbaycan'daki Müslüman halkın, inançlarının gereğini yerine getirmeye çalışan kız öğrencilerimizin temel hak ve hukukunun ayaklar altına alınmaması gerekir. Bu uygulamaların ileride yol açacağı acı ve tahribat çok büyük olacaktır. Toplum, taleplerini yasalar ve mevzuatlar çerçevesinde yüksek sesle dile getirmeye çalışacaktır ancak insanların içinde bir yara kalacaktır. Bu yaranın toplumda bulunması, kutuplaşmaya ve ötekileştirmeye yol açabilecek uygulamaları beraberinde getirebilir. Bu nedenle söz konusu uygulamalardan bir an önce geri dönülmesi gerekir. Türkiye'de 28 Şubat sürecinde yaşanan baskılardan Azerbaycan ders çıkarmazsa aynı sıkıntılar orada da devam edecektir. Bu yaraların ve fay hattının kapanması maalesef yıllar alacaktır. Bu yüzden uygulamaların bir an önce düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
"İnançların kısıtlanması kesinlikle doğru değildir"
Oğraş, şunları söyledi:
"İnsani ve inanç değerleri noktasında bu tür kısıtlayıcı uygulamaların olması karşısında, konunun hassasiyetini takip edenlerin Türkiye'de bunu yüksek sesle dile getirmesi çok değerli bir adım ve girişimdir. Biz bunu sonuna kadar destekliyoruz. Ancak açıkçası bana soracak olursanız bu, çok büyük bir tepki değildir. Esasında daha büyük bir refleks gösterilebilirdi. Çünkü geçmişte 28 Şubat sürecinde yaşadığımız olayların benzerlerinin, 'Tek millet, iki devlet' anlayışını benimseyen ve İslami hassasiyetlere sahip olan kesimlerin bulunduğu komşu ülkemizde yaşanması karşısında çok daha yüksek sesle tepki gösterilmesi gerekir. Geçmişte biz bu badireyi atlattık, bu mezalimi yaşadık. Komşu ülkemizde, kendi milletimizden olan insanların değer yargılarının ayaklar altına alınması, inançlarının kısıtlanması ve giyim kuşamlarına müdahale edilmesi kesinlikle doğru değildir. Bu konudaki tepkilerin çok daha güçlü şekilde dile getirilmesi gerekir. Bunu dile getirenler var mı? Var. Parti olarak biz de bu konuda açıklama yaptık ve açıklamalarımızı sürdürüyoruz." dedi.
"Tek millet, iki devlet anlayışına sahip bir ülkenin uygulamalarından bahsediyoruz"
Oğraş, "Eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerimizin, inançlarının gereği olarak sahip oldukları insani hakların ve kültürel değerlerinin göz ardı edilmesi kabul edilemez. Bu öğrencilerin çığlıkları kulak ardı edilemez. Kesinlikle bir an önce bu uygulamalardan vazgeçilmesi gerekir. Sesimizin daha güçlü duyulması gerekiyor. Neden? Çünkü 'Tek millet, iki devlet' anlayışına sahip bir ülkenin uygulamalarından bahsediyoruz. Hem komşumuz olan hem tarihî değerlerimizin, inançlarımızın ve kadim kültürümüzün ortak olduğu bir ülkeden söz ediyoruz. Bu nedenle Türkiye'de insan haklarına, temel hak ve özgürlüklere önem veren ve bu hakları savunan insanların çok daha güçlü bir tepki ortaya koymaları gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a diplomatik girişim çağrısı
Oğraş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyet sahibi biri olması ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile ilişkilerinin olumlu seyretmesi dikkate alındığında, ciddi bir diplomasi trafiği geliştirmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın İlham Aliyev ile yapacağı görüşmelerde bu baskıların ve zulmün bir an önce sona erdirilmesi için girişimde bulunarak geri adım atılmasını sağlayabileceğini düşünüyorum. Aynı şekilde Azerbaycan'daki diğer hükümet yetkililerinin de bu konuda duyarlı olmaları, Türkiye'nin yetkili makamlarından gelen çağrıları dikkate almaları gerekir. Gerekli adımları atabilir, girişimleri hızlandırabilir, diplomasi ve diyalog sürecini daha etkin hâle getirebilirsek Azerbaycan'daki bu uygulamadan vazgeçileceği kanaatindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyla ciddi şekilde ilgilenmesi gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
"Kutsal değerlerin yaşanmasına engel olmak kimseye fayda getirmemiştir"
Oğraş, şöyle konuştu:
"HÜDA PAR olarak buradan hem Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hem Azerbaycan'daki bütün resmî kurumlara hem de Azerbaycan halkına sesleniyoruz. Ülkenizi geriye götürecek, toplumsal yapınızın düzenini bozacak, toplumsal fay hatlarını harekete geçirecek ve kültürel değerlerinizin temeline dinamit yerleştirecek her türlü uygulamanın karşısında durmanız gerekir. Toplumsal bir infial, ülkeye ve topluma ciddi zararlar verecektir. Herkesin bunu bilmesi lazım. Bugüne kadar gerek sosyal hayatta gerekse eğitim kurumlarında örtünme, tesettür ve başörtüsü konusunda hiçbir sorun yaşanmamışken, ülkenin geleceği ve gelişmişliği açısından temel hak ve özgürlüklerin daha da olgunlaştırılması gereken bir dönemde toplumu bölmenin, toplumsal fay hatları oluşturmanın, insanları ayrıştırmanın ve karşı karşıya getirmenin ülke yöneticilerine hiçbir faydası olmaz. Tam tersine ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan zarar verir. Her şeyden önce inançlarının gereğini yaşamaya çalışan insanları hedef hâline getirmek hiç kimseye fayda sağlamamıştır. Kutsal değerlerin yaşanmasına engel olmak, bu değerlerin uygulanmasının önüne barikat koymak tarih boyunca hiç kimseye fayda getirmemiş, aksine zarara yol açmıştır. Dolayısıyla tarihî olaylardan ve yaşanan hadiselerden ders çıkarmak gerekir. Bu nedenle Sayın Aliyev'in söz konusu uygulamadan bir an önce geri adım atması gerektiğini tekrar ifade ediyoruz."
"Toplumun sizinle olan bağı sağlamken niye zayıflatıp koparmaya çalışıyorsunuz?"
Oğraş, "Şu anda Azerbaycan halkında, özellikle inançlarının gereğini yerine getirmeye çalışan kesimlerde ciddi bir tepki söz konusudur. İnsanlar şu anda en doğal hakları olan miting ve yürüyüşler düzenliyor. Daha düne kadar böyle bir sıkıntı yokken bu problemi, bu sorunu oluşturmak Azerbaycan yönetimine ve devletine nasıl bir fayda sağlayacaktır? Toplumun sizinle olan ba��ı varken, bu bağ sağlamken niye zayıflatıp koparmaya çalışıyorsunuz? Ülkenize her alanda zarar veriyorsunuz. Komşularınızla olan ilişkilerinize de zarar veriyorsunuz. Bu uygulamalardan geri dönülmesi yönündeki çağrımızı sizin aracılığınızla en güçlü şekilde iletmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Vekilimiz Sayın @sehzadedemir ve Mardin İl Başkanımız Sayın @abdulazizonen47 ile birlikte, merhum İsmail Barman’ın taziyesine katılarak ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi ilettik.
Merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum.
Diva-Sen Genel Başkan Vekili ve Siirt Şube Başkanı Mehmet Naci Özay ile ÖNDER Başkanı Musa Doğrusever beraberindeki heyetle İl Başkanımız Sayın Abdulhakim Tekin’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.
Nazik ziyaretleri ve samimi sohbetleri için misafirlerimize teşekkür ediyoruz.
İl Başkanımız Sayın Abdülhakim Tekin’e milletimizin hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor.
Nazik ziyaretleri, güzel temennileri ve samimi sohbetleri için misafirlerimize teşekkür ediyoruz.