Google üzerinde bir sitenin bağlantısı ne kadar başka sitelerdeki paylaşımlarda gösterilirse o sitenin otoritesi o kadar yükseliyor ve sıralaması artıyor. Aynı durum yargı kararları için de geçerli; bir karar ne kadar fazla başka karar içinde kullanılırsa o kadar otorite haline geliyor. Kararların otoritesi arttıkça diğer kararlar için o kadar güçlü bir referans haline geliyor.
Yargı kararlarının otoritesini görmek için geliştirdiğimiz bu sistemi ücretsiz şekilde deneyebilirsiniz. Panele giriş yaptıktan sonra sol menüde bulunan /arama sayfasına girin. Alt kısımda bulunan İçtihat Ağı alanından bir kararın yıllara göre aldığı atıfları, bu kararı kullanan diğer mahkeme kararlarını ve tüm ekosistemi görebilirsiniz. Bu benzersiz sistem, dilekçelerinizde kullandığınız kararların ne kadar güçlü olduğunu tespit etmenizi sağlar; ayrıca kullanılan karara karşı karşıt görüşler olup olmadığını da bu sistem üzerinden tespit edebilirsiniz.
Yargıtay, basın özgürlüğü ile kişilik hakları çatıştığında temel ölçütün "kamu yararı" olduğunu, haberde özle biçim dengesinin bozulması ve objektif sınırların aşılarak kişinin itibarını zedeleyici bir algı yaratılması halinde hukuka aykırılığın doğacağını kabul etmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 19.03.2025 tarihli, E. 2025/687, K. 2025/1136)
Kadına peş peşe tanışma mesajları gönderildi. Yerel mahkeme cinsel taciz suçundan mahkûmiyet verdi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise aynı kanaatte değildi.
Somut olayda sanık, arkadaşlık kurmak amacıyla kadına “Selam”, “Üst üste iki gün numaranı bulunca tanımak istedim”, “Düşmanın var mıydı hiç?” ve “Cevap vermeyecek misin?” şeklinde mesajlar gönderdi.
Ceza Genel Kurulu, cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için davranışın cinsel amaçla gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kararda; mesajların cinsel içerik taşımaması, ilk mesajlardan bazılarının karşılıklı olması, sanığın arkadaşlık kurma isteğini kaba veya cinsel içerikli bir davranışla desteklediğine ilişkin delil bulunmaması ve girişimine devam etmemesi birlikte değerlendirildi.
Bu nedenle sanığın eyleminin TCK m.105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturmadığına karar verildi ve mahkûmiyet hükmü bozuldu.
Ancak karar, “Tanışma amacıyla gönderilen her mesaj serbesttir” anlamına gelmiyor.
Yargıtay açıkça; tanışma veya arkadaşlık teklifinin cinsel içerikli ya da kaba sözlerle yapılması veya teklif reddedildiği hâlde mağduru rahatsız edecek biçimde sürdürülmesi durumunda cinsel taciz suçunun oluşabileceğini de belirtiyor.
Dolayısıyla değerlendirme yalnızca kaç mesaj gönderildiğine göre değil; mesajların içeriği, failin amacı, tarafların ilişkisi ve olayın bütün koşulları dikkate alınarak yapılıyor.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2017/668, K. 2020/141
27.02.2020
Yargıtay, cinsel içerik barındırmayan ancak duygusal, romantik veya özlem bildiren ifadeleri cinsel taciz olarak kabul etmemektedir. Örneğin; eski sevgiliye gönderilen ve içinde "eşim", "birlikte olduğum kadınım", "özlem" gibi duygusal/dikkat çekici ifadeler geçen e-postalar, açık bir cinsel amaç barındırmadığı için cinsel taciz suçunu oluşturmaz (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.01.2024 tarihli, E. 2023/8533, K. 2024/22). Yargıtay bu kararda, ilişkinin bitmiş olmasına rağmen söylenen bu sözlerin tek başına cinsel saikle söylendiğinin kabul edilemeyeceğini ve beraat verilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır.
işveren istifa iddiasını yazılı delille ispatlayamazsa feshin işveren tarafından yapıldığının kabul edileceği ilkesi benimsenmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2025/9110 K. 2026/129)
Kullandığınız asistanın gerçekten doğru yanıt ürettiğinden emin misiniz? Özellikle yıllık abonelik satın aldığınız ve ücret iadesi yapılmayan uygulamalarda yanlış tercih ciddi bir pişmanlığa dönüşebilir.
Bir hukuk asistanının gerçek değeri şurada ortaya çıkar: Doğru emsal kararı bulabiliyor mu ve bulduğu kararı doğru yorumlayarak sağlıklı bir hukuki yanıt üretebiliyor mu? Bu iki aşamayı doğru yönetebilen bir sistemin güvenilir sonuç üretmesi mümkündür.
HukukFix, titizlikle elde edilen ve hukuki açıdan işlenen yüksek kaliteli verilerle geliştirilmektedir. Körlemesine RAG uygulanmış, yalnızca geniş bir veri havuzunda arama yapan sistemlerle zaman kaybetmeyin.
Yüksek kaliteli hukuki veriler üzerine geliştirilen HukukFix’i denediğinizde, karar araştırması ve yapay zekâ destekli hukuki analiz konusunda başka bir araca ihtiyaç duymayacaksınız.
19 Ağustos 2026 tarihli ve 33345 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı, hukuki nitelendirmenin taraflara değil hâkime ait olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koydu.
Somut olayda kiracı; tahliye ve elektriğin kesilmesi tehdidi altında, dönem içerisinde hukuka aykırı kira artışları nedeniyle toplam 9.822 TL fazla ödeme yaptığını ileri sürdü ve bu bedelin iadesini istedi. Ancak dava dilekçesinde talebini “istirdat” olarak adlandırdı.
İlk derece mahkemesi, İİK m.72’de düzenlenen istirdat davasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Yargıtay ise HMK m.33’e dikkat çekerek; tarafların maddi vakıaları ileri süreceğini, bu vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmanın ve uygulanacak hukuk kurallarını belirlemenin hâkimin görevi olduğunu belirtti.
Bu nedenle davacının talebine “istirdat” demesi mahkemeyi bağlamıyor. Yargıtay’a göre talep; kira ilişkisi kapsamında hukuki sebep olmaksızın fazla ödendiği ileri sürülen bedellerin iadesine ilişkin bir alacak talebi olarak değerlendirilmeli ve uyuşmazlığın esasına girilmeliydi.
Önemli ayrım: Resmî Gazete’de yayımlanan bu karar, kiracının 9.822 TL’yi kesin olarak geri alacağına hükmetmiyor. Yargıtay yalnızca yanlış hukuki isimlendirme nedeniyle davanın reddedilemeyeceğini ve taraf delilleri değerlendirilerek esas incelemesi yapılması gerektiğini söylüyor.
İnceleme, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine yapılmış ve karar sonuca etkili olmaksızın kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD
E.2026/3039 – K.2026/2767
05.05.2026
19.08.2026 Resmî Gazete – Sayı 33345
HukukFix
1,5 SAATİ AŞTIN DİYE 2.000 TL İSTENEMEZ.
Çeşme’de bir işletmenin sahil tarafındaki masalarına astığı “Kumru yeme süresi 1,5 saattir. Süre aşılırsa 2.000 TL ücret alınır” tabelası gündem oldu.
Burada iki konu birbirinden ayrılmalı:
İşletme masa kullanım süresini sınırlandırabilir. Restoran veya kafenin müşteriye masasını süresiz kullandırma zorunluluğu yoktur. Önceden açıkça bildirilmek şartıyla kullanım süresi belirlenebilir ve süre sonunda masanın boşaltılması istenebilir.
Ancak “1,5 saati geçtin, 2.000 TL öde” denilemez.
30 Ocak 2026 tarihinde yapılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği değişikliğiyle restoran, lokanta, kafe ve benzeri işletmelerin tüketiciden servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri herhangi bir isim altında zorunlu ilave ücret talep etmesi yasaklandı.
Bedelin adının “masa ücreti” değil de “süre aşım ücreti” olması sonucu değiştirmez. Eğer 2.000 TL, tüketicinin masayı belirlenen süreden fazla kullanmasına bağlanıyorsa bu bedel gerçekte masa kullanımına ilişkin zorunlu ek ücrettir.
Ayrıca tabeladaki “uzun süreli olursa” ifadesi de belirsizdir. 1 saat 31 dakika mı, 2 saat mi, 3 saat mi? Tüketici aleyhine, önceden müzakere edilmemiş ve açık olmayan şartlar 6502 sayılı Kanun’un haksız şart hükümleri bakımından da geçerlilik sorunu doğurur.
Tabelanın önceden asılması da hukuka aykırı bir bedeli hukuka uygun hale getirmez.
İşverenin başka bir resmi mercideki (savcılık) ifadesinde
işçiyi kendisinin çıkardığını ikrar etmesi belirleyici kabul edilerek istifanın baskı altında alındığı sonucuna varılmıştır (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2016/31090 K. 2020/1064).
Web sitemizdeki son testlerin ardından, tahminen bir hafta içinde otomatik site kurulum bağlantıları ve dokümanlarının paylaşılması planlanmaktadır. Gelişmelerden haberdar olmak için sayfamızı takip edebilir veya bu gönderinin altına yorum yaparak özel mesajla bildirim alabilirsiniz.
HukukFix ile Ücretsiz Web Dünyası! 🌐
Hukuk büroları ve avukatlar için hazırladığımız ücretsiz, premium hukuk web sitesi temaları sunan otomasyonumuz hazır! Birkaç tıklamayla dilediğiniz temayı seçip web sitenizi otomatik olarak kurabileceksiniz.
İster "av. tr" ister ".com" uzantılı alan adınızla web sitenizi saniyeler içinde yayına alabilirsiniz. HukukFix web otomasyonu, sitenizi tamamen ücretsiz olarak dakikalar içinde kurup kullanıma hazır hale getirir; siz de hemen içeriklerinizi paylaşmaya başlayabilirsiniz.
Sitenizde paylaştığınız blog yazıları ve emsal kararlar, yönetim panelinizdeki AI Ajanı'nı otomatik olarak eğitir. Sadece size özel olan bu yapay zekâ asistanını kullanarak içerikleriniz hakkında derinlemesine analiz ve bilgi desteği alabilirsiniz.
Tamamen otomasyon altyapısıyla geliştirilen bu platform, HukukFix Web sekmesi üzerinden hizmete açılacaktır.
Öne çıkan diğer özellikler:
•Yeni bir iletişim mesajı geldiğinde anında Telegram bildirimi
•İletişim formu ve yönetici girişlerinde Turnstile bot koruması ile hatalı denemelerde otomatik engelleme • •Kullanıcı dostu HukukFix Web yönetim paneli
•Birden fazla açık kaynaklı Yapay Zeka dil modeline ücretsiz erişim.
•1 saniye içinde yeni tema aktivasyonu, birden çok benzersiz temaya ücretsiz erişim.
Daha fazla web hizmeti ve yenilik için HukukFix sayfamızı takip etmeyi unutmayın!
Zina suç mu? Otelde birlikte kalmak boşanma sebebi olabilir mi?
Türk hukukunda zina ceza hukuku bakımından suç değildir. Bu nedenle zina eylemi sebebiyle hapis veya adli para cezası verilmez. Ancak aynı eylem, aile hukuku bakımından çok ciddi sonuçlar doğurabilir.
TMK m. 161 uyarınca zina, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Zinanın doğrudan ispatı çoğu zaman mümkün olmadığından, mahkeme olayın özelliklerini ve tarafların davranışlarını birlikte değerlendirir.
Evli bir kişinin eşi dışında başka biriyle aynı otel odasında geceyi geçirmesi, zina iddiası bakımından son derece güçlü bir olgu oluşturabilir. Ayrı veya ardışık odalarda konaklama ise tek başına otomatik olarak zina anlamına gelmez; seyahatin amacı, tarafların birlikte hareket edip etmediği, otel kayıtları, iletişim ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Zina sebebiyle boşanma davasında süre de önemlidir. Dava hakkı, aldatılan eşin zina eylemini öğrenmesinden itibaren 6 ay, her hâlde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın ise zina sebebine dayanarak dava açma hakkı bulunmaz.
Zina, yalnızca boşanma kararını değil, boşanmanın mali sonuçlarını da etkileyebilir. Şartları bulunuyorsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Ayrıca zina nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, TMK m. 252 kapsamında kusurlu eşin artık değerdeki katılma alacağını hakkaniyete göre azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Delillerin ise mutlaka hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Casus yazılım, hukuka aykırı hesap erişimi veya benzeri yöntemlerle elde edilen veriler ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
Dayanak: TMK m. 161, TMK m. 174, TMK m. 252
Tanıtım | HukukFix Yazılım ve Teknoloji A.Ş.
Bu içerikteki hukuki değerlendirme HukukFix Avukat Asistanı üzerinden hazırlanmıştır.
Yapay zeka ile hızlıca web siteleri geliştirebiliyorsunuz, peki son kullanıcıya ulaşması aynı hızda oluyor mu?
Yapay zekaya hızlıca dilekçe yazdırabilirsiniz, peki mahkemeye sunulacak derecede güvenli mi?
Yazılım ve avukatlık meslekleri yapay zeka ile daha değerli hale geliyor. Fakat ruhsuz bir teknolojinin anlamlı kelime öbeklerini bir araya getirmesi onun mükemmel olduğu anlamına gelmez. İnsan denetimi daha değerli hale geliyor. Bu doğrultuda mesleklerinin inceliklerini bilen ve yapay zekaya adapte olan uzmanlara ihtiyacın katlanarak artacağını düşünüyoruz.
İddiaya göre CK Enerji'nin kaynak kodunda API ve token bilgileri açık bırakılmış. Basit bir scriptle tüm kullanıcıların TC kimlik, adres ve telefon verilerine anında ulaşılabiliyor.
HukukFix Web Dünyası (Web sitesi hizmeti) tüm avukatlar için ücretsiz olarak planlanıyor. Cloudflare altyapısında geliştirdiğimiz otomasyon ile tamamen otomatik kurulacak sistem sayesinde avukatlar, istedikleri arayüzü seçerek web sitelerini Cloudflare sınırları dahilinde ömür boyu ücretsiz kullanabilecekler. HukukFix, bu işlem için modern hukuk ve avukatlık temalarını da ayrıca ücretsiz sağlayacaktır. Blog yazıları ve makaleler, Cloudflare altyapısı ile yine otomatik olarak RAG işlemine tabi tutularak kullanıcıların kendi arşivlerinden ücretsiz sınırlar dahilinde bir hukuk asistanı oluşturmaları sağlanacaktır.
HukukFix asistanında veriler, Türkçe hukuk metinlerini en iyi anlayan ve bizimde AB testine tabi tuttuğumuz başarılı olan modeller ile RAG için hazırlanmış ve tüm bu veriler uzman insan kontrolünden geçmiştir. Kararlar, Türkçe hukuk diline hakim olmayan modellerle körlemesine embed edilmemiştir. Bu yüzden HukukFix, Türkiye özelinde en hassas ve doğru hukuk yanıtlarını üreten asistandır. Sistemimizi denemek isterseniz web sitemizden üye olup mesaj gönderirseniz deneme limitlerinizi artırabiliriz.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/27930 K. 2020/1082 sayılı kararında, işçinin el yazısıyla yazdığı istifa dilekçesinde
"psikolojik baskı" ibaresine yer vermesine rağmen irade fesadına dair somut delil sunulamadığı durumda bu iddianın tek başına yeterli görülmediği anlaşılmaktadır. Bu, sadece dilekçeye ibare düşmenin veya sonradan itiraz etmenin, somut delil (tanık, yazışma, üçüncü kişi beyanı) olmaksızın tek başına yeterli olmayabileceğıni gösterir; dolayısıyla noter ihtarının içerığı ve tehdidin nasıl ispatlanacağı kritik önemdedir.
İşverenin "tutanak tutulacak" ve "iş bulamayacaksın" şeklindeki beyanları, işçide ciddi ve yakın
bir zarar korkusu yaratmaya elverişli tehdit niteliğindedir; bu, klasik ikrah tipolojisine uyar TBK m. 37 (TBK m. 37).
Ancak korkutmanın varlığı soyut iddiadan ibaret kalmamalı, somut delille desteklenmelidir.
Haberin yayımlanması serbest olsa da, bu durum kişinin yüzünün sınırsızca ifşa edilebileceği anlamına gelmez. 5846 s. Kanun m. 86, yayımın caiz olduğu hallerde dahi TMK m. 24 hükmünü saklı tutmaktadır. TMK m. 24 uyarınca, üstün nitelikte bir kamu yararı bulunmadıkça kişilik haklarına yapılan saldırılar hukuka aykırıdır.
Yargıtay uygulamalarına göre, basının kamuoyunu ilgilendiren güncel konularda yaptığı yayınlar, görünür gerçeğe uygun olduğu sürece basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 16.01.2025 tarihli, E. 2022/5601, K. 2025/859).
Tanıtım | HukukFix Yazılım ve Teknoloji A.Ş. — Emsal kararlar @HukukFix üzerinden araştırılmıştır.
Ahmet amca kırmızı ışıkta duramad�� ve önündeki Porsche’a arkadan çarptı. Hasar ciddi… Ancak dosyada daha büyük bir sorun ortaya çıktı: Ehliyetinin geçerlilik süresi dolmuştu.
Bu durum, sigorta hukuku bakımından yalnızca “ehliyeti yenilemeyi unutmak” olarak görülmeyebiliyor. Geçerliliği sona ermiş sürücü belgesi, gerekli ehliyete sahip olmama kapsamında değerlendirilebiliyor.
Nitekim İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, süresi kaza tarihinden önce dolan ehliyeti rücu sebebi kabul etti.
E. 2025/47 �� K. 2026/430
Gaziantep BAM 17. Hukuk Dairesi de “bu yalnızca idari para cezası gerektirir” yaklaşımını kabul etmedi; geçerliliğini yitirmiş sürücü belgesinin ZMSS kapsamında rücu sebebi olabileceğini vurguladı.
E. 2024/214 – K. 2025/1178
Peki Porsche’un hasarı ne olacak?
Trafik sigortası zarar gören üçüncü kişiyi korur ve hasarı poliçe kapsamında öder. Ancak koşulları oluştuğunda sigorta şirketi yaptığı ödemeyi kendi sigortalısından/işletenden geri isteyebilir.
Üstelik araç size ait olup direksiyonda başka biri varsa da konu kapanmıyor. Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, işletenin aracı teslim ettiği kişinin ehliyet geçerliliğini denetleme yükümlülüğünü de değerlendirmiştir.
E. 2025/932 – K. 2026/271
Bir lüks araca verilen yüz binlerce liralık hasarı düşünün. Bir ehliyet tarihi, çok ciddi bir rücu dosyasına dönüşebilir.
Özellikle ehliyetini kimlik kartıyla birleştirenler dikkat:
Kimliğinizin geçerli olması, ehliyetinizin de geçerli olduğu anlamına gelmez.
e-Devlet → Sürücü Belgesi Bilgileri Sorgulama → Geçerlilik Bitiş Tarihi
Bugün kontrol etmek 30 saniye. Sonradan doğabilecek maliyet ise çok daha ağır olabilir.
Kararlar HukukFix Avukat Asistanı üzerinden temin edilmiştir.