Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın iş dünyası ve siyasetteki birikimi kuşkusuz tartışma dışıdır. Ancak, kamuoyuna mal olmuş, evli ve çocuk sahibi bir şahsın sergilediği bu sorumsuz tavır asla kabul edilemez. Bu durum, başta Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca partimizin iktidarı ve ülkemizin aydınlık geleceği için canla başla mücadele eden kadınların emeğine yönelik açık bir saygısızlıktır.
Mevcut tablo, 'özel hayat' kavramının arkasına sığınılarak geçiştirilemeyecek kadar ciddidir. Kimsenin ahlak bekçiliği yapma gibi bir gayesi yoktur; fakat evli bir bireyin sergilediği bu tür davranışlar, bireysel alanın sınırlarını aşarak toplumsal sorumlulukla doğrudan temas eder. Şayet söz konusu kişi bekar ya da hukuken ayrılmış olsaydı, konu elbette farklı bir zeminde değerlendirilirdi. Ancak bugünkü manzara; kişinin kendi ailesine, eşine ve çocuklarına karşı gösterdiği bir sorumsuzluk olduğu kadar; Partimize karşı yürütülen siyasi operasyonlar devam ederken, Başta Sayın Genel Başkanımızın, parti kurullarımızın ve her bir üyemizin büyük fedakarlıklarla ördüğü mücadeleye karşı da ağır bir haksızlıktır.
2009 yılından bu yana partimizin çeşitli kademelerinde onurla görev almış bir kadın olarak; partimizin Yüksek Disiplin Kurulumuzu, tarihsel sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum. Türkiye’nin 81 ilinde ve 973 ilçesinde özveriyle emek veren kadın yol arkadaşlarımızın hukukunu korumak adına, kamuoyuna yönelik açık, net ve vicdanları rahatlatacak bir açıklama yapılmasını talep ediyorum.
163 yıllık bir üniversitenin uluslararası itibarının ne önemi var, değil mi? Feda olsun.
Yeter ki seçim kazanma ihtimalleri olmadığını kendileri de bildikleri @ekrem_imamoglu ’nu engellemek için, 30 yıl önce verilmiş bir diplomanın iptali bile göze alınsın.
Bugün geldiğimiz noktada İstanbul Üniversitesi’nin AACSB nezdindeki akreditasyonu dahi tehlikeye giriyor. Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri, siyasi bir hesap uğruna dünya çapında itibar kaybının eşiğine sürükleniyor.
Gerçekler ise ortada: Bir kişiyi durdurmak için devletin kurumları, geçmişi, birikimi ve saygınlığı bile gözden çıkarılıyor.
Siyasette yeni bir hastalık keşfedildi.
Kendinde olmayan şeyi ya da kazanamadığı seçimleri ya da makamları ÇALMA HASTALIĞI.
Örn. Diploma, belediye başkanlığı, kreş, kültür varlıkları…
Amaca giden yolda her şey mübahtır anlayışı ile ülkenin geldiği durum ortada. Bu anlayıştan kurtulmamız şart.
@dk_imamoglu Duygularıma yaşadıklarıma tercüman bir yazı olmuş.
Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hainin...
Dayan kitap ile, Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile.
@muhalfkalem Duygularıma yaşadıklarıma tercüman bir yazı olmuş.
Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hainin... Dayan kitap ile, Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile.
Tarih, cesur olanları yazar. Ve biz, o cesur kadınların izinden yürümeye devam edeceğiz.
Cumhuriyetin kadınlarına ihanet edilemez.
Çünkü biz, vazgeçmeyenlerin mirasçısıyız.
#oezlemcercioğlu
Cumhuriyetin kadınlarına ihanet edilemez.
Bir kadın liderin tehdit karşısında geri adım atması; demokrasiye, halk iradesine ve kadın mücadelesine ihanettir.
Bu bir tercih değil, kaçıştır. Ve ben bu kaçışı kınıyorum.
Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan sadece olağan mesleki faaliyetleri nedeniyle tutukluluğunun 27. gününde.
Yarın (17.07.2025) İstanbul (Çağlayan) Adliyesinde aylık tutukluluk incelemesi yapılacak, bu duruşmada TÜM MESLEKTAŞLARIMIZI AV. MEHMET PEHLİVAN’I SAVUNMAK İÇİN ADLİYE’YE BEKLİYORUZ.
Savunma Susturulamaz, Avukatlık Suç Değildir!
Siyasi tarihimizin gördüğü en büyük adaletsizliklerden biriyle karşı karşıyayım.
Elbette 19 Mart darbesine karşı meşru her yolu kullanarak mücadele edeceğiz.
Ancak bu darbe için bile, ekmek gibi su gibi hava gibi mübarek bildiğim annelerimize hakaretler yağdırılmasına gönlüm razı gelmez.
Cumhurbaşkanının annesine yönelik hakaretleri tüm kalbimle sonuna kadar kınıyorum. Bu vesileyle kendisine yüce Yaradan’dan tekrar rahmet diliyorum.
Cezaevinde olmamızı fırsat bilip annemle, eşimle ve ailemle ilgili ahlaksız paylaşımlar yapan kişilerle ilgili de savcılığı göreve davet ediyorum.
Her konuda re’sen, jet hızında soruşturma açanlar söz konusu bizim ailemiz olunca kafasını sokacak yer arıyor.
Biz iktidara gelince sizin bize yaptığınızı yapmayacağız. Adalet herkesin güvencesi olacak, hukuk herkesin can ve mal güvenliğini sağlayacak, kimse kimsenin malına mülküne, şerefine, onuruna, haysiyetine el uzatamayacak.
Piri Reis Üniversitesi mezuniyet töreninde öğrenciler "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" diye slogan atmaya başlayınca protokol salonu nasıl terk ediyor...
Atatürk'ün askeriyim!
Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti kararlılıkla ve bütün gücümle savunacağım.
Bu tutuklama beni yıldıramaz.
Mücadeleye hapishanede de devam edeceğim.
Büyük Türk Milleti'nden ricam, Zafer Partisi'ne sahip çıkmasıdır.