Conocías el “falso inglés”?
Prisencolinensinainciusol es una de las canciones más inusuales, vanguardistas y fascinantes de la historia de la música pop.
Fue lanzada el 3 de noviembre de 1972 por el célebre cantautor y actor italiano Adriano Celentano.
La canción está escrita enteramente en falso inglés.
La letra son palabras inventadas y sonidos sin significado real, diseñada específicamente para imitar cómo suena el inglés con acento estadounidense a los oídos de un hablante nativo de italiano u otros idiomas.
La canción se convirtió en un gran fenómeno cultural y escaló a los primeros puestos de las listas de éxitos en países como Italia, Bélgica, Francia y los Países Bajos.
Kafamın içinde bi ses 'toz pem be hisler le kafayı bozdum ben o tip ler leee' diye çalıyo sürekli. Sözler böyle de değil sanırım:) ama her an bi partide gibi hissettiriyor:) onca işim var halbu ki
@berkayalinkilic Herkes sadece hesap nasıl açılır, planner nasıl yapılır onu anlatıyor. Ve bunu sizden kim niye alsın kısmında herkes sessizleşiyor. Keşke birileride çıkıp bunun yolunu yordamını anlatsa sakince
“A person who works with their hands is a laborer. A person who works with their hands and their brain is a craftsman. A person who works with their hands, their brain, and their heart is an artist.”
@lincperisi Herşey yoluna girse bir anda aniden, hayalinden bile güzel olsa en kötü ne olur? İlk anda süper olur desende arkada saklanan başka bir cevap var. Onu duyabilirsen çözüme bir adım daha yaklaşırsın
Aynı döngüyü yaşadığımızda bunu hep hayat bizim için inşa ediyor diye düşünüyoruz. Ama içimizdeki haritayı doğru okuyamadığımızda biz her olayı aynı varış noktasına ulaştırıyoruz. Bu sorumluluğu kaderden alıp üstlenmedende sistem değişmiyor.
Hepimiz olduğumuz yerden rabbi hal ediyoruz. Nerde olduğumuz değil olduğumuz yeri nasıl hal ettiğimiz önemli. Tadını çıkararak hissederek mi, ziyan edip savrularak mı?
@gamsiz_adam_34 Bir kapının önünde durmak gibi yaşamak. Kapı her an açılabilir ve arkasında ne olduğu belli değil. Bu yüzden ölümden panikle kaçmak istiyoruz. Sadece kapının ardındakinden korkmadığında ölüm korku olmaktan çıkıp merak oluyor.
Bir süredir ölüm üzerime düşünüyorum. İnsan ölümden neden korkuyor? Neden ölmek istemiyor? Ölen kişinin ardından yaşadığı hal ne? Ölenin artık olmayışına mı üzülüyor? Ölenin ölmüş olduğuna mı? Zaten hafızasında olan anılara yenilerini ekleyemeyeceğine mi? Anılardaki yaşantının