✅ Maaşlar yılda iki kez değil, gerçekleşen enflasyon oranında düzenli olarak güncellenmelidir.
✅ Enflasyon farkı uygulaması gecikmeli telafi mekanizması olmaktan çıkarılmalıdır.
✅ Memurlara refah payı verilmelidir.
#enflasyon@HurEgitimSen
@leventkuruoglu ✅ Maaşlar yılda iki kez değil, gerçekleşen enflasyon oranında düzenli olarak güncellenmelidir.
✅ Enflasyon farkı uygulaması gecikmeli telafi mekanizması olmaktan çıkarılmalıdır.
✅ Memurlara refah payı verilmelidir.
İKTİDAR MASAL ANLATIYOR, YETKİLİ SENDİKALAR SEYREDİYOR MEMUR VE EMEKLİSİ YOKSULLAŞIYOR
TÜİK Mayıs ayı enflasyonunu yüzde 1,71, yıllık yüzde 32,61 olarak açıkladı.
ENAG Mayıs ayı enflasyonunu yüzde 2,16 yıllık enflasyonu yüzde 53,13 olarak açıkladı
5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken memur ve emeklilerinin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti Daha bunun üzerine Haziran ayı enflasyonu eklenecek.
Bu tablo bize şunu göstermektedir:
Memur ve emeklisinin maaşı, yılın daha yarısına gelmeden enflasyon karşısında erimektedir.
Sorun yalnızca rakamların büyüklüğü değildir. Sorun; gerçekleşen enflasyon ile maaş artışları arasındaki farkın çalışanların sırtına yüklenmesidir.
Ekonomi yönetimi enflasyondaki aylık yavaşlamayı başarı hikâyesi olarak anlatırken, vatandaş markette, kirada, ulaşımda ve temel ihtiyaçlarda hayat pahalılığını yaşamaya devam etmektedir.
Kamu çalışanları enflasyon farkı adı altında aylar sonra telafi edilen kayıpları değil, maaşlarının enflasyona karşı korunmasını istemektedir.
Bu nedenle çağrımız nettir:
✅ Maaşlar yılda iki kez değil, gerçekleşen enflasyon oranında düzenli olarak güncellenmelidir.
✅ Enflasyon farkı uygulaması gecikmeli telafi mekanizması olmaktan çıkarılmalıdır.
✅ Memurlara refah payı verilmelidir.
Memur ve emeklisi sadaka değil, hakkını istemektedir.
Memur lütuf değil, emeğinin karşılığını istemektedir.
Çünkü açıklanan rakamlar ne söylerse söylesin, vatandaşın hissettiği gerçek enflasyon mutfakta, pazarda ve faturalarında yazmaktadır.
Alım gücü düşüyorsa, ücret artışı yeterli değildir. Gerçek başarı; rakamları değil, vatandaşın hayatını iyileştirmektir.
Kayıplarımız her geçen gün artarken, açıklamalar çoğalıyor; ancak iş çözüm üretmeye geldiğinde ne yazık ki kimse elini taşın altına koymuyor.
Mayıs ayı enflasyonunun aylık %1,7 olarak açıklanmasının ardından, memurlar açısından 5 aylık verilerle kesinleşen enflasyon farkı %5,04’e ulaşmıştır. Buna Temmuz ayında uygulanacak %7 toplu sözleşme zammı da eklendiğinde, memur maaşlarına yansıyacak artış oranı şimdiden %12,40 seviyesine çıkmıştır. Haziran ayı enflasyon verisinin de eklenmesiyle bu oran daha da yükselecektir.
Ancak asıl sorun, açıklanan oranların vatandaşın günlük hayatta karşı karşıya kaldığı gerçek enflasyonu yansıtmamasıdır. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve temel tüketim harcamalarındaki artışlar karşısında maaşlar hızla erirken, çalışanların alım gücü her geçen gün düşmektedir. Enflasyon farkı adı altında yapılan artışlar, yaşanan kayıpları telafi etmekten uzak kalmakta; sadece geçmiş dönemdeki erimeyi kısmen karşılamaktadır.
Eğitim çalışanları ve tüm kamu görevlileri artık geçici çözümler değil, refah payı da içeren kalıcı düzenlemeler beklemektedir. Aksi hâlde maaşlara yapılan her artış, daha çalışanların cebine girmeden enflasyon karşısında erimeye devam edecektir.
@HurEgitimSen
#enflasyon
Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğünü kabul etmiş ve bu noktada hayatımızı verecek kadar gönüllüyüz.
Biz Türk milliyetçisiyiz, Atatürkçüyüz.
Her renkten insanın üye olabildiği ama kimsenin rengini kaybetmediği bir sendika…
Bağımsız sendikacılığı büyütebilmek için birleşmeye ve bütünleşmeye ihtiyaç var. Birleşme merkezi ise Hürriyetçi Eğitim Sen’dir.
Hürriyetçi Eğitim-Sen Denizli Şubesi 2025 yılına göre üye sayısı bakımından %70 lik bir büyümeye imza atmıştır.
Emeği geçen tüm yöneticilerimize ve güvenleriyle sendikamızı onurlandıran kıymetli üyelerimize teşekkür ederiz.
HÜRRİYET ateşi yandı bir kere!
Almayı Biliyorsunuz, Vermeyi de Gösterin
TÜİK’e göre aylık enflasyon %4,18 olarak gerçekleşirken, ENAG %5,07 oranını açıklamıştır.
Yılın ilk dört ayında gerçekleşen %14,64’lük enflasyon, memur ve emeklilere Ocak ayında verilen %11’lik maaş artışını şimdiden eritmiş; kamu çalışanları ve emekliler alacaklı duruma geçmiştir.
Enflasyon farkı bir kazanım değil, kaybın telafisidir. Bu nedenle, çalışanların alım gücünün korunması için refah payı talebimizi yineliyor; enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılmasını da talep ediyoruz.
Ülkemizde yoksulluk sınırının 112 bin TL’yi aştığı bir ortamda, bu sınırın altında gelir elde eden kamu çalışanları ve emeklilerin hayatlarını idame ettirmesi mümkün değildir.
Almadaki marifetinizi biliyoruz; vermedeki marifetinizi de görmek istiyoruz Sayın Mehmet Şimşek.
@memetsimsek@tcbestepe@RTErdogan