SENDİKAL EYLEME KATILAN HEMŞİREDEN MAAŞ İADESİ İSTENEMEZ
Hatay ilinde bir sağlık evinde hemşire olarak görev yapan Reyhanlı İlçe Temsilcimiz, deprem sonrasında sağlık çalışanlarının yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Sendikamız Genel Merkezi tarafından 15.03.2024 tarihinde alınan bir günlük iş bırakma kararına katılmıştır.
Temsilcimiz, sözleşmeli aile hekimliği çalışanı olmayıp 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi kadrolu hemşiredir. Buna rağmen sendikal eyleme katıldığı bir gün nedeniyle maaşının yasal faiziyle birlikte geri alınması amacıyla dava açılmıştır.
Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, 03.07.2026 tarihli kararla, davacı idarenin itirazın iptali talebini reddetmiştir.
Sendikal faaliyetler; Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altındadır. Kamu çalışanlarının hukuka uygun sendikal eylemlere katılması nedeniyle mali yaptırıma tabi tutulması; sendika hakkına, mülkiyet hakkına ve kanunilik ilkesine aykırıdır.
Bu karar, sendikal hakların kullanılması nedeniyle fiilen 657 DMK' ya tabi olarak görev yapan kamu çalışanlarından maaş iadesi talep edilemeyeceğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Hürriyet Sağlık-Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi
Hürriyet Sağlık Sen Yönetim Kurulunuz toplanarak sendika genel kurul süreci ile ilgili aşağıdaki kararları almıştır:
1. Sendikamızın Genel Kurul toplantısının 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 10:00'da The Green Park Hotel Ankara'da (Adres: Kızılırmak, 1443. Cd. No:39, 06520 Çankaya/Ankara) gerçekleştirilmesine,
2. Belirtilen tarihte toplantı yeter çoğunluğunun sağlanamaması halinde, ikinci toplantının 1 gün sonra, 6 Eylül 2026 Pazar günü aynı adreste (Kızılırmak, 1443. Cd. No:39, 06520 Çankaya/Ankara) ve saat 10:00'da çoğunluk aranmaksızın yapılmasına,
3. Genel Kurul delege adaylık başvurularının 20 - 24 Temmuz 2026 tarihleri arasında bizzat Genel Başkanlığa şahsen yapılmasına,
4. Delege seçimlerinin 27 Temmuz 2026 tarihinde Hürriyet Sağlık Sen Genel Merkezi'nde (Adres: Beştepe, Zübeyde Hanım Cd No:34, 06560 Yenimahalle/Ankara) yapılmasına,
5. Genel Kurul toplantı gündeminin tüzük değişikliğini de içerecek şekilde aşağıdaki gibi belirlenerek ilan edilmesine;
Oy birliği ile karar verilmiştir.
https://t.co/M4GoGucx68
İİSTİNAF, SENDİKAL EYLEM NEDENİYLE GRUP DÜŞÜRÜLEMEYECEĞİNİ ONADI
Gaziantep’te aile hekimi olarak görev yapan üyemizin, Sendikamız tarafından alınan iş bırakma kararına katılması nedeniyle görev yaptığı aile hekimliği birimi A grubundan C grubuna düşürülmüş ve parasal haklarında kesinti yapılmıştır.
Gaziantep 4. İdare Mahkemesi, grup düşürme işlemini iptal ederek üyemizin yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir.
İdarenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi de ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.
Basına yansıyan haberlerde, diğer sendikalar tarafından açılan benzer nitelikteki yaklaşık 60 davanın aynı Dairede istinaf aşamasında kaybedildiği belirtilmişti.
Buna rağmen Hürriyet Sağlık-Sen, diğer sendikaların açtığı benzer davalarda ortaya çıkan olumsuz sonuçlardan ayrışarak, aynı konuda aynı Daireden üyemiz lehine farklı ve kesin bir karar elde etmiştir. Bu karar, Sendikamızın hukuki gücünün, dosya takibindeki titizliğinin ve etkili savunma anlayışının açık bir göstergesidir. Hürriyet farkı, yalnızca dava açmakta değil, davayı doğru ve güçlü şekilde yürütmektedir.
Kararla birlikte, sendikal iş bırakma eylemine katılmanın izinsiz işe gelmeme olarak değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle aile hekimliği biriminin grubunun düşürülemeyeceği bir kez daha yargı kararıyla ortaya konulmuştur.
Hürriyet Sağlık-Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi
Hürriyet Sağlık-Sen Hukuk ve Mevzuat Birimi olarak, son 1 yılda ilk derece mahkemelerinde sonuçlanan 61 davamızın 49'unu lehimize sonuçlandırarak %80,32'lik büyük bir başarı elde ettik.
Bu süreçte 43 duruşmalı davanın 36'sını, 18 duruşmasız davanın ise 13'ünü kazandık.
Hürriyet Sağlık-Sen Hukuk ve Mevzuat Birimi olarak, son 1 yılda ilk derece mahkemelerinde sonuçlanan 61 davamızın 49'unu lehimize sonuçlandırarak %80,32'lik büyük bir başarı elde ettik.
Bu süreçte 43 duruşmalı davanın 36'sını, 18 duruşmasız davanın ise 13'ünü kazandık. İlk derece mahkemelerinde aleyhimize sonuçlanan 12 davanın peşini bırakmayarak, haklarımızı sonuna kadar savunmak adına 10 dosyamızı istinaf (üst mahkeme) aşamasına taşıdık ve takibini sürdürüyoruz.
HÜRRİYET SAĞLIK-SEN’DEN PALYATİF BAKIM YÖNETMELİĞİNE DAVA
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, 23.06.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik’te yer alan bazı düzenlemelerin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açtık.
Dava konusu düzenlemelerle; palyatif bakım, palyatif kritik bakım ve evde sağlık hizmetlerinde görev alacak personelin görev alanlarının belirsiz hale getirildiğini, hasta güvenliği ve çalışan güvenliği yönünden risk oluşabileceğini değerlendirmekteyiz.
Bu kapsamda; palyatif bakım servislerinde görev yapacak destek personeline ilişkin düzenlemeler, hemşire sayısına ilişkin standartlar, multidisipliner ekip yapısında yer alan belirsiz ifadeler ve sağlık personeline asli görevi dışında sorumluluk yüklenmesine imkân tanıyan hükümler dava konusu edilmiştir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelerin; görev tanımlarını belirsizleştirdiğini, personelin unvanı ve asli görevi dışında çalıştırılmasına, hasta güvenliği ve iş sağlığı güvenliği yönünden risk oluşmasına yol açabileceğini değerlendirmekteyiz.
Palyatif bakım hizmeti, sıradan bir yataklı servis hizmeti değildir. Ağır, kırılgan, yakın takip ve özellikli bakım gerektiren hasta grubuna sunulan bir sağlık hizmetidir. Bu nedenle görev alacak personelin unvanı, görev alanı, sorumluluğu ve sayısı açık şekilde belirlenmelidir.
Personel eksikliği, çalışanlara görev dışı işler yüklenerek giderilemez. Sağlık hizmeti; her personelin kendi unvanına, mesleki yeterliliğine ve görev tanımına uygun şekilde çalıştırılmasıyla güvenli yürütülebilir.
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, bu Yönetmeliği ayrıntılı şekilde inceleyen; palyatif bakım, palyatif kritik bakım ve evde sağlık hizmetleri yönünden personel görev tanımlarını tek tek değerlendiren ve hukuka aykırılık oluşturabileceğini düşündüğümüz düzenlemeleri Danıştay’a taşıyan sendikayız.
Hürriyet Sağlık-Sen, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının hak mücadelesinde ortaya koyduğu hukuki çalışmalarla diğerlerinden açık şekilde ayrışan, sahada ve yargıda etkili mücadelesini sürdüren bir sendikadır.
Hürriyet Sağlık Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi
Enflasyon %60+ seviyelerindeyken, geçim maliyetleri her gün katlanarak artarken sağlık çalışanına layık görülen %13.52'lik zam bir hüsrandır! 👇
❌ Enflasyon karşısında eriyen maaşlar
❌ Adaletsiz vergi dilimleri
❌ İnsanca yaşamı imkansız kılan ücretler
Hürriyet Sağlık-Sen olarak haykırıyoruz: Sağlık çalışanına değer veren, hakkını teslim eden bir yönetim anlayışı gelene kadar MÜCADELEMİZ SÜRECEK!
#HürriyetSağlıkSen #Geçinemiyoruz #SağlıktaAdalet #SadakaDeğilHakkımız
MUAYENE KATILIM PAYLARINDA YENİ DÖNEM
AİLE HEKİMLİĞİ SEVK ZİNCİRİNİ TEŞVİK EDEN DÜZENLEME
1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile muayene katılım payları yeniden belirlenmiştir.
Buna göre;
Birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayenelerden katılım payı alınmayacaktır.
İkinci basamak kamu hastanelerinde 50 TL,
Eğitim ve araştırma hastanelerinde 90 TL,
Üçüncü basamak kamu hastanelerinde 90 TL,
Devlet üniversitesi hastanelerinde 90 TL,
Vakıf üniversitesi hastanelerinde 100 TL,
Özel hastanelerde 100 TL
muayene katılım payı uygulanacaktır.
Aile hekimi sevkiyle yapılan muayenelerde katılım payının yüzde 50 indirimli tahsil edilmesi, aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesi ve sevk zincirinin teşvik edilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Hürriyet Sağlık Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi
NE İSTEDİK?
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı bakım ve çocuk hizmetleri kuruluşlarında uzun süredir yaşanan görev karmaşasının sona erdirilmesi için resmi başvuruda bulunduk.
Başvurumuzda;
Farklı kadro ve istihdam statüsündeki personelin aynı işleri yapmak zorunda bırakılmasının çalışma barışını bozduğunu,
Personelin eğitimine ve mesleki yeterliliğine uygun görevlerde çalıştırılması gerektiğini,
4/D sürekli işçi personelin destek hizmetleri (temizlik, hijyen, yemek, fiziki düzen vb.) kapsamında değerlendirilmesini,
Çocuk Gelişimi ve Sosyal Hizmetler mezunu personelin ise çocukların gelişimsel, sosyal ve psikolojik süreçlerinde görev alacak Psikososyal Destek Personeli (Çocuk Eğiticisi / Çocuk Yaşam Rehberi) olarak görevlendirilmesini,
Böylece görev tanımlarının netleştirilmesini ve çalışma barışının sağlanmasını talep ettik.
Amacımız yeni bir kadro oluşturmak değil, mevcut personelin eğitimine uygun işlerde görevlendirilmesini sağlayacak net görev tanımlarının yapılmasıydı.
NE OLDU?
Bakanlık, 23.06.2026 tarihli cevabında;
Başvurumuzu incelediğini,
Görev tanımlarının netleştirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik önerilerimizi önemli bulduğunu,
Konunun ilgili birimler ve paydaşlarla birlikte değerlendirileceğini,
Mevcut mevzuat, personel yapısı ve kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda inceleme ve analiz çalışmalarının yürütüleceğini,
Ortaya çıkacak sonuçlara göre ilerleyen süreçte değerlendirme yapılabileceğini bildirdi.
SONUÇ
Bakanlık, talebimizi reddetmedi.
Aksine, önerilerimizin anlamlı bulunduğunu ifade ederek konunun resmi olarak değerlendirme sürecine alındığını bildirdi.
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, bakım hizmetlerinde görev tanımlarının netleştirilmesi, görev karmaşasının sona erdirilmesi ve çalışma barışının sağlanması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının eğitimine, unvanına ve mesleki niteliğine uygun görevlerde çalıştırılması yönündeki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Değerli Üyelerimiz,
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, yoğun çalışma temposunda yorulan üyelerimizin bütçelerine katkı sunmak adına özel bir indirim ve iş birliği protokolü imzaladık!
Anlaşma kapsamında Hürriyet Sağlık-Sen üyeleri, her şey dahil ve denize sıfır seçenekli Bodrum tatili paketlerinden kurumsal indirimlerle faydalanabilecekler.
Protokol Kapsamındaki Ayrıcalıklar ve Avantajlar:
Ulaşım Dâhil: Anlaşmalı fiyatlara İstanbul ve Ankara'dan gidiş-dönüş transferleri dâhildir.
Kolay Rezervasyon: Sadece %25 ön ödeme yaparak yerinizi şimdiden ayırtabilirsiniz.
Tekne Turu: Dileyen üyelerimiz için anlaşmalı tekne turu imkânı.
Anlaşmalı Otel Seçenekleri:
Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları boyunca 3 gece 4 gün veya 4 gece 5 gün seçenekleriyle indirim uygulanan oteller:
Ladonia Hotels Del Mare
Golden Age Hotel
Paloma Family Club Bitez
Ayaz Aqua Beach Hotel
Mio Bianco Resort
Afytos Hotel
Üyelerimize Özel Çocuk Yaş Avantajları ve İndirimleri
GOLDEN AGE 3 Yaşa kadar ücretsiz
LADONİA DEL MARE 11 Yaşa kadar ücretsiz
MİO BİANCO 11 Yaşa kadar ücretsiz
AFYTOS 11 Yaşa kadar ücretsiz
PALOMA FAMİLY 11 Yaşa kadar ücretsiz
AYAZ AQUA 6 Yaşa kadar ücretsiz 6-12 yaş yarı ücret
TÜM OTELLER İÇİN Bu fiyatlar sadece 1 çocuk için geçerlidir. 2 çocuk varsa yaşı büyük olan çocuktan tam ücret alınacaktır
Detaylı Bilgi ve Rezervasyon İşlemleri:
Sendika üyelerimize özel fiyat listesinden faydalanmak ve rezervasyon yaptırmak için doğrudan organizasyon firması ile iletişime geçebilirsiniz:
Telefon: +90 533 484 90 95
https://t.co/k1fU1sIwQG
GÖREV TANIMI DIŞINDA VERİLEN EMİR HALİNDE İZLENECEK USUL
Kamu görevlisi, amirinden aldığı her emri otomatik ve sorgusuz şekilde yerine getirmek zorunda değildir. Verilen emir görev alanı dışında kalıyor, mevzuata aykırılık taşıyor veya hukuki/mesleki sorumluluk doğurabilecek nitelikte ise, kamu görevlisinin bu durumu amirine bildirme hakkı ve yükümlülüğü bulunmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre memur, aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, bu emri yerine getirmez ve aykırılığı emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar ederse, emrini yazılı olarak yenilemelidir. Bu durumda emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene ait olur. Ancak konusu suç teşkil eden emir hiçbir şekilde yerine getirilemez.
Bu nedenle görev tanımı dışında olduğu değerlendirilen bir konuda sözlü emir verilmesi halinde, kamu görevlisinin yapması gereken şey emre keyfi biçimde karşı çıkmak değildir. Kamu görevlisi, emrin görev tanımıyla, mevzuatla ve hukuki sorumlulukla bağdaşmadığını yazılı veya kayıt altına alınabilir şekilde bildirmelidir.
Kamu görevlisi; verilen görevin hangi mevzuat hükmüne dayandığını, hangi süreyle verildiğini, hangi ihtiyaçtan kaynaklandığını ve doğacak sorumluluğun kime ait olacağını bilmekte haklıdır. Bu kapsamda yazılı emir veya yazılı görevlendirme talep edilmesi disiplin suçu olarak değerlendirilemez. Aksine bu talep, idari işlemin belirli, denetlenebilir ve hukuka uygun hale getirilmesini istemektir.
Özellikle sağlık hizmetleri gibi mesleki yetki, hasta güvenliği ve hukuki sorumluluk doğurabilecek alanlarda yazılı emir ve yazılı görevlendirme talebi daha da önemlidir.
Görev tanımı dışında olduğu düşünülen bir emirde izlenecek usul şu şekildedir: Öncelikle emrin hukuka veya görev tanımına aykırı olduğu düşüncesi amire bildirilmelidir. Amir emrinde ısrar ediyorsa, emir yazılı olarak istenmelidir. Yazılı emir verilirse ve emrin konusu suç oluşturmuyorsa emir yerine getirilir; doğacak sorumluluk emri verene ait olur. Ancak emrin konusu açıkça suç teşkil ediyorsa, yazılı verilmiş olsa dahi emir yerine getirilmez.
Bu nedenle görev tanımı dışında kalan, yazılı dayanağı bulunmayan ve hukuki sorumluluk doğurabilecek bir sözlü talimat karşısında yazılı emir veya yazılı görevlendirme talep edilmesi “emre itiraz” değildir. Bu durum, 657 sayılı Kanun’un 11. maddesinde düzenlenen kanunsuz emir güvencesinin işletilmesidir.
Bu usule uygun davranan kamu görevlisinin, sırf yazılı emir veya yazılı görevlendirme talep ettiği için disiplin cezası ile cezalandırılması hukuka aykırıdır.
Hürriyet Sağlık Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi
Huzurevinde Görev Tanımı Dışı İş Dayatmasına Yargı Dur Dedi
Hürriyet Sağlık-Sen olarak bir hukuka aykırı işlemin daha iptal edilmesini sağladık.
Manisa’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı bir huzurevinde yaşlı bakıcısı olarak görev yapan üyemiz hakkında; yaşlı odalarındaki çöplerin alınması ve tuvaletlerin temizlenmesi gibi görev tanımı dışında kalan işler nedeniyle disiplin süreci işletilmiş ve 657 sayılı Kanun’un 125/B-a maddesi kapsamında “kınama” cezasına yönelik işlem tesis edilmiştir.
Açılan davada; üyemizin kadro ve görev tanımı dışında kalan temizlik hizmetlerinden sorumlu tutulamayacağını, görev tanımı dışında kalan işlerin disiplin tehdidiyle personele yüklenemeyeceğini, idarenin görev tanımı dışında kalan bir işi disiplin sorumluluğuna esas alamayacağını, disiplin sürecinde fiil ve sorumluluğun açık, somut ve hukuka uygun şekilde ortaya konulması gerekirken bu gerekliliklere uyulmadığını ve savunma hakkının gereği gibi kullandırılmadığını ileri sürdük.
Manisa 1. İdare Mahkemesi, ileri sürdüğümüz gerekçeleri değerlendirerek dava konusu işlemi hukuka aykırı bulmuş ve iptal etmiştir.
Bu karar; kamu personeline görev tanımı dışında iş yüklenemeyeceğini, kadro unvanı ile bağdaşmayan işlerden dolayı disiplin baskısı kurulamayacağını ve disiplin süreçlerinin hukuka uygun yürütülmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Hürriyet Sağlık-Sen olarak; çalışanların görev tanımına, emeğine ve hukuki güvencelerine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Hürriyet Sağlık-Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi
Bilindiği üzere hemşireler, sağlık sisteminin en önemli insan kaynağını oluşturmaktadırlar. Buna rağmen; lisansüstü eğitimlerini tamamlayarak uzmanlık kazanan, belirli alanlarda sertifikasyon ve ileri düzey mesleki yetkinlik elde eden çok sayıda hemşire, sahip oldukları bilgi ve birikime uygun görev, kariyer ve ücret imkanlarından yararlanamamaktadır. Özellikle yoğun bakım, acil servis, ameliyathane, onkoloji, diyaliz, yeni doğan ve benzeri özellikli birimlerde görev yapan hemşirelerin uzmanlaşmasına rağmen, mevcut uygulamalarda bu uzmanlığın kadro planlamasına, atama süreçlerine ve mali haklara yeterince yansıtılmadığı yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu durum hem çalışan motivasyonunu olumsuz etkilemekte hem de sağlık hizmetlerinin niteliği açısından soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu kapsamda;
SORU 1- Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda görev yapan hemşire sayısı kaçtır?
SORU 2- Bunlardan kaç tanesi yüksek lisans, kaç tanesi doktora eğitimini tamamlamıştır?
SORU 3- Bakanlık kayıtlarına göre halen kaç hemşire "uzman hemşire" unvanına sahiptir?
SORU 4- Uzman hemşire unvanına sahip personelin kaç tanesi eğitim aldığı branşta görev yapmaktadır?
SORU 5- Eğitim aldığı uzmanlık alanı dışında görevlendirilen uzman hemşire sayısı kaçtır?
SORU 6- Yoğun bakım, acil servis, ameliyathane, diyaliz, onkoloji, yeni doğan ve benzeri özellikli birimlerde görev yapan hemşirelerin kaçta kaçı ilgili alanda sertifika veya lisansüstü eğitim sahibidir?
SORU 7- Bakanlığın, branş hemşireliği sisteminin kurumsallaştırılmasına yönelik yürüttüğü bir çalışma bulunmakta mıdır?
SORU 8- Uzman hemşirelik ve kıdemli uzman hemşirelik şeklinde kariyer basamaklarının oluşturulmasına yönelik bir hazırlık yapılmakta mıdır?
SORU 9- Uzman hemşirelerin özlük hakları, ek ödeme oranları ve ücretlerinin iyileştirilmesine yönelik Bakanlığın yürüttüğü herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
SORU 10- Son beş yıl içerisinde yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlayan hemşirelerin mesleki gelişimlerinin ve akademik birikimlerinin kariyer planlamasına yansıtılması amacıyla hangi düzenlemeler yapılmıştır?
SORU 11- Sağlık Bakanlığı, özellikli birimlerde görevlendirmelerde
HUZUREVİ YAŞLI BAKICILARINI İLGİLENDİREN EMSAL DAVA: BAKIM PERSONELİ GENEL TEMİZLİK PERSONELİ YERİNE ÇALIŞTIRILAMAZ
Manisa’da bir Huzurevi Müdürlüğü’nde 4/B Destek Personeli / Yaşlı Bakıcısı olarak görev yapan üyemiz adına, görev tanımı dışında kalan genel temizlik işlerinden sorumlu tutulmasına karşı yürütmeyi durdurma talepli dava açmış bulunmaktayız.
Üyemizin asli görevi; yaşlı bireylerin bakım, gözetim, kişisel bakım, hijyen, beslenme ve günlük yaşam faaliyetlerine destek olmaktır. Buna rağmen üyemizin; koridor, ortak kullanım alanları, yaşlı odalarındaki tuvalet ve banyolar, lavabo, cam silme, perde yıkama, oda ve koridor temizliği gibi genel temizlik işleriyle sorumlu tutulmasının hukuka, hizmet gereklerine ve görev tanımına aykırı olduğunu değerlendirmekteyiz.
Davamızda ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12.06.2026 tarihli görüş yazısı da yargı denetimine taşınmıştır. Çünkü bu görüş yazısında, yaşlının kullanımına tahsis edilmiş banyo ve tuvalet alanlarının bakım hizmetinin tamamlayıcı unsuru olarak değerlendirilmesi ve bu hizmetlerin bakım personeli tarafından da yerine getirilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Hürriyet Sağlık-Sen olarak, bu değerlendirmenin bakım personelinin görev tanımını genişletecek ve genel temizlik hizmetleri ile bakım hizmetini birbirine karıştıracak nitelikte olduğunu değerlendirmekteyiz.
Açılan dava yalnızca Manisa’daki somut olay bakımından değil; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı huzurevlerinde yaşlı bakıcı unvanında görev yapan tüm bakım personeli yönünden önem taşımaktadır.
Hürriyet Sağlık-Sen olarak; görev tanımı dışı iş yüklemelerine karşı üyelerimizin yanında olmaya ve hukuki süreci tüm meşru zeminlerde takip etmeye devam edeceğiz.
Hürriyet Sağlık-Sen
Hukuk ve Mevzuat Birimi