Sn.Bilal Erdoğan, Genç Memur-Sen’in Türk Dünyası Akademisi Ödül Töreni’nde konuştu:
“Yerli ve milli yeni bir aydın sınıfına ihtiyacımız var.
Şike, doping ve bahis Batı sporlarının dili haline gelmiş durumda.
Çünkü sömürü üzerine kurulu bir medeniyet, ahlak üretemez.
Bizim gücümüz; kendi kültürümüzde, kimliğimizde ve özgüvenimizdedir.”
DÜZELTME...!
(Dün akşam, her akşam evlerimizin baş köşesine kurulan, bir kısım TV ekran yüzleri kıyafet ve tarzlarına dikkat çekmiş, en azından milletin genel kültür ve kabul gören bir hale gelmesini tavsiye etmiştim...
Eleştirdiğim hal ve tarz kolay anlaşılsın diye, İnternete heryerde bulunan bir kısım resimler kullandım... Şahıslar belli olmasın hassasiyetiyle resimlerin yüz kısmını buzladım... Çünkü mesele şahsi değil, genel bir çürüme...
Buna rağmen, bir arkadaşımız aradı ve paylaşılan resimlerdeki ekran yüzü şahıslardan birisinin kocası, benim, "kim olduğu belli olmasın diye yüzünü sakladığım" resimden rahatsız olduğunu bildirdi..!
Maksadımız zaten falan filan şahıs değil, millet ve değerleriyle örtüşmeyan tarzlar olduğunu bir kez daha beyan ediyorum...
Kendilerinin açıktan paylaştığı, benim hassasiyetle saklayarak ve de sıkılarak paylaştığım RESİMLERİ SİLİYORUM, ama mesajı önemine binaen tekrar aşağıda sizlerle paylaşıyorum...
Mesele kişisel degil, genel kokuşmuşluk ve çürüme...)
Dünkü mesajım. Görüntüsüz...
Yazıktır, ayıptır, günahtır...
Haya imandandır... İman da insana ait güvenlik unsuru bir kıymetdir...
Ben, hayati bir konuya dikkat çekmek için dahi paylaşırken utandığım bu resimler, bir kısım nefsin kölesi olmuş zavallının, milyonların evine girip baş köşede oturduğu/oturtulduğu kıyafetli halleri...
Cinselliğin teşhiri, mahremiyetin, ahlakın ayıplanarak tahfif edilmesi, aile kurumunun zayıflatılması, tüketim kültürü, cinselliğin metalaştırılması,sapkınlık medyada ve sokakta çıplaklığın normalleştirilmesi, aileyi yok ediyor...
Evlilikleri çökertip nufus kırımına sebep oluyor...
Sonra nufus azalıyor diye yırtınıyoruz..
Dünyada insan denen eşrefin dejenere edilmesi, kötülüğün çoğalmasıyla kıyamet çığırtkanlığı yapan SiyoEmperyalist Mesih'çi akıl tarafından bilinçli, sapkın bir itikadi İnanç olarak üretilmektedir... Bu konuda zebil yayın, değerlendirme ve tesbit vardır...
Bu tahripkâr fitnenin muhatabı, sadece İslam dünyası değil bütün insanlıktır...
Batı dünyasının geçmişine bakın, eski zamanlarda, denize giren gayri Müslim kadınların deniz kıyafetleri bile şimdi bizim tesettürlü kadınların kıyafetlerinden farklı değildir..
Çıplaklık,kâr, haz, şehevi duyguların pazarlanması ve teşhircilikle
kadın haysiyetsizleştirlip meta haline getiriliyor ve insanı nesneleştirilip pazarlama aracı haline getiriliyor...
Her gün,sosyal medya mecralarında veya genel medyada, ekranlarda, hem de siyasî ve ciddi konuları takdim eden en popüler programların sunucuları bile ekseriyetle bu rezilliğe düşüyor, sömürülerek düşürülüyor...
Bu hayırsız çöküşe Milletçe muhakkak dur demeliyiz...
Kendi mecraında, çeşitli sektörlerde çalışanların bile uyması gereken kendilerine has bir kıyafet tarzı varken, her akşam evlerimizin baş köşesini kaplayan TV ekranlarında vazife yapanların milletin ekseriyetini, ahlaki yapısını gözeten millet ve değerlerine uygun kıyafetler içinde olması gerekir...
Sosyal alan, özel alan değildir...
Herkes özelinde ne işlerse işlesin, ama hiç kimse orta yerde kalkıp milletin duygularına, ahlakına örfüne inancına saldırmayın/saldırtmayın...
Allahın verdiği bedeni beğenmeyip neşter üstüne neşterle deforme edilmiş komik zavallı suratları, göğüs ve kalça bölgesindeki yağ tabaklarınızı, marifetmiş gibi milletin gözüne sokmaya hakkınız yok...
Millete ve nesillere tecavüz etmeyin/ettirmeyin...
Herkesi bilmem ne budalası zannetmeyin...
Özel veya Resmi, bütün kurum kuruluşlar,evebeynler, bütün işletme sahipleri, milleti ve nesilleri koruma görevini eksiksiz yerine getirmeli..!
Bu kokuşmuş çürüme vatan ve millet beka meselesidir...
@AhmettPoyraz Rabbim rahmetiyle muamele eyleyip cenneti ile müjdelendirsin inşallah basın sağ olsun Ahmet kardeşim İstanbul dışında olduğum için iştirak edemeyeceğim dualarımız hacı babamız için inşallah
Zaferlerle dolu tarihimizin doruk noktalarından biri olan bu önemli günde sınırlarımız içindeki 86 milyon vatandaşımızın, Kıbrıs Türk halkının ve yurt dışındaki kardeşlerimizin her birinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı canıgönülden tebrik ediyorum.
Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Millî Mücadele’yi sevk ve idare ederek Cumhuriyete giden yolu açan Gazi Meclisimizin tüm mensuplarını şükranla anıyorum.
Malazgirt’teki ilk akınlardan Çanakkale destanına, Kurtuluş Savaşı’ndan 15 Temmuz direnişine kadar asırlardır kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanları rahmetle yâd ediyorum.
Tarihinin en sancılı günlerinde onca zorluğa, yokluğa, sıkıntıya rağmen hürriyet ve istiklaline dört elle sarılan fedakâr milletimizin son çatısı, devletler zincirimizin son halkası, şehit ve gazilerimizin emaneti Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılmak için yüksek bir şuurla, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
https://t.co/nvV9pRom4W
Güzel dostlar selamünaleyküm bu akşamın en güzel yanı MÜSİAD kurucu başkanımız Erol yarar başkanımla şu anki başkanımız burhan Özdemir ve bunların arasında emeği geçen bütün MÜSİAD camiasını canı gönülden tebrik ediyorum ne güzel bir mirası devam ettiriyorlar
Yıllarca “Bizden bir şey olmaz” diyenlere inat, biz Türk gençliğine inanıyoruz. Zekalarına, üretme gücüne, cesaretlerine güveniyoruz.
NextSosyal, bir sosyal medya platformundan fazlası, milli bir duruş, güçlü bir özgüven ve geleceğe dair net bir vizyondur. Yabancı platformlara mahkum değiliz. Kendi dilimizde, kendi değerlerimizle, kendi insanımızla varız.
NextSosyal’de olmak sadece bir tercih değil, milli bir tavırdır aynı zamanda. Herkes bilmelidir ki bu toprakların gençliği sadece takip etmez, öncülük eder.
Türkiye savunma sanayiinde büyük bir devrim yaşanıyor. Artık kendi mühendislik kapasitesiyle, kendi kabiliyet alanlarıyla, kendi fikri mülkiyetiyle stratejik ürünler geliştiren ve ihraç eden bir ülkeyiz. Bu sadece teknolojik bir ilerleme değil, aynı zamanda bu ülkenin yapabilme kapasitesine, öz güvenine dönük uzun yıllardır devam eden saldırılara karşı güçlü bir özgüven inşasıdır. Bu ülkenin artık ülkesinin vatandaşı olmaktan gurur duyan, ülkesine aşık özgüvenli evlatlarına yaslanarak yürüdüğünün ilanıdır.
Dün tanıtılan Türkiye’nin ilk hipersonik balistik füzesi Tayfun Blok 4, bu yürüyüşün güçlü bir adımıdır. Paylaşımın altındaki yorumlara baktığımızda ne acı ki, bu başarıya duyulması gereken güven ve gururun yerine bazı çevrelerde dün olduğu gibi bugünde inkar ve küçümsemeyle karşı karşıya kalıyoruz.
Bu ülkenin ortaya koyduğu her değeri değersizleştiren, kendi toprağının emeğine kuşkuyla bakan bir zihin haritası var karşımızda. Bu ruh hali kendiliğinden oluşmadı. Yıllardır muhalefet eliyle sistemli şekilde yürütülen bir algı mühendisliğinin, bir zihin inşasının sonucu oldu.
Özellikle genç kuşakların öz güvenine dönük saldırılar, bu ülkeyi aşağılayıp gençlerin kulağına sen bir az gelişmişsin diye fısıldayanlar, başarılarımızdan gurur duymayı değil; onları sorgusuzca itibarsızlaştırmayı marifet sayan bir iklimi besleyenler. Eleştirinin yerine yergi, aidiyetin yerine mesafe koyanlar. Oysa bir ülkenin yürüyüşüne eşlik edebilmek için önce o toprağa ait hissetmek gerekir. Bugün bu inovasyonlara imza atanlar bu topraklara inanan, bu ülkenin imkanlarını hayale, hayallerini gerçeğe dönüştüren gençlerdir.
Geldiğimiz nokta, savunma sistemleri kadar sosyal savunma mekanizmalarının da hayati olduğunu bize bir kez daha gösteriyor. Mesele hangi sesin, hangi iklimin öne çıkacağıdır. Biz inanmanın, üretmenin ve sahiplenmenin sesini büyütmek zorundayız. Çünkü savunma sınırda değil, zihinde başlar.
Güzel dostlar selamünaleyküm güzel adam Ahmet Ergün abimizi ziyaret etmek nasip oldu Rabbim Şafii ismi ile şifa nasip eylesin inşallah tüm dost ve arkadaşlara çok selamı var
Güzel dostlar selamünaleyküm Nuri Albayrak başkanımız eski dost ve arkadaşlarımızla beraber bize iftarını ikram etti Rabbim nicelerine nasip etsin inşallah
Güzel dostlar selamünaleyküm MÜSİAD iftarının münasebetiyle bizi bir araya getiren Rabbime sonsuz şükürler olsun ne kadar iftihar duysak azdır elhamdülillah
Sevdalısı olduğu İstanbul’a tarihî nitelikte hizmetlerde bulunan, birlikte nice vizyoner projeye imza attığımız Eski Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşımız Kadir Topbaş Beyefendi’yi ahirete irtihalinin yıl dönümünde rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânını cennet eylesin.
@omerbolatTR İşte bu Rabbim ayağınıza taşdeğdirmesin bu Bakanlar kurulunun üçte biri demek bölgeyi kalkandıracak inşallah ümmeti Muhammed’in de yüzünü güldürecek iyi ki varsınız
📍Halep.
MÜSİAD ve IBF Heyeti Suriye’nin Halep kentini ziyaret ederek birçok temaslarda bulundu.
MÜSİAD Kurucu Genel Başkanımız ve IBF Başkanı Erol Yarar, MÜSİAD Genel Başkan Yardımcımız Davut Altunbaş ve MÜSİAD YİH Üyesi ve IBF Başkan Yardımcısı Gazi Mısırlı’nın öncülüğündeki heyet, Halep Valisi Fevvaz Hilal, Halep Ticaret Odası Başkanı Mustafa Akta ve Halep Sanayi Odası Başkanı Mudar Al-Omar ile görüştü. Heyet daha sonra tarihi Halep Kalesi’ni ziyaret etti.
Görüşmelerde yakın dönemde başlayacak stratejik çalışmaların, devam eden insani yardım faaliyetlerinin ve bölgenin kalkınması amacıyla ortaya konacak projelerin istişareleri yapıldı.