AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya bizleri eğitim hayatı konusunda aydınlatmak ister mi?
Bir insan aynı tarihlerde hem ABD’de İSBAK bursiyeri hem AKP yöneticisi hem Başbakan danışmanı hem de İBB’den maaşlı çalışan olup aynı anda Cerrahpaşa Tıp gibi ağır bir fakülteyi nasıl bitirebilir?
Üstelik ortada yasal zorunluluk olan mecburi hizmet bile yok.
Tıp eğitimi part-time yapılamaz!
Kendisi gelsin Meclis'e ve diplomayı nasıl aldığını izah etsin.
EKONOMİDEN sorumlu eski Bakan sn. Nihat Zeybekçi’nin, Tera’nın kurduğu TP2 fonuna yatırım yaptığı için kendisini fonzede olarak ilan ettiği bir ortamda, bu kıymetlere yatırım yapan küçük yatırımcıları, finansal okur yazar olmamakla suçlamak, ne kadar haklı ve vicdanidir?
AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, “Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda” demiş ki çok haklı.
Biz de onu söylüyoruz:
Her şeyin herkesin gözü önünde gerçekleştiği bu soyguna neden göz yumuldu?
Başta SPK olmak üzere denetim ve kontrol mekanizmasının başındakiler neden engellemedi?
Bu soygunun sacayakları olan sermaye, siyaset, devlet bürokrasisi ve medyadaki dolandırıcılar sadece Fatma Betül Sayan Kaya’dan mı ibaret?
Yurtdışından bu fonlarla yüklü miktarda para kazanan off shore bağlantılı tabela şirketlerinin şüpheli para trafiği incelenecek mi? Ve bu şirketlerle AKP ve devlet bürokrasisinden kimlerin ilgisi var?
O bir yatırım gurusu, o bir AKıllı yatırımcı, o bir piyasa dahisi!
Nisan'da en dipten aldı, Eylül'de en tepeden sattı, sonra piyasa çakıldı.
Bunu ancak bir dahi yapabilir...
Fatma Betül Sayan!
Yüzyılın vurgunu!
Tam 850 milyar lira...
Saray'a yanaşan uyanık tipler; AKP'lilerin işbilir çocukları; onlarla iş tutan vurguncu işadamları, AKP'li geçinen bazı ekonomistler bir araya gelmiş; borsadaki denetimsizliği fırsat bilip yüz binlerce insanın parasını iç etmişler.
"Yerli ve Milli Türkiye" diyerek.
"Türkiye Yüzyılı!" diyerek.
Çürüme, bütün ahlaki değerlerimizi perişan etmiş.
Ne dinsel duygu kalmış ne ulusal duygu...
Vahşi bir yağmalama arzusu ve parti gücünü kullanan yağmacılar...
Bence Saray iktidarını bu olay götürecek...
Erdoğan, ABD'de dünyayı kurtarmayı bırakıp bir an önce yağmalanan insanların parasını kurtarmalı...
Elbette hazineden değil yağmacı hırsızların malına mülküne el konularak...
Kimse, "Bu bizden!"; "Bu muhterem Cumhurbaşkanı'mızın tanıdığı!" diye korunmadan...
Yapabilirler mi?
Zor ama buna mecburlar...
Yoksa ileride bunun hesabını çok sert sorar gelecek iktidar...
Ülke babadan miras kalsa böyle lunaparka çevrilemez!
Fon skandalı patladığından beri borsada 54 milyar dolarlık değer kaybı yaşandı…
AKP de çıkmış, SPK’ya görevlerini hatırlatıyor. 😶
Güneşi emanet etsek onu da söndürürsünüz!
Bir yerin finans merkezi olabilmesi için ilk koşul itibar ve güven tesis etmektir. Yüksek binalar yapmakla finans merkezi olunmaz, sadece trafik artar.
Batak fonlara bir de banka kurma izni verilmiş BDDK tarafından.
Kim var peki BDDK nın başında? 2021 de Erdogan’ca TCMB başkanı yapılan Yeni Şafak yazarı Şahap Kavcıoğlu.
Hem SPK hem BDDK bu bataktan sorumludur.
Hesap verilen hesap sorulan bir rejim olsaydı hepsi soruşturulurdu.
Ama nerdeee!
@DusunceliFikret Ben Cuma günü çıkış yaptım. Takibe devam fon gerekli şartları yerine getirirse tekrardan giriş yaparım. Bugüne kadar getirileri güzeldi dikkatli olmak lazım.
Her Türlü Darbeye ve Darbeci Zihniyete Karşı!
12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ve o dönemin otoriter uygulamalarının adalette, toplumda ve sporda yarattığı derin tahribatlara karşı tarihsel duruşumuz nettir.
halkın iradesini yok sayan tüm darbelere ve darbeci zihniyetlere dün olduğu gibi bugün de amasız, fakatsız karşıyız!
Bizler;
*Kardeşi kardeşe düşman eden kutuplaştırıcı zihniyetlerden,
*İnsanları haksız yere işten atarak ekonomik mağduriyet yaratanlardan,
*Gençleri hukuka aykırı şekilde okullarından ve geleceklerinden uzaklaştıranlardan,
*Eğitmenleri sürgün ederek eğitim hakkını zedeleyenlerden,
*Üniversitelerin özerkliğine ve bilimsel özgürlüğe müdahale edenlerden,
*Annelerin yüreğine evlat acısı düşüren adaletsiz kararlardan,
*Temel insan haklarını hiçe sayarak insanlık onurunu zedeleyen uygulamalardan,
*Hukuk kurallarını çiğneyerek çocuk yaşta insanları idam sehpasına gönderenlerden,
*Halkın iradesini ve demokrasiyi askıya alan tüm askeri müdahalelerden,
*Toplumsal barışı bozmak adına mezhep ayrımcılığını körükleyenlerden,
*Ülke ekonomisini gerileterek geniş kitleleri fakirleştirenlerden,
*Beşiktaş’ın hakkı olan şampiyonluğu ve emeği gasp eden dönemin idari kararlarından...
12 Eylül 1980 askeri darbesi, bu ülkenin hukukunu, sevinçlerini ve demokratik geleceğini sekteye uğratmıştır.
Hukukun üstünlüğünü savunmak; halkın iradesinin üstünde hiçbir güç tanımamayı, adaletsiz askeri müdahalelerin ve her türlü anti-demokratik zihniyetin karşısında dimdik durmayı gerektirir.
Darbelere geçit yok!
"Atıyoruz 'el var' diyorlar, bir daha atıyoruz 'ittin' diyorlar...
Atıyoruz, atıyoruz, saymıyorlar!" Çizgileri ne kadar daraltırsanız daraltın, biz o sahaya vicdanı ve emeği sığdırmaya devam edeceğiz.
Şarkıcı Oğuzhan Koç’tan Kerem Aktürkoğlu’nun açıklamalarına tepki:
Sevgili Kerem Aktürkoğlu sizin kötü oynamaya da ‘kötü oynamak bizim iç meselemiz’ demeye de zerre hakkınız yok, bilginiz olsun!!
Sizin daha ligin başında bir İÇ MESELENİZ olamaz, sevgili kardeşim!
Asıl mesele, biz ‘sizi ne olursa olsun destekleyen’ Fenerlilerin meselesi, haberiniz olsun!
Böyle top oynayıp şu röportajı GS de verseydin, süresiz kadro dışıydın. Ona rağmen biz hâlâ seni çok seviyoruz ve senden herhangi bir ikili mücadelede sadece ayakta kalmanı bekliyoruz.
Bak, tekrar söylüyorum; senden tek beklentimiz yanına başka bir futbolcu gelip dokunduğunda yere düşmemen, yıkılmaman!!!
Allah aşkına, saçmasapan açıklamaları bırakıp bi taneniz ‘UTANIYORUZ’ diyin…
En azından aynı duygudayız deriz, yine sizi sever, sahip çıkarız.
‘Hakem’ DİYE AĞLAYAN FENERLİ FUTBOLCU GÖRMEK İSTEMİYORUZ!!!
@yusuf34dogan Yusuf tebrik ediyorum; kendini bilge finansçı gibi tanıtan yarı cahillere ders vermişsin. İftira ve karalama “uzmanlarına” inat bilim ve finans konuşmak; ülke ve millet adına değer yaratmaya devam etmek lazım.
Türkiye ve Beşiktaş birbirine çok benziyor.
Beşiktaş taraftarı garip bir algı içinde, rakiplerini çok güçlü, ligi dizayn eden, hakemlerle kazanan, TFF ve Mhk'yı etkileyen olarak göklere çıkartıyorlar ki, onların birşey yapmasına gerek kalmadan herkesin gözünde yüksek yere koyarak en güçlü hale getiriyor.
Mesela, bu akşam oynanacak maçlarda niye beinsport 1'de Beşiktaş maçı olmadığını tamamen " Beşiktaş'a yapılan durum" diye algılayıp bunun senelerdir Lig sıralaması yüzünden olduğunu bilmiyor.
Kart veya penaltı istediğinde, Galatasaray ve Fenerbahçe'ye verilirdi bize verilmez diyerek rakibi güçlü kendini güçsüz gösteriyor. Bunu kabulleniyor.
Aynı Türkiye'de belli bir kesim, biz yapamayız diyenler vardı. Hâlâ var, onlar gibi kendini aşağı çekiyor.
Oysa, Beşiktaş bu ülkenin en büyük kulübü, felsefesi olan, kültürü en geniş kulübüdür.
Beşiktaş taraftarı silkinip kendine gelmeli ve gücünün farkına varmalı. Kendi elleriyle rakiplerini en tepeye çıkartıp korku objesi yapmak yerine, gücünün farkına varıp komplekslerinden kurtulmalı ve sözde özlem duyduğu Süleyman Seba döneminin gücünü özde yaşamalı.