Şanlı Türk ordusu aşağılık kumpaslara
Maruz kalırken sessiz kalan mecliste ki tüm siyasi partilerin ve milletvekillerinin düşmanıyım!
Kuvva-i milliyenin gönüllü neferi savaş meydanlarında büyümüş yetimin emanetçisiyim
VARLIĞIMIN TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN olacağı günü bekliyorum!
Değerli dostlarım; sevgili Dorukhan’ımızı katleden ve suç delillerini karartan Tanyer Yapı A.Ş. patronları Münir Tanyer ve Taylan Tanyer’in suç ortakları 13.08.2026 Perşembe günü saat 09:30’da İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda hesap vermeye devam edecek. Saygılarımla
Yakın gelecekte PKK kadrolarının Türkiye’nin her yerinde, işgal
İstanbul’unda (1918-1923) şenlenen azınlıkları hatırlatan bir şımarıklıkla taşkınlık yaptıklarını, kindar bir tutumla yurttaşları taciz
ettiklerini göreceğiz.
TBMM ÜYELERİNE ÇAĞRI
Türk milleti, bundan 106 yıl önce dayatılan Sevr haritasına karşı, Gazi Meclis ve onun Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde, verdiği Millî Mücadele ile işgalcilerin kendisine uygun gördüğü çerçeveyi kırıp attı. Bugün TBMM'de, Türk milletinin iradesini temsil etmekte olan vekiller tarihî bir sorumluluk ile karşı karşıyadır.
Eli kanlı teröristlerin affedilerek her türlü siyasi hakka sahip olmalarının yolunu açacak Anayasa'ya aykırı “Çerçeve”yi, hem de Sevr'in yıl dönümünde kabul etmek, Millî Mücadele kahramanlarının, terörle mücadele şehitlerimizin kemiklerini sızlatacaktır.
Millet iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in, bu iradeye ve Anayasa'ya aykırılığı açık olan malum teklifi kabul etmesi, millî dayanışmayı güçlendirmeyecek, tam tersine bölücü söylem sahiplerini daha da azdıracaktır.
Türk Ocakları olarak TBMM üyelerini, tarihî bir anda, tarihin yüklediği sorumluluk bilinciyle Türk milletinin sesine kulak vererek bu yasaya “HAYIR!” demeye çağırıyoruz.
Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi etnik kökene değil, ortak tarih, ortak kader ve ortak vatandaşlık bilincine dayanan Türk milleti anlayışı üzerine inşa edilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’un sonunda gençliğe seslenirken, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” diyerek bu devletin dayanağının ortak milli irade ve milli bilinç olduğunu vurgulamıştır.
Yine Atatürk, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” sözüyle millet tanımını etnik değil, siyasi ve tarihi bir birlik olarak ortaya koymuştur.
Bugün bu temel anlayışı zedeleyecek, aynı vatan üzerinde ikinci bir siyasi ulus oluşturma arayışına kapı aralayacak her girişim, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle bağdaşmaz.
Yaklaşık iki asırdır bu coğrafyada etnik fay hatlarını kaşıyarak Türkiye’yi zayıflatmaya çalışan emperyal akıl değişmemiştir. Değişen yalnızca yöntemleridir. Dün silahla ve işgalle denenenler, bugün hukuk, siyaset ve kimlik tartışmaları üzerinden yürütülmektedir.
Terör örgütü liderinin “çerçeve yasa bin kilometrelik yolun ilk adımıdır” ifadesi bu talihsiz sürecin kendi bakış açısından nasıl değerlendirildiğini açıkça göstermektedir.
Atatürk’ün milliyetçiliği ayrıştıran değil birleştiren, ırka değil ortak vatana ve ortak geleceğe dayanan bir milliyetçiliktir.
Bu nedenle Türkiye’de ikinci bir siyasi millet anlayışını meşrulaştırabilecek adımlara destek vermek ciddi bir çelişkidir.
Bu coğrafya yüzlerce yıl boyunca farklılıklarını Türk milleti çatısı altında yaşatmış, bağımsızlığını da bu birlik sayesinde korumuştur.
Türk milleti tektir. Türkiye Cumhuriyeti de bu milletin ortak devletidir. Bu temel ilkeyi aşındıracak her düzenleme, kısa vadeli siyasi hesapların ötesinde, gelecek nesillerin güvenliğini ve Cumhuriyet’in bütünlüğünü ilgilendirir.
Tarih, milli birlik konusunda yapılan hataları da bu hatalara kayıtsız kalanları da mutlaka kaydeder.
Ne mutlu Türküm Diyene.
#SONDAKİKA | Turancılar Dernekler Birliği Bursa İl Başkanı İsmail Hakkı Başar:
“Türk milliyetçileri olarak söylüyoruz ki,
o şerefsizi, bebek katilini, or-spu çocuğunu çıkartırsanız, onu ö-ldüreceğiz.”
İYİ Partili Av. Eda Doruk Çivici:
- “Barış gelmesin mi?” diyenlere yasa metninin okumasını tavsiye ederim. Yasada barış falan yok.
- Peki komşunuzun bomba yapmayı bilen, gözünü kırpmadan bebek öldüren ve asla da pişman olmayan bir terörist olmasına razı mısınız?
@YildizFeti Ulan sizin ar damarınız çatlamış vatan hainleri PKK yı Malazgirte davet ettikleri tarih gibi özenle Sevr in yıldönümü ayarlanmış içerden çıkardığınız PKK lilar 2. Hendek olaylarını yaşatırsa imzası olan her vekil idam ile yargılanacak
İYİ Partili Ayyüce Türkeş:
“PKK’lı teröristleri affedecek ihanet yasasını, Sevr’in yıldönümüne yetiştirebilmek için İYİ Parti dışındaki bütün gruplar bugünkü önergelerini geri çektiler.
Acelelerinin sebebi 100 yıllık kinleriymiş.”
@ajansmuhbir1923 Bunların ar damarı çatlamış PKK yı Malazgirte davet ettikleri tarih yarının sevr in yıl dönümüne denk gelmesi bunların Türk devletine düşmanlığının ispatıdır
O gün gelecek:
Mehmet Ali Çelebi, yeni Sevr’e imzayı ağabeyinin attığını söyleyecek.
Faik Öztrak; “CHP’ye ve TBMM’ye kazınmış (çökmüş) bir soyad taşıyorum. Atatürk… Cumhuriyet… Kem…Küm…” diyecek.
Hulusi Akar; “15 Temmuz… Ben… Asker… Şey… Fetö… O gece…” diyecek.
Nureddin Nebati, “Epistemolojik olarak yoktum; başkası atmış olmalı” diyecek.
Kürşad Zorlu, “Türk dünyasından zorunlu taşınırken nakliye kağıdı diye imzalattılar.” diyecek.
Hulki Cevizoğlu “Ceviz kabuğunu doldurmayacak bir imzaydı.” diyecek.
Tuğrul Türkeş, “Mezardan babam çıksın ki ben imzalamak istemedim. Babamın kızına da söyleyecektim. Kavga çıktı, fırsat bulamadım.” diyecek.
Şebnem Bursalı, “Ben yine bir gün Monako’da ıstakoz yiyordum. Haberim yoktu.” diyecek.
X kişi “Şoförüm kağıdı getirdi. Onu görünce her şey değişti.” diyecek.
Y kişi “Çok sarhoştum, hatırlamıyorum” diyecek.
Z kişi “ Ben ‘yasa’ değil, ‘yalı’ dedim. Peşinat bölünür, yalı bölünmez. Krediye imza attım. Yanlış yermiş.” diyecek.
…
Onlar türlü bahaneler ileri sürecekler.
Bizi ikna edemeyecekler.
Ama iş işten de geçmiş olacak.
#çerçeveyasa