HAYAT KURTARAN TAVSİYE
Birçok insan sadece bunu bilmediği için boğuluyor
Kendinizi arabanın içinde su altında bulursanız paniklemeyin.
1. Kapıyı açmaya çalışarak enerjinizi boşa harcamayın.
2. Camı açmayın, arabanın içine giren suyun kuvveti dışarı çıkmanıza izin vermeyecektir.
3. Koltuk başlığını koltuğun arkasından çıkarın.
4. Arka camı kırmak ve camı çıkarmak için çelik sivri uçları kullanın.
Araba, tasarım ve mühendislik gereği su üzerinde yüzmek üzere yapılmıştır ve arka cam her zaman dışarıya doğru bakar.
Bu hayatınızı kurtarabilir
A Milli Erkek Hentbol Takımımız, 2027 Dünya Şampiyonası Avrupa Elemeleri'nde ilk maçta 37-32 kaybettiği Romanya'yı deplasmanda 37-31 yenerek üst tura yükseldi! Tebrik ederiz. 🇹🇷
Bir TikTok fenomeni, engelli genç kızın ücretli hediye yarışını kazanması için kendisine atılan tüm hediyelerin takipçileri tarafından engelli genç kıza gönderilmesini belli etmeden istedi.
O görüntüler İzleyenlerin beğenisini topladı.
ANLAMAK İSTEMEYENLERE İNATLA, BIKMADAN YAZACAĞIM;
Trabzonspor için Fenerbahçe ile diğer ( GS) takımlar aynı değildir!
Aşağıdaki yazı yaşanılmışların sonucu olarak kaleme alınmıştır. İlla bir şey yazmak için değil.
“Akyazı’daki Şike Anıtı Boşuna Dikilmedi!
Galatasaray’ı eleştirirken konu Galatasaray olsun.
Fenerbahçe’yi eleştirirken konu Fenerbahçe olsun.
Bu iki kulübü aynı eleştiri içinde birlikte kullanmayalım.
Çünkü bu, özellikle Fenerbahçe basınının yıllardır bilinçli şekilde uyguladığı bir algı yöntemidir. Amaç, Fenerbahçe’ye yönelik eleştirileri sulandırmak, sorumluluğu dağıtmak ve gerçeği gölgelemektir.
Fenerbahçe denildiğinde benim aklıma sadece bir kulüp gelmiyor.
Rahmetli Özkan Sümer’in bu camiaya bıraktığı onurlu mücadele geliyor.
Rahmetli Mustafa Çelik’in, Eskişehir-Trabzonspor maçı sonrası büyük bir acıyla söylediği;
“Bizi bu sene de şampiyon yapmayacaklar” sözlerinden kısa süre sonra yaşadığı kalp krizi sonucu aramızdan ayrılması geliyor.
Sonradan ise UEFA ve CAS kararlarıyla o süreçte şike ve teşvikin tespit edilmiş olması geliyor.
Yani bir taraftarın hissettiği adaletsizliğin, sonradan resmi kararlarla doğrulanmış olması geliyor.
Rahmetli Küçük Onur’un bana gönderdiği;
“Davamızdan sakın vazgeçme İbrahim amca” mesajından sadece 48 gün sonra yakalandığı amansız hastalık sonucu aramızdan ayrılması geliyor.
1996’da yaşanan acılar, gözyaşları ve bu camianın yüreğine düşen ateş geliyor.
Sportif yargı kararlarına rağmen hâlâ teslim edilmeyen, gasp edilen emeklerimiz geliyor.
Sportif ve ceza süreçlerinde yapılan talimat ve kanun değişiklikleri geliyor.
Gerçekler ortadayken algıyla gerçeği örtmeye çalışanlar geliyor.
Bu camianın yaptığı adaletsizliğe karşı Trabzonspor taraftarlarının Akyazı’da diktiği “Şike Anıtı” geliyor.
Ve o anıt bugün hâlâ orada duruyor. Çünkü o anıt, unutulmayan adaletsizliğin ve gasp edilen emeğin sembolüdür.
Böyle bir geçmiş ortadayken, bu kulübü eleştirirken konuyu başka kulüplerle eşitlemek adil değildir.
Bu, yapılanları sulandırmak ve yaşanan adaletsizliği sıradanlaştırmaya çalışmaktır.
Mart 2024’te oynanan maçın bitiş düdüğünden sonra, Fenerbahçeli futbolcuların soyunma odasına gitmeleri gerekirken sahanın ortasına giderek tribünlere yönelik tahrik edici davranışlarda bulunmaları geliyor.
Buna rağmen sahaya sadece 1 taraftar girdi.
Ve bu taraftar, güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmiş olmasına rağmen, Fenerbahçeli futbolcuların bu kişiye yönelerek adeta linç girişiminde bulunmaları geliyor.
Sonrasında ne oldu?
Her zamanki gibi mağduriyet algısı oluşturuldu.
Saldıran futbolcular ceza almadı.
Saldırıya uğrayan taraftar ise haftalarca tutuklu kaldı.
Trabzonspor’un maddi ve manevi olarak uğradığı zararları, çalınan emekleri ve çocukların gözyaşlarını anlatırken konuyu başka kulüplerle eşitlemeye çalışanları iyi niyetli bulmuyorum.
Bu, gerçeği savunmak değil; gerçeği sulandırmaktır.
Fenerbahçe yaptıklarıyla yüzleşmeden, adalet sağlanmadan bizim için sadece bir rakip değildir.
Adalet yerini bulduğunda rekabetten söz edilebilir.
Bu camia için rahmetli Özkan Sümer’in yıllar önce söylediği söz hâlâ gerçeğin en net tarifidir:
“Haksızlığı hak gören camia…”
Ve ne yazık ki bu söz, bugün de hâlâ geçerliliğini korumaktadır.