“Ekrem Başkan kendisine duyulan güvene layık olduğunu ve bu işi en iyi yapabilecek kişi olduğunu gösterdi, Kurultay’ı çok başarılı şekilde yönetti. Teşekkür ediyorum.”Genel Başkanımız Özgür Özel, 38. Olağan Kurultayımızın Divan Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu ile ortak açıklama yaptı.
Beni Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına layık gören Cumhuriyetimizin 2'nci Yüzyılının İlk Kurultayının delegelerine teşekkür ediyorum.
Bu salondaki umut dalgasını büyütmek ve partimizi iktidar yapabilmek için tüm örgütümüzle omuz omuza çalışacağız!
Birçok iktisatçının belirttiği üzere Türkiye'de bir ekonomik kriz yok, yoğun bir servet transferi var.
Döviz yükseliyor, faizler yükseliyor, iç tüketim baskılanıp ihracat teşvik ediliyor. Birçok temel ihtiyaç ürün ve hizmetinin fiyatı artıyor ama asgari ücret zammıyla, sosyal yardımlarla bu artışlar sübvanse ediliyor. Alt gelir grubu ve taşrada yaşayanlar açısından yaşam standartlarında ciddi bir değişiklik hissedilmiyor. Hatta kamu çalışanıysanız pahalı büyükşehirler haricinde epey bir iyileşme söz konusu.
Üst gelir grupları, büyük sermaye sahipleri ve tüccar ise zenginliğine zenginlik katıyor. Hele ki faizler enflasyonun altında olduğu için, büyük miktarda banka kredisi vb. kullanabilenler oturdukları yerden, tek bir kredi sözleşmesine imza atarak servetlerine servet kattılar. Dövizi olanlar yaşadıkça yaşadı. Döviz kazanan zenginler kârlarını katladıkça katladı.
Kim yoksullaştı? Çok temel ihtiyaçlar dışında lüksleri (!) olan ve ücretli çalışanlar, beyaz yakalılar, alt-orta gelir grupları, pahalı büyükşehirlerde yaşayıp eğitimle sınıf-statü atlamaya çalışanlar: haftada bir eşiyle dostuyla güzel bir yemeğe çıkanlar, yazın güneye tatile gitmek isteyenler, biraz para biriktirip yılda 1-2 yurtdışına gitmek isteyenler, orta düzey ve üzerinde telefon, bilgisayar, müzik enstrümanı alanlar, motor-araba almak isteyen bordrolular, sinema-konser-tiyatro-festival sevenler, eğitim-sertifika-hobi meraklıları...
Özetle yaşanan ekonomik dönüşüm orta veya ortaya yakın gelir gruplarını asgari ücrete indiriyor, sadece temel ihtiyaçlarla ve kişisel gelişim/zevklerden vazgeçerek yaşamaya zorluyor, eğitimle sınıf atlama umudunu ortadan kaldırıyor, ev-araba sahibi olma beklentisi olan şehirlilerin bu ihtimalini sıfırlıyor.
Alt gelir grupları ve bordrolu çalışmaya bağımlılığı az olan kesimler (taşrada-köyde yaşayanlar) standartlarını sürdürüyor, hatta yer yer iyileşiyor. En zenginler daha da zenginleşiyor. Kentlerde yaşayan ara gruplar iyice mülksüzleşiyor. Ekonomi büyüyor, sadece bizim gibilerin pastadan aldığı pay küçülüyor. Güvencesiz ve geleceksiz hâle geliyoruz. Kriz yok, para el değiştiriyor.
az önce mythic structure and storytelling in cinema dersinin midterm ödevini tamamladım ve bu süreçte örümcek adam 2'nin çok iyi bi film olduğuna kanaat getirdim; art house filmler getir götürünü yapar hodri meydan
https://t.co/eOUQV0znt0
Değişime davet: CHP’de değişim, Türkiye’de değişim, iktidar için değişim sürecine katılımınızı, görüş ve önerilerinizi bekliyoruz;
https://t.co/gLBBBWTyTa
https://t.co/rQVppF2Ay6
Merdan Yanardağ'ın tutuklanması karşısında muhalefet partilerinden güçlü bir itiraz, sağlam bir karşı çıkış olmadı. Canla başla yanındayız demek yerine, sessiz kalındı. Sustukça sıranın tüm muhalefete geleceği bir sürecin taşları işte böyle döşeniyor..
6 değil, 16 değil, 116 da olsa masadaki temsilin ayağı sokağa, mahalleye, iş yerine basmadığı sürece sonuç alınmıyor. Birlik olma yöntemi doğru, halkı siyasete müdahil edemeyen, seçkinlerden ibaret birlik işlevsiz.
Yani şöyle olsun istiyorlar. Martı hem iktidara yakın olmanın potansiyel avantajlarını elinde bulundursun hem de kamuoyu gerçeklerden mahrum kalsın ve Martı’nın ticari başarısını alkışlasın. Elektrikli scooter sektöründe birçok farklı şirketin yarıştığını hatırlatayım.