BAŞIMIZ SAĞ OLSUN
Menfur bir saldırının hedefi olan Eslem Sare yavrumuzu kaybetmenin acısını yaşıyoruz.
İstanbul Başakşehir'de okulunda uğradığı saldırıda hayatını kaybeden öğrencimiz Eslem Sare Bulut'a Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına, öğretmenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Tedavileri süren öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
#BaşımızSağOlsun
Norm kadro fazlası öğretmenlerimizin res’en atama işlemleri, mevcut sorunları çözmediği gibi yeni mağduriyetlere de kapı aralamaya devam ediyor.
Her yıl norm kadro fazlası öğretmenlerimizin, eğitim-öğretim yılı başlamadan, öğrenci sayısı ve ders seçimleri netleşmeden, norm kadro güncellenmesi sağlıklı yapılmadan yer değişikliğine tabi tutulması, öğretmenlerin ilçeler arasında göçmesine, yollara düşmesine, mazeret durumunun ihlaline, aile bütünlüğünün parçalanmasına sebebiyet vermektedir. @tcmeb bu mağduriyete seyirci kalmamalıdır.
Bakanlık, res’en atamaların oluşturduğu sosyal maliyeti ve mağduriyeti görmeli; ailelerinden evlerinden kilometrelerce ötedeki okullara ve ilçelere rese’en atanan öğretmenlerin bu mesafede seyahat etmelerinin hem zaman hem de maliyet bakımından ağır bir yük oluşturacağı, ulaşım süresinin uzunluğu nedeniyle aile yaşamının sekteye uğrayacağı ve bu durumun aile birliğini fiilen zedeleyeceği unutulmamalıdır.
Geçtiğimiz yıllarda norm kadro fazlası öğretmenlerin res’en atama işlemlerine karşı açtığımız davalarda verilen kararların, kararlardaki gerekçelerin dikkate alınması, çok sayıda mağduriyetin önüne geçecektir. Bakanlık, resen atama işlemlerinde acele etmemeli, mağduriyetleri ve hak kayıplarını önleyecek tedbirler almalıdır.
***ENGELLİ RE'SEN!!!***
Çok güzel özetlemişler, tebrik ediyorum.
■■■■■■■■
"ENGELLİ ÖĞRETMENLER VE ENGELLİ YAKINI ÖĞRETMENLER RESEN ATANAMAZ!
Bizler öğretmeniz. Görevimizi yapmaktan, öğrencilerimize ulaşmaktan kaçmıyoruz. Ancak hayatımızın gerçekleri yok sayılarak, irademiz dışında resen atanmaya zorlanmak istemiyoruz.
Engelli bir öğretmenin kendi sağlık koşulları, tedavi süreçleri ve yaşam düzeni vardır. Engelli yakını olan bir öğretmenin ise yalnızca bir öğretmen olarak değil, bakım sorumluluğu taşıyan bir evlat, eş, anne, baba veya aile bireyi olarak yerine getirmesi gereken sorumlulukları vardır.
Bir insanın bakımını üstlenmek, birkaç kilometrelik bir mesafe meselesi değildir.
Tedavidir, refakattir, günlük yaşam desteğidir, acil durumlarda yanında olmaktır.
Bunları görmezden gelerek yapılan bir atama, yalnızca öğretmenin görev yerini değiştirmez; bir ailenin bütün yaşam düzenini altüst eder.
Engellilik bir ayrıcalık değildir.
Engelli yakını olmak da bir tercih değildir.
Bakım sorumluluğu ise yok sayılabilecek bir yük hiç değildir.
Eğitimde görev yapan öğretmenlerin çalışma koşulları belirlenirken insan onuru, aile bütünlüğü, sağlık hakkı ve sosyal devlet ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır.
Bizler resen atama değil, hakkaniyet istiyoruz.
Mağduriyet değil, çözüm istiyoruz.
Ailelerimizden ve bakım sorumluluklarımızdan koparılmak istemiyoruz.
Yetkililerin bu konuda desteğini istiyoruz
Engelli öğretmenler ve engelli yakını olan öğretmenler resen atama kapsamı dışında tutulmalıdır.
Bizler görevimizin başında olmak istiyoruz; ancak bunu yaparken sağlığımızdan, ailemizden ve bakmakla yükümlü olduğumuz yakınlarımızdan vazgeçmeye zorlanmak istemiyoruz.
Bu konuda atılacak her adımın, binlerce öğretmenin ve ailesinin hayatını doğrudan etkileyeceği unutulmamalıdır.
RESEN ATAMAYA, BİZLER GİBİ SIZLERİN DE HAYIR DEMENİZİ BEKLİYORUZ!
ENGELLİ ÖĞRETMENLER VE ENGELLİ YAKINI ÖĞRETMENLER İÇİN DESTEK BEKLİYORUZ."
■■■■■■■■■■
Genel Denetleme Kurulu üyelerimiz, Memur-Sen Genel Merkezi’nde rutin denetim faaliyetlerini gerçekleştirdi.
Kurumsal işleyişimizin sağlıklı, düzenli ve şeffaf şekilde sürdürüldüğünü tasdik eden Genel Denetleme Kurulumuzun Başkan ve üyelerine, titiz çalışmaları ve emekleri için teşekkür ediyorum.
Memur-Sen’in yıllar içinde oluşturduğu kurumsal birikim; disiplin, istişare ve sorumluluk bilinciyle her geçen gün daha da güçleniyor. Denetimi, yalnızca bir kontrol mekanizması değil; kurumsal kapasitemizi geliştiren, işleyişimizi güçlendiren ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümemizi sağlayan önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Emeğin, hakkın ve adaletin mücadelesini verirken kendi kurumsal yapımızı da aynı hassasiyetle koruyor; ortak akıl, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz.
****Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎ÖNLÜK MESELESİ▪︎▪︎▪︎
Başörtüsü yasağından önlük mecburiyetine, kırk yıllık kavganın kaybedeni hep öğretmenler oldu. Keşke yasaklar koyarak veya emirler vererek köklü bir problemin çözülemeyeceğini anlayabilseydik. Anlayabilseydik ve çözümü ideolojik kavgalarda değil, pedagojik ilkelerde arayabilseydik.
Öğretmen rol modeldir. Öğrenciler, okul öncesinden ergenlik sonrasına kadar hayatlarının en korumasız, en hassas dönemlerini öğretmenleriyle yaşarlar. Taklit eder, örnek alır, etkilenir ve şekillenirler. Bu durum, öğretmene çok büyük bir mesuliyet yükler. Bu aşamada konuşulması gereken öğrencinin hakları ve öğretmenin sorumluluklarıdır.
Bugün çocuklarımız dijital ortamların, sapkın akımların ve kontrolsüz sosyal medyanın saldırısı altındadır. ABD’de birçok eyalet, çocukları korumadıkları gerekçesiyle meta şirketine dava açıyorlar. Rusya’da aileler çocuklarını sapkınlıklardan korumak için kiliseden yardım istiyor. Geçen yıl Maraş ve Urfa’da yaşadığımız üzücü olayların arka planını iyi irdelememiz gerekiyor.
Son yıllarda cadde ve sokağımızda, her kesimden insanı rahatsız eden bir çıplaklık furyasına, dijital ortamı kontrol edecek her düzenlemeye özgürlük gerekçesiyle yapılan itiraza ve en hayati meselelerde bile siyasi kutuplaşmanın kör kavgasına şahitlik ediyoruz.
Böylesine riskleri barındıran bir dönemde, haklı olarak öğretmenlerden savrulması değil örnek olması, güzel giyinmesi ve kimseyi rahatsız etmemesi bekleniyor. Okullarımıza yansıyan, çocuklarımızı ve geleceğimizi tehdit eden bu olumsuzluklarla mücadelede en büyük rol biz öğretmenlere düşmektedir.
Ancak bir gerçeğimiz var ki son yıllarda okullarımızdan az da olsa olumsuz, anlamakta zorlandığımız, öğretmen rolüne yakışmayan aşırı giyimler, tıraşlar vs. yansıyor. Çoğu zaman da bu aşırılıklar, bizim serbest kıyafet eylem kararımıza bağlanıyor.
Sendikamızın eylem kararının hangi şartlarda, hangi gerekçelerle, hangi toplumsal yaranın tedavisi için alındığını herkes çok biliyor. Bizim eylem kararımız, öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını tehdit eden aşırılıklara önlem almanın önünde engel değildir. Tam aksine insana yakışan bir giyim kuşam kavgasıdır.
Bugün yaşanan, her okulda, kadın veya erkek üç beş öğretmenin özensizliğidir. Yapılması gereken, bütün öğretmenlere önlük giyme mecburiyeti getirmek değil, aşırılıklara önlem almaktır. Mesele önlük giymek değil pedagojik ilkelere uygun giyinmektir. Unutmayalım ki herkes önlük giyse bile problem devam edebilir.
Hikâyeyi en başından beri biliyor ve MEB genelgesinin neyi amaçladığını anlıyoruz. Bakanlığın, önlük giymeyen ancak “öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu, öğrencilere örnek olma niteliğini, mesleğin vakarını, kamu hizmetinin ciddiyetini ve toplumsal hassasiyetleri” dikkate alan öğretmenlerimizle probleminin olacağını zannetmiyorum..
Kaygımız, sınırları zorlayan giyim kuşamı önlükle düzelteyim derken, kraldan daha kralcı bazı yöneticilerin, sorumluluk sahibi birçok öğretmeni küstürecek uygulamalarına şahit olmaktır. Daha ortada genelge yokken bile bunun işaretleri geliyordu. Genelge bu anlamda bir probleme işaret ediyor ve bir çözüm öneriyor, işi abartmadan herkesin sorumlu ve duyarlı davranması gerekmektedir.
Bakanlık, genelge ile önemli bir yol haritasını ortaya koymuştur. Önlük maddesinin, diğer önemli maddeleri gölgede bırakması talihsizlik olacaktır. 2026-2027 öğretim yılı tartışmaların, çözüme gitmeyen kavgaların ve gereksiz hukuki süreçlerin gölgesinde kalmasın. Mesele önlük meselesi değildir.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
AİLE BÜTÜNLÜĞÜ ANAYASAL BİR HAKTIR!
Aile bütünlüğü, yalnızca insani bir ihtiyaç değil, anayasal bir haktır.
Sağlıklı ve huzurlu bir toplumun yolu mutlu aileden, mutlu aile ise aile bütünlüğünün korunmasından geçer.
AİLEYİ KORUMAK;
NESLİ KORUMAKTIR
GELECEĞİ KORUMAKTIR!
@Yusuf__Tekin@tcmeb@mebpgm
#BinlerceYuvaBirilEmri
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANMAYAN ÖĞRETMENLERİN MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR
Öğretmenlerimizin mazerete dayalı yer değişikliği kapsamında çok sayıda talebinin karşılandığı görülmekle birlikte, boş norm sayısı ile yer değişikliği talep eden öğretmen sayısı birlikte değerlendirildiğinde, talepleri karşılanmayan ve bu nedenle mağduriyet yaşayacak çok sayıda öğretmenin bulunduğu görülmektedir.
Daha önceki dönemlerde mazerete bağlı yer değişikliği talepleri karşılanamayan öğretmenler yönünden Bakanlıkça il veya ilçe emri uygulaması hayata geçirilerek oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmiştir.
Bu uygulama, 2026 yılı yaz tatili mazerete dayalı yer değişikliği sürecinde de aynı uygulamanın yapılması konusunda haklı bir beklenti oluşturmuştur. Geçmiş yıllardaki tecrübe, söz konusu uygulamanın eğitim-öğretim süreçlerinde herhangi bir olumsuzluğa yol açmadığını ortaya koymaktadır.
Bu itibarla Bakanlıkça, 2026 yılı yaz tatili dönemi mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde, öğretmenlerin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlayacak gerekli çalışma yürütülmelidir.
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANAMAYAN ÖĞRETMENLER SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, meslektaşlarımızla bir araya gelerek yaşadıkları mağduriyetleri ve beklentilerini dinledi, sürece ilişkin istişarelerde bulundu.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2026 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde de öğretmenlerimizin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlanması gerektiğini ifade eden Genel Başkanımız, aile bütünlüğünü zedeleyen mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Eğitim-Bir-Sen olarak öğretmenlerimizin haklı taleplerinin ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
***ANLAMLI ŞEHİRDE ÖNEMLİ TOPLANTI***
● MEB. Şırnak'ta,
Ülkemizde gündemin, terörsüz Türkiye, barış ve kardeşlik süreci olduğu bu günlerde, Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim öğretim yılına hazırlık için en önemli toplantısını Şırnak ilimizde yapıyor.
Mülakat mağdurlarına çözüm, mazeret atamalarında yerleşemeyenlere tekrar tercih hakkı gibi önemli adımlar arka arkaya paylaşılıyor.
Öğretmenler il emri, ikinci il dışı, 2023 atamalarına mazeret tayin hakkı, 2024'de derece yapanlara kontenjan, norm fazlası olanlara esnek çözüm, özel sektör öğretmenlerine taban maaş düzenlemesi gibi önemli talepler konusunda da güzel gelişmeler bekliyor.
Büyük ülke vizyonu ile yeni eğitim öğretim yılına yeni heyecanla başlamayı önemsiyoruz.
Bu yolda umutlarımızı diri tutan Sayın Bakan @Yusuf__Tekin ve ekibine teşekkür ediyorum.
@_aliyalcin_@cftcblnt@EgitimBirSen
***HAYIRLI OLSUN***
Aylar süren çözüm arayışı, umutlu bekleyiş, eylemler, görüşmeler...
Mülakat mağduru öğretmenlerimize çözüm PiKTES
projesi ile geliyor.
Başvurular 14 Ağustos,
Hayırlı olsun. Emeği geçen herkese teşekkürler.
Başından beri bu drama çözüm bulacağına inandığım Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf TEKİN'e teşekkür ediyorum.
Yine bu süreçte inisiyatif alan ve çözüm için teknik detayı çalışan, doğru iletişim kuran Personel Genel Müdürü Bülent ÇİFTÇİ'ye de aileler ve öğretmenlerimiz adına çok teşekkür ediyorum.
Hayırlı olsun. Önce PİKTES üç ay sonra MEB kadrosu....
@Yusuf__Tekin@cftcblnt@EgitimBirSen@_aliyalcin_
*************************************
“Türk Eğitim Sisteminde Çocuklar için Kapsayıcı Eğitimin Desteklenmesi Projesi’’ (PIKTES IV) kapsamında Proje illerinde yabancı uyruklu öğrencilerin yoğun olduğu okul ve kurumlarda kapsayıcı eğitim uygulamalarının güçlendirilmesine, öğrencilerin mesleki becerilerinin geliştirilmesine, sosyal uyumlarının desteklenmesine ve genel olarak eğitim çıktılarının iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla çeşitli branşlardan Türkçe öğreticisi, Arapça öğreticisi ve Rehber Danışman olarak geçici süreli PIKTES öğreticisi istihdam edilecektir.
Geçici süreli PIKTES öğreticisi alımı başvuruları 14 – 21 Ağustos 2026 tarihleri arasında Proje resmi internet sitesi (https://t.co/NHcNfpWceZ) üzerinden yapılacaktır. Başvurularla ilgili usul ve esasların yer aldığı “Başvuru Kılavuzu” 14 Ağustos 2026 tarihinde https://t.co/NHcNfpWceZ adresinde yayımlanacaktır.
Hakikati ifade erdemdir
GOP Rektörü Sn. Fatih Yılmaz; atılan adımın kıymetini belirten, hakikati dile getiren ifadeleri takdir edilmesi gerekirken, bazı bedavacıları, araklayıcıları rahatsız etmiş.
“8.Dönem Toplu Sözleşme Kararı” diye YÖK’ün yazısında da ifade edilmesine ve atıfta bulunulmasına rağmen bazı yapıların emeğimizi gölgeleyip, kazanımımızı kendilerine yontma yarışı kifayetsizliklerindendir.
Duyarlı yaklaşımı için YÖK Başkanımızı takdir, yetkili sendika olarak hakkımızı teslim eden paylaşımı için Rektör Sn.Yılmaz’a teşekkür ediyorum.
Rabbim, acımızı paylaşan herkesten razı olsun…
Yalçın Ailesi olarak, muhterem babamız, merhum Selahattin Yalçın'ın dar-ı bekâya irtihali vesilesiyle; cenaze merasimine iştirak ederek bizleri yalnız bırakmayan, taziye ziyaretinde bulunan, telefonla arayan, mesajlarıyla, dualarıyla ve samimi temennileriyle acımızı paylaşan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Yüksek Yargı Mensuplarımız; Bakanlarımız, Siyasi Parti Temsilcileri ve Milletvekillerimiz; Mülki İdare Amirlerimiz, Belediye Başkanlarımız, Rektörlerimiz; Adalet Teşkilatımızın, Kamu Kurum ve Kuruluşlarımızın Temsilcileri; Sivil Toplum Kuruluşlarımızın, Konfederasyonlarımızın, Meslek Odalarımızın ve Sendikalarımızın kıymetli temsilcileri; Yurtdışından taziyelerini ileten paydaşlarımıza, dostlarımıza, dava arkadaşlarımıza, yol arkadaşlarımıza en kalbî şükranlarımızı sunuyorum.
Böylesi kederli günlerde dostluğun, vefanın ve kardeşliğin gerçek kıymetini bir kez daha idrak ediyoruz. Acımıza ortak olan her bir gönül, edilen her dua, okunan her ayet ve indirilen her hatim, uzanan her el, söylenen her güzel söz; yüreğimizdeki hüznü hafifleten, sabrımızı güçlendiren en büyük tesellimiz oldu.
Bu zor günümüzde yanımızda duran, varlıklarıyla güç veren, dualarıyla bizlere umut olan herkesten Cenâb-ı Hak razı olsun. Rabbim yapılan bütün hayırları, edilen bütün duaları, dergâh-ı izzetinde kabul buyursun. Sizleri ve sevdiklerinizi her türlü kederden, musibetten ve ayrılık acısından muhafaza eylesin.
Acımızı paylaşarak kardeşliğin, dayanışmanın ve vefanın en güzel örneğini sergileyen herkese gönülden teşekkür ediyor, her birinizi hürmet, muhabbet ve dualarla selamlıyorum.
Allah cümlenizden razı olsun.
📌 *Eğitim-Bir-Sen*
Engelli, Engelli Çocuğu Ve/Veya Bakmakla Yükümlü Olduğu Engelli Bireyi Olanlar İle Süt İzni Kullanan Öğretmenlerin Haftalık Ders Programının Tercihleri Dikkate Alınarak Hazırlanmasını Sağlayan SENDİKADIR (2021)
🛎️ H A T I R L A Y A L I M …
📝 Kurum İdari Kurulu Kazanımlarımız
✍🏻 Kurum İdari Kurulu Nisan 2020 tarihli Çalışma Raporu’nda yer verilen “Öğretmenlerden, engelli olanlar, engelli çocuğu bulunanlar ve bakmakla yükümlü olduğu engelli birey bulunanlara, haftalık ders programlarının belirlenmesinde gün ve saat tercihlerine öncelik verilmesi noktasında düzenleme yapılmalıdır” talebimiz Bakanlıkça kabul edilerek yönetmelik değişikliğiyle hayata geçirildi. 2.9.2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan değişiklikle Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Haftalık ders programı” başlıklı 12 inci maddesine “Bu bağlamda; engelli, engelli çocuğu ve/veya bakmakla yükümlü olduğu engelli bireyi olanlar ile süt izni kullanan öğretmenlerin haftalık ders programı, gün ve saatleri okulun genel işleyişini bozmayacak şekilde ilgili öğretmenlerin tercihleri dikkate alınarak hazırlanır” bendi eklenmiştir.
🎯 O kazanım da BİZE ait.
✅ İyi ki Eğitim-Bir-Sen Var
@EgitimBirSen
🙋🏻 H A Y I R L I C U M A L A R
D İ L E R İ M
OKUL YÖNETİCİLİĞİ “İKİNCİ GÖREV” DEĞİL, ESAS GÖREV OLMALIDIR!
Eğitim Kurumları Yöneticiliği; geçici görevlendirmelerle, sınavlarla ve belirsizliklerle yürütülecek bir “ikinci görev” değil, kariyer ve liyakat esasına dayalı profesyonel bir meslek olmalıdır. Eğitimde istikrar ve başarı için okul yöneticiliği yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
*
Eğitim kurumu yöneticiliği, her dört yılda bir yeniden eğitim ve değerlendirme cenderesine sokulan geçici bir görevlendirme olmaktan çıkarılmalıdır. 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda gerekli değişiklik yapılarak okul yöneticiliği; statüsü ve kariyer sistemi belirlenmiş, özlük ve mali hakları güvence altına alınmış, profesyonel bir eğitim yöneticiliği mesleği olarak yeniden düzenlenmelidir.
Çünkü eğitim gibi stratejik bir alan, geçici görevlendirmelerle değil; mesleki güvencesi sağlanmış, yetkinliği kabul edilmiş ve itibarı korunmuş eğitim yöneticileriyle yönetilebilir.
YAZININ TAMAMI İÇİN
👇
https://t.co/yUldMwdvQr
2026-YKS SONUÇLARI HAYIRLI OLSUN
20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 2 milyon 426 bin adayın merakla beklediği 2026-YKS sonuçları açıklanmıştır. Sınav sürecini geride bırakan bütün öğrencilerimizi, gençlerimizi geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizi ve çocuklarının sınava hazırlık süreci boyunca büyük fedakarlıklar yapan ailelerimizi yürekten tebrik ediyoruz.
Sınavın değerlendirme sürecinde, AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi’ndeki bir sorunun ÖSYM Bilim Kurulu tarafından, Matematik Testi’ndeki bir sorunun ise yargı kararı doğrultusunda iptal edilerek değerlendirmelerin yapılması, idarenin hukuka ve bilime verdiği önemin açık bir göstergesidir.
Geçmiş dönemlerdeki sınav uygulamalarında da örnekleri görülen soru iptallerinde bu kez Bilim Kurulunu titizlikle çalıştırıp zaman kaybetmeden yargı kararlarını uygulayarak tek bir gencimizin dahi hak kaybına uğramasına müsaade etmeyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy’u ve çalışma arkadaşlarını, aklıselim, şeffaf ve sorumlu yönetim anlayışlarından dolayı takdir ediyoruz.
Unutmamalıyız ki tercih dönemi, öğrencilerimizin meslek hayatını ve geleceğini önemli ölçüde şekillendirecek kritik bir eşiktir. Teknik bir meseleyi bahane ederek yersiz tartışmalar üretmek, gençlerimizin morallerini bozmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.
Bu süreçleri fırsat bilerek kurumlarımızı itibarsızlaştırmaya çalışanlar, gençleri ve ailelerini endişeye sevk edip tahrik edenler büyük bir sorumsuzluk örneği sergilemekte ülkemiz ve geleceğimize büyük bir kötülük yapmaktadırlar. Hiç kimse şahsi veya siyasi hesapları uğruna gençlerimizin geleceğiyle oynamamalı, manipülasyonlara asla başvurmamalıdır.
Tercih sürecine girecek öğrencilerimize, ilgi, yetenek ve hedeflerini dikkate alarak bu dönemi en verimli şekilde değerlendirmelerini tavsiye ediyor, tercih sürecinde kolaylıklar ve başarılar diliyoruz.
#2026YKS
EĞİTİM YÖNETİCİSİ ADAYI ÜYELERİMİZİ SINAVA HAZIRLIK İÇİN DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYORUZ
MEB Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı kapsamında gerçekleştirilecek e-Sınav öncesinde, yönetici adayı üyelerimizin hazırlık sürecine EBS Akademi tarafından hazırlanan kapsamlı içeriklerle destek oluyoruz.
Hazırlık sürecinizi güçlendirecek içeriklerimiz:
✅ Konu anlatım dökümanları
✅ Özet ders notları
✅ Konu tarama testleri
✅ Online deneme sınavları
🗓️ Türkiye Geneli Online Deneme Sınavı Takvimi
21-22-23-24 Temmuz 2026
⏰ Her gün saat 20.00
📲 EBS Akademi: https://t.co/oA0xY0W7W8
Üyelerimize değer katan akademik sendikacılık anlayışımızla tüm eğitim yöneticisi adaylarımıza başarılar diliyoruz.
#EBSAkademi #EğitimBirSen #EğitimYöneticiliği #YöneticiYetiştirmeProgramı #AkademikSendikacılık
AKADEMİYE SEÇİLECEK YÖNETİCİ ADAYLARININ YAŞADIĞI MAĞDURİYET GİDERİLSİN
■ Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak Milli Eğitim Akademisi Yönetici Yetiştirme Programı aday belirleme sürecinde taşra teşkilatları arasında uygulama birliğinin bulunmaması nedeniyle oluşan hak kayıplarını giderecek düzenlemenin yapılmasını ve oluşan mağduriyetleri önlemek için gerekli tedbirlerin alınmasını istedik.
■ Bazı illerde yönetmeliğin işaret ettiği programa alınması gereken sayıdan daha az adayın çağrıldığı görülmüştür. Bu uygulama, yönetmelikte öngörülen aday sayısına ulaşılamamasına ve adayların programa katılma hakkından mahrum kalmasına neden olmaktadır.
■ Ayrıca son sıradaki adayla aynı puana sahip birden fazla adayın olduğu hallerde, aynı puana sahip adayların tamamının değil sadece bir adayın programa çağrıldığı müşahede edilmiştir. Aynı puana sahip adaylardan yalnızca birinin programa alınması, objektiflik ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Son sıradaki adayla aynı puanı alan bütün adayların Yönetici Yetiştirme Programı’na dahil edilmesi gerekmektedir.
Haberi okumak için: https://t.co/GAsUcPxf7r