Bu akşam Köfteci Yusuf’a gittik. Yer bulmak için sıra bekledik.
Köfte, et döner, tavuk, kuşbaşı her şey tükenmişti. Sadece hamburger ile sucuk vardı.
Hükümet güvenirliğini o kadar kaybetmiş ki, millet şu düşünce ile Yusuf’a hücum etmiş:
“Bunlar domuz eti var diyorsa YOKTUR.”
Türk halkı ucuz alışveriş yapmasın. Türk halkı ucuz tatil yapmasın. Türk halkı ucuz yemek yemesin. Türk halkı ucuza yurtdışına çıkmasın. Türk halkı eğlenmesin. Türk halkı gülmesin.
Bunlar için ellerinden ne geliyorsa yaparlar.
Bir an için düşündüm de şöyle bir Cumhurbaşkanı yönetiyor ülkeyi. Genç, kadın… Bağırmıyor… Aşağılamıyor. Hakaret etmiyor… Ötekileştirmiyor… Suratı asık değil, gülümsüyor. Oturmuş halkın derdini dinliyor, not alıyor… Engelli bir yurttaşın derdini dinlerken yüzünün aldığı politik değil sahici “ah be kardeşim” hali… Belki bir gün kim bilir… Gün gelir çiçekler açar, umutlar yeşerir; yeni yıkanmış çamaşır gibi kokar tüm sokaklar…Herkes barışır.