Beşiktaş, Salah konusunda pazarlık masasında haberleri vs hepsi hikâyedir. Beşiktaş'ın bu konuda tavrı nettir, bu noktada da durulmalıdır.
Bizim Beşiktaşlı'lar olarak tavrımız, 27 Temmuz'da spprtif direktörümüz tarafından yapılan bu açıklama olmalıdır.
Beşiktaşta 19 yaşında 12 gol atan Semih Kılıçsoyu yedi. Euro 24te Semih oynamasın diye Barış Alperi santrafor yaptı, Barış oynadığı hiçbir maçta gol asist yapamadı. Semih'i turnuvanın son maçının son dakikası oyuna aldı.
Kadronun performansla değil torpille seçildiğini söyleyen, Fransa Ligue 1 de sezonun takımına seçilen Berke Özeri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Beşiktaşın kadro dışı bıraktığı, fbde yedek olan Mert'i aldı.
Danimarka'da yılın futbolcusu seçilen, tam 12 gol 21 asist yapan Aral Şimşiri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Fbde kadro dışı bırakılan, Kasımpaşaya giden İrfancanı aldı.
Bundesligada oynayan 10 gol 6 asist yapan 45 milyon euro teklifi reddedilen Can Uzunu yedi. Can oynamasın diye Keremi santrafor yaptı. Semih'e yapılanın aynısı Cana yapıldı. Mağlup giden Avusturalya maçında hiç süre vermedi.
Beşiktaşın kaptanı, Dünya kupasına katılmamızı sağlayan, 10 gol 10 asist yapan Orkun Kökçüyü Beşiktaşa geldikten sonra 11 den kesti. Beşiktaşa gelmeden önce her maç 11 de görev veriyordu.
7 m euroya Bragaya transfer olan, avrupa ligi yarı final maçında gol atan, maçın adamı seçilen Demir Egeyi yedi. Kadroya bile almadı. Yerine gs'de kadroya bile giremeyen Kaan Ayhanı aldı.
Bundesligada takımında banko 90 dakika oynayan, 4 gol atan Ozan Kabakı yedi. 11 de Ozan yerine, dünya kupasına hazırlanmak yerine tik tok videosu çeken bıyık bırakan sonra bıyığı kesen Merihi oynattı.
Tsde 1 gol 5 asist yapan, sol bek ve sol açık oynayan Mustafa Eskihellaçı yedi. Kadroya bile almadı. Yeride bahis oynadığı için ceza alan Eren'i aldı.
Osimheni oynadığı her maçta sahadan silen, Beşiktaşta 11 oynayan Emirhan ile Konyasporda 2500 dakika oynayan, 2 gol 2 asist yapan ligin en güçlü stoperlerinden Adil Demirbağı yedi. Kadroya bile almadı. Onun yerine twittercı Sametle tütüncü Çağları aldı.
Barış ve Keremden santrafor icat etmeye çalıştı Milli takımı yedi.
İlk 2 maçta 1 puan bile alsa 3. maça iddialı çıkılacak turnuvada, iki maçta da mağlup olup turnuvaya veda etti. Çıkardığı takım Gol bile atamadı.
Altın jenerasyonu tenekeye çevirdi.
Tüm bunlardan sonra çıkıp, eleştirenleri kaosçu ilan etti ve onlardan daha Türküm dedi.
Bu videoyu hergün alıntılayarak paylaşacağım. Taa ki adalet yerini bulana kadar, gerçekler gün yüzüne çıkana kadar, her gerçekleri görene kadar. Paylaşın bu videoyu, paylaşmayan kalmasın
İbrahim Hacıosmanoğlu'nun TFF'yi nasıl akraba şirketine çevirdiğine bir bakın!
1) Federasyon Başkanı Hacıosmanoğlu'nun şahsi avukatı Fuat Göktaş yönetim kurulunda ve başkan vekili. (Burak Yılmaz olayının baş aktörü)
2) Eşinin doktoru jinekolog Zehra Neşe Kavak yönetim kurulunda ve başkan vekili.
3) Ablasının oğlu yeğeni Abdullah Ayaz Federasyon'da genel sekreter oldu.
Federasyon Genel Sekreteri yaptığı Abdullah Ayaz daha önce Üsküdar Belediye Başkan Yardımcılığı yapmış asıl filmde burda başlıyor..
Eski Üsküdar Belediye Başkan yardımcısı Abdurrahman Alp Beyaz, şimdi TFF Tahkim Kurulu üyesi olmuş.
Eski Üsküdar Belediye Başkan yardımcısı Vefa Yunus Taylan şimdi TFF Denetleme Kurulu üyesi olmuş.
Eski Üsküdar Belediye Başkan yardımcısı Cihan Eroğlu TFF İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü ve Denetleme Kurulu üyesi olmuş.
Eski Üsküdar Belediyesi İşletme Müdürlüğü çalışanı Hakkı Yıldırım TFF Satın Alma Direktörü olmuş.
Türk futbolu bu şekilde yönetiliyor işte!
Buna kendi çıkarları için göz yuman ve asla sesi çıkmayan tek bir camia var hepimizin bildiği. Malûm camia MHK eli ile şampiyonluk yarışında tutuluyor sonuçta yoksa puan farkı en az on olurdu.
🗣️🎙️Alen Markaryan:
"Bunu bakın yalnızca biz söylemiyormuşuz üstelik... Bütün dünya biliyormuş meğerse.
Buyurun, 2026 Dünya Kupası'na FIFA tek bir hakeminizi çağırmadı...
Siz hâlâ kötü maç yöneten hakeminize ödül olarak haftaya bir maç daha verin, maaşına zam yapın, kulağınızın üstüne yatmaya devam edin kısaca.
Futbolseverler olarak ayakta alkışlıyoruz sizi..."
"Tff belki bizi Dünya Kupası'na götürür" beklentisiyle Burak Yılmaz'ın açıklamalarına hiç değinmeyen "büyük" gazeteci arkadaşlar gözlemliyorum.
Oysa hocanın anlattığı mevzu hakikaten skandal.
TFF 2. Başkan Vekili, Burak Yılmaz'ı arayıp, "seninle aynı isimde biri bahis oynamış" diyor. Burak Hoca tepki gösterince, 15 dakika sonra arayıp "sen değilmişsin, isim benzerliği" diyor. Burak Yılmaz "bana yoklama çektiler, ben bu olayı büyütünce de, hakemler bizi doğradı" diyor.
Hakikaten çok İTİBARLI bir futbol ortamı.