Birleşik halk muhalefeti yolunda #YanYana geliyoruz.
Ülkemizin geleceği için sorumluluk alıyoruz.
Dayanışmamızla ortak bir mücadele hattını hep beraber kuracak ülkemizin bu karanlıktan çıkış yolunu açacağız!
Keçiören İncirli halkı Ankara Forum’una çağırıyor!
“bir dayanışmayı, bir direnişi, bir mücadeleyi birlikte örgütlemek için #YanYana geliyoruz…”
19 Temmuz Pazar, 14.00
MMO Kültür Merkezi
Bülent Forta
Yeni Bir Siyasete İhtiyaç Var
Toplumsal talepleri şiar edinen parçalı muhalefet alanlarını birleştiren siyaset alanında halkı bir özne olarak konumlandıran birleşik bir muhalefet hareketi başarının anahtarıdır. Mevcut kurumsal siyaset çöküyor. Siyaset alanı partilerin ve TBMM’nin etkisini yitirdiği siyasal alanın dar bir elitin eline bırakıldığı yargı bürokrasisinin siyasal alanı doldurduğu bir durum, siyasetin ölümü demektir.
Bu tür köhnemiş bir siyasetin küllerinden, halkın siyasetin öznesi haline gelerek kaderini kendi ellerine alacağı yeni bir siyaset doğacaktır. Bu nedenle ülkenin kaderi, barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin kaderi buna bağlıdır. Yoksulların, dışlananların, ezilenlerin kendi sesleri birleşerek bu değişimin taşıyıcısı olmak zorundadır.
✏️ BirGün Gazetesi’nde birleşik halk muhalefetinin imkanlarına ilişkin sürdürülen “Ortak Hat” tartışmasından alınmıştır.
🔗 https://t.co/KOqviPOgBr
Emin Koramaz
Hak Mücadelelerin Önündeki En Büyük Engel Tek Adam Rejimi
“Birleşik mücadelenin ilk ve en önemli koşulu, ortak bir hedef etrafında kenetlenmektir. Bugün işçiler ücretleri, emekliler insanca yaşam, kadınlar şiddete karşı yasal kazanımları, gençler gelecekleri, köylüler toprakları, ekolojistler doğa için mücadele ediyor. Bu mücadelelerin her biri son derece haklı ve meşrudur. Ancak bugün geldiğimiz noktada, tüm bu hak mücadelelerinin önündeki en büyük engelin aynı olduğunu görmek zorundayız: Tek adam rejimi.”
✏️ BirGün Gazetesi’nde birleşik halk muhalefetinin imkanlarına ilişkin sürdürülen “Ortak Hat” tartışmasından alınmıştır.
🔗 https://t.co/10RhB9f3e0
Selin Nakipoğlu
İhtiyaç Farklı Mücadeleleri Ortak Hedefte Buluşturmak
"Bugün Türkiye’de siyasal iktidarın en büyük başarısı, yalnızca baskıyı artırması değildir. Asıl başarısı, toplumsal muhalefeti birbirinden kopuk başlıklar halinde tutabilmesidir. İşçiler ücretleri için, emekliler insanca yaşam için, kadınlar yasal kazanımları ve erkek şiddeti ile mücadele için, gençler gelecekleri için, köylüler toprağı için, çevre hareketleri doğa için, Kürt halkı eşit yurttaşlık için mücadele ediyor. Bunların her biri haklı ve meşru mücadelelerdir. Ancak siyasal iktidar, tam da bu mücadelelerin birbirine değmesini engellemeye çalışıyor. Çünkü biliyor ki bu mücadeleler birleştiği anda yalnızca bir itiraz değil, yeni bir siyasal güç ortaya çıkar. Bu nedenle bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, farklı mücadeleleri tek tipleştirmek değil; ortak bir hedefte buluşturabilmektir. Ortak Hat dediğimiz şey de tam olarak budur."
✏️BirGün Gazetesi’nde birleşik halk muhalefetinin imkanlarına ilişkin sürdürülen “Ortak Hat” tartışmasından alınmıştır.
🔗 https://t.co/gjw2CTmE6W
Türkiye’ye, ABD menşeli bir monarşi dayatılıyor.
Seçimsiz, muhalefetsiz bir düzen kurulmak isteniyor.
Bu gidişata dur demek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü mesele yalnızca bir parti ya da bir kişi değil; ülkemizin geleceğidir.
Çıkış yolu; işçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların yan yana gelmesi, parçalı muhalefetin birleşmesidir.
Ortak bir mücadele hattını ve Ortak bir mücadele zeminini birlikte kurmak için YAN YANA geliyoruz.
19 Temmuz Pazar günü Ankara Forumu'nda buluşuyoruz.
Sorumluluk alıyoruz, ilk adımı atıyoruz
Birlikte yola düşme vakti
İlericiler, devrimciler, demokratlar, iktidarda kalmak uğruna ülkeyi felaketlere sürükleyen tek adam rejimine karşı birleşik bir muhalefet için yan yana geliyor
https://t.co/4rKKtiJoSN
Bugünün BirGün’ü
Yan Yana Geliyoruz...
Halkın açlığı ve sefaleti pahasına sürdürülen tek adam rejimi ülkemizi adım adım felakete sürüklüyor.
Cumhuriyet’in laik ve demokratik son kazanımları ortadan kaldırılmak isteniyor. ABD’nin Büyük Ortadoğu politikalarıyla uyum için bir monarşik rejim dayatılıyor.
Fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir rejime geçiş için hukuk tanımaz sınır bilmez bir zorbalık devreye sokuluyor.
Ülkemizi karanlık ablukadan kurtarmak önümüzdeki en öncelikli sorumluluktur.
Bu sorumluluk bir kişi ya da parti meselesi olmanın ötesinde ortak geleceğimiz ve ülkemizin yarınlarına ilişkindir.
Bunu başarmanın yolu direnen işçileri emeklileriyle, gençleri kadınlarıyla ezilen emekçi halkın dayanışması, birleşik mücadelesidir.
Bunun için hakları ve özgürlükleri için mücadele edenlerin tek adam rejimine karşı güçlerini birleştirecek bir dayanışma ve ortak mücadele zemininin yaratılması zorunludur.
İçi boşaltılmış Parlamento etrafında tek adamlar etrafında belirlenen egemen siyaset çökerken öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılması başarmak ve kazanmak için hayatidir.
Birleşik bir mücadele hareketi ile yeni bir direnme gücünün oluşturulması ülkenin her yerinde açlığa karşı yükselen çığlıklar, meydanlardan sokaklara süren direnişler, yeni bir gelecek için yılmadan yürüyenlerin çağrısıdır!
Bu çağrıyı örgütlemek üzere sorumluluk alıyor, bu ihtiyacı duyan herkesle birlikte bir yola çıkıyoruz!
Halkın dayanışmasını ve mücadelelerin birliğini sağlayacak bir zemini oluşturmanın yollarını birlikte arayalım.
📢Otoriter rejimler ve emperyalizm kıskacında feminist stratejiler röportaj serisinin yedincisi Siyaset Bilimci Doç. Dr. Özlem Kaygusuz ( @kaygusuzo) ile.
(https://t.co/JRUhyWzTIX)
Söyleşimizden öne çıkan bazı şeyler şöyle:
📍Feministlerin kurguladığı güvenlik sadece dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların değil; ezilen, ötekileştirilen, baskı altında tutulan, yok sayılan ve güvenlik politikalarının muhatap almadığı tüm toplumsal kesimlerin gerçek güvenliğinin ne olduğu ve ne tür politikaları gerektirdiğini ortaya koyan, kapsamlı bir güvenlik anlayışıdır.
📍Feministlere göre mesele güvenliğin ne demek olduğunu sil baştan yeniden düşünmektir. Bir ülke ordusunu güçlendirerek “güvenliği” sağlayabilir ama o ülkede kadına yönelik şiddet artıyorsa, orada güvenlikten bahsedilebilir mi?
📍Geçtiğimiz NATO Ankara Zirvesinde de gördük ki, tüm Avrupa siyaseti, iştahlı bir biçimde yüksek kârlarının kendilerine geri dönmesini bekleyen ulusaşırı sermaye aktörlerinin güdümüne girmiş durumda. NATO’nun Avrupalılaşması, aslında Avrupa ve yakın çevresinin yeni militarizasyonu demek.
📍Trump ve etrafındaki beyaz, varlıklı, özgür erkekler, Avrupa ülkelerinin ve Türkiye’nin hangi ABD şirketlerinden, ne kadar silah alacaklarına karar vermekteler. Bu harcamalar doğrudan refah kesintileri, devletin kamusal görevlerinden çekilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla militarizasyon tartışmasını sadece “kaç tank, kaç uçak” sorusuna indirgemek, bu zincirin en görünmez ama en yaygın halkasını, yani kadınlar, gençler, çalışanlar ve yoksullar için gündelik hayatta yükselen maliyet ve adaletsizlikleri gözden kaçırmak anlamına gelir.
NATO’nun açtığı yolda baskı ve zorbalık
Etki Can Bolatcan, rejimin nereye yöneldiğini, fiili OHAL uygulamalarını ve iktidarın muhalefetsiz bir ülke arayışını Dr. Ayşegül Kars Kaynar ve SOL Parti Sözcüsü Av. Deniz Demirdöğen’le değerlendirdi
https://t.co/E2Uvr0uNOc
Yeni savaş düzeninde demokrasi ve halk
✍️Bu savaş alanı aynı zamanda toplumsal-siyasal alanı da içine alıyor. Tam da bu sebeple demokrasi ve halkın siyasete etkisi bir güç değil, aksine bir güçsüzlük alameti olarak görülüyor
https://t.co/0c4LU1QsKl
Önder İşleyen yazdı
Yolculuğumuzun güzel abisi, Usta Şair Ahmet Telli’yi sevenleriyle sonsuzluğa uğurluyoruz.
Parti Sözcümüz Önder İşleyen; “Onlar gibi yaşayanlar, Ahmet Telliler ölmez. Laiklik bildirisi için ifadeye çağrıldığında yorgundu ama başı dikti. Onun dizelerinde söylediği gibi “Hangi Dağ Efkarlıysa” orada olmaya devam edeceğiz.
YANKEE GO HOME
ABD’nin ve emperyalistlerin Büyük Ortadoğu politikalarına bağlı olarak şekillenen siyasal İslamcı iktidar, bugün de NATO 3.0 olarak ifade edilen yeni savaş konsepti içinde Türkiye’yi konumlandırmaya çalışıyor.
Emperyalizme ve ülkemizin bu yeni savaş konsepti içinde şekillendirilmek istenen monarşi dayatmasına asla teslim olmayacağız.
Ülkemizin bütün demokrat, yurtsever, anti-emperyalist güçleriyle ve ezilen emekçi halkıyla birlikte ülkemizin yarınlarını ve onurunu savunacak; bu ablukayı mutlaka dağıtacağız.