Atatürk’ün kurduğu partinin çizgisi bellidir:
Devlet otoritesi yerde sürünürken Öcalan’ın ayağına gidilmez.
Bugün CHP bu ilkeye sahip çıkmışken, tam tersini ima eden her açıklama, Türkiye’nin otoriterleşme sürecine ‘ben de varım’ demektir.
İmralı kararının ertesi yapılan çıkışların tesadüfe ihtiyacı yoktur.
Halkın gündemi terör başıyla pazarlık değil; ekmek, iş, adalet!
Millet pazara çıkarken file dolduramıyor, gençler geleceğini kaybediyor, emekli gıda reyonuna bile yaklaşamıyor.
Bu ülkenin gerçek derdi, kapalı kapılarda kurulan İmralı planları değil; tencerede kaynamayan aş, yolda yürüyemeyen emekliler, ay sonunu getiremeyen milyonlar.
Atatürk’ün kurduğu parti de tam bu yüzden İmralı’ya gitmedi; milletin gündemine sırtını dönmedi.
Halk açlık, yoksulluk ve adaletsizlikle boğuşurken terörle pazarlığı gündem yapan herkes bilin ki halktan kopmuştur.
Bu memleketin yolu da umudu da sarayla ya da İmralı’yla değil, halkla kurulur.
#kemalkılıçdaroğlu
#pazar
#gündemyoksulluk
#sefaletimizbitmiyor
CHP’nin İmralı’ya temsilci göndermemesi
yalnızca doğru değil;
Atatürk’ün kurduğu partinin onurudur.
Bu ülkeyi kurtaran iradenin mirası,
bölücü örgüt liderinin ayağına gitmez.
Devletin işi devlette görülür;
CHP kirli pazarlıklara, kapalı kapı oyunlarına alet olmaz.
CHP, İmralı’ya değil; millete hesap verir.
Bu çizgiyi bulandırmaya çalışan her söz de
tarihin çöplüğünde yerini alır.
Bir ülkede adalet bu kadar selektif olursa, suçun değil kişinin kim olduğuna bakılır.
Depremde çadır satanın ifadesi bile alınmaz, bir genci hayattan koparan cezaevine girmez…
Millet enkaz altında kaldı; onlar ise sazla sözle keyifte.
İşte bu yüzden bu düzen değişmeden adalet yerini bulmaz.
Karanlık en çok aydınlıktan korkar.
Sansür en çok özgürlükten.
Aylardır aynı oyun sahnede:
iftiralar, algılar, karalamalar…
Ses yasak, görüntü yasak, hedef gösterme serbest.
Ama nafile halkı ikna edemediniz.
Gerçeği susturamadınız.
Ve bilin ki bu mücadelede kaybeden değil,
kazanacak olan biziz.
Çünkü karanlık ne kadar büyürse büyüsün,
bir kıvılcım bile ona yeter:
Mücadeleyi biz kazanacağız.🇹🇷🫶🏻
@CAOIletisim
#HakHukukAdalet
#imamoğluheryerde
#Kurtuluşyoktekbaşına
#yahepberaberyahicbirimiz
#Egemenlikmilletindir
Sarayda bir ayda yakılan para, 103 bin emekçinin bir aylık maaşı demek.
Bir yanda milyonluk harcamalar, öte yanda açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen milyonlar…
Bu sadece rakamların hikâyesi değil;
bir milletin yükü, yorgunluğu ve sessiz çığlığıdır.
Bu uçurum kendiliğinden oluşmadı.
Yıllar boyunca biriken adaletsizliklerin, yanlışların ve görmezden gelinen hayatların sonucudur.
Yoksulluk artık bir kader değil;
birilerinin masa başında aldığı kararların bedeli.
Bir gün gelecek, bu yorgun ülke yeniden derin bir nefes alacak.
Ve bu topraklarda en çok hak edilen şey,
eşitlik, adalet ve insanca bir yaşam olacak. 🇹🇷🫶🏻
#HakHukukAdalet
#emekliböyleeziyetgörmedi
#asgariücret
#Yoksulluk
#sefaletimizbitmiyor
#sömürüdüzeni
#TuerkiyeYuezyılı
Milletin iradesi tek bir tuşla kapatılamaz.
Gerçek, yasaktan güçlüdür;
halkın sevgisi, sansürden büyüktür.
Özgürlüğün yolu yasakla kesilmez.
Ne kadar engellerlerse, o kadar güçleniyoruz.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun sesi de,
bu milletin iradesi de asla susturulamaz.
Takip ediyoruz, büyüyoruz, devam ediyoruz.
Konuşacağız.
Hakkı savunacağız.
Ve sonunda haklı olan kazanacak:
Biz kazanacağız.
#Egemenlikmilletindir
#imamoğluheryerde
#Kurtuluşyoktekbaşına
#yahepberaberyahicbirimiz
#HakHukukAdalet
Damnatio Memoriae…
Tarihin utanç defterine yazılmış bir yöntem.
Bugün de aynı zihniyet iş başında:
Gerçeği yenemeyenler, gerçeği yasaklamaya çalışıyor.
Ses kısılıyor, görüntü siliniyor, hesap kapatılıyor…
Bu, güç değil; paniğin ilanıdır.
Ama unuttukları bir gerçek var:
Halkın hafızası mahkeme kararıyla kapatılmaz, sansürle diz çöktürülemez.
Korktukça yasaklıyorlar; yasakladıkça daha fazla görünür oluyorlar.
Ve şunu da bilsinler:
Ekrem İmamoğlu’nun adını, suretini, sesini susturmak isteyenler;
milletin iradesini, sevgisini, kararlılığını nasıl susturacak?
Sandığı unutturamazsınız.
Halkın gönlünü yasaklayamazsınız.
Tarih, sansürcüleri değil; sansüre rağmen konuşanları yazar.
Bugün kapattıklarını sandıkları her hesap, yarın bir milletin ortak vicdanında daha sert, daha yüksek bir çığlık olur.
Halkın iradesi susturulmaz; sizi de o irade yenecek!
#HakHukukAdalet
#kurtuluşyoktekbaşına
#yahepberaberyahicbirimiz
#imamoğluheryerde
Ahmet Kaya, sadece bir sanatçı değil; cesaretin, vicdanın ve sözün bedelini ödemiş bir yürektir.
Uçurum kıyılarında yürümek pahasına doğrulardan vazgeçmeyenlere ilham oldu.
Bugün yine aynı özlemle, aynı saygıyla anıyoruz.
Sesin hâlâ yaralarımıza dokunuyor, kalbimizde yaşıyorsun Ahmet Kaya. 🖤🌹
@HilGlty@ChangeTR Canım benim, çok teşekkür ederim güzel dileklerin için. ❤️🌿
Annem için söylediklerin de çok değerli, eksik olma.
Güzel yüreğine sağlık, ben de sana huzurlu ve mutlu akşamlar diliyorum. 🍀💕
Çok teşekkür ederim, yüreğine sağlık.
Bu ülkede “sorunsuzluk” artık yok denecek kadar az ne yazık ki…
Hem işlerin yoğunluğu, hem partiyle ilgili toplantılar, hem de annemin doktor kontrolleri derken bazen gerçekten günün saatleri yetmiyor.
İlgin ve güzel dileklerin için tekrar teşekkür ederim. ❤️🙏
@KendineMuhabir Bir bardak kahveye bir gününü veren insan…
Ömrünü neye verir?
Bu düzenin bize reva gördüğü tam da bu: Emeği değersiz, hayatı ucuz bir ülke.
Sorumluluk, medeni ülkelerde makamdan önce gelir.
Bizde ise koltuk, insan canından bile kıymetli görüldüğü için istifa hâlâ bir erdem değil, ‘tehdit’ sayılıyor.
54 can gider, başbakan istifa eder…
300+ kişi ölür, bakan gider…
200 can kaybolur, hükümet gider…
Bizde?
On binlerce ölüm,
iş cinayetleri, deprem, yangın, katliam…
Sıfır istifa.
Sıfır sorumluluk.
Sıfır yüz.
Bu topraklarda makamlar,
milletin canından daha değerli tutuluyor.
Koltuklarını korumak için utanmadan kader diyorlar, fıtrat diyorlar.
Siyasi sorumluluğun olmadığı yerde,
hesap da yok; adalet de…
#HakHukukAdalet
#hakhukukadaletİcin
#Adaletİstiyoruz
#TuerkiyeYuezyılı
#Adaletvarsagelecekvar
#sefaletimizbitmiyor
#işcinayeti
#Susmayacağız
DÜNYADA İSTİFA VAR!
Pek çok ülkede büyük felaket, iş cinayeti, yangın ve katliam sonrasında siyasi istifa yaygın bir yol!
Başbakanlar, banaklar, valiler istifa ediyor!
Türkiye'de onlarca vakada on binlerce ölüme rağmen tek istifa yok.
Dilovası iş cinayetinde de istifa yok.
Ayrıntılar @BirGun_Gazetesi yazımda
https://t.co/1YSus3p3MK
Bu fotoğraf, 10 Kasım’ın sessiz çığlığıdır…
Ömrünü çalışarak tüketmiş, omzunda yılların yüküyle hâlâ ayakta duran bir insan…
Yanında dostu, önünde kırık dökük bir yürüteç…
Ama bakışlarında dimdik duran bir gerçek var:
Bu vatan kolay kurulmadı.
Cumhuriyet’i kuran irade, işte bu insanların alnındaki ter, ömründeki emek, yüreğindeki umuttur.
Bugün hâlâ Atatürk’e dil uzatanlar, bu ülkenin ekmeğini yiyip onu var eden değerlere düşman olanlardır.
Unutmasınlar:
Biz burada özgürce konuşabiliyorsak,
bir yaşlı amca sokakta başı dik yürüyebiliyorsa,
bir çocuk hayal kurabiliyorsa,
hepsi O’nun sayesindedir.
Atatürk’ü yok saymaya çalışanlar,
gerçeği değiştiremez.
Tarihin kalemi kimin yürekle, kimin kinle yaşadığını yazacak.
Biz ise her 10 Kasım’da değil, her gün;
O’na minnet duyuyor, değerlerine sahip çıkıyoruz.
Çünkü biliriz:
Varlığımız O’nun emanetidir.
Emanete sahip çıkmak, yalnızca anmakla değil;
adaleti, eşitliği, özgürlüğü savunmakla olur.
Ruhun şad olsun Atam…
Yolun yolumuzdur.🇹🇷🫶🏻
#10Kasim
#Fikirlerölmez
#Başkomutan
#Anıtkabir
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
#sonsuz
#İlelebet
#MustafaKemalAtatürk
Bu bir “tartışma” değil; açık bir çocuk istismarı ve kamu görevlisi şiddeti vakasıdır.
Otizimli bir çocuğu merdivenden iten kim olursa olsun, derhal görevden uzaklaştırılmalı ve yargılanmalıdır.
Üstünü örtmeye çalışanlar da en az fail kadar sorumludur.
Gerçekler örtülmesin, sorumlular hesap versin.
Çünkü çocuklarımızın güvenliğinden daha değerli hiçbir şey yok.
Adalet, en çok masumları korumalıdır.
#HakHukukAdalet
#susmayacağız
#Adaletistiyoruz
#10Kasim
Annenin sesini duyurmak ve destek olmak adına paylaşıyorum…
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde,okul müdürünün otizmli bir öğrenciyi merdivenden ittiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Otizmli öğrenci B.U (13) annesi D.Y olayla ilgili yaptığı açıklamada:
“Oğlum 8 yıldır aynı okulda okuyor.O gün ders saatinde eve geldiğinde üstü başı toz https://t.co/SWwMiQ2jrQ olduğunu sorduğumda ‘Müdür beni aşağı attı’ dedi.Müdürü aradım ama telefonu açmadı.Hemen okula gittim,kamera kayıtlarını istedim.Önce ‘Aramızda kalsın’ diyerek vermek istemediler,ancak görüntüleri görünce elim ayağım titredi.Jandarmaya haber verdim,darp raporu alındı.Konuyu yargıya taşıyacağım.”
Olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğü bildirildi
@ucimorgtr@saadetozkanefe
@isigmeclisi 13–15 yaşındaki çocukların ölüm nedeni “kaza” değil,
ucuz emeğe duyulan açgözlülüktür.
Doğum tarihleri çocuk,
ölüm tarihleri işçi…
Bu ülkede çocuklar büyümeden ölüp gidiyor;
ve biz hâlâ buna “kaza” denildiğini duyuyoruz.
Bu bir kaza değil, cinayettir.