“Yaratıcılık, akılla değil, oyun içgüdüsüyle gerçekleştirilir.”
— Carl Jung
İnsan, her şeyi doğru yapmaya çalıştığında kendine sınırlar koyar. Oysa yaratıcılık, hata yapma ihtimalinin olduğu yerde özgürleşir.
Oyun oynamak, denemek, merak etmek ve başarısız olmaktan korkmamak yeni fikirlerin önünü açar.
Bazen daha yaratıcı olmak için daha az düşünmek, daha çok denemek gerekir.
“İnsanları öyle aceleyle sahipleniyoruz ki, sonra hiçbirinin bize ait olmadığını fark ettiğimiz anda üzülüyoruz.”
— Can Yücel
İnsanları sevmekle onlara sahip olmak arasındaki farkı bazen çok geç öğreniyoruz.
Çünkü kimse kimsenin malı değil.
Sevgi, sahip olmak değil; özgür bırakabildiğin hâlde yanında kalmasını istemektir.
“Keşke erkekler kendilerine saygı duymakla başlasalar: her şey bundan sonra gelir.”
— Friedrich Nietzsche
Kendine saygı, başkalarının sana nasıl davranacağını beklemekten önce kendine nasıl davrandığınla ilgilidir.
Sınır koyamayan, kendi değerini başkalarının onayına bırakan insan, zamanla kendisine yabancılaşır.
Çünkü insanın hayatındaki birçok şey, kendisiyle kurduğu ilişkinin kalitesinden sonra şekillenir.
Her sabah kendine şunu hatırlat:
Bugün bencillikle, kıskançlıkla ve cehaletle karşılaşacaksın.
Onları değiştirmek senin görevin değil.
Senin görevin, kendi erdemini korumak.
Başkalarının kötülüğünün, senin iyiliğini bozmasına asla izin verme.
İnsan her şeyin hemen olmasını istiyor. Cevaplar, sonuçlar, iyileşmek…
Oysa bazı şeyleri zorlamak değil, sabırla beklemek gerekiyor.
Çünkü zaman, bugün çözülemeyen birçok şeyi sessizce yerine koyuyor.
“En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.”
— Leo Tolstoy
“Dünya herkesi kırar ve sonrasında pek çokları kırıldıkları yerlerde güçlü olurlar.”
— Ernest Hemingway
İnsanın en güçlü olduğu yer, çoğu zaman en çok yara aldığı yerdir.
Bazı acılar bizi eski hâlimize döndürmez. Güvenimizi kaybettiğimiz yerde daha dikkatli, yalnız kaldığımız yerde daha güçlü, kaybettiğimiz yerde neyin gerçekten değerli olduğunu bilen biri oluruz.
Çünkü insan her zaman acının içinden geçerek iyileşmez; bazen acının kendisinden yeni bir güç inşa eder.
“İnsanlar benimle her zaman hemfikir olduklarında, her zaman yanlış olduğumu düşünürüm.” — Oscar Wilde
Sürekli onaylanmak, insanın haklı olduğunun değil, düşüncesini yeterince sınamadığının işareti olabilir. Çünkü hiçbir fikrin itiraz görmeden büyümesi, onun doğru olduğunu değil, sorgulanmadan kaldığını gösterir.
Bazen bizi geliştiren insanlar, bize hak verenler değil; düşüncemizin zayıf tarafını gösterecek kadar cesur olanlardır. Gerçeğe ulaşmak, alkışlanmaktan çok itirazlara dayanabilmeyi gerektirir.
Kurtuluş Savaşı'nın bir milli intihar olduğunu söyleyen General Harbord'a karşılık Atatürk;
"Biz emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkum olmaktansa, babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz" demiştir.