KAMERA İCAT EDİLDİKTEN SONRA
- Tufan kopmadı
- Ağaç yürümedi
- Ölüler dirilmedi
- Karınca konuşmadı
- Asa yılana dönüşmedi
- Kayadan deve çıkmadı
- Bakire kadın doğurmadı
- Deniz ve ay ikiye bölünmedi
- Beşikteki bebek konuşmadı
- Suyun üzerinde kimse yürümedi
Görüntü çoğaldı, mucize değil.
"Türk olmak artık çok zor bu ülkede.
Türk sorunu var bu ülkede. Türk'ün çok ciddi sorunu var. En çok itilip kakılan Türkler."
Erol Mütercimler’e katılıyor musunuz?
"Ölüm kadar kaçınılmaz bir şey daha var, o da hayat. Evrendeki gücü düşün, dünyayı hareket ettiren, ağaçları büyüten ve bu senin içindeki güç ile aynı. Eğer sadece cesaretin ve onu kullanma isteğin varsa."
“Annem 13 yaşında evlendirilmiş.
Derdi ki:
“Ahırda yeni doğmuş buzağıyla oynuyordum.
Alnında bir tutam saç vardı, hiç unutmuyorum…
Kemik tarağını çalmıştım yengemin, buzağının saçlarını tarıyordum.
Abim geldi bir küfür etti, sonra ensemden tuttu.
"KOCA KADIN OLDUN
OYUN MU OYNUYORSUN HÂLÂ?
YÜRÜ, SENİ VERDİK" dedi.
Verilecek bir şey miydim ben?
Yengemden tarağını istesem vermezdi.
Ben neden bu kadar kolay verildim…?”
30 koyun,1 hamile at...
11 Reşadiye karşılığı verilmişti annem...
Anneannemin tek kızı üstelik
8 erkekten sonra…
7 yaşına kadar emzirdiği kızı.
Eski Ford minibüse bindirdiklerinde aklında kalan tek şey arabanın önünde süsledikleri oyuncak bebekmiş.
Dönüp arkaya baktığında yerde baygın annesini görmüş.
11 kişilik bir ailenin en büyük oğlu ile evlenmiş.
Büyük derken lise 2 öğrencisi.
Kazanla yemek pişermiş.
Derdi ki: “Benle görümcem
kazana girip denizcilik oynardık.
Bursa'da deniz var üzerinde gemiler var diye üzerine de hâyâl gücümden ekleyerek tuhaf hikâyeler anlatırdım benden küçük görümcelerime”.
Bir suç işlense sıra dayağından geçerlermiş. Çocuklar bardak kırdı onu da döverlermiş...
Evdeki küçük bebeler ona anne dermiş…
Çok sevinirmiş.
Evcilik oynadığını düşünürmüş.
Karnı büyümüş…
Karnında bir şey varmış…
Demet ablam.
Sonra 6 aylıkken kucağında,
bir burun deliğinden kan gelen,ardından “çok şükür uyudu” dediği ama hiç uyanmayacak olan maviş kızı Demet.
Yaş 14…
Artık farkında, bir evlat ve bir çocukluk kaybettiğinin...
Yaş 15…
Artık farkında tekrar hamile olduğunun ve bakımsızlıktan böbreklerini kaybetme
raddesine geldiğinin...
Yaş 16…
Artık farkında cılız ve sürekli hasta bir kızının olduğunun…
Adı Özlem…
Çünkü kocası asker, çekiyor dibine kadar özlem…
Ve karnında ben…
Yaş 18…
Dizinde Ben…
Göğsünde Özlem…
Bu da kız…
Beceriksiz…
Hem beceriksiz hem hastalıklı…
Baba evine bırak gel denilerek biniyor trene babamla…
O günden sonra ne babam bırakıyor annemi
ne de Bursa onları…
İlk iş hastaneye gitmek…
Doktor kızıyor babama “Öldürüyorsunuz sonra
can ver diyorsunuz…
Ben ne yapayım bu çocuğa şimdi böbrekleri sırf iltihap?”
Babam çıkarıyor askerlik kağıdını,
4 gün önce terhisim.
Bilmiyordum diyor…
Sonra Umut doğuyor
sonra yeni bir yaşam başlıyor, umudumuz olsun diye…
Maviş Umut…
Tıpkı Demet ablası…
Yaş 22….
İnsan annesinin 22 yaşını hatırlar mı?
Ben hatırlıyorum…
Karnı burnunda…
Karnında Fatih var.
Siyah uzun saçlarını, yemyeşil gözlerini…
Sonra o cılız yeşil gözlü
Özlem çok hastalanıyor…
Doktor demiş bu daha anne karnında hastaymış…
Kronik böbrek yetmezliği…
Bitmek bilmeyen diyaliz seansları…
Annem çok vakur durdu…
İçten çürüdü…
Çocuk bedenine yüklenen ağırlıklar 46 yaşında
bir kalp krizi ile patlak verdi…
“Kalbi çatlamış” demişti doktoru hiç unutmuyorum…
Kalp kapakçıkları değişti…
Ama çocuk gelinler hâlâ değişmedi…
Hâlâ var....!
BİR ÇOCUĞUN ÇIKARAMADIĞI SES OLMAK ZORUNDASIN!
"O SUSAR, SEN SUSMA."
Not: Bu ülkede çocuk evliliği maalesef hep olmuştur, laik bir ülke olmamamıza rağmen önüne geçilmeyen bir utancımızdır.
“İslam tamamen orijinaldir” diyenler bu videoyu nasıl açıklayacak? 👀
Namaz kılan bir Yahudi...
Selamün aleyküm de “Shalom Aleichem”den geliyor, anlamı “barış seninle olsun” demektir.
Devamını siz getirin...
“Stalin düşecek, Lenin düşecek, Troçki düşecek, Mao Zedong düşecek, Hitler düşecek, hepsi düşecek... Mustafa Kemal kalacak; Mustafa Kemal görünecek!”
— Ebulfez Elçibey
Arapça sanılan, aslında İbranice kökenli olan bazı isimlere bakalım:
Gabriel: Cebrail
Michael: Mikail
David: Davud
Isaac: İshak
Mousa: Musa
Solomon: Süleyman
Eve: Havva
Adam: Adem
Abraham: İbrahim
Usain: Hüseyin
Elias: İlyas
Noah: Nuh
Jacob: Yakup
Jasmin: Yasemin
Joseph: Yusuf
Aaron: Harun
Örnekleri çoğaltmak mümkündür…
Çocuklarımıza Türkçe adlar verelim…
Arapça, İbranice veya başka kültürlere ait isimleri koymayalım…
Araplar, ev temizliği yapan kızlara “Ayşe” derler…
Fatma, “sütten kesilmiş” demektir.
Hatice, “vaktinden önce doğmuş” demektir.
Zeynep, “tombul” demektir.
Gonca, Yonca, Gül, Bilge, Irmak, Deniz, Doğa, Başak, Begüm, Burcu, Türkan, Türkü, Hatun, Işıl, Öykü, Sevim, Toprak, Ülkü, Aykız, Bengü vb. gibi öz Türkçe isimler dururken, neden Arapça ve İbranice isimleri çocuklarımıza koymakta ısrar ediyoruz?
Mesela Osman, Arapça bir isimdir ve “yılan yavrusu” demektir…
Öz Türkçe “Yiğit” gibi bir isim dururken, el kadar çocuğa “yılan yavrusu” anlamına gelen bir ismin konması akıl kârı mıdır?
Araplardan ayrı bir kültür geleneğine sahip olan Türk milleti içinde hâlâ İslam dini ile Araplığı ayıramayanlara, şalvarı ve hurmayı dinin gereği sayanlara rastlayabiliyoruz.
Bunlar, koyu bir Arap milliyetçiliğine hizmet ettiklerinin farkında değiller…
Asimile olmak, çocuklarınıza Türkçe isim vermemekle başlar…
Dilini, özünü unutursun…
Özün dışında herkese, her şeye benzersin…
Millî benliğini koruyamayan, vatanını da toprağını da koruyamaz.
TÜRKÇE KONUŞ, TÜRK GİBİ YAŞA…
Bu günden sonra çarşıda, pazarda, sokakta ve devlet erkânında yalnızca Türkçe konuşulacaktır…
Türkçe konuş!
Türkçe selamlaş!
Türkçe düşün!
Türkçe oku!
Türkçe yaz!
Türkçe dua et!
Türkçe giyin!
Türkçe gez!
Türkçe sev!
TÜRK GİBİ YAŞA…
Futbolda elendik, voleybolda kazandık.
Kızlarımız yine bayrağı zirveye taşıdı.
Onların başarısından geceleri uyuyamayanlar varsa, uyumasınlar.
Çünkü bu ülkenin yüzünü ağartanlar, sizin rahatsız olduklarınız.
Ne acı ki başarıyı değil, başarılı kadını tartışan bir toplum hâline geldik.
İşte utanmamız gereken şey tam olarak bu. 🇹🇷🏐
“Din duygusunun temelinde korku var… Benim ibadetim düşünmedir.
Atatürk’ün bir Tanrı’ya inanıp inanmadığını bilmiyorum ama bir ulus yaratmak da Tanrı’ya inanmaktır.
Ben, doğadaki aklı Tanrı olarak kabul ederim.”
— Prof. Dr. Ahmet Arslan
SÜMERLER VE KADIN
Sümerlerde kadın:
▫️ Tek eşlilik vardır.
▫️ Ticaret yapabilir.
▫️ Doktor olabilir.
▫️ Ebeler yalnızca kadındır.
▫️ Kadın kâtipler vardır. Kadınlar tek başına tanıklık yapabilir.
▫️ Kadın müfettişler vardır.
▫️ Yarı omzu açık pilili veya şeffaf elbiseler giyerler.
▫️ Kadınlar makyaj yapabilir. Her türlü süs eşyası, parfüm ve cilt yağlarını kullanabilirler.
▫️ Kadınlar müzik aleti çalabilir, şarkı söyleyebilir ve dans edebilirler.
▫️ Kadınlar cinsellikle ilgili şarkılar söyleyebilir, şiirler yazabilirler.
▫️ Sümerler yazıyı icat eder etmez okullar açmış, yazıyı ve hukuki antlaşmaları öğretmişlerdir.
⚠️ Kızlı erkekli eğitim vardır; matematik, astronomi ve geometri öğrenirler.
▫️ İkinci dil olarak Akadca öğrenirler.
▫️ Çocuklar bütün gün okula gider ve düzenli tatilleri vardır.
▫️ Temizlik çok önemlidir.
▫️ Çocuklar okullarda reçete yazmayı öğrenirler.
▫️ Müzik dersleri vardır.
▫️ Sümerlerde mahkeme, hatta yüksek mahkeme vardır.
▫️ Sümerlerde kadın ve erkeğin eşit ücret almasını öngören yasalar vardır.
▫️ Sümerlerde “dişe diş, göze göz” anlayışı yerine tazminat sistemi uygulanır.
▫️ Sümerler halkın üzerindeki aşırı vergi yükünü kaldırmış, vergide reform yapmışlardır.
Sümerler çok tanrılıdır; ancak en büyük tanrıları Gök, Yer, Hava ve Su tanrılarıdır.
Sümerler kendilerine Kenger derler.
Muazzez İlmiye Çığ ❤️
Yılbaşı kutlamayı yasaklayan, müziği susturan, kadına sokağı ve hatta pencereyi çok gören, burkayı zorunlu kılan, recm gibi cezaları savunan Afganistan’da bugün “eğlence” denince erkek çocuklarının dans ettirilmesi konuşuluyor.
Ahlak söylemleri kimin için kime karşı?!.
Rusya’da bir su parkında, nikab giyen bir kadının varlığı karşısında bazı ebeveynler şaşkına döndü ve çocukları korkuttuğu gerekçesiyle oradan ayrılmasını istedi.
Bana da korkunç geliyor, altındaki kim, örtünün altında ne var, bilinmiyor!
İyi yapmışlar
Çocuklar okula bilim öğrenmeye gidiyor, ama karşısına ‘hoca’ çıkıyor ve onlara cennet-cehennem anlatıyor. Matematik, fizik, kimya, tarih, felsefe? Hepsi arka planda.
Bu sistemde çocuklarımızın itaati mi isteniyor?
Hoca camide olsun, okulda değil!
😢
New York metrosunda bir adam “Allahu Ekber” diye bağırıp bir çanta fırlatıyor.
Bir anda panik başlıyor.
İnsanlar, bunun ölümcül bir saldırı ya da bomba olabileceğini düşünerek can havliyle kaçışıyor. Korkmaları da son derece doğal.
O ise olup biteni izleyip bunu komik buluyor.
Ardından da başka hiçbir dini grubun neden bu kadar korku ve endişe yaratmadığını sorguluyor.
Daha sonra yaptığı şeyin sadece bir şaka olduğunu, amacının da sözde “İslamofobiyi ortaya çıkarmak” olduğunu söylüyor.
Oysa insanların korktuğu şey bir din değil; yıllardır hafızalara kazınmış saldırılar, şiddet görüntüleri ve gerçek güvenlik endişeleridir.
İslam batıda büyüyor diyorlardı, eksik söylemişler kuzeyde de büyüyor.
Rusya’da yaklaşık 400.000 Müslüman, Moskova sokaklarında “Allahu Ekber” diye tezahürat yaparak yürüdü.
Mültecilere duyuralım, yepyeni coğrafyalarda yaşam imkanları var😇
Çin’de yapay zeka robotu dileniyor 😂🤖
Türkiye’de olsa “Abi batarya bitti, 10 TL at da şarj olayım” diye yalvarırdı herhalde
Sizce bizimkiler bunu nasıl kullanırdı? Yorumlara en komik fikrinizi yazın 👇