Yazın o velilere 1 milyon tl idari ceza bakın bakalım okula gitmeyen kız kalıyor mu bunu siz de biliyorsunuz biz de biliyoruz karma eğitime savaş açtınız yine
kapitalizm eleştirinizi nedense hep kadınlardan ve kadınların eğlendiği şeyler üstünden yapıyorsunuz bıktım artık cidden tonla mizojinist lyric yazan rapçilerin konserleri dolup taşıyor her yerde şarkıları kullanılıyor onlara sıra ne zaman gelir
Kadın 30 bir şey yaşında diye yorumlarda kadına pamuk nine muamelesi yapıp “kadın O YAŞTA çalışmış başarmış fena koymuş” falan diyenler; kadın yaşlı değil, genç? O yaşlarda da çok üni öğrencisi var bunda garip bir şey yok. Kadına ekstradan saygı duyulmasını gerektirecek bir şey göremedim. Ayrıca saygı çevresinde fikirlerini söylemiş ne var bunda diyenler “birinciliği hibe ettim” diyerek birinci olan kişiyi açıkça yermeye çalışmasını da mı anlamamışlar ya da sona doğru çaktığı “samimiyetsiz hayatlar ve sevilmeyen kişilikler temalı” cümleyi de mi okumadılar acaba. Kadın gayet agresif bir tavırla millete saydırmaya gelmiş. “Ablanız olarak” diye sevimli sevimli (aslında üstencil) başlayıp “samimiyetsiz hayatlar” diye giydiriyor. Sebep de hocalarının aldığı bir kararla bölüm birincisi olamamış olması. Haksızlığa da uğramış olabilir ama bu durumda hakkını aramak için öğrenci watsapp grubuna makale yazarak laf mı sokması lazımdı? Bu kadını nasıl haklı bulabildiniz enteresan.
Belediye başkanı seçiyorsun, tutuklanıyor. Üniversite tercih ediyorsun, kapatılıyor. Konsere bilet alıyorsun, iptal ediliyor. Bira içmeye gidiyorsun, mekan mühürleniyor. Ev tutuyorsun, depremde yıkılıyor. Attığın adım, aldığın nefes için cefa çektirmek üzerine programlanmışlar.
Sesi çıkmamış değil de, siz o sesi duymamış olabilir misiniz?? Çünkü biz gayet duyduk. Bugünün kadınlarına öfkenize sebep olan şeyleri bize annelerimiz, nenelerimiz dedi. Evlenme dedi, evlenirsen ele muhtaç olma da dedi. İnsanın kıymeti olmalı, kıymetini kendin belirle dedi. Özgür, güçlü ol da dedi. En çok da, bizim gibi olma dedi. Kız çocukları, annelerinin çektiği zorluğu, cefayı mutfakta yanlarında durup görüp dinlerken, sizler köşede oyun oynadığınız için duymadınız tabii. Gün geldi söylendiler, bıktılar, bakamadılar, yetemediler, yıprandılar... Biz gördük, duyduk, farkettik. Siz görmediniz, duymadınız, farketmediniz. Ve hala görmüyor, duymuyor, farketmiyorsunuz. Kadınlar cefa, dert, zorluk çekmeye gelmedi hayata. Sizin derdini bile duymadığınız annelerimiz öğretti bize bunu.
23 yılın tek 1 günü seni soksaydı mutfağa dalak böbrek ne varsa satar makine alırdın ertesi gün koşa koşa. Rezil bi de demez mi kız kardeşimle girerlerdi mutfağa diye
Tv'de süpürge reklamı izleyip çocuk doğurmaktan vazgeçen var mı aranızda? Türkiye'deki doğum oranının azalmasının sebebini ekonomik ve sosyal sebeplere değil de süpürge reklamı olarak açıklamak nasıl bir kafa. Yine büyük oyunu gördünüz, aferin size.!
Bunlar oğluna - kızına köpek, karısına inek, kocasına ayı demeyi bilirler de kedisine köpeğine oğlum - kızım demeyi bilmezler. Bunlar arabalarına sevgili muamelesi yapmayı, siklerine isim takıp oğlu - arkadaşı gibi söz etmeyi anlarlar da kedine köpeğine çocuğum demeyi anlamazlar.
Demek ki yarın öbürgün kedimiz köpeğimizle foto koyup altına canım kızım falan yazarsak biz de soruşturma geçirebiliriz:) Tertemiz bi delirme hali.
Bugün insanların aile kurmasının önündeki en büyük engel köpekli reklam değil mahvettiğiniz ekonomi. Ülkenin geldiği hal yüzünden kimse evlenip barklanıp çoluğa çocuğa karışmak istemiyor, karışanlar da geliri ne olursa olsun çocuklarını bir an önce yurtdışına gönderme derdinde çünkü eğitim sistemini de mahvettiniz. Üniversiteler binadan ibaret, çalışıp girilebilecek ücretsiz kaliteli lise diye bir şey bırakmadınız. Gençler doğru düzgün işlerde çalışacakları bir gelecek görmedikleri için kapağı uzaklara atmayı hayal ediyor.
Eğer siz gerçekten aile kurumu güçlensin, evlenme, anne baba olma özenilsin, çocuk sayısı hızla artsın istiyorsanız köpekli süpürge reklamlarının peşine düşmek yerine milletin yakasından düşün. Bakın o zaman nasıl hızla evlenip çoluğa çocuğa karışıyoruz:)
Ve evet layıkıyla hayvan sahibi olmak da anne babalık kadar kıymetlidir. 'Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü' dememiş mi Yunus Emre? Ayrıca bu komik yasakçı her şeyden zırt diye tetiklenenen narin tutumunuzun çok büyük ihtimalle markaya yarayacağını düşünemediniz mi? Sansürcülüğünüzle en büyük #reklam ı siz yapmış olmadınız mı?
Mesela benim evimde hiç olmadı o markadan ama bugün direkt o süpürgeyi sepete atacağım💁🏼♂️
Yarattığınız farkındalık için teşekkürler😘
“Aile yılı” diye çıktıkları yolda önce LGBT’lere saldırdılar çünkü “marjinal” olarak görüneni hedef almak her zaman en kolayıdır. Oysa kafalarında belli bir “aile” tanımı var ve buna uymayan herkes hedefte. Bu iş LGBT’yle başlar; kedi köpek sahipleneni, çocuk yapmayanı, evlenmeden birlikte yaşayanı, kafalarındaki “aile” tablosunu oluşturmayan ne kadar farklı yaşam biçimi varsa hepsini hedef alacak şekilde ilerler. En “marjinal” görünenin hedef alınmasına ses çıkarmayı çoğu insan gereksiz bulur, onların hedefte olması zaten kanıksanmıştır çünkü, fakat ibre dönüp dolaşıp kendilerini gösterir hale geldiğinde zamanında devlete böyle bir güç bahşetmiş olmanın cezasını kendileri de çekerler. Devletin insanları “makul vatandaş” ve “içimizdeki düşman” diye ayırıp farklı hukuklar uygulayabildiği bir sistemde kimin hangi kategoriye girdiği bir günde değişiverir.
Bu gördüğünüz çok ciddi bir Anayasa suçudur. Ne zamandan beri dini inancı yüzünden bu ülkenin vatandaşları hedef gösteriliyor ? Ve buna iktidar sessiz kalıyor ? Bu gazetemsi şetin yaptığı nedir biliyor musunuz vatandaşları birbirine kırdırmaktır. Nefret suçu işlemektir . 7-8 Eylül olaylarında ne yaşandıysa onu tekrarlamaya kalkmaktır . Buna iktidar çok sert cevap vermek zorundadır. Buna susarsa devamı herkesin dini, dili, ırkı, kökenine gelecek .. Hani Terörsüz Türkiye ?
Mahinur Hanım, önce ülkemizde iktidarınızın yönetiminde ihmallerden, cezasızlıktan, tedbirsizlikten ölen binlerce çocuğun adaleti ile çözümler üretip, geride kalan annelerinin vicdanını rahatlatacak, acılarını dindirecek hamleler yapın ki “anne” kavramı üzerine yorum yapma hakkınız doğsun!
Ayrıca annelik vicdanını, merhametini, sevgisini hisseden her kadın, doğadaki her canlının annesi olabilir.
Ülkemizin daha ciddi sorunları var, lütfen bu ciddi sorunlarımızı, boş konularla önemsizleştirmeyin.
Koca koca adamların oturup bu reklam filmini soruşturmasını hayal etmeye çalışıyorum. Silah yok, kadına, çocuğa, hayvana şiddet yok. Hayvan sevgisi içerikli bir film. Ve evet, şarjlı süpürge ürünlerinin hedef kitlesi hayvan sahipleri.
Gerçekten delüzyonel bir durum içindeyiz.
Evini bir kedi veya köpekle paylaşan herkes bu hayvanları kendilerince “evlatları” sayarlar. Oğlum, kızım diye severler. Marka da bu insanları hedefleyen bir ürünün reklam filmini çekmiş. Normalde her şey çok normal.
Ama gerçek sorunlarımızı çözemeyen bu iktidarın bir sorun yaratıp o sorunu çözmesi şart. Yoksa neye yarar iktidar? Ama abi bi salın yaa…