Son günlerde Kürt kadınlarına yönelik kullanılan bazı ifadeleri büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Hiç kimsenin bir halkı, bir kültürü ya da kadınları küçümseyen, aşağılayan ifadeler kullanmaya hakkı yoktur.
Kürt kadınları; emeğin, fedakârlığın, namusun, onurun ve alın terinin sembolüdür. Tandır başında ekmek pişirirken yüzünden akan alın teri, dürüstlüğün ve emeğin nişanesidir. O emek ve alın teri, servetle ölçülemeyecek kadar değerlidir.
“Kürt kadın” ifadesinin aşağılayıcı bir söylemle yan yana getirilmesi son derece yanlış, talihsiz ve inciticidir. Kürt annelerimizin vakarını, duruşunu, ahlakını ve fedakârlığını hiçbir maddi zenginlik ile kıyaslamak mümkün değildir.
Herkes kullandığı sözlere dikkat etmeli, toplumun değerlerine ve insanların onuruna saygı göstermelidir. Kürt kadınlarının şerefi, namusu, emeği ve güçlü duruşu; bu ülkenin ortak değerleri arasında yer almaktadır. Bu değerlere yönelik her türlü küçümseyici ifade kabul edilemez.
Ve büyük bir nefretle kınıyoruz
Nerde geldiği..beli olmayan Zenginliğin şımarlığıdır..?
Bizler; insanları kökenine göre değil, karakterine, emeğine ve topluma kattığı değerlere göre değerlendiren bir anlayışın yanında olmaya devam edeceğiz. Saygı, nezaket ve kardeşlik dili her zaman ayrıştırıcı söylemlerden daha güçlü olacaktır.
Benim bu sitemim ve ısrarım sadece kendim için değil, bu ülkede yaşayan 85 milyon insanımız içindir.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere birçok kişi, bu ülkenin sorunlarının çözülmesi, vatandaşlarımızın daha iyi şartlarda yaşaması ve devlet hizmetlerinin daha verimli yürütülmesi için büyük bir gayret ve samimiyetle çalışmaktadır. Ancak ne yazık ki bazı kurumlarda, bazı alanlarda ve bazı yetkili kişiler nezdinde bunun tam tersine şahit oluyoruz.
Vatandaşın işini kolaylaştırmak yerine zorlaştıran, çözüm üretmek yerine sorun çıkaran, en küçük itirazı dahi kabul etmeyen bir anlayış giderek yaygınlaşmaktadır. Bu durum insanları mağdur etmekle kalmıyor, aynı zamanda devlete ve kurumlara karşı ciddi bir kırgınlık ve güvensizlik oluşturuyor.
Yıllardır yollardayız. Türkiye’nin dört bir yanında sahadayız. İnsanlarımızla birebir görüşüyor, sorunlarını dinliyor ve yaşananları yakından görüyoruz. Özellikle havaalanlarında ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Yaşlı, hasta ve özel durumu olan vatandaşlara yeterince yardımcı olunmamakta, insani hassasiyetler çoğu zaman göz ardı edilmektedir.
Bir taraftan vatandaşın yanında taşıdığı en küçük bir şurup dahi güvenlik gerekçesiyle çöpe attırılırken, diğer taraftan kontrol noktasından sonra aynı ürünlerin satışının yapılması insanlarda haklı soru işaretleri oluşturmaktadır. Kurallar elbette uygulanmalıdır; ancak kuralların yanında vicdan, anlayış ve insana değer verme duygusu da olmalıdır.
Bu anlayış sadece kamu kurumlarında değil, ne yazık ki bazı özel sektör kuruluşlarında da görülmeye başlamıştır. Acilen kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı, vatandaş memnuniyetini esas alan yeni bir hizmet anlayışı geliştirilmelidir. Yorulan, verimliliğini kaybeden sistemler yenilenmeli, vatandaşın karşısına çözüm üreten kadrolar çıkarılmalıdır.
Son olarak yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum:
Günlerdir İstanbul, Ankara ve İzmir’de yüzlerce Vanlı hemşehrimiz bilet bulamadıkları için mağduriyet yaşamaktadır. Ben de acilen Van’a gitmek zorundaydım. İki-üç gün boyunca bilet bulamadım. Son çare olarak Ankara Esenboğa Havalimanı’na gidip şansımı denemek istedim.
Görevliler bana son 20 dakika kala tekrar gelmemi söylediler. Süre dolunca gittim ve bilet alabildim. Uçağa bindikten sonra gördüğüm manzara karşısında gerçekten şaşkınlığa uğradım. Uçakta en az 5 6 koltuk boştu.
Peki o halde neden sistemde tüm koltuklar dolu görünüyordu? Neden insanlar günlerce sıra bekliyor, hastasına, cenazesine veya işine yetişmeye çalışırken mağdur oluyordu?
Bu soruların mutlaka cevaplanması gerekiyor.
Üstelik son dakika bileti nedeniyle iki kişi için 14.600 TL bilet ücreti ödedik. Buna 5.600 TL de salon farkı eklenince Van’a ulaşmanın maliyeti yaklaşık 20.000 TL oldu.
Vatandaş hem yüksek ücret ödüyor hem de hizmete ulaşmakta zorlanıyor.
Tüm yetkililerimizin bu konulara hassasiyet göstermesini, vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetleri dikkate almasını ve gerekli adımları atmasını temenni ediyorum.
Çünkü güçlü devlet, vatandaşının sesini duyan ve sorunlarına çözüm üreten devlettir..@TC_icisleri
Bazı insanlar vardır ki ömürleri boyunca sadece kendi ailelerine değil, çevrelerine ve genç nesillere de ışık olurlar. Değerli büyüğümüz Sayın İbrahim Kaya da bu kıymetli insanlardan biridir.
1977 yılından bu yana bizlere yol gösteren, tecrübelerini paylaşan, doğru bildiğini çekinmeden söyleyen ve her zaman sevgisini hissettiren İbrahim Amcamızı bugün iş yerinde ziyaret etmenin mutluluğunu yaşadım. Şükürler olsun ki kendisini sağlıklı, dinç ve işinin başında görmek bizleri son derece sevindirdi.
Büyüklerimizin duası, tecrübesi ve nasihatleri bizim en değerli hazinemizdir. Misafirperverliği ve samimi ev sahipliği için İbrahim Amcama ve değerli oğlu Hacı İlhan Kaya’ya gönülden teşekkür ediyorum.
Yüce Rabbim kendilerine sağlık, huzur ve afiyet içinde yaşamayı diliyorum.
Bugün Ege’nin güzel ilçelerindeyiz. Yıllardan beri hep söylüyorduk; bölgemiz adına ne yazık ki çok az sayıda büyük şirketimiz, çok az sayıda holdingimiz vardı ve bunun üzüntüsünü yaşıyorduk. Şükürler olsun ki bugün görüyoruz; birçok hemşehrimiz, birçok firmamız Batı’daki illerde çok güzel işler başarmış, önemli yatırımlara imza atmıştır.
Özellikle çok sayıda beş yıldızlı otel projesinin hayata geçirilmesi bizleri bölge insanı olarak büyük bir sevinç ve mutluluk içerisine sokmaktadır. Bugün ziyaret ettiğimiz firmalardan biri olan OBA Otel’in sahipleri Sayın Veysi Azat Erol Azat ve kıymetli kardeşlerini de yürekten tebrik ediyorum. Bodrum sahilinde çok güzel bir eser, çok değerli bir proje ortaya koymuşlar.
Yüce Rabbim, bu tür firmalarımızın ve iş insanlarımızın sayılarını artırsın inşallah. Kendilerini gönülden kutluyor, yaptıkları yatırımların hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Yıllardan beri milletin, ve akrabaların çevresindeki insanların derdini kendi derdi gibi gören; insanların hayrına, birlik ve beraberliğine vesile olmak için çabalayan, Sayın İsmet Öndul iş insanı sayın Yahya Doğaçla birlikte ziyaret bulunduk .
İnşaat sektöründe yıllardır emek vererek çalışan, çocuklarının işlerinin başında duran Sayın İsmet Öndul ile birçok mesele üzerine güzel istişarelerde bulunduk. Misafirperverliği için kendisine ve değerli evlatlarına teşekkür ediyor, yüce Rabbimden sağlık, huzur ve afiyet diliyorum. Çocuklarının da başarılarının daim olmasını temenni ediyorum.
İlimiz ve bölgemiz açısından büyük önem taşıyan Ziraat Mühendisleri Odası, tarımın bilinçli ve verimli yapılabilmesi adına çok önemli bir meslek kuruluşudur. Çünkü bugün maalesef birçok kişi kendi bilgi ve tecrübesine göre tarım ve ziraat yapmaya çalışmakta, bu da bölgemizde istenilen verimin ve gelişimin sağlanamamasına neden olmaktadır.
Bu nedenle Ziraat Mühendisleri Odası’nı daha güçlü hale getirmemiz, daha fazla önemsememiz ve çiftçilerimize yol gösterecek bir danışma ve rehberlik merkezi oluşturmamız gerekmektedir. Tarımın bilimsel yöntemlerle yapılması hem üretimi artıracak hem de bölgemizin kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır.
Bugün gerçekleştirdiğimiz ziyarette ziraat ve tarımla ilgili çok değerli istişarelerde bulunduk. Bizleri samimi ve içten bir şekilde ağırlayan oda yönetimine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılarının devamını diliyorum.
Van’da düzenlenen Yazarlar ve Şairler 4. Kitap Fuarı’nın kent meydanında gerçekleştirilmesi, halkımızın fuara yoğun ilgi göstermesine vesile olmuştur. Van merkezinde yapılan bu güzel organizasyonda birbirinden değerli eserler, çok çeşitli kitaplar ve en önemlisi de genç yaşta kalem tutan evlatlarımızın ortaya koyduğu emekler bizleri son derece mutlu etmiştir.
Yazarlar ve Şairler Federasyonu tarafından düzenlenen bu anlamlı fuardan dolayı emeği geçen herkese teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Bizler de fuara katılım sağlayarak birçok kitap alma fırsatı bulduk. İnşallah bu değerli eserleri en güzel şekilde okuyup değerlendireceğiz. Özellikle Van ile ilgili yer alan bilgi ve araştırmaların çok kıymetli ve faydalı olduğuna inanıyoruz.
Kitap okumak her zaman insanın ufkunu açan, bilgi birikimini artıran ve hayatına güzellik katan önemli bir alışkanlıktır. Bu güzel organizasyonda emeği geçen tüm yazarlarımıza, şairlerimize, yayınevlerine ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyoruz.
VAN HEM DÜNYADA HEM DE TÜRKİYE’DE NEDEN HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMEMEKTEDİR 😎..?
Van Ekonomi Zirvesi’ni Allah’ın izniyle her 3 ayda bir düzenli olarak gerçekleştireceğiz.
Her 6 ayda bir Van, alanında uzman isimlerin katıldığı çok önemli toplantılara ev sahipliği yapacaktır. Tüm sektörlere yönelik neler yapılması gerektiğini; eğitimden üretime, ticaretten turizme kadar her alanı anlamlı ve profesyonel bir şekilde ele alacağız.
Yılda bir kez ise hem dünya ekonomisinde söz sahibi olmuş aile şirketlerini, hem de yurt içinde ve yurt dışında başarı sağlamış iş insanlarını Van’da bir araya getireceğiz. Şehrimizin ekonomik vizyonunu büyütecek güçlü buluşmalar gerçekleştireceğiz.
İlk icraatlarımızdan biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan tüm milletvekillerini, hangi görüşten olursa olsun Van’da buluşturmak olacaktır. Van’ın sahip olduğu tarihi, kültürel, ticari ve stratejik misyonu belgeler ve sunumlarla anlatacağız. Van’ın neden dünyada çok büyük bir öneme sahip olduğunu hep birlikte ortaya koyacağız.
Sonrasında Avrupa Parlamentosu’ndan ve Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan önemli yetkilileri büyük bir davetle Van’a getireceğiz. Daha önce gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda olduğu gibi, Van’ın Urartu döneminden bu yana nasıl büyük bir kültür ve medeniyet şehri olduğunu kapsamlı sunumlarla anlatacağız.
Dediğim gibi VATSO, sıradan bir oda görüntüsünde olmayacaktır. Allah’ın izniyle bugüne kadar konuşulmamış ve yapılmamış etkinliklere imza atacağız.
Bunun en büyük örneklerinden biri, 2010 yılında İstanbul’dan Van’a gerçekleştirdiğimiz Deve Kervanı organizasyonudur. Aradan 16 yıl geçmesine rağmen hâlâ medya ve sosyal platformlarda konuşuluyor. Ayrıca bizim ısrarımızla Van Müzesini Kalenin Yanına taşımakla birlikte 2024 ziyaretçiler nedeniyle Birinci Müze seçildi,
Çünkü bir atasözünde denildiği gibi:
“Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.”
Kurulduğu günden bu yana çevreye ve topluma ciddi katkılar sunan, toplumun her kesiminin dar gününde yanında olan, barıştan yana duruşuyla örnek teşkil eden Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Özalp Milan Aşireti Derneği Başkanı Sayın Erhan Çimendur’u ve yönetimini ziyaret ettik.
Birçok konuda istişarelerde bulunduğumuz bu güzel buluşmada, samimi ve güler yüzlü ev sahipliği için kendilerine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Yıllar önce Van’ın Gevaş ilçesine bağlı Abalı Köyü’nden İstanbul’a göç eden değerli hemşehrilerimizin kurduğu Abalı Danışma ve Yardımlaşma Derneği’nin açılış programına katılmak üzere İstanbul’a geldim. Gerçekten çok anlamlı ve güzel bir program gerçekleştirildi.
önemli programın içerisinde. gerçekleştirilen Abalı Köyü Derneği programı yoğun katılım ve büyük bir coşku içerisinde geçti. Programa birçok sanatçı, siyasetçi ve iş insanı katıldı. Birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri yaşandı.
Başta dernek başkanı ve yönetim kurulu olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. İnşallah bu güzel çalışmalar hayırlara vesile olur, birlik ve dayanışmamızı daha da güçlendirir.
https://t.co/iblPJ46azJ
Program kapsamında ayrıca, Van halkına uzun yıllardır önemli hizmetler sunan ve birçok insanımızın ihtiyaçlarına cevap veren İstanbuldaki Van Kültür Evi’ni de ziyaret ettim. Yapılan tadilat çalışmalarından sonra tekrar gidip görme fırsatı buldum. Daha önce de birkaç kez ziyaret etmiştim ancak şimdi Kültür Evi’nin çok daha güzel bir noktaya ulaştığını memnuniyetle şahit olduk çok büyük Emekler veren gerçekten Başkan Feryat kiyak sayesinde taktire şayan bir konuma geldi..
Van’ın eğitim alanındaki önemli eksikliğini büyük ölçüde tamamlayan Bahçeşehir Koleji grubu, Türkiye’nin birçok ilinde yaptığı ciddi yatırımlarla eğitim alanında adeta bir kalite devrimi gerçekleştirmiştir.
Gerçekten de yıllardan beri hiçbir okulunda ciddi bir sorun yaşanmadan, her geçen yıl daha üst seviyelere çıkarak eğitim kalitesini artırmayı başarmıştır. Eğitim alanında ortaya koyduğu vizyon ve başarı takdire şayandır.
Bizler de. yönetim kurulu başkanı, ailenin büyüğü kıymetli Sayın Mümtaz Atlıhan hocamızı makamında ziyaret ettik. Bu büyük başarılarından dolayı kendilerini kutlayıp teşekkürlerimizi ilettik.
Nazik ev sahipliği ve samimi misafirperverliklerinden dolayı kendilerine ayrıca teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. 🏆 @bahcesehir_k12
En büyük hedefimiz, Van’ın tüm sektörlerdeki pazar payını en üst seviyelere yükseltmektir.
Özellikle Irak ve Erbil ile Van arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek, tanıtım fuarları düzenlemek artık zorunlu hale gelmiştir. Çünkü Van’ın mevcut ticari alanı oldukça dar kalmaktadır.
Planladığımız bu fuar, her yıl düzenli olarak gerçekleştirilecektir.
Fuarda, inşaat malzemelerinden El sanatları gıda ürünlerine kadar Van’da üretilen tüm ürünler yer alacaktır.
Bu organizasyonların ihracat gelirlerine çok ciddi katkı sunacağına inanıyoruz.
Bugün Van’ın yıllık ihracat rakamı yaklaşık 25 milyon dolar seviyesindedir. Bu rakam, Van gibi büyük potansiyele sahip bir şehir için oldukça yetersizdir.
Bizler bu hedefleri mutlaka hayata geçireceğiz.
Bunun yanında, Van – Şırnak Karayolu’nun tamamlanması için derhal harekete geçeceğiz.
Bu yol, gündemimizin birinci maddesi olacaktır. Elimizden gelen tüm imkânları kullanarak sürecin takipçisi olacağız.
Ayrıca Van – Erbil ve Van – Süleymaniye uçak seferlerinin başlaması için toplumun tüm kesimlerinin bu haklı talebi yetkili mercilere güçlü şekilde iletmesi gerekmektedir.
Bu iki şehirle karşılıklı uçak seferlerinin başlaması artık ertelenemez bir mesele haline gelmiştir.
İşte bu nedenle VATSO, tüm gücünü kullanarak hedeflerine ulaşacaktır inşallah. Başkanlığın ne olduğu, yapılan hizmetlerle ortaya çıkacaktır. Sorunların nasıl çözüldüğü de somut çalışmalarla net bir şekilde görülecektir.
Van’ın önünü açacak olan, işte bu tür girişimlerdir.
Masa başında oturup etkisi olmayan konuşmaların hiçbir faydası yoktur. Önemli olan; hedefleri hayata geçirmek, sonuç almak ve yapılan işleri açık bir şekilde ortaya koymaktır.
Van Tv İstanbul Ankara Erbil’de Birer Studyu Açarak haftada bir gün Vani ve bölgeyi tartışmalar olcak..?
Van'ın şu anda nüfusu düşüş eğilimindedir.
Son 5 yılda nüfusu ciddi şekilde düşmektedir.
Son 5 yılda nüfusu 37 bin azaltmıştır.
2020'de 1 milyon 149 bin iken nüfusu 2026'da 1 milyon 112'e düşmüştür.
Gelelim diğer illere. Van'Ia birlikte büyükşehir olmuş Diyarbakır ve Mardin'e.
Diyarbakır son 5 yılda nüfusunu 69 bin kişi artmış.
2020'de nüfusu 1 milyon 783 bin kişi iken 2026'da bu rakam 1 milyon 858 bine çıkmış.
Aynı şekilde Mardin'in nüfusu son 5 yılda 49 bin artış göstermiş.
2020'de Mardin'in nüfusu 854 bin 2026 bu rakam 903 bin olmuş.
Peki nüfus neden göç eder?
Burada en önemli özellik ekonomik koşulların iyi olmamasıdır ve bu sorun ciddidir.
Gelişmeyi ilçere göre yaymak lazım.
İlçelerin farklı özelliklerini ortaya koymak lazım.
Milletvekili sayısı düşüncemi bu göç aklımıza gelecek?
İşte bizlerde bunun için VATSO yönetimine talibiz..
Bu göçü durdumak lazım.
Yoksa Allah korusun.
Daha çok sermaye ve yatırımcı kayıp ederiz Batıdaki inşaatlardaki gençlerimizi üzücü olaylara devam eder..
Dr. Öğr. Üyesi, Araştırmacı ve Yazar Sayın Ömer Demirbağ, ülkemizde özellikle gençler arasında çok kıymetli bir değer haline gelmiştir. Gençlerimiz kendisini yakından takip etmekte, söylemlerini dikkatle dinleyip önemsemektedir.
İki gündür Van’da bulunan kıymetli hocamız, dün akşam Van TV HD yayınında stüdyo programına katılarak milyonlarca izleyicinin takdirini kazanmıştır.
Yüce Rabbim, böylesine değerli insanları ülkemizden eksik etmesin; gençlerimizin her daim yanında olmayı nasip etsin.
Van Tv ailesi olarak, Van TV’de gerçekleştirdiği bu anlamlı programdan dolayı kendisine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, Yüce Rabbim’den sağlık, huzur ve afiyet diliyoruz.
Dün, Van’da gençler adına son derece önemli ve değerli bir etkinlik gerçekleştirildi. Doğu Anadolu Bölgesi Kariyer (DEKA) Fuarı, yoğun bir katılımla özellikle üniversite öğrencilerinin ilgisini çekti.
Birçok kamu kurum ve kuruluşunun yer aldığı bu anlamlı organizasyonda, bizler de Van TV olarak hem bölgemiz hem de ülkemiz adına üç kıtada HD yayın yapan bir medya kuruluşu olarak yerimizi aldık ve standımızı kurduk. Gençlerimizin standımıza gösterdiği yoğun ilgi bizleri son derece memnun etti. Yaklaşık iki saat boyunca alanda bulunarak gençlerimizle birebir sohbet etme imkânı buldum ve onların ilgisini görmekten büyük mutluluk duydum.
Etkinlik kapsamında Van gelen Çalışma ve Sosyal güvenlik bakan yardımcısı Sayın Ahmet Aydın fuarı ziyaret ederek Van TV standımıza teşrif etti. İl başkanlarımız, ilçe başkanlarımız ve üniversite rektörümüzle birlikte standımızı ziyaret ederek bizlerle görüş alışverişinde bulundular. Van TV olarak fuar süresince etkinliği canlı yayınlarla izleyicilerimize aktardık.
Gerçekten gençlerimiz adına çok verimli, çok başarılı ve gurur verici bir organizasyon oldu. Bu tür etkinliklerin bölgemizde artarak devam etmesini temenni ediyorum.
Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
Bugün büyük bir mücadele örneği göstererek son anda Süper Lig’e yükselen Amedspor’u yürekten tebrik ediyorum. Bu önemli başarıda emeği geçen tüm futbolcuları, teknik heyeti, yönetimi ve büyük taraftarını kutluyorum.
Amedspor’a Süper Lig’de üstün başarılar diliyorum. İnşallah Süper Lig’de barışa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe çok büyük katkı sunacağına inanıyorum..
Bugün, inşaat sektöründe büyük önem arz eden ulusal marka Grand Çelik Kapıları’nın, Van’ımızda Sebze Hali yolu üzerinde modern showroomu, şık tasarımı ve nezih iş yeriyle açılışını gerçekleştirdik. Oldukça güzel ve anlamlı bir açılış oldu.
Bu değerli markanın ilimize ve inşaat sektörümüze kazandıran herkese teşekkür ediyoruz hayırlı olmasını temenni ediyor, sağlayacağı katkıların şehrimize bereket getirmesini diliyorum. Başta işletme sahipleri olmak üzere tüm ekibi tebrik ediyor, kendilerine bol kazançlar ve başarılarının devamını diliyorum.
Biz Van Ticaret ve Sanayi Odası İş Dünyası Derneği (VATSO) olarak şu anda piyasaya çıkan uçkunun neden bu kadar pahalı olduğunu araştırdık.
Uçkun şu anda ağırlıklı olarak Çukurca ve Derecik ilçelerinden gelmektedir. Bu nedenle çok yüksek bir nakliye maliyeti oluşmaktadır. Şehir içi, en fazla bir ton taşıyan araçların Derecik’ten Van’a geliş maliyeti yaklaşık 30 bin TL’yi buluyor. Bu rakam bir tona bölündüğünde, yalnızca nakliye gideri bile başlı başına ciddi bir maliyet oluşturmaktadır.
Bir ton uçkun toplamak için de 3 kişinin Şemdinli’de üç gece kaldığı ifade edilmektedir. Otel masrafı kişi başı gecelik 600-700 TL civarındadır. Yemek ve diğer giderler de eklendiğinde tablo daha net ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle Satıcılar da ister istemez fiyatı yüksek tutmakta evet gerçekten çok yüksek..
Elbette bu rakam vatandaşımıza yüksek gelmektedir. Bu nedenle bu yıl uçkun satışı da ciddi şekilde yavaş gitmektedir.
Aslında bu ürüne kalıcı bir çözüm bulmak gerekiyor. Sebze hali esnafı ile iş birliği yapılarak üretime ve planlı ticarete dönüştürülmelidir. Soğuk hava deposu kurulmalı, ürün 3-4 gün bozulmadan muhafaza edilebilmeli, paketleme ve sevkiyat düzenli hale getirilmelidir. Böylece hem üretici kazanır, hem satıcı kazanır, hem de vatandaş daha uygun fiyata ürün alır.
Gerçekten bu kadar kıymetli bir ürünün plansızlık yüzünden ziyan olması çok yazıktır.
Not: Bu hesaplamalar ve maliyet bilgileri, bizzat bu işi yapan esnaf ve satıcılardan alınan bilgiler doğrultusunda hazırlanmıştır.