NATO, onursuzluk ve ölümdür!
Yaşasın yaşam, bağımsızlık ve sosyalizm!
Savaşa, yıkıma ve emperyalist planlara karşı; Türkiye’nin de dünya halklarının da sahipsiz ve çaresiz olmadığını göstermek için buluşuyoruz.
27 Haziran Cumartesi 19.30’da Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nda bir araya geliyoruz.
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişini selamlıyoruz!
Bundan 56 yıl önceydi, dönemin hükümeti işçi sınıfının 1960’ı yıllarda başlayan ayağa kalkışını bastırmak, örgütlü gücüne darbe indirmek için harekete geçti. Kısa süre önce kurulan DİSK’in kapanmasıyla aynı anlama gelecek bir yasayı meclisten geçirdiler. İşçi sınıfının buna tepkisi büyük oldu. Şalterler indi, işçiler kent merkezlerine aktı, kol kola girip, barikatları aşıp, yasayı çöpe attı.
Sermaye sınıfı 15-16 Haziran günleri yapamadığını on yıl sonra, 12 Eylül darbesiyle yaptı. ABD cuntacılar için “bizim çocuklar başardı” dedi. Koç, Evren’e yazdığı mektupta teşekkür etti, sakın ara vermeyin dedi. 12 Eylül anti-komünist bir darbeydi, NATO’cularla kol kola bize, yani işçi sınıfına karşı yapıldı.
Bugün işçi sınıfının örgütsüzlüğünün altında işte bu 12 Eylül rejimi var. Saldırdılar ve sınıfımızı gerilettiler.
Ama bu böyle sürmeyecek. İşçilerin memleket gündemine girmesi için mücadele ediyoruz. Yeniden ayağa kalkışımızı örgütleyeceğiz. 15-16 Haziran’da “biz buradayız” diyen işçi sınıfı Türkiye’nin gelecek güzel günleri için mutlaka öne çıkacak.
Ülkenin işçi sınıfına ihtiyacı var. İşçi sınıfının da patronlar tarafından sömürülmediği bir ülkeye.
Mutlaka kazanacağız.
TKP İşçi Temsilcileri Meclisi
🚩TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ın güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptığı, "Butlan krizi ve sonrası, Türkiye'de ne yaşıyoruz?" başlıklı halk buluşmamızı gerçekleştirdik.
#Antalya#Muratpaşa#Kepez#Konyaaltı#MutlakButlan
NATO, ölüm ve onursuzluktur!
Yaşasın barış, bağımsızlık ve sosyalizm!
🔴5 Temmuz'da NATO karşıtı büyük mitingde buluşuyoruz!
AKP Temmuz ayında NATO zirvesi için Ankara'da hayatı durdurmaya hazırlanıyor. Kurulduğundan beri dünyanın her yerinde halklara kan kusturan bu uğursuz örgüt Ankara'daki zirvede Türkiye'nin savaş ve yıkım planlarının daha fazla içine çekileceği bir yeniden yapılanmaya gidecek. NATO'nun emperyalist planlarına ve Türkiye üzerinde yaptıkları hesaplara yine Ankara'da dur denmelidir.
Halkımızı 5 Temmuz günü NATO zirvesi öncesinde emperyalistlere kuvvetli bir uyarı için büyük NATO karşıtı mitingde buluşmaya davet ediyoruz. Mitingde bir araya gelecek yurtseverler "NATO, ölüm ve onursuzluktur; yaşasın barış, bağımsızlık ve sosyalizm" diyerek NATO'cu emperyalistlere Türkiye'nin de dünya halklarının da sahipsiz ve çaresiz olmadığını gösterecektir.
📌Ortaklaşa, bu kez 2 aylık çıkıyor; haziran-temmuz sayısında, NATO’nun Türkiye ve dünya halkları açısından taşıdığı tarihsel ve siyasal rolü tartışmaya açıyor.
Yeni sayımızda NATO’yu; Soğuk Savaş'tan bugüne emperyalist müdahalelerin aracı hâline gelen yapısı, Türkiye'nin bağımlılık ilişkilerindeki yeri ve ülkemize bıraktığı siyasal-toplumsal miras üzerinden ele alıyoruz.
🖇️7-8 Temmuz'da Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenecek NATO Zirvesi yaklaşırken NATO'culuğun tarihini ve yarattığı sonuçları mercek altına alıyoruz. #Ortaklaşa'ya;
🏙️ kent meydanlarında kurulan stantlardan,
🏠 @tkpninsesi semt evlerinden,
📚 @NHKMKitabevi şubelerinden, çeşitli kitabevleri ve satış noktalarından,
🗞️ @solhaberportali'nın abonelik sisteminden,
🖇️ @YazilamaYayin'ın internet sitesinden ulaşabilir ya da
💬 sayfamıza mesaj atabilirsiniz!
Tavrımız ve çağrımızdır
Sol kimlikçi bir tartışmanın parçası olamaz. Yurttaşlarımızın etnik ya da mezhepsel kökeni Türkiye’yi aydınlığa, eşitliğe, özgürlüğe, bağımsızlığa, refaha taşıyacak bir mücadelenin doğrultusunu değiştiremez. Şu ya da bu makama gelecek kişinin dünya görüşü, çalışkanlığı, halka adanmışlığı, yurtseverliği, bilgi ve becerisi, dürüstlüğü dışında hiçbir kriterin önemi yoktur.
Bu ülkede etnik ve mezhepsel eşitsizliklerin, ayrımcılığın olduğu açık bir gerçektir. Önemli olan, bu gerçeğe nasıl yaklaşılacağı ve nasıl çözümler üretileceğidir. Kimliklerin birbirinin karşısına konduğu bir taraflaşmanın herhangi bir çözüme yardımcı olması mümkün değildir. Çözüm, bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu derin sömürü, ağır yoksulluk ve adaletsizliğin kaynaklarını kuruturken bu eşitsizlik ve ayrımcılığı da birleştirici bir perspektifle ortadan kaldırmaktadır.
Türkiye solu bu çok basit gerçeği unutmuş ve emekçi halkımızı bölen kimlikçi politikaların peşinden gitmiştir. “Alevi Cumhurbaşkanı seçilemez”, “anadili Kürtçe olan bir Cumhurbaşkanı adayını desteklemeyiz” gibi siyasal ve kamusal alanda hiçbir yeri olmaması gereken açıklamalara yol açan da solun kimlikçi siyasetin yarattığı sıkışmadan kurtulamamasıdır.
Bütün bu yalpalamaların ortasında bir kesim sola haksız ithamlarla, genellemelerle düşmanlık geliştirmekte, sosyalist hareketin milliyetçi hezeyanlarla hedef alınması ve günah keçisi ilan edilmesi için kampanyalar düzenlemektedir. Oysa sol, başından beri her tür milliyetçilik ve liberalizm karşısında başka hiçbir hesap gütmeden, yalnızca kendi ideolojik-siyasal ilkelerine ve devrimci hedeflerine sadık kalarak dik dursaydı, bağımsızlığını korusaydı, birlik ve müttefiklik ilişkilerini bu zeminde kursaydı, bugün tamamen farklı bir ülkede yaşıyor olurduk.
Solun tartışılamayacak ilkeleri vardır ve bu ilkeler korunarak çoğalmak, güç olmak mümkündür. Yıllardır söylediğimiz gibi, DEM Parti ve CHP gölgesindeki bir sol ilkelerini gözden çıkarmış bir soldur. Anti-emperyalizm, laiklik savunusu ve kapitalist sömürüye karşı olmak sekterlik ya da küçük düşünme değildir. Tersine, Türkiye’nin geleceği bu ilkelerden hareketle inşa edilecektir.
TKP, çok uzun bir süredir DEM Parti ve CHP gölgesinde sosyalist hareketin gelişemeyeceğini ve bu partilerin peşinden gidilmemesi gerektiğini yüksek sesle ifade etmektedir. Solun bir dönem CHP’ye, sonra DEM Parti’ye, sonra tekrar CHP’ye bel bağlayarak siyaset yapar hale gelmesi bugün toplumun umutsuzluk ve örgütsüzlüğünün en önemli nedenlerinden biridir. Bazı sol kesimlerin DEM Parti merkezli politikaları terk ederek CHP yörüngesinde siyaset yapmasını bir olumluluk olarak görenler, meselenin özünü kavrayamamaktadır. Kuşkusuz DEM Parti ve CHP farklı tarihsel ve ideolojik dinamiklerin ürünüdür. Ancak bu farklılıklar Türkiye’nin sömürüden, zorbalık ve adaletsizlikten arındırılması mücadelesinde sosyalist hareketin bağımsızlığı söz konusu olduğunda önemsizleşmektedir.
İşte bu koşullarda bir kez daha bütün samimiyetimizle çağrımızı yineliyoruz: Düzen siyasetinden bağımsız; devrimci, yurtsever, sermaye karşıtı, emperyalizmin bütün biçim ve kurumlarından kopmuş, Aydınlanmacı ve Cumhuriyetçi bir solun toplumsal ve siyasal bir güç haline gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
"Amalar" ve "fakatlar" bir köşeye bırakılabilirse, sol gerçek bir kimlik kazanacak ve başlı başına bir siyasal güç merkezi haline gelecektir. Solu ilkelerinden uzaklaştıran "en geniş güçlerin birliği" yaklaşımı derhal terk edilmelidir. AKP iktidarıyla mücadele o iktidarın kaynakları iyi teşhis edilerek başarıya ulaşabilir. Tarikatlarla, holdinglerle, NATO’yla, Avrupa Birliği ile hesaplaşmayı erteleyen bir solun “en geniş güçlerin birliği”ni kime ve neye karşı oluşturmak istediği emekçi halk açısından kocaman bir belirsizlik içermektedir. Oysa sol ancak açık, yalın ve tutarlı bir siyasal-ideolojik kimlikle çaresizlik içindeki yoksul halk kesimlerine umut verebilir, seçenek oluşturabilir.
Madem son gelişmelerle birlikte solun kendisine yabancı ideolojik-siyasal zeminlerde mevzi elde etmeye çalışmasının maliyetleri ve çıkışsızlığı açık bir biçimde görüldü, o zaman cesaretle ders çıkarmanın zamanı gelmiştir. TKP geriye dönük tartışma ve ayrım noktalarını bir kenara koyarak tamamen geleceğe odaklanmaya ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır.
Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komite
🎬 Artanı değil, olanı paylaşırız.
#Küba’nın dayanışma hikâyeleri beyaz perdede.
📍 19–20 Haziran | Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
🎟️ 6 film, tek bilet: 800 TL
☀️ Tüm gelir “Küba’ya Güneş Topluyoruz” kampanyasına
🤝 NHKM Ankara @nhkmankara, Çankaya Belediyesi @cankayabelediyesi ve Jose Marti Küba Dostluk Derneği ile
İzle, paylaş, dayanışmaya katıl.
#Cuba #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola #CubaVencera
@nhkmankara @cankayabelediyesi
@siempreconcuba@Embacuba_Turqui@CubaMINREX@PresidenciaCuba
Güvenceli çalışma ve insanca yaşamaya yetecek bir ücret için verdikleri mücadelede iki gündür patron temsilcisi siyasi iktidarın saldırılarına maruz kalan eğitim emekçilerinin yanındaydık.
TKP Ankara İl Başkanı Banu Ünver: “Asalak patron sınıfının siyasi temsilcileri özel okul patronları kâr etmeye devam etsin diye bu ülkenin okullarını piyasaya terk ettiler, eğitim emekçilerini köleliğe mahkûm ettiler. Bir yandan da ölesiye korkuyorlar ve emekçilerin mücadele haklarını gasp ediyorlar. Korksunlar, eğitim emekçileri mücadelelerine devam edecekler ve biz de yanlarında olacağız. İnsanca yaşamak için tek çaremiz var: Devletleştirme. Bu ülkenin madenleri, fabrikaları, hastaneleri, okulları devletleştirilecek ve bunlara çöken patronlar defolup gidecek memleketten!”
15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi'nin yıldönümünde İkitelli Emek Şenliği'nde buluştuk.
TKP Merkez Komite üyesi Alpaslan Savaş ile işçi sınıfının şanlı kalkışmasını ve bugüne bıraktığı mirası konuştuk.
Buluşmamızda eğitim, inşaat, sanayi ve dağıtım sektöründe çalışan işçi arkadaşlarımız söz aldılar.
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin yıl dönümünde ülkenin dört bir yanında emekçilerle birlikteydik. İşçi sınıfının ülke siyasetinde belirleyici olması için bu birliktelik büyümeli, örgütlenmeli. Devam ediyoruz…
Mahallemizdeki çocuklarımızın katılımıyla kurulan Çocuk Koromuz ilk kez sahneye çıktı.
Müzisyen Sevgican Dalga ve Deniz Dalga'ya güzel sesleri ve ezgileriyle bugün bizimle oldukları için teşekkür ederiz.
Soma'da "Ülkemiz de halkımız da satılık değil: Madenler Devletleştirilsin!" diyerek yürüdük.
🚩Madenlerdeki yağmayı durdurmak, maden işçilerinin hakkını almasını sağlamak örgütlü mücadeleyle mümkün.
Patronların, sermayenin saldırısına yan yana yürümeye devam ederek karşı koyacağız!
🎬 ARTANI DEĞİL, OLANI PAYLAŞIRIZ!
🤝 @cankayabelediye, @NHKMAnkara ve derneğimizin işbirliği ile #Küba’nın uluslararası dayanışma hikayeleri beyaz perdeye taşıyoruz.
☀️ Tüm geliri “Küba’ya Güneş Topluyoruz” kampanyasına bağışlanacak Küba Filmleri Gösterimine Ankaralı Küba dostları ve film severleri bekliyoruz.
📅19–20 Haziran 2026
📍Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi |
John F. Kennedy Caddesi
🎟️Bilet temini için:
NHKM Ankara 05399433368
JMKDD 05414597941
#Cuba #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola
@siempreconcuba@Embacuba_Turqui@CubaMINREX@PresidenciaCuba
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin yıldönümünde, geçtiğimiz haftasonu memleketimizin birçok noktasında örgütlenmek, sorulara ortak yanıtlar bulmak, mücadeleyi büyütmek için yan yanaydık.
NATO'ya, sömürü düzenine, ülkemizin varlıklarına göz koyan özelleştirmelere karşı TKP'yle yürümek için👇🏼
https://t.co/NnIDtlgCFD
Emperyalizm Yenilmez Değildir, Sıra NATO’yu Kovmakta!
Bugün, ABD ve İsrail’in aylardır bölgede sürdürdüğü askeri operasyonlarla, suikastlerle ve ablukayla İran’a dayattığı savaşın sona erdiği, İran tarafından ilan edildi.
Savaşın ilk gününden itibaren dile getirdiğimiz gerçek, bugün bir kez daha görünür hale geldi: Askeri ve teknolojik üstünlüğüne, NATO ateş gücüne ve desteğine rağmen emperyalizmin yenilmez olmadığı bu savaşla bir kez daha kanıtlandı.
Dünyanın ve bölgemizin kaderinin yalnızca uluslararası güç odaklarının masalarında ya da işbirlikçi iktidarların siyasi hesaplarında şekillendirilemeyeceği görülmüş oldu.
Emperyalizme boyun eğmeyen İran halkına selam olsun!
Bölgedeki emperyalist varlığa, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere ülkemizdeki üslere karşı durmaya ve NATO’yu kovana dek mücadeleye devam edeceğiz!
Bu vesileyle halkımızı bir kez daha, 5 Temmuz’da Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek NATO karşıtı mitingimize davet ediyoruz.
Antalya'da "Butlan krizi ve sonrası, Türkiye'de ne yaşıyoruz?" başlıklı halk buluşmamızı gerçekleştirdik.
🚩TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ın güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptığı toplantının ardından aramıza katılan yoldaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyoruz!
Bugün @soLTVkanal ‘da yayınlanan Komünist Bakış programına bir haftalığına kısa bir ara veriyoruz. Gelecek hafta pazartesi günü yakıcı gündem maddeleriyle birlikte olacağız.
Dünya halklarının Küba’nın yanında olmak için güçlü nedenleri var. Dünyaya aşı ve doktor taşıyan bu onurlu halkın egemenlik mücadelesinde biz de varız!
Sizleri de bu dayanışma zincirin bir halkası olmaya çağırıyoruz.
Sen de imza ver, Küba halkının yalnız olmadığını tüm dünyaya göster!
👉 https://t.co/6volosA4yQ 🇨🇺
#firmoporcuba
#CubaNoEstáSola #CubaVencera
#TumbaElBloqueo #NoMasBloqueo
#100AnosConfidel #Fidelle100Yıl
@siempreconcuba@Embacuba_Turqui@CubaMINREX@PresidenciaCuba
15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’nin yıldönümünde Gebze Emek Şenliğinde buluştuk.
TKP PM Üyesi Aydemir Güler’in katılımıyla 15-16 Haziran’ın bugüne bıraktığı mirası ve işçi sınıfının bugün yaşadığı sorunları ve nasıl yeniden ayağa kalkabileceğini konuştuk. 15-16 Haziran Direnişi’ne bizzat katılmış Cevizli TEKEL işçisi Ahmet Sarıcan, o günlerde neler yaşandığını aktardı.
PE Panista İşçileri Dayanışma Ağı adına konuşan Emre Oytun:
"Biz emek verdik, çalıştık. Hakkımızı patronda bırakmayacağız, mücadeleye devam edeceğiz."
Buluşmamız müzik dinletisi ile sona erdi.