Demokrasi yalnızca sandığın kurulması değildir.
Demokrasi; vicdanın, adaletin ve millet iradesinin korunmasıdır.
Ben dört dönem belediye başkan adayı oldum. Üçünde milletimizin teveccühüyle seçildim, birinde kaybettim. Bu süreçlerde Türkiye siyasetinin çok acı bir gerçeğine defalarca şahit oldum:
Bazı siyasi anlayışlar, milletin gönlünü kazanmak yerine; seçim dönemlerinde vatandaşa gıda dağıtarak, para dağıtarak, çeşitli yardımlarla oy toplamayı siyaset zannetti. Yıllardır süren bu düzen, maalesef siyasetin ahlakını aşındırdı.
Bugün gelinen noktada, Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşanan “mutlak butlan” tartışmaları ve delegelere para dağıtıldığı iddiaları, aslında Türkiye’de siyasetin ne kadar büyük bir güven krizine sürüklendiğini açıkça göstermektedir.
Burada mesele yalnızca bir parti meselesi değildir.
Mesele; demokrasinin itibarıdır.
Mesele; millet iradesinin şaibeden uzak korunmasıdır.
Eğer bir ülkede delegeler parayla yönlendirilirse, seçmen yardımlarla baskı altına alınırsa, siyaset makamı hizmet yarışı olmaktan çıkar; menfaat savaşına dönüşür.
Bu tabloya üzülüyorum.
Çünkü demokrasi herkes için lazımdır.
Adalet sadece bir kesim için değil, her vatandaş için gereklidir.
Bugün başkasına yapılan hukuksuzluk karşısında sessiz kalanlar, yarın aynı adaletsizliğin kendi kapısını çalacağını unutmamalıdır.
Türkiye’nin artık temiz siyasete ihtiyacı vardır.
Ahlaklı yönetime ihtiyacı vardır.
Milletin oyunu emanet bilen anlayışa ihtiyacı vardır.
Siyasi partiler; vatandaşın yoksulluğunu kullanarak değil, projeleriyle, dürüstlüğüyle ve liyakatiyle yarışmalıdır.
Çünkü bu aziz millet; dağıtılan erzak kolilerinden daha değerlidir.
Bu milletin iradesi; hiçbir maddi hesapla ölçülemez.
Ben ülkem adına üzgünüm.
Ama umudumu kaybetmiyorum.
İnanıyorum ki;
Türk milleti günü geldiğinde, adaleti de demokrasiyi de yeniden ayağa kaldıracak iradeyi gösterecektir.
Gün oldu; köy köy dolaşıp beyaz eşya dağıttılar, iktidar oldular…
Gün oldu; seçim yaklaşınca devletin hazinesini çalışanların alın teri üzerinden maaş artışı adı altında dağıttılar, yine iktidar oldular…
Yıllardır milletin yoksulluğunu, çaresizliğini ve ekonomik sıkıntılarını siyasi malzeme haline getirdiler.
Şimdi ise geldiğimiz noktada, ana muhalefet partisinin içinde delegelere para verildiği iddialarıyla genel başkan seçildiği konuşuluyor. Ardından “mutlak butlan” gibi hukuk tarihine kara leke olarak geçecek tartışmalarla Türkiye yeni bir siyasi kaosun içine sürükleniyor.
İnsan üzülüyor…
Çünkü dünyanın izlediği bir ülkede, demokrasinin böylesine tartışmalı hale gelmesi; yalnızca bir partinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarını yaralamaktadır.
Dışarıdan bakıldığında;
ekonomisi kırılgan, siyaseti kavgalı, hukuku tartışmalı bir ülke görüntüsü veriyoruz.
Oysa bu ülke;
Cumhuriyet’i büyük bedeller ödeyerek kurmuş bir milletin devletidir.
Demokrasi; para dağıtarak satın alınacak bir düzen değildir.
Adalet; siyasi hesaplara göre eğilip bükülecek bir mekanizma değildir.
Millet iradesi; delegelerin cebine sıkıştırılan paralarla kirletilemez.
Bugün yaşananlar bize bir gerçeği tekrar göstermiştir:
Türkiye’nin en büyük sorunu ekonomi kadar; ahlaklı siyaset eksikliğidir.
Çünkü ahlak kaybolursa;
hukuk güven vermez,
seçim tartışmalı hale gelir,
millet devlete olan inancını kaybetmeye başlar.
Bizim ihtiyacımız olan şey;
kavga eden siyaset değil, güven veren siyasettir.
Menfaat siyaseti değil, millet siyasetidir.
Bu ülke; koli siyasetine de, para siyasetine de, delege pazarlıklarına da mahkûm değildir.
Türk milleti günü geldiğinde;
hem siyaseti temizleyecek,
hem de demokrasiyi yeniden itibarına kavuşturacaktır.
Toprağın hafızası vardır…
Ve o hafızada; alın teri, bereket, emek ve ata mirası saklıdır.
Biz sadece tohum dağıtmıyoruz.
Unutturulmak istenen üretim kültürünü yeniden filizlendiriyoruz.
Aşkale’de bir avuç ata tohumunu toprağa değil; geleceğe emanet ettik.
Çünkü biliyoruz ki kendi tohumu olmayanın, yarını da başkasının olur.
Genel Başkanımızın ortaya koyduğu tarım vizyonuyla;
yerli üretimi, çiftçinin bağımsızlığını ve Anadolu’nun bereketini yeniden ayağa kaldırmakta kararlıyız.
Bugün bir tohum…
Yarın milyonların sofrasında umut olacak.
#AnahtarParti
#AtaTohumu #Aşkale #MilliTarım #ÜretenTürkiye #AnadoluAyağaKalkıyor
Bu topraklar…
Yüzyıllardır alın teriyle yoğruldu.
Ama bugün çiftçi yalnız, üretim zor, maliyet ağır…
Biz ne yaptık?
Sadece tohum dağıtmadık…
Geleceği yeniden toprağa emanet ettik.
Uzundere’de
ata tohumlarını üreticilerimizle buluşturduk.
Çünkü biliyoruz ki;
Tohum bağımsızlıktır.
Üretim özgürlüktür.
Toprak gelecektir.
Biz bu toprağın sesini duyuyoruz.
Ve o sesi büyütmeye devam edeceğiz.
#AnahtarParti
#Erzurum
Kuzey ilçelerimizdeydik…
Her adımda samimiyet, her hanede umut, her gönülde değişim isteği vardı.
Biz bu yolu makam için değil, milletle yürümek için seçtik.
Gittiğimiz her yerde gördük ki; sessiz çoğunluk artık sözünü söylemeye hazır.
Kuzey’den yükselen bu ses, yarının güçlü Türkiye’sinin habercisidir.
#AnahtarParti
https://t.co/Seki2rtNCG
Nisan ayı enflasyonu bize açıkça şunu söylüyor:
Mesele ne savaş, ne don, ne dış güçlerdir.
Mesele, yanlışta ısrar eden ekonomi yönetiminin ta kendisidir.
Mart ayında enerji ve gıda hariç enflasyon %1,64 iken, Nisan ayında bu oran %3,46’ya çıkmıştır. Yani daha bugünden, yarın önümüze konulacak “maliyet şoku” bahanesi geçerliliğini kaybetmiştir.
Faizde yapılan yanlışlar, kamudaki bitmeyen israf, yüksek faiz altında ezilen reel sektör, tarımda, eğitimde, konutta atılmayan yapısal adımlar; artık milletin devlete değil, ekonomi yönetimine güvenini tüketmiştir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı; kaynağı faiz lobilerine değil, üretime, tarıma, sanayiye, hizmet sektörüne yöneltecek bir iradedir. Başta ihale yasası olmak üzere, kamunun bütün israf kanallarını kapatacak ciddi bir değişimdir.
Anahtar Parti bunun için vardır.
Milletimizin bu zor günlerinde, hak ettiği şekilde yönetilmesi; Türkiye’nin yeniden üreten, kazanan ve ayağa kalkan bir ülke olması için vardır.
Bize soruyorlar: İkinci turda ne yapacaksınız?
Cevabımız net: İkinci tura biz kalacağız…
“Şuysan oraya, buysan buraya” diyen anlayış bitecek.
Ay yıldızlı bayrağa bağlı olan herkesle aynı hedefe yürüyece��iz.
Hesap yapan değil, hesabı değiştiren olacağız.
Milletle kurduğumuz bu yürüyüşü sonuna kadar taşıyacağız.
Bu defa denklemi biz kuracağız. Seyirci değil, oyunun kurucusu olacağız!
#MilletinAnahtarı
Genel Başkanımız Sayın Yavuz AĞIRALİOĞLU’nun ittifak söylemleri ile ilgili konuşması, Türkiye gündeminde birinci sıraya yerleşti. Bu bir uyanıştır. Bu bir ayağa kalkıştır.
#MilletinAnahtarı
Sağ-sol demeden, sen-ben kavgasına girmeden; sadece 'vatan' diyerek yola çıktık. Siyaseti bir savaş alanı olmaktan çıkarıp, hizmet yarışına dönüştüreceğiz. Biz kimsenin rakibi değil, milletin ta kendisiyiz.
#GönüllerinAnahtarı
Bu ülke için Bizde varız diyenlerin
Emeklilerimizin emekleri için
Memurlarımızın hakları için
Çocuklarımızın güvenliği için geliyoruz
#GönüllerinAnahtarı olmaya geliyoruz.
Olmaz dediler.
Tutmaz dediler.
Beceremezsiniz dediler.
Oldu.
Tuttu.
Başardık.
Anahtar Parti gönüllere her gün gönüllere dokunmaya devam ediyor.
Ve görünen o ki bu daha sadece başlangıç.
#GönüllerinAnahtarı