Artık kural tanımazlıkta sınır tanımıyorlar. Mahkemeye doğum günü pastasıyla geliyorlar. Oldu olacak havai fişek ve konfeti de getirseydiniz! Burası eğlence mekânı değil, devletin yargı makamıdır. Devlet ciddiyeti diye bir şey var. Bu ciddiyetsizlik kabul edilebilir mi?
İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünde Fatih Sultan Mehmed'in türbesini ziyaret ederek Fetih Suresi'nin 27-29. ayetlerini okudu.
Biz geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülkeyiz.
Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların darbelerle, vesayet girişimleriyle, sokak olaylarıyla nasıl ziyan edildiğini, nasıl talan edildiğini gayet iyi hatırlıyoruz.
Gazzeli doktor Alâ el-Neccar’ın;
İsrail saldırısı ile şehit olan 9 çocuğunun
yanmış cesedini teslim aldığı gün,
Ankara’da İsrail Büyükelçiliği önünde oturma
eylemi yapanları yerlerde sürükleyen polis;
Sen bu toprakların insanı değilsin.
Sen insanlığın safında asla değilsin.
Sen bu milletin bir parçası olamazsın.
Kimsin bilmiyorum.
KHK ile kovulup tekrar mı döndün, bilmiyorum.
Umurunda da değil.
Ama;
Kimi rektör olur, İsrail barbarlığına tek cümle etmez, soykırımı savunan şarkıcıyı aklama derdine düşer. Utanmadan İsrail’e yararlanmaya çalışan bir ezik olur.
Kimi polis olur, insan vicdanı için bir şeyler yapmaya çalışanları yerlerde sürükler.
Siz kimsiniz ya!
Kimsiniz?
Bin yıldır bu topraklarda yeşeren bütün vicdanları kanatanlar, kim oluyorsunuz siz!
💢Gençler mutlaka izlesinler.
Her şey çok güzel olacak sloganı nereden türedi?
Bugün 18 yaşında olanlar o dönem 6 yaşında oldukları için bunu bilmeyebilirler.
Ekrem tarafından sahnelenen piyesi, onun tarafından nasıl kandırıldıklarını öğrenmeleri önemli.
Şuan tutuklu olan kişiler “genç olduğu için” değil “öğrenci olduğu” için değil
- Polise asit attıkları
- Polise havai fişek attıkları
- Polise balta ile saldırdıkları ve senin benim vergimle yapılan devlet malına zarar verdikleri için tutuklular.
Karakoldan geliyorum.
Fatih Altaylı şikayetçi olmuş, ifade verdim.
Niye mi?
Görevini yapan ve Kılıçdaroğlu ile kahvaltıda bir araya galen gazetecilere "ayak takımı" demişti, ben de haddini bildirmiştim.
Bu tipler böyle. Sağa sola bulaşır, hakaret eder, cevabını alıp sıkışınca da avukata koşar.
Oğlum Fatih, bir laf ediyorsun, bari sahip çık, dik ol, arkasında dur! Karakola koşma, devletin savcısını, polisini meşgul etme.
EV SAHİBİ MURAT ONGUN’UN KİRA YALANINI ORTAYA ÇIKARDI. YILLIK 3.7 MİLYON TL KİRAYI EŞİ ÜZERİNDEN PEŞİN ÖDEMİŞ…
Aylık gelirini 350 bin TL olarak beyan eden, 300 bin TL kira ile Acarkent’te 4 katlı villada oturan Murat Ongun, aylık gelirini 300 bin TL beyan eden “Ekrem başkanından maddi yardım alarak” kirasını ödediğini söylemişti.
Bu da yalan çıktı.
Ev sahibi, N.K. Savcılığa verdiği ifadede, “14.04.2024 tarihinde ARS Emlak tabela unvanlı iş yerinde Murat Ongun ve eşi ile birlikte kira sözleşmesini imzaladık ve bu tarihten
itibaren kiracım olarak dairemde ikamet etmeye başladılar. Ben dairemi 1 yıllık kiraladım ve 1 yıllık
kira olarak 3 milyon 717 bin 400 TL’yi Z.A.G. ONGUN isimli şahıs benim hesabıma gönderdi.” dedi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"19 Mart’tan bu yana siyaset sahnesinde çok farklı bir oyun oynanıyor. Son 20 gündür bir tiyatro izliyoruz, daha doğrusu 'Hisseli Harikalar Kumpanyası' izliyoruz." https://t.co/5hwZr2jkC8
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Başınıza ne geldiyse, sizin kavuk sevdanız yüzünden geldi, sizin koltuk hırsınız, sizin dizginlenemez kibriniz yüzünden geldi, sizin açgözlülüğünüz yüzünden geldi." https://t.co/BGNP4XF41h
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Gençleri öne sürüp belediye binalarına saklanan sizsiniz. Gençleri kışkırtan, polisle çatıştıran sizsiniz; o gençlerin eğer hayatları karardıysa, o hayatları karartan da CHP olarak yine sizsiniz."
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Sürekli üzerinde tepindiğiniz 'Deniz Gezmiş’i' sahaya süren siz değil misiniz? Meclis’te oylamadan kaçarak idamını onaylayan siz değil misiniz? İdamını izleyen güya mezarı başında göz yaşı döken siz değil misiniz"
https://t.co/qjhpmeAuoj