@06melihgokcek utanmaz alçak herif,sen ne paspal bir herifsin.Senin gibilerin değil siyasetten bu sosyal medyadan da atılman gerekir.Sana bu görüntüler gerçekse eğer,kim sağladıysa suç örgütü şüphesiyle soruşturma açılmalıdır.Organize mafya ve şantaj çetesi var demek ki.
🔴 Melih Gökçek, Dilek İmamoğlu'nu hedef aldı: Sosyal medyada tepki yağdı
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nu, sosyal medya üzerinden hedef aldı. Gökçek'e kısa sürede yüzlerce tepki geldi.
Ayrıntılar... 👇
https://t.co/5ZgDbiTeWc
@mansuryavas06 Mansur sen işine bak.Senin işin değil uluslararası gerilimde açıklama yapmak.Tribünlere oynuyorsun,anlaşılan AKP'nin gizli adayısın.Belediyelere ve partiye çökülürken sesin bu kadar çıkmıyordu.İsrail'in geri zekalı delisi seçime hazırlanırken Türkiye'ye yalandan
İsrail’in komşumuz Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hiçe sayarak gerçekleştirdiği saldırılar zaten son derece kırılgan olan komşu bölgemizdeki gerilimi daha da artırmaktadır.
Yıllardır savaşların, çatışmaların ve büyük acıların yaşandığı bu coğrafyanın artık yeni gerilimlere değil; barışa, istikrara ve huzura ihtiyacı vardır.
İsrail yönetiminin izlediği saldırgan politika bölgedeki barış ve istikrar umudunu her geçen gün biraz daha uzaklaştırmaktadır.
Başta Birleşmiş Milletler ve bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası toplum, İsrail’in başka bir devletin egemenliğini açıkça ihlal eden bu saldırıları karşısında sessiz kalmamalıdır. Uluslararası hukuk, güçlü olanın dilediği ülkeye saldırabileceği bir düzenin adı değildir.
Ancak bütün bunların içinde ülkemiz açısından en vahim olanı, Netanyahu yönetiminin Suriye’ye yönelik saldırılarını açıkça Türkiye ile ilişkilendirmesi, hatta bu saldırıları Türkiye’ye karşı gerçekleştirdiğini ilan edecek kadar ileri gitmesidir.
On binlerce masumun ölümünden sorumlu Netanyahu’nun, Türkiye’yi hedef göstererek ülkemizin adını yaklaşan seçimlerde kendi siyasi geleceğinin malzemesi hâline getirmeye çalışması kabul edilemez bir hadsizliktir.
Buradan açıkça ifade ediyorum…
Türk milleti, en zor günlerinde Kuvayı Milliye ruhuyla ayağa kalkmış, bağımsızlığını kimsenin lütfuyla değil kendi iradesi ve mücadelesiyle kazanmıştır. Dün bu toprakların geleceğine başkalarının karar vermesine izin vermedik, bugün de vermeyiz.
Netanyahu yönetimi bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı tehdit edilemez. Türkiye’nin adı da Netanyahu’nun siyasi hesaplarına ve seçim meydanlarına malzeme edilemez.
@mansuryavas06 atraksiyon yapıyor.Türkiye seçim sürecine girdiği zaman Sarayda oturan da aynı şekilde İsraile'e efelenip halkın desteğini sağlayacaktır ama bunun danışıklı döğüş olacağını beşikteki çocuk bile bilir.Bunlar ABD'nin şımarık çocuklarıdır.ABD kavga ettirmez. Onun için sen de
Harcama 'yoldan' çıktı: 30 günde 8,3 milyar TL
Yurttaş için en temel ihtiyaçları dahi ulaşılamaz hale getiren ekonomik krizi yok sayan harcamalara imza atan siyasi iktidar, yeni bir harcama rekoruna daha imza attı. Kamu seyahatlerinin yol, yemek ve konaklama gideri için yalnızca temmuz ayında 8,3 milyar TL ödendiği belirlendi
https://t.co/gMpPnAjZTk
@I__am_Legend__ O zaman yoksulluk bu kadar değilmiş demek ki.Şimdi aileler ne evinde doğru dürüst yemek yedirebiliyor ne de okula beslenme koyabiliyor.
➡️MHP’li başkanın kızı çarpıyor, Yağmur yaşamını yitiriyor. Başkanın kızı bir gün bile cezaevi yüzü görmüyor!
15 yaşındaki Yağmur Pehlivan’ın ailesinin sesine ses olun.
Şehir içinde, kavşakta Yağmur’a çarpan Fatma Nevra Vidinlioğlu’nun hak ettiği cezayı almasını talep edin!
➡️Haberi Okumak İçin
https://t.co/QGHhUIPSBK
@12puntocomtr@mbuyuksipahi@mkerdemol@baristerkoglu
#yağmurpehlivanlı #yagmurpehlivanlı #adalet #Adaletİstiyor
@RTErdogan hani ecdad diyerek kürsülerden menkıbeler düzüyorsun ya, işte Kanuni ve o alim insan sizin yaptıklarınızı görmüşler. Artık yalana,iftiraya,adaletsizliğe,kayırmaya,halkın hakkına,ülkenin parasına çökmeyi bırakın.Halk sizi istemiyor,artık gidin.
Kanuni Sultan Süleyman’ın kafasına takılan ve onu yoran bir soru vardı:
Çok güçlü bir duruma getirdiği Osmanlı Devleti’nin akıbetini hayâl eder, günün birinde “Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı?” Diye..
Bu sorunun cevabını almak için dönemin ünlü Türk alimi Yahya Efendi’ye Sadrazamını gönderir.
Sadrazam gitti, sordu ve döndü.
Kanuni; “ne dedi?” Diye sorduğunda Sadrazam cevabı söyler;
“Neme lazım dendiği zaman..!”
Kanuni, “Başka bir şey söylemedi mi?”
“Hayır efendim. Bir tek cümle söyledi.”
Bu cevabı uzun bir süre düşünen Kanuni, sonunda ünlü alime mektup yazar, bunun ne anlama geldiğinin açıklanmasını ister. “Çeşitli yorumlar yapıyorum, ama doğrusu nedir, onu ancak siz söylersiniz” der.
Ve ünlü alim Yahya Efendi de bir mektup yazıp, Kanuni’ye gönderir...
(Bu mektup günümüzde Topkapı Sarayı'nda sergilenmektedir.)
Mektup şöyle;
“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse, işitenler de “neme lazım” deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse…
Bilenler bunu söylemeyip susarsa ve gizlerse.
Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse...
İşte o zaman devletin sonu görünür.
Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve itimadı sarsılır. Asayişe itaat hissi kaybolur. Halkın umutları yok olur, böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir..”
NOT: Bu mektup, 500 sene önce yazılmış ve Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir...
Diyanet İşleri Başkanı'na @DIBSafiArpagus soruyorum:
-Kürt kökenli bir köy imamının torunları oldukları halde:
-kendilerini seyyid (Peygamber soyundan) gösteren...
-Bununla yetinmeyip kendilerini Allah konumunda göstererek müritlerine Allah'ın ipi diye ip atan...
-İslam dininde olmadığı halde, bölge insanını müritleştirerek kişiye tapar hale getiren...
-Yoksul insanların sadece inancını değil parasını, malını da sömüren...
-Bu yolla elde ettikleri zenginliği paylaşmak için birbirleriyle kavga eden...
-Kavgalarıı yurt dışına bile taşan Menzil derebeyleri için söyleyecek bir sözünüz yok mu?
-Ya Adalet Bakanı Akın Gürlek @abakingurlek buradaki derin sömürüye, yağmaya, kara para akımına ve mal mülk kavgasına ne diyor acaba?
Tarih boyunca krallar, imparatorluklar ve rejimler değişti ama halkı dinle uyutup onların sırtından geçinen ruhban sınıfının lüksü hiç değişmedi. Din tüccarlığı insanlığın en eski mesleğidir. #RuhbanSınıfı#DinSömürüsü
🔴 Google diyor ki;
- Koç Holding toplam serveti:13.6 milyar dolar.
- Sabancı holding toplam serveti: 13.3 milyar dolar.
Bunlar 100 yıllık holdingler, fabrikaları var, üretim yapıyorlar, istihdam ediyorlar.
- Menzil tarikatının toplam serveti 55 milyar dolar.
Bir tarikat ne üretebilir?
Ne satmış olabilir?
Diyanet İşleri Başkanlığı ne iş yapar?
#TrakyaliHuseyinAgan
Evet kesinlikle bu doğrudur. Ne yazık ki halk bu tür şoven şahinlikleri seviyor ama bunun ne kadar sahtekarlık olduğunu bir anlasa.İsrail ve iktidar ABD'nin şımarık çocukları,ABD bunları savaştırıp bölgede kendi çıkarlarını tehlikeye sokmaz.
Yazın bir yere bunu:
1) İsrail'de 27 Ekim'de seçim var. Seçimi yitirme tehlikesi olan Başbakan Netanyahu, Suriye'yi bombalayıp Türkiye'yi tehdit etti.
Elbette İsrail kamuoyunu etkilemek için.
Bunu İsrail muhalefeti de söylüyor.
Bize de gülüp geçmek düşer...
2)Olasılıkla bir yıl kadar sonra bu kez Türkiye, Suriye'de İsrail ile çatışma havasına girecek.
Bütün televizyonlar, gazeteler, sosyal medya AKP iktidarının arkasına geçip düşmana karşı birlik olalım propagandası yürütecek.
Çünkü Türkiye'de erken seçim olacak.
Halk, "İsrail'le savaş giriyoruz; bu durumda ülkeyi ancak Erdoğan yönetir!" denilerek AKP'ye oy vermeye iteklenecek.
3) İsrail'le olası çatışma haberlerini hiç önemsemeyin...
Bunlar, siyasetçilerin toplumu heyecanlandırıp arkasına takma taktiğidir.
4)Büyük abi ABD, iki ülkenin çatışmasına asla izin vermez. Zaten Trump bunu daha önce açık açık söyledi.
5)Aynı Trump bir konuşmasında Erdoğan ve Netanyahu'yu "Suriye'de birlikte çalıştılar!" diye övmedi mi?
6)Muhalefet partileri, bir yıl kadar sonra ortaya çıkacağını tahmin ettiğim "Türkiye-İsrail çatışması" planına karşı şimdiden hazırlık yapsınlar.
7)Erdoğan'ın başka türlü seçimi kazanma şansı kalmadı çünkü...
Bursa’da sömürü ve kölelik düzeninin göbeğinde iki tekstil fabrikası: Karesi ve Özdilek…
Saray’dan plaket alırken “Avrupa birincisiyiz!” diye övünenler, fabrika kapısından girince “Kriz var” bahanesine sığınıyor.
İşçiler zehirli gazlar soluyor, 12 saatlik ağır vardiyalar var, tuvalet izni bile yasak! Ağır stresten saçkıran olan emekçiler, ayda 1 gün izinle çalıştırılan Hindistanlı işçiler var!
Çalışma Bakanlığı (@csgbakanligi) fabrikalara derhal müfettiş gönderin! Patronlarla çay-kahve içmeye değil; denetim ve yaptırım sorumluluğunuzu yerine getirmeye gidin!
Tekstil işçilerinin çaresi bu sömürü düzenine tek başına dayanmak değil, değiştirmek için birleşmektir.
İnsanca çalışma ve yaşam mücadelesinde yanınızdayız!
İzmir’de bir kadının özel gereksinimli çocuğunun ve kendi yaşamına son vermesi, engelli çocuğu olan kadınların yaşadığı çıkmazı daha gözler önüne serdi.
Tek bir gündüzlü bakım evinin dahi olmadığı Tekirdağ’da, özel gereksinimli bir çocuğu olan Fehmiye Korkmaz “Öyle bir duruma geliyorsun ki çığlıklarını ne devlet ne çevrendekiler duyuyor” diyor.
Eylem Nazlıer'in (@eylemnazlier) haberi
https://t.co/4ANkZ5ZdkG
@abakingurlek utanmaz herifler,birçokinsanı iftiralarla içeride tutuyorsunuz.Bir iktidar değişiminde sizi cezaevlerine doldurmayan iktidarın,adaletin bu halk ağzına sıçsın.Saraydakinin kıçı yusuf yusuf ettiği için hepinize suç işletiyor.
Eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun Vega Hereko firmasından 1 milyon 200 bin dolar rüşvet aldığı iddia ediliyordu. Erdoğdu bu iddia nedeniyle tutuklu. Firmanın sahibi İBB Davası'nda sanık kürsüsüne çıktı ve "Şirketi 1 milyon 350 bin Euro'ya devraldım, 1 milyon 200 bin dolar rüşvet benim ticari mantığıma uymuyor" dedi. Firma sahibi ayrıca, "Rüşvet versem kim benim faaliyetlerimi durdurabilir" ifadelerini kullandı.
@_cevdetyilmaz bu hurmalar zamanı gelince tırmalayacak.Yetimin,garip gurebanın hakkını yemek neymiş yaşayarak umarım hepimiz göreceğiz.Özürlü çocuğunu ve kendisini öldüren anneden utanın.Devletin sosyal,insani,vicdanı yönünü bırakmadınız.Bu halk sizi doyuramadı gitti.
Sayıştay Denetçisi olarak 17 yıldır görev yapan Burcu Kozba, Sayıştay’daki usulsüzlükleri açığa çıkardığı için kamu görevinden 9. kez alındı.
Her seferinde mahkeme kararıyla işine geri dönen Kozba, bu sefer “astronomik” bir MEB vurgununun üzerine gitti.
Meclis’in görevlerinden biri de Sayıştay’ı denetlemek ancak Sayıştay’da suyun başını tutanlar daha kaynağında önünü kestiği için bize damlalar kalıyor!
Bu suyu bulandıranlar da işte böyle bertaraf edilmek isteniyor!
Abluka altına alınan, kurumsal çürümeye ve usulsüzlüklere karşı kamunun hakkını korumak isteyen emekçilerin baskı, tehdit ve mobbing ile susturulmaya çalışıldığı bir idari rejim tablosu ile karşı karşıyayız!
•Burcu Kozba hakkında kaç kez disiplin soruşturması açıldığı ve "yanlış madde" gerekçesiyle verilen kararların hukuki dayanağının ne olduğu,
•Kilitli dolapların kırılması ve kurumdan çıkışın engellenmesi talimatını kimin verdiği, bu iddialara ilişkin idari ve adli soruşturma başlatılıp başlatılmadığı,
•Sayıştay Başkan Yardımcısı Ahmet Tezcan hakkındaki mobbing, baskı ve rapora müdahale iddialarına yönelik açılmış bir soruşturma olup olmadığı,
•MEB denetim raporlarında tespit edilen kamu zararının miktarı ve yargılama sürecine müdahale edildiği iddialarının doğru olup olmadığı,
•Bağımsız denetim işlevini olumsuz etkileyen ve usulsüzlüklerin üzerini örttüğü iddia edilen idari yapılanmaya karşı hangi önlemlerin alınacağını sorduk.
Cevap bekliyoruz! @_cevdetyilmaz
@bulentmumay Aslında bir bakıma iyi olmuş.Kadınların nasıl giyeceğine erkekler karar veriyor.Kavurucu sıcakta simsiyah,güneş soğuran çarşaf giydiren erkek, kendisi onun yanında kısa kollu ve şortlu geziyor.Bence,erkeklerin de tesettürü olmalı,bu eziyeti yaşamalıdır.