Bu arkadaş AK Parti Denizli Gençlik Kolları Başkanıydı.
Pahalı saat hediyesiyle ismi tartışma gündemine gelince istifa etti.
Daha doğrusu istifası istendi, o da gereğini yaptı.
Peki, CHP’li belediye operasyonlarında milyon dolarlar, villalar ortalıkta uçuşurken kör ve sağır rolü oynayanlar, acaba utanırlar mı?
Bir tarafta hediye saate bedel ödeten diğer tarafta rüşveti kutsayan siyasal anlayış.
Biri neden kazanıyor diğeri neden kaybediyor, herkes hesabını yapsın.
🔴 “Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti FETÖ’nün yaptığı bir eylem”
Adalet Bakanı Akın Gürlek:
“Muhsin Yazıcıoğlu olayında FETÖ'nün bir organizasyon yaptığını gördük.
Pilot, pilotun eşi, pilotun da dâhil olduğu Elazığ'da toplantı yapılıyor. Bu toplantıya Adil Öksüz de katılıyor.
Adil Öksüz, cinayetten bir gün önce yurt dışına gidiyor. Artık cinayet diyebiliyoruz. Çok kuvvetli şüpheler var.
Sonuna kadar gideceğiz, ucu nereye dokunursa dokunsun. FETÖ'nün yaptığı bir eylemdir. Öyle görünüyor.
Operasyon ve soruşturma derinleşecektir. Muhsin Yazıcıoğlu'nu çok severdim. Türkiye'nin yetiştirdiği önemli bir değerdir, güçlü bir liderdir.” @abakingurlek
Şuraya bir Filistin sevdalısı koyalım da millet aşk görsün...
Erdoğan Ariel Şaron ile görüşmeye gittiğinde İsrail'in başkenti Kudüs'e hoş geldiniz diyor ve mukabele ediyorlar Türkiye ile dostluğumuz çok daha iyileri seviyelere gidecek diye konuşmalara devam ediyorlar.
Miting alanlarındaki Filistin güzellemelerine aldanmayın işte hakikat işte yaşananlar.
Sözcü TV programcısı Murat Ağırel, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin Avrupa'ya uzanan servetini araştırmak için Almanya'ya gitti.
Oğul Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek'in Düsseldorf'ta kurdukları şirket üzerinden 4,5 milyon euro bedelle 18 daireli bir binayı satın aldığı, 8 milyon 500 bin euro karşılığında ise bir AVM satın almak için anlaşma imzaladığı öğrenildi.
Sıfır çalışanı ve cirosu olan şirkete Türkiye'den gönderilen paranın kaynağı ise henüz bilinmiyor.
https://t.co/yA2iXiLybA
🇮🇱İsrail'in mermerleri Türkiye'den mi gidiyor?
🇹🇷Balıkesir, Marmara Adası Saraylar'dan kalkan ENIF Kargo Gemisi,
🇮🇱Bu sabah (27 Ağustos 02.27) Aşdod Limanı'na vardı.
👉Saraylar'dan ihraç edilen tek şey mermerdir.
💡İktidardan açıklama bekliyoruz!
Ah be İran! Neden Türkiyeyi dinlemedin.
Neden"meydanlarda eyyy İsrail deyip perde arkasında ticaret yapmadın
Neden ülkende Amerikaya üsler vermedin.
Neden Hamasa silah veriyorsun
Bunları yapsaydın ne rehberin şehit olurdu,ne ülken bombalanırdı.
Nevar bu alide birazda Muaviye ol
Tarım Kredi’den bir dostumuz aradı, son paylaşımla ilgili uzun bir sohbetimiz oldu.
Diğer zincir marketlerin 10-15 yılda geldiği yere 4 yılda ulaştıklarını, bilançosu düşük şubeleri kapatırken daha iyi lokasyonda ve büyük şubeler açtıklarını söyledi.
Şirket statüsünde olduklarını, ekip başında profesyonel isimlerin olduğunu aktardı.
Hızlı büyümenin getirdiği artışın zarar olarak yansıdığının altını çizdi.
Doğrudur.
Hiç bir itirazım yok.
Hüseyin Aydın Beyi de Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünden tanırım, işin ehli biridir.
İtirazım, iktisadi modele.
Ben de olsam kamuda marketçiliğe çağ atlatamam.
Özetle diyorum ki devlet donates salatalık satmasın.
Asli işlerine odaklansın.
Türkiye'den yola çıkan 3 gemi İsrail'e doğru seyrediyor
🔴 Gemi takip sitelerinin verilerine göre, İzmir ve Balıkesir limanlarından çıkış yapan iki konteyner ile bir genel kargo gemisinin rotası, İsrail’in Aşdod Limanı
🔴 İzmir Nemrut Körfezi’nden birer gün arayla çıkan ANITA A ve ADMIRAL MARS isimli konteyner gemileri, doğrudan Aşdod Limanı’na yöneldi
🔴 Balıkesir Saraylar Limanı’ndan çıkış yapan genel kargo gemisi ENIF de rotasını İsrail’e çevirdi (12 Punto)
Bir genç, insanların kişiye mi yoksa bindiği arabaya mı baktığını anlamak için aynı mekâna önce eski model, ardından lüks bir araçla giderek sosyal deney yaptı.
Bunlar 200 Bin kişilik bir ordu
Bir de bunların hukuk ayağı var. Size hakaret ve küfür ederler. Siz de karşılık verince hakim ve savcılar da emrindeler zar zur geçinen halk bir de bunlara tazminat ödüyor.
Sümeyye Erdoğan yıllar önce plaza merkezli bir trol ordusu kurdu. Memur gibi çalışan bu kişiler, tek bir merkezden yüzlerce hesabı yöneterek algı operasyonları yapıyor ve paralı kalemşörlük yürütüyorlar. Sosyal medyada tartıştığınız kişiler muhtemelen onlar.
Antalya Kemer'de değeri 10.000.000.000 TL olan 80 Hazine taşınmazının belirli kişilerin üzerine geçirilmiş
Milli emlak personeli ve tapu müdürünün de aralarında olduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen herkesi idam edin
Onaylayanlar
ÜSKÜP ESKİ BÜYÜKELÇİSİ, AKP’LİLERİN SAHTE ÜNİVERSİTE VE DİPLOMA AĞINI İFŞA ETTİ: “AYAKKABI KUTULARINDAKİ PARALARLA KURULDU.. SINAVSIZ DİPLOMA DAĞITTILAR.. KURULMADAN YÖK’TEN DENKLİK VERDİLER”
Türkiye’nin Üsküp eski Büyükelçisi Hakan Okçal, AKP’lilerin Makedonya’da kurdukları Uluslararası Balkan Üniversitesi hakkında çarpıcı itiraflarda bulundu: “Ayakkabı kutularındaki paralarla kuruldu, sınavsız diploma verdiler…”
Türkiye’de 270’in üzerinde devlet kurumunu sarsan sahte diploma skandalının odağında bu kez Kuzey Makedonya’daki Uluslararası Balkan Üniversitesi var. Eski Üsküp Büyükelçisi Hakan Okçal’ın sosyal medya paylaşımları, AKP’ye yakın isimlerin bu üniversite aracılığıyla nasıl sınavsız diploma sahibi olduklarını ve kamuya nasıl sızdıklarını gözler önüne serdi.
SAHTE DİPLOMA SKANDALINDA YENİ PERDE: AKP’NİN “ÇAKMA ÜNİVERSİTESİ”
2008-2010 yılları arasında Üsküp’te büyükelçilik yapan Hakan Okçal, Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve dönemin Orman Bakanı Veysel Eroğlu başta olmak üzere AKP’li akademik kadrolar tarafından kurulduğunu açıkladı. Okçal’a göre bu sözde üniversite, “içi boş bir tabela üniversitesinden” ibaretti.
“Üniversiteye Türkiye’de sınav kazanamayan herkes kabul ediliyor, yüzeysel bir eğitimle, devam zorunluluğu olmadan diploma veriliyordu. Dahası, fakülte ve bölümler henüz tam kurulmadan YÖK tarafından denklik aldı.”
AKP’Lİ İSİMLER VE 17-25 ARALIK BAĞLANTISI
Büyükelçi Okçal’ın en çarpıcı iddiası ise üniversitenin kuruluş finansmanıyla ilgili. Okçal, 2008-2010 yılları arasında Üsküp Büyükelçiliği yaptığı dönemde, üniversitenin eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Veysel Eroğlu gibi AKP’li isimlerin öncülüğünde kurulduğunu belirtti. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında ayakkabı kutularında yakalanan paraların bu üniversite için toplandığını iddia eden Okçal, “Üniversite, Türkiye’de giriş sınavını kazanamayan herkesi kabul ediyor, devam zorunluluğu olmadan yüzeysel eğitimle diploma veriyordu. Kurumun amacı; AKP’ye yakın isimlere sınavsız, zahmetsiz diploma vererek kamuya yerleştirmekti.” dedi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un üniversitenin “sahibi” olduğu iddialarına karşın, Şentop yalnızca “manevi destek” sağladığını savundu.
YÖK DENKLİK VERDİ, MAKEDONYA POLİSİ BASTI
Okçal’ın iddialarına göre üniversite, Makedonya yasalarını hiçe sayarak öğrencileri turistik vizeyle kabul etti. Devam zorunluluğu olmayan, göstermelik derslerle verilen diplomalarla Türkiye’de doğrudan denklik sağlandı. Hatta Makedonya polisi, yasa dışı öğrenci alımları nedeniyle okulu basarak birçok öğrenciyi tutukladı. “Bu yasa dışılıklar yüzünden Sn. Ahmet Davutoğlu ile aramda sert tartışmalar yaşandı. Üniversite, ev sahibi ülkenin yasalarını bile tanımadı.”
KAMUYA SIZAN DİPLOMALI YANDAŞLAR
Uluslararası Balkan Üniversitesi’nden mezun olan çok sayıda kişinin Türkiye’de hâkim, savcı, bürokrat ve kamu personeli olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Bu kişilerin diplomalarının geçerliliği ise YÖK’ün verdiği tartışmalı denklik belgelerine dayanıyor. “Bu üniversite sahte diploma dahil her türlü kumpasın içinde olabilir. İddialar bana hiç tuhaf gelmedi.”
AKP’YE AKADEMİK KILIF: YARGIYA VE DEVLETE SIZMA ARACI
Yolsuzluk soruşturmalarında ortaya saçılan paralarla kurulan bu yapı, AKP’nin devlete yerleşme stratejisinde eğitimi nasıl araçsallaştırdığını bir kez daha gösterdi. Sınavsız, denetimsiz ve denklikli diplomalarla donatılan bu kişiler, liyakat yerine sadakat sisteminin birer taşıyıcısı olarak kamuya yerleştirildi.
Bu iddialar, sadece sahte diploma değil, devletin tüm yapılarının parti çıkarlarına göre dizayn edildiğini de gözler önüne seriyor. AKP’nin “eğitim” adı altında kurduğu bu paralel sistem, adalet ve liyakat kavramlarını yerle bir etmiş durumda.
Bir eski bakanın araç,koruma ve şoför hizmetleri ile yakıt ve bakım giderleri devlete aylık ortalama 515 bin TL’ye mal oluyorsa,bu imkânlardan kaç eski bakanın yararlandığı ve devlete toplam aylık maliyetinin ne kadar olduğu TBMM Başkanı tarafından kamuoyuna acilen açıklanmalıdır
Bana kimse sadece muhaliflere YOLSUZLUK iddiaları ile gelmesin.
Eğer bu ülkede yolsuzluk istenmiyorsa:
▶️1,5 milyar dolarlık köprüye 15 milyar dolar Hazine garantisi verenleri nasıl izah edeceksiniz
▶️Ya da yılda en az 1 milyar dolarlık Hazine garantisi biten köprüyü müteahhide 6 yıl daha bırakmanın karşılığı parayı nasıl izah edeceksiniz.
Sadece 2 Köprüde 16 milyar dolar İZAHI olmayan paradan bahsediyorum.