Gürültüden Uzak Dava Takibi!
Sitemiz beta olarak yayında
Türkiye’deki yüksek profilli dosyaları,
metinler arasında kaybolmadan görsel haritalar üzerinden inceleyin.
Sanıklar, suçlamalar, deliller ve savunmalar
tek bir arayüzüyle sizlerle:
👉 https://t.co/JxbL94GnHh
Yakında:
IBB Dosyası, 15 Temmuz Dosyası, Fetö Dosyası, Şike Dosyası, Fuhuş Dosyası...
📂 2024/228233 İBB Organize Suç Dosyası
👤 SANIK: Vedat Şahin,
Vesa Events ve Medyafon isimli organizasyon/reklam şirketlerinin sahibidir,. Dosya kapsamında [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır. Yargılama süreci, Kültür A.Ş. üzerinden İBB iştiraklerinden alınan etkinlik ve organizasyon alt ihalelerindeki usulsüzlükleri odağına almaktadır,.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Vedat Şahin'in örgüt yöneticisi Murat Ongun'a bağlı örgüt üyesi sıfatıyla "Sistem" adına faaliyet yürüttüğünü iddia etmektedir. İddianameye göre Şahin; Kültür A.Ş. üzerinden aldığı alt ihalelerde Kabil Taşçı ve Serdar Haydanlı gibi isimlerden sahte fatura temin etmiş, şişirilmiş bedeller üzerinden haksız kazanç elde etmiştir. Savcılık ayrıca, sahte faturalarla nakde çevrilen bu paraların örgüt lideri ve yöneticilerinin katıldığı gizli toplantılarda Vedat Şahin tarafından elden dağıtıldığını ve suç gelirlerinin aklandığını öne sürmektedir,. Sanık hakkında TCK 158 (Kamu Kurum Zararına Dolandırıcılık), TCK 282 (Aklama) ve TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) maddeleri uyarınca ceza talep edilmektedir,. Suçlamalar Eylem 78 ve Eylem 119 numaralı dosyaları kapsamaktadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (Sahte Fatura ve Usulsüz İhale)
EYLEM: Eylem 78
TCK: TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği)
İDDİA:
Kültür A.Ş.'den adrese teslim alt ihaleler almak, İBB görevlisi Güldem Şık ve Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın yönlendirmesiyle alt taşeron firmalara (Serdar Haydanlı, Kabil Taşçı, Ahmet Çiçek vb.) yapılmayan işler karşılığında sahte fatura kestirmek/kesmek ve İBB'yi yüksek bedellerle zarara uğrattığı iddia edilmektedir. Ayrıca Gürkan Coşkun'un iddiasına göre, "iki hoparlör koyup 2 milyon TL fatura keserek" bir zenginliğe ulaştığı öne sürülmektedir
DELİLLER:
Etkin Pişman/Tanık İfadeleri: Kabil Taşçı ve Serdar Haydanlı'nın Vesa Events şirketine sahte fatura kestiklerini ve iş yapmadıkları halde şirketi borçlandırdıklarını kabul eden beyanları
Vergi İnceleme ve MASAK Raporları: İhalelerle bağlantılı hesap hareketleri ve ticari kayıtlar
SAVUNMA:
"Tüm iş hayatım boyunca Kültür A.Ş.'den sadece 3 alt ihale aldım... Kurumumun teminat mektubu var iken nasıl olur da kamuyu zarara uğratmış olabilirim?"
"Oysa ki burada mağdur olan şirketimizdir... 30 milyonluk ihalede de 16 milyon zarar etmiştir. Bazı ihalelere teklif vermesine rağmen de alamamıştır."
"Tarafım ne kamunun zararına iş yapmış ne de suçtan kaynaklanan bir mal varlığını aklamıştır. Tüm işleri resmi ve kayıtlı, aynı zamanda yapılan işlerin görselleri mevcuttur.".
Güldem Şık ve Fatura Kesim Süreci Hakkında: "Biz tüm işleri Kültür AŞ'ye yapmamıza rağmen bize asla Kültür AŞ'ye fatura kestirilmezdi. Tüm fatura kesilecek yerleri fatura açıklamalarını ve tutarlarını tamamen Güldem Şık ayarlar ve yazardı. Bu işin en büyük kamu zararı olduğu ve benim de her seferinde karşı çıkıp direnç gösterdiğim konu ise, bize gönderilen doldurmamız istenilen tablolarda birim fiyatlarının boş bıraktırılmasıdır."
Aleyhe ifadelere karşı: "Bu kişiler (Kabil Taşçı, Serdar Haydanlı vb.) ne emniyette ne de savcılıktaki ilk sorgulanmalarında suçlama yapmadıkları gibi aramızdaki ilişkilerin ticari ve yasal olduğunu açıkça söylemişlerdi... Muhtemelen tahliye olabilme adına... hiçbir dayanağı olmadan tarafımı sahte fatura kesmeye de almakla suçlandığımı... gördüm."
Kabil Taşçı'nın Sahte Fatura İddiasına Karşı: "Bu faturanın, 2019 yılının dokuzuncu ayında kesilmesine rağmen, geriye dönük birden fazla işi kapsamaktadır. Asla sahte fatura değildir. Nitekim caride de bu firmayla Haziran 2019'da başlayan bir ilişki görülmektedir.". "Kabil Taşçı'nın dediği gibi fatura bedeli olarak tek seferde 749.300 lira gönderimi yoktur. Bu kişi doğru söylememiştir. Anlattıkları cari ilişkilerimizde, ödemelerde alınan faturalarla uyumlu değildir."
Serdar Haydanlı'nın İddialarına Karşı: "Sahte fatura karşılığında ise Kültür AŞ'den ya da uhdesindeki diğer müşterilerinden aldığı çekleri... vadeli olan yaklaşık sekiz farklı çeki... mal ve hizmet almamasına rağmen verdiğini söylemiştir. Burada ilk akla gelen soru şudur başkanım: Madem mal ve hizmet almadıysan neden vadeli çekleri keşide edip vesayete verdin?"
Gürkan Coşkun'un 'Devasa Zenginlik' İddiasına Karşı: "Devasa zenginlik ifadesi bir safsatadan ibarettir. MASAK raporlarında da görüleceği üzere üzerime kayıtlı bir ev, bir depolu dükkan, bir de araba vardır... 2021 yılı, 2022 yıllarında hesaplarımızda anormallik yoktur."
Aleyhe İfadelere Karşı Genel İtiraz: "Bu kişiler (Kabil Taşçı, Serdar Haydanlı vb.) ne emniyette ne de savcılıktaki ilk sorgulanmalarında suçlama yapmadıkları gibi aramızdaki ilişkilerin ticari ve yasal olduğunu açıkça söylemişlerdi... Fakat daha sonraki aşamalarda... muhtemelen tahliye olabilme adına... hiçbir dayanağı ve gerçekliği olmadan tarafımı sahte fatura kesmeye de almakla suçlandığımı... gördüm."
Müdafi Savunması (Av. Zekeriya Muhiddin Arık): "Kültür AŞ de Sayıştay denetimine tabi. Bu silsilede bu marjlı bir farkı, en altta iş yapan şirket nasıl olur da kafasına göre kesebilir? Kaldı ki iş teslimlerini... İBB'nin de denetim ekipleri kontrol ettikten, resimlerini ve fiiliyatını kontrol ettikten ve onayladıktan sonra hak edişe izin verilmektedir.". "Müvekkilimin b��yle bir davası (sahte fatura davası) yok. Yine vergi inceleme raporu da henüz tamamlanmadı.",.
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Serdal Taşkın (Şüpheli): Kültür A.Ş. Genel Müdürü sıfatıyla alt ihaleleri ve sahte fatura trafiğini zorla yönlendirdiği, ihaleler üzerinden komisyon istediği iddia edilen kişi,.
Güldem Şık (Şüpheli): İBB çadırında görev yapıp faturaların kime ve nasıl kesileceğini belirleyen, taşeronlara gönderilen tablolarda birim fiyatlarını boş bıraktırarak rakamların şişirilmesini sağladığı iddia edilen organizasyon şahsı.
Kabil Taşçı (Tanık/Şüpheli): Taşçıoğlu Reklam'ın sahibi. 20 yıllık arkadaşı Vedat Şahin'e kestiği faturanın bir kısmının sahte olduğunu ve parayı elden iade ettiğini iddia eden alt taşeron,.
Serdar Haydanlı (Tanık/Şüpheli): 4.5G Ajans'ın sahibi. Serdal Taşkın'ın zorlamasıyla Vesa Events'ten (Vedat Şahin'den) iş yapmadığı halde sahte fatura almak zorunda kaldığını iddia eden kişi,.
Gürkan Coşkun (Tanık): Ego Taktik'in sahibi. Vedat Şahin'in 2 hoparlör koyup 2 milyon TL fatura keserek devasa zenginliğe ulaştığını öne süren kişi.
Rıdvan Melih Dinçer (Şüpheliler): Vedat Şahin'in kendi alacaklarını (hak edişlerini) tahsil edebilmesi için Karbonat Reklam isimli firmaları üzerinden zorla fatura kestirip ödeme aldıkları iddia edilen kişi
Emrah Bağdatlı (Şüpheli): Vedat Şahin'in kendi alacaklarını (hak edişlerini) tahsil edebilmesi için Karbonat Reklam isimli firmalar�� üzerinden zorla fatura kestirip ödeme aldıkları iddia edilen kişi
🚨 SUÇLAMA 2: Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama ve Gizli Toplantılar
EYLEM: Eylem 119
TCK: TCK 282 (Aklama), TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği)
İDDİA:
Sahte fatura kurgusundan elde edilen nakit paraları elden teslim alarak örgüt lideri, yöneticisi (Murat Ongun) ve üyelerinin bulunduğu gizli toplantılara katılıp dağıttığı iddia edilmektedir,. Ayrıca Deniz Dörtyol isimli şahıstan Üsküdar tünel çıkışında 8.450.000 TL nakit parayı elden aldığı öne sürülmektedir.
DELİLLER:
Ahmet Taşçı (Tanık) İfadesi: Vedat Şahin'in (soyadını bilmediğini belirterek) elden gayriresmi paraları alıp dağıtımını yaptığına ve "bu para dağıtımına ilişkin bir gizli toplantı yapılıyor ise muhtemelen bu toplantılara da katılıyordur" şeklindeki duyuma dayalı ilk beyanı (Taşçı daha sonra "yeminli ifade vermediğini, anlattıklarının kulaktan dolma olduğunu" belirterek şikayetini geri çekmiştir)
Deniz Dörtyol (Şüpheli) İfadesi: 2024 yılında Vedat Şahin'e Üsküdar'da 8.450.000 TL teslim ettiğine dair anlatımı.
HTS ve Baz Verileri: Üsküdar Burhaniye 1. Ara Sokak, Kısıklı Tünel bölgesinde Deniz Dörtyol ile Vedat Şahin arasında 16.10.2024 ile 07.01.2025 tarihleri arasında tespit edilen sadece iki adet telefon irtibatı ve ortak baz verisi
SAVUNMA:
Gizli Toplantı ve Para Dağıtma İddiasına Karşı: "Sayın başkanım tutuklanma nedenim sahte fatura düzenlemek, elde ettiğim haksız kazancı... örgüt lideri, yöneticisi ve üyelerinin olduğu gizli toplantılara katılarak dağıttığım şekildedir. Bu isnat, Ahmet Taşçı isimli kişinin beyanından bir alıntıdır... Bu kişiyi ne gördüm ne de tanırım.".
Tanığın İfadesini Geri Çekmesi Hakkında: "Tutuklanmamdan 2 gün sonra Ahmet Taşçı yeminli ifade vermediğini, anlattıklarını sektörde kulaktan dolma konular olduğunu... Vedat'ın sahte fatura kestiğini, gizli toplantılara katıldığına şahit olmadım demiştir. Beyanıyla tutuklu kalıp tahliye edilmedim.".
Deniz Dörtyol ve 8.5 Milyon TL İddiasına Karşı: "Sadece iki telefon irtibatı olduğu söylenen bir kişiden 8,5 milyon gibi bir paranın alırken en azından neredesin, geldim, buradayım vesaire demek için dahi bir görüşme olması gerekmez mi? Üstelik tünel gibi bir yerde... trafiğin akıcı olduğu bir alanda... böyle bir para alışverişi olabilir mi? Baz verisinden hareketle üretilmiş bir iddiadır, asla kabulümde değildir.".
Cezaevindeki Psikolojik Baskı İddiası (Avukat Yönlendirmesi): "Tarafıma tanımadığım kişiler cezaevinde ziyaret ederek, 'Şöyle ifade verirsen çıkarsın, senin hakkında şöyle suçlamalar var ya da buradan çıkamazsın' gibi birçok psikolojik baskıya uğradım.". "Hatta şirketimin hissedarı olan eşimin tutuklanacağına dair ve bununla ilgili benden maddi olarak paralar isteyen avukatların da beni ziyaret ederek geldiklerini biliyorum.". "Savcılık ifadelerinde dahi söylemediğim bazı isnat ve suçlamalar, suçlamalar ifadelere yazıldığını fark ettim.". "Kahraman Yeşilyurt'la verdiğim ifadeler duyuma dayalıydı.".
Av. Zekeriya Muhiddin Arık (Müdafi) Savunması: "Ahmet Taşçı isimli kişi ... soyadını, firmasının adını dahi bilmediği, müvekkilimin firmasının dahi adını yanlış söylediği, gerçekte de hiç görmediği müvekkilimin elden para götürdüğünü söyleyebilmiştir.". "Duyumla tanıklık olamaz. Yani kişilerin ifadesinde 'gizli toplantı yapılıyor ise muhtemelen katılmıştır' diyor.". "İddia yaklaşık sekiz buçuk milyon TL paranın sokakta verildiği iddiası. HMK 200. maddesinde ... kırk bir bin TL değerini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Ongun (Örgüt Yöneticisi): Vedat Şahin'in hiyerarşik olarak altında bulunduğu ve toplanan paraların kendisine ulaştırıldığı iddia edilen yönetici.
Ahmet Taşçı (Tanık): Vedat Şahin'i "paraları toplayıp gizli toplantılarda dağıtan kişi" olarak suçlayan, tutuklamadan 2 gün sonra ise "ben bunları duyum olarak söyledim, şahit olmadım" diyerek ifadesini ve şikayetini geri çeken kişi.
Deniz Dörtyol (Şüpheli): 8.450.000 TL nakit parayı Üsküdar tünelinde elden teslim ettiğini iddia eden şahıs.
İsmail Mirsad Albayrak (Avukat): Şahin'in "Belli başlı avukatlar gelerek... Bu kişinin yönlendirmesiyle ifadelere gittim" diyerek kendisini asılsız etkin pişmanlık ifadeleri vermeye zorladığını iddia ettiği avukat.
Av. Zekeriya Muhiddin Arık (Müdafi): Ahmet Taşçı'nın beyanını geri çekmesine rağmen Şahin'in tutuklu kalmasını eleştiren, dosyada müvekkiline ait somut bir delil olmadığını savunan mevcut avukat
📂 2024/228233 İBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Şeyhmus Sarıboğa,
reklamcılık sektöründe çalışmış ve yaklaşık 13 yıl boyunca Murat Kapki'nin yanında "getir-götür, banka, şoförlük" (kendi ifadesiyle "office boy") gibi işlerde görev yapmıştır. Daha sonra BFK Partners ve MSO gibi şirketleri devralarak kendi işini kurduğunu belirtmiştir. Dosya kapsamında ağır sağlık sorunları (verem ve şeker hastalığı) bulunmasına rağmen [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Şeyhmus Sarıboğa'nın Murat Kapki'ye bağlı olarak faaliyet yürüttüğünü, suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğini ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladığını iddia etmektedir. İddianameye göre Sarıboğa; Murat Kapki'nin yasa dışı/kayıt dışı paralarını bankalardan çekip fiziki olarak ofislere ve villalara taşımış, MSO ve BFK gibi şirketleri muvazaalı (göstermelik) olarak devralarak örgütün şirket gizleme ve nitelikli dolandırıcılık/aklama eylemlerine paravan olmuştur. Sanık hakkında TCK 220/7 (Örgüte Yardım), TCK 282 (Aklama) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca ceza talep edilmektedir. Suçlamalar Eylem 117 ve Eylem 119 numaralı dosyaları kapsamaktadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüte Yardım Etme ve Suç Gelirlerini Aklama (Nakit Taşıma ve Banka İşlemleri)
EYLEM: Eylem 119
TCK: TCK 220/7 (Örgüt Üyesi Olmamakla Birlikte Yardım Etme), TCK 282 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama)
İDDİA:
Şeyhmus Sarıboğa'nın, Murat Kapki'nin kanunsuz işlerini yürüttüğü, sahte faturalar karşılığında bankalardan çekilen nakit paraları kurye/şoför sıfatıyla elden teslim alarak Murat Kapki'nin Ferko Plaza'daki ofisine ve Beykoz Acarkent'teki villasına valizlerle taşıdığı iddia edilmektedir. Ayrıca Acarkent'teki villanın imar sıkıntılarında sahte kontrat düzenlenerek sorumluluğun Şeyhmus Sarıboğa'ya yıkıldığı öne sürülmektedir.
DELİLLER:
Ahmet Çiçek (Etkin Pişman/Tanık) İfadesi: Murat Kapki'nin talimatıyla bankalara gidip tahsil edilen paraları Şeyhmus'un nakit olarak elden teslim aldığına ve arabalarla taşıdığına dair beyan.
Ömer Can ve Talha Varan (Tanık/Şüpheli) İfadeleri: Ahmet Çiçek'in yönlendirmesiyle bankalardan çektikleri milyonlarca lira nakit parayı (örneğin 26 Ocak 2024'te 12.468.000 TL) Murat Kapki'nin adamı olarak bildikleri Şeyhmus'a elden teslim ettiklerine dair iddialar.
Güngör Gürman (Etkin Pişman/Eski Koruma) İfadesi: Bütün banka işlerinin Şeyhmus Sarıboğa eliyle gerçekleştirildiğine ve kanunsuz işlerin onun üzerinden yapıldığına dair beyan.
Berat Çağrı Kapki (Etkin Pişman/Kuzen) İfadesi: Sahte faturalarla aklanan nakit paraların büyük bir bölümünün Acarkent'teki villaya gönderildiği; Murat Kapki gözaltına alındıktan sonra ise bu paraları Feyza Kapki'ye genelde Şeyhmus Sarıboğa'nın götürdüğü yönündeki beyanı.
Elif Kapki İfadesi: Şeyhmus Sarıboğa'nın nakit paraları Murat Kapki'ye ve o tutuklandıktan sonra Feyza Kapki'ye taşıdığına dair iddialar.
SAVUNMA:
Genel Suçlama ve Örgüt Bağlantısına Karşı: "Ben İBB'den niye tutukluyum efendim? Benim İBB ile bir alakam yok... Benim bildiğim, yardım ettiğim bir örgüt yok efendim. Bir örgüt filan bildiğim yok benim. Ben İBB’ye niye gideyim Sayın Savcım? Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum. Ne sahte fatura ile ilgili bir işlem yaptım, ne de yasa dışı bir şekilde para taşıdım."
Sahte Fatura ve Para Taşıma İddialarına Karşı: "Sahte fatura ile nakde çevrilmiş bir parayı taşıdığım doğru değildir sayın Başkan. Ben öyle bir şey yapmadım. Hepsi Ahmet Çiçek'in beyanını desteklemek için alınmış beyanlardır." "Ne zaman, nerede, ne parası var taşımışız, bir suç zamanı yok."
Banka İşlemleri ve Şirket İşleyişi Hakkında: "Ben bankadan para çalmadım. Bankadan para çektim, makbuza imza atmışım efendim. Orada hepsi kayıtlı." "Murat Kapki'yi ben tanıdığımda reklamcılık yaparak para kazanıyordu. Benim bankadan onun adına para çekmek işlerim; genelde Murat Kapki ya bir gayrimenkul almıştır efendim ya da bir gayrimenkule tadilat yapacağı zamandır... Ortada işlenmiş bir suç yok, yaptığım işlerin hepsi yasaldır."
Talimatlar ve Gündelik İşler: "Murat Kapki'nin yanında çalıştığımda, önceden bana talimat verdiğinde ben de bu talimatları yerine getirdim. Bunların tamamı gündelik işlerle ilgilidir. Ama hiçbir zaman yasa dışı, kayıt dışı bir talimatı da olmamıştır."
Acarkent'e Para Taşıma ve Sahte Kontrat İddiasına Karşı: "(Savcının sorusu üzerine) Hayır efendim, kesinlikle doğru değil." "Kesinlikle Acarkent'te kaldığım doğrudur, ev kiralamışım... Villayı kiralayıp kaldığım doğrudur."
İradesinin Sakatlandığı ve Yönlendirildiği İddiası: "Beni savcılığa götürdüler... Savcı, bana Güngör Gürman’ın etkin pişmanlık ifadesi okundu... Birkaç gün sonra tutuklandım... gece yarısı avukat Selcen Akar, beni cezaevinde ziyarete geldi... Bana da “Etkin pişmanlık ifadesi ver, Murat Kapki ile ilgili beyanda bulun... seni de tahliye ettireyim” dedi. Ben orada bir suç yokken, bir suç işlememişken neyi itiraf edeceğim? ... Önceki ifadelerimi irademle oynandığı için kabul etmiyorum."
Güngör Gürman'ın Beyanlarına Karşı: "...böyle bir şey olsa gidip direkt Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizim üstümüze suç duyurusunda bulunması gerekmiyor mu? Cezaevine geldiği zaman mı böyle iftiralar atacak bizim hakkımızda?"
Avukat Savunması: "Aralık ayının bu tarihinden itibaren 2024'ün sonlarına kadar müvekkil tekrar tekrar hastaneye gidiyor, iki kere yatışı yapılıyor... Bu sıralar müvekkilin evde ya da hastanede olması dışında bir gerçekliği de söz konusu değil. Bu iddiaların dayandığı tarihler bu şekilde geçtiği için en başından beri de dosyaya sunuyoruz; bu iddialar gerçeği yansıtmıyor." "Bu tanık ifadelerinin tamamı bankada gerçekleşen işlemler ve eylemler olması nedeniyle aslında kamera kaydı dâhil olmak üzere somut delillerle ispatı mümkünken, bir yıl geçmesine rağmen bu kayıtlar dosyaya alınmadı."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Kapki (Sanık): Şeyhmus Sarıboğa'nın 13 yıl boyunca yanında çalıştığı, paraların nihai teslim adresi olduğu ve talimatları verdiği iddia edilen patronu.
Ahmet Çiçek, Güngör Gürman, Berat Çağrı Kapki (İtirafçılar/Tanıklar): Sarıboğa aleyhinde para taşıma ve banka işlemleriyle ilgili suçlayıcı ifadeler veren şahıslar.
🚨 SUÇLAMA 2: Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Nitelikli Dolandırıcılık (Muvazaalı Şirket Devirleri)
EYLEM: Eylem 117
TCK: TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık)
İDDİA:
Şeyhmus Sarıboğa'nın, BFK Partners, MSO ve Radyo Fon gibi şirketleri Murat Kapki ve Elif Kapki'den muvazaalı (göstermelik) olarak devraldığı, aslında bu şirketlerin fiili yöneticisinin halen Murat Kapki olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca bu şirketler üzerinden (özellikle BFK isim benzerliği ile) usulsüz ihaleler alındığı ve belediyeye ait reklam alanlarının ecrimisil (haksız işgal tazminatı) karşılığında kullanılarak kamu kurumları zararına dolandırıcılık yapıldığı öne sürülmektedir
DELİLLER:
Ticaret Sicil Gazetesi ve Devir Evrakları: BFK Partners, MSO ve Radyo Fon şirketlerinin devir işlem tarihleri ve kayıtları.
Şüpheli/Tanık İfadeleri: Şirketlerin asıl sahibinin Murat Kapki olduğuna yönelik dosya kapsamındaki itirafçı beyanları (örneğin savcılık ifadedesinde yanlışlıkla "Murat Kapki'den borç karşılığı devraldım" şeklinde yazdırılan tutanaklar)
İddianamedeki Tevdi Raporu ve Zabıta Tutanakları: Ecrimisil karşılığı işgal edildiği iddia edilen İBB reklam alanlarına dair düzenlenen zabıta tutanakları ve mülkiye müfettişliği tevdi raporu (Ancak savunmaya göre bu raporlar BFK Endüstri A.Ş. isimli başka bir şirkete aittir)
SAVUNMA:
Şirket Karışıklığı ve Ecrimisil İddiasına Karşı: "Ben bu eylemde BFK Park, BFK Endüstri ve Sanayi Ticaret A.Ş. adlı firmanın ecrimisil karşılığı olarak iddiasıyla tutukladım... Ama bu şirket bana ait değildir. İddianamede tevdi raporunda ve zabıta tutanaklarında bahsi geçen şirketin, BFK Endüstri adlı şirket, bu şirketin merkezi Ankara'da. Benimle de hiçbir alakası yoktur"
Tarih Uyuşmazlığı: "İddianamede adı geçen şirket, benim şirketim olsa bile, yine benim bir bilgim olmayacaktı. Çünkü ben BFK Park'ı 2024 yılının Kasım ayında devraldım. Eylem 117'de anlatılan olaylar ise daha önceki tarihtir. Biz BFK'da hiçbir zaman ecrimisil karşılığı yer kullanmadık. Eylem 117'deki suçlamalar boşa düşüyor"
Şirket Devirlerine İlişkin: "Ben sadece office boy değil, efendim. Ben savcılık sohbet sırasında bana sordu, 'BFK'yı nasıl aldın?' diye... BFK şirketinin %100 tek yetkilisi benim... Her şeyiyle borcuyla, olanıyla, komple devraldım efendim". "Ben onu (şirketi Murat Kapki'den devraldım iddialarını kastederek), o da doğru değil, efendim. Ben, 'Elif, Elif Kapki'den devraldım.' dedim".
MSO ve Radyo Fon Hakkında: "Ben MSO'yü kendime aldığımda Murat dedi ki, 'Pasif bir şirkettir, bunu ayaklandırman zor olur... Beni dinlersen alma.' (...) Radyo Fon'u da sağ olsun Murat Kapki bana önerdi. Dedi ki, 'Bir radyo var, al. Almanı tavsiye ederim... Kiraya verirsin para kazanırsın.'"
Avukat Savunması : "Eylem 117 ile ilgili müvekkil de bahsetti, biz tutuk incelemede de bahsettik, burada tekrar bahsedelim: O şirket bizim değil... Müvekkilim Şeyhmus Sarıboğa, çocuk yaşta çalışmak zorunda kaldığından öğrenimini tamamlayamamış... Ailesine iyi bir gelecek kurmak istediği için de kendi işini yapmak istiyor bir süre sonra... 18 Kasım 2024 tarihinde BFK Partners isimli şirketi devralıyor."
İfade Tutanağındaki Çarpıtmalar: "İfademde BFK'yı Murat Kapki'den devraldığım yazılmış ama ben BFK'yı Elif Kapki'den devraldım... Zaten avukatıma da baktım yani 'İmzalayayım mı?' diye. Kendisi 'İmzala.' dediği için ben imzaladım bu ifadeyi, efendim"
Avukat Savunması : "Eylem 117 ile ilgili müvekkil de bahsetti, biz tutuk incelemede de bahsettik, burada tekrar bahsedelim: O şirket bizim değil... Bahsi geçen şirketin ismi BPK Endüstri diye devam ediyor, müvekkilin şirketinin ismi ise BPK Partners... İBB'nin ecrimisil dosyası açtığı şirket bu şirket (Ankara'daki şirket). Dolayısıyla bu şirketin bizle alakası olmadığını tekrar da vurgulamış olalım".
Avukat Savunması : "Müvekkilim Şeyhmus Sarıboğa, çocuk yaşta çalışmak zorunda kaldığından öğrenimini tamamlayamamış... Ailesine iyi bir gelecek kurmak istediği için de kendi işini yapmak istiyor bir süre sonra... 18 Kasım 2024 tarihinde BFK Partners isimli şirketi devralıyor".
Avukat Savunması : "Bu rapordaki incelemeler 16.08.2024 tarihi öncesine yönelik değerlendirmeler... Yani aslında müvekkilin BFK Partners'ta yetkisi olmadığı o tarihlerde bir suçlamayla da karşı karşıya kalıyor"
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Kapki (Sanık): Şirketlerin devredilmesi sürecinde fikir/tavsiye veren ve savcılık tarafından arka plandaki asıl sahip olduğu iddia edilen kişi.
Elif Kapki (Şüpheli): BFK şirketinin Şeyhmus Sarıboğa'ya 2024 Kasım ayında resmen ve fiilen devredilmeden önceki resmi yetkilisi.
Seval Kapki & Serhat Kapki: Avukat Fulya Dağlı'nın şirket geçmişini anlatırken BFK'nın Elif Kapki'den önceki sahipleri/devredenleri olarak bahsettiği isimler.
Av. Selcen Akar: Şeyhmus Sarıboğa'nın "ifademi yanlış yazdırdılar ve imzalamamı söylediler" diyerek suçladığı ve iradesinin sakatlanmasına neden olduğunu iddia ettiği kişiler.
📂 2024/228233 İBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Serhat Kapki,
Murat Kapki'nin kardeşidir. Şubat 2022 - Mart 2024 tarihleri arasında BFK Partners şirketinin sahibi olmuş, ayrıca 16 Mart 2020 tarihine kadar SMO isimli şirkette yönetim kurulu başkanı/yetkilisi olarak görev yapmıştır. Başlangıçta serbest bırakılmasına rağmen Haziran 2025'te yeniden ifadeye çağrılarak dosyada [Tutuklu] statüsünde yargılanmaya başlanmıştır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Serhat Kapki'nin ağabeyi Murat Kapki ile birlikte hareket ederek suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğini, rüşvet suçuna iştirak ettiğini ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladığını iddia etmektedir. İddianameye göre şüpheli; ağabeyinin muhtelif şirketlerinde çalışarak sahte fatura yöntemiyle haksız gelirin nakde çevrilmesi sürecindeki bankasal işlemleri takip etmiş, bankalardan çektiği paraları valizlerle Murat Kapki'ye ait şirketlere ve villalara taşımıştır. Sanık hakkında rüşvet, örgüte üye olmamakla beraber bilerek ve isteyerek yardım etme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından ceza talep edilmektedir. Suçlamalar ağırlıklı olarak Eylem 118 ve Eylem 119 numaralı dosyaları kapsamaktadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Rüşvet Verme ve Suç Gelirlerini Aklama (Muvazaalı Sözleşme)
EYLEM: Eylem 118
TCK: TCK 252 (Rüşvet), TCK 282 (Aklama)
İDDİA: Serhat Kapki'nin yetkilisi olduğu iddia edilen SMO isimli şirket üzerinden 1 Haziran 2020 tarihinde Kültür A.Ş. ile muvazaalı (görünürde) bir sözleşme imzalandığı, gerçekte hiçbir hizmet alınmadığı halde Kültür A.Ş.'ye para ödendiği, bu yolla rüşvet verildiği ve haksız menfaat sağlanarak suç gelirlerinin aklandığı iddia edilmektedir
DELİLLER:
Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları ve Sözleşme Evrakları: Haziran 2020 tarihli sözleşme ve ihalelere dair evraklar.
Muvazaalı Sözleşme İddiası: 1 Haziran 2020 tarihinde Kültür A.Ş. ile SMO arasında yapıldığı iddia edilen ancak sanık avukatlarına göre dosyada fiziken bulunamayan sözleşme evrakları
İBB Şehir Hatları Anlaşması (20.06.2019): Savcılık sorgusunda Serhat Kapki'nin yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde yapıldığı belirtilen anlaşma kayıtları
SAVUNMA:
"SMO isimli şirketle İBB'den aldığınız bir ihale veya iştirakler yaptığınız bir anlaşma var mıdır? Yok.".
"Benim böyle bir sözleşmeden kesinlikle haberim yok. Eğer bir para gönderildiyse, bundan da haberdar değilim."
"SMO Reklam ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.'deki Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim ise 16 Mart 2020 tarihli genel kurul kararıyla resmen sona ermiştir! Bu genel kurul kararı da 31 Mart 2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde alenen ilan edilmiştir."
"Yani iddianameye konu edilen o sözleşme imzalanmadan tam 2,5 ay önce, benim SMO adlı şirketle ve şirket yöneticiliğiyle hiçbir hukuki ve fiili ilgim kalmamıştır. Sadece Ticaret Sicil Gazetesi'ne bile bakılsaydı, benim o dönem bu şirketin yetkilisi olmadığım net bir şekilde görülecekti."
"Suç olduğu iddia edilen sözleşme 2020 Haziran ayında yapılmıştır. Şirketle hukuki bağım bittikten sonra tarafıma hukuki sorumluluk yüklenemez.".
Müdafi Savunması: "Muvazaalı sözleşmenin yapıldığı iddia edilen tarihten 3 ay önce SMO terkin edilmiş. Hukuken olmayan bir şirket üzerinden rüşvet verildiği iddiasıyla iddianame kurulmuş."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Kapki (Sanık/Ağabey): Aynı eylem kapsamında rüşvet ve aklama iddialarında adı geçen ana şüpheli.
Kültür A.Ş. Yetkilileri: Rüşvetin tarafı olduğu iddia edilen İBB iştiraki görevlileri.
🚨 SUÇLAMA 2: Örgüte Yardım Etme ve Kara Para Aklama (Sahte Fatura ve Nakit Taşıma)
EYLEM: Eylem 119
TCK: TCK 220/7 (Örgüt Üyesi Olmamakla Birlikte Yardım Etme), TCK 282 (Aklama)
İDDİA:
BFK şirketinin genel müdürü/sahibi olduğu dönemde Ahmet Çiçek ve Furkan Yalçınkaya gibi isimlerden temin edilen sahte faturalar aracılığıyla suç gelirlerini akladığı, bankalardan fiziki olarak çekilen nakit paraları valizler ve bavullarla Ferko Plaza'daki gizli ofis kasasına ve Beykoz Acarkent'teki villaya sevk ettiği iddia edilmektedir. Ayrıca 1 Şubat 2025'te BFK şirketinin yanındaki depoda çıkan yangın esnasında içerideki kasadan üç valiz dolusu parayı kaçırarak ağabeyinin evine götürdüğü iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Ahmet Çiçek ve Furkan Yalçınkaya (Etkin Pişman/Tanık) İfadeleri: Ahmet Çiçek'in BFK şirketine sahte fatura kestiklerini beyan etmesi; tanık Furkan Yalçınkaya'nın 15 Ocak 2024 gibi tarihlerde Halkbank Beşiktaş, Yapı Kredi Mecidiyeköy şubelerinden Serhat Kapki ile birlikte para çektiklerini, bu paraları şeffaf poşetler ve valizlerle taşıyıp Ferko Plaza'daki ofise çıkardıklarını iddia eden beyanları
Güngör Gürman (Etkin Pişman/Eski Koruma) İfadesi: Para dolu tekerlekli bavulların garajda Serhat Kapki'nin arabasının bagajına konulduğuna, bu paraların daha sonra Murat Kapki'nin Acarkent'teki villasına sevk edildiğine dair beyanlar
Berat Çağrı Kapki (Etkin Pişman/Kuzen) İfadesi: Yangın esnasında Serhat Kapki'nin şirketteki kasadan 3 valiz dolusu parayı çıkarıp Murat Kapki'nin evine götürdüğünü beyan etmesi.
Elif Kapki (Şüpheli) İfadesi: Şirketteki kasanın şifresinin Serhat Kapki'de olduğu ve yangın günü Serhat Kapki'nin kasadan paraları alıp Murat Kapki'nin evine götürdüğüne yönelik anlatımlar
SAVUNMA:
"Sayın Başkan, Sayın Heyet; örgüte yardım suçlamasını kesinlikle reddediyorum. Ne böyle bir örgütün varlığından haberdarım ne de örgüt üyesi olduğu iddia edilen kişilerle bir irtibatım yoktur. Sadece Murat Kapki’nin kardeşi olduğum için bu suçlamaya muhatap olduğumu düşünüyorum. Hakkımdaki suçlamanın da esas olarak ağabeyime baskı yapmak için kurgulandığını düşünüyorum.".
"Ben, BFK’yı 2022 senesi şubat ayında alıp 2024 yılı mart ayında devrettim. Bu dönemde hiçbir sahte fatura kullanımı olmamıştır. Ticari defterlerimiz incelenebilir.".
"Yani iddia makamının iddia ettiği gibi, ortada sahte fatura alma gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.".
Sahte Fatura ve Şirket Faaliyetleri Hakkında: "Ben, BFK’yı 2022 senesi şubat ayında alıp 2024 yılı mart ayında devrettim. Bu dönemde hiçbir sahte fatura kullanımı olmamıştır. Ticari defterlerimiz veya yapmış olduğumuz tüm işlemler incelenebilir.". "Yani iddia makamının iddia ettiği gibi, ortada sahte fatura alma gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.".
"Kasadan para alıp ağabeyime götürdüğüm hususu tamamen gerçek dışıdır. Zaten ağabeyimle aramızda olan tüm para alışverişleri resmi olarak bankalar üzerinden yapılmıştır; hepsi MASAK raporlarında da açıkça görülüyor. Ortada öyle gizemli, illegal bir trafik yoktur.".
Furkan Yalçınkaya'nın İddialarına Karşı: "Furkan Yalçınkaya'yı tanırım, kendisiyle daha önceden ticari ilişkilerimiz olmuştur. Biz kendisinden reklam panolarında kullanmak üzere ahşap malzeme siparişi vermiştik. Bu yüzden bankada ticari bir işlemimiz olmuş olabileceğini düşünerek 'Evet, doğrudur' dedim. Nitekim Ocak ayında bu alışverişimize karşılık, zaten elden çıkarmayı düşündüğüm iki adet aracı Furkan'ın şirketine devrettim; bu sebeple kendisiyle birlikte notere de gittik."
Güngör Gürman'ın İddialarına Karşı: "Güngör Gürman'ın da hakkımda verdiği aleyhe ifadelerin gerçek dışı olduğunu belirttim. Kendisi emekli polistir; tutuklanmasının sorumlusu olarak bizi gördüğü ve faturayı bize kesmek istediği için can havliyle bu şekilde asılsız beyanlarda bulunduğunu düşünüyorum.". "Son olarak tekrar belirtmek isterim ki ben hiçbir zaman bavul bavul para taşımadım.".
Yangın Günü Kasa İddialarına Karşı: "Benim geçmişte sahibi olduğum ve sonradan Elif'e devrettiğim BFK adlı şirketin hemen bitişiğindeki Lassa Lastik Deposu'nda bir yangın çıktığı... doğrudur. ... Amacımız yangın iş yerine sıçramadan önemli evrakları kurtarmaktı. Biz şirketin kasasını açarken zaten polis de bizimle birlikte içerideydi. Yangın büyük olduğu için, öyle kafamıza göre, elimizi kolumuzu sallayarak binaya girmemize zaten izin vermediler. İçeride bize görevliler eşlik etti. Hatta kasadaki evrakları ve parayı alırken, tamamen güvenlik amacıyla durum kamera kaydına bile alındı."
"Kasadan para alıp ağabeyime götürdüğüm hususu tamamen gerçek dışıdır. Zaten ağabeyimle aramızda olan tüm para alışverişleri resmi olarak bankalar üzerinden yapılmıştır; hepsi MASAK raporlarında da açıkça görülüyor. Ortada öyle gizemli, illegal bir trafik yoktur."
Avukat Savunmaları (Av. Uğur Özdoğan & Av. Ziya Ergin): "Şirketlerde kasa olur. Niye olmasın ki? Yasalarımız hala çelik kasa üretmeyi, satın almayı, evine ya da iş yerine koymayı yasaklamamıştır. Nakit para taşımak da suç değil.". "Yangından kaçırılan evrak ya da paranın suç neticesinde elde edilmiş olduğuna dair bir delil var mı? Yok.". "TCK'nın 282. maddesinde düzenleniyor suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu. Burada da zaten bir öncül suçun gerekliliğinden bahsediyor... Suçtan elde edilen gelir nerede? BFK baskı ve montaj yapmış ve BVA'nın kendilerine ödediği bu parayı hak ederek kazanmışlar... Üretim yaparak, hizmet vererek suç gelirlerini aklamak mümkün mü?".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Kapki (Sanık/Ağabey): Sistemin ana yöneticilerinden olmakla suçlanan ve nakit paraların Ferko Plaza'daki ofisine veya Acarkent'teki villasına ulaştırıldığı iddia edilen kişi.
Ahmet Çiçek (İtirafçı) & Furkan Yalçınkaya (Tanık): BFK şirketine sahte fatura kestiklerini iddia eden ve Serhat Kapki ile bankalardan fiziki nakit çektiklerini öne süren şahıslar.
Güngör Gürman (İtirafçı/Eski Polis): Paraların fiziki olarak Serhat Kapki'nin arabasının bagajına yüklendiğini iddia eden şahıs.
Berat Çağrı Kapki (İtirafçı/Kuzen) & Elif Kapki (Şüpheli): Lassa lastik deposu yangını esnasında Serhat Kapki'nin polisle birlikte girdiği binadan çıkardığı paraları Murat Kapki'ye kaçırdığını ve kasanın şifresinin Serhat'ta olduğunu iddia eden kişiler.
📂 2024/228233 İBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Serdal Taşkın,
İBB iştiraklerinden Kültür A.Ş.'de eski Genel Müdür olarak görev yapmıştır. Dosya kapsamında "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" hiyerarşisinde üye olarak yer almakla suçlanmakta ve [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır. Yargılama süreci, Kültür A.Ş. tarafından organize edilen milyarlarca liralık devasa reklam ve organizasyon ihalelerini odağına almaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Serdal Taşkın'ın Kültür A.Ş. Genel Müdürü sıfatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'dan aldığı talimatlar doğrultusunda ihaleleri örgüt lehine manipüle ettiğini iddia etmektedir. İddianameye göre Taşkın; ihalelerin kime verileceğini ve yan tekliflerin bedellerini önceden belirlemiş, "adrese teslim" yöntemlerle reklam mecralarını BVA ve Panoffect gibi firmalara devretmiştir. Ayrıca Taşkın'ın; firmalara gerçekte olmayan "drone çekimi, grafik tasarım" gibi bahanelerle muvazaalı sözleşmeler imzalattığı, toplanan rüşvet paralarını çantalarla elden alarak örgütün "SİSTEM"ine aktardığı ve bu süreçte şahsi servetini (külçe altın, lüks araç, gayrimenkul) usulsüz şekilde artırdığı öne sürülmektedir. Sanık hakkında TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği), TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık) ve TCK 252 (Rüşvet) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir.
🚨 SUÇLAMA 1: İhaleye Fesat Karıştırma ve Nitelikli Dolandırıcılık (Reklam ve Organizasyon İhaleleri)
EYLEM: Eylem 61, 62, 78, 79
TCK: TCK 235/1, 235/2.a-1, b, TCK 158/1-e, 158/1-son, 158/3-son, TCK 37/1
İDDİA:
Savcılık; İBB tarafından düzenlenen dev bütçeli ana ihalelerin (üst geçitler, billboardlar, megalightlar ve muhtelif organizasyon işleri) rekabeti engelleyici şartnamelerle kasıtlı olarak Kültür A.Ş. uhdesinde bırakıldığını ileri sürmektedir,. İddianameye göre, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yönetici Murat Ongun'dan aldığı talimatlar doğrultusunda, 4734 Sayılı Kanun'un 3/g istisna maddesini kılıf olarak kullanmış ve bu dev ihaleleri BVA Reklam (Murat Kapki/Hüseyin Köksal), Panoffect (Eyüp Subaşı) ile örgütün belirlediği diğer organizasyon firmalarına "adrese teslim" alt kiralama yoluyla devretmiştir,. Sanığın; ihalelerdeki muhammen bedelleri kasten düşük tuttuğu, ihale yapıldıktan sonra bile teknik şartnamelerde ihaleyi alan şirketler lehine usulsüz değişiklikler yaptığı, yan teklifleri bizzat organize ettiği ve kâr marjlarını "SİSTEM" havuzuna yönlendirerek kamuyu yüz milyonlarca lira zarara uğrattığı iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Selman Narman’ın (Eski Kültür A.Ş. Avukatı) İfadesi: İhalelerin Sütlüce'deki İletişim Koordinatörlüğü çadırında organize edildiğine, Serdal Taşkın'ın Hüseyin Köksal ve Murat Kapki ile ihale bedeli ve araç tahsisi üzerine doğrudan pazarlık yaptığına şahit olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca, pazarlıkta sorun çıkınca Taşkın'ın "başkanla görüşmem lazım" diyerek apar topar Saraçhane'ye gittiğini ve ihalelerden sonra şartnamelerin Taşkın ile Kağan Sürmegöz tarafından şirketler lehine değiştirildiğini aktarmıştır,.
Gökhan Köseoğlu’nun İfadesi: İhalelerde yan teklif verecek firmaların belirlendiğini ve usulsüz alt kiralama kurgularının Serdal Taşkın ile Murat Ongun kontrolünde yapıldığını anlatmıştır. Taşkın'ın, ihaleye girecek 3 firmanın (BVA dahil) adının bulunduğu listeyi getirerek, "bu firmaların isimlerinin Ekrem başkandan geldiğini ve çok sorgulamamamız gerektiğini" söylediğini itiraf etmiştir.
Eyüp Subaşı'nın İfadesi: Serdal Taşkın'ın, İBB'nin zarar eden metro istasyonları reklam alanlarını alması için kendisine dayatmada bulunduğunu, "patron böyle istiyor" dediğini ve "etmesin bakalım İstanbul'da iş yapabiliyor mu" diyerek tehdit ettiğini belirtmiştir. Buna razı olması karşılığında kârlı LED Ekran ihalesinin kendisine verildiğini ve bu ihaledeki "yan teklif veren firmaları Serdal Taşkın'ın bizzat organize ettiğini" itiraf etmiştir.
Hasan Özsoy'un İfadesi: Serdal Taşkın'ın asistanı olan İlknur isimli şahıstan "hangi ihalelere ne teklif verileceğinin bilgilerini içeren bir flash bellek" aldığını ve ihalelerde bunlara göre hazırlık yaptıklarını beyan etmiştir
Bilirkişi ve Tevdi Raporları: İhalelerin kısımlara bölünerek usulsüz davet usulüyle belirli firmalara verildiğini ve rekabetin daraltıldığını tespit eden teknik raporlar ile yalnızca Eylem 61 kapsamında oluşan 490.996.653 TL'lik kamu zararı tablosu
SAVUNMA:
"Ben 2020 senesinin Ağustos ayında emekli oldum ve Kültür AŞ'deki görevimden ayrıldım. Bahse geçen ihalelerde tevdi raporunda belirtildiği gibi herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu ihaleler Sayıştay tarafından denetlenmiştir."
"Yaklaşık 7 ihale yapılmış olup, bu ihalelerin 4 tanesini daha önce İBB ile çalışmış olan firmalar kazanmıştır.".
"Kültür A.Ş. yaklaşık 50 yıllık bir şirket. Kurumsal hafızası olan bir şirket. Genel müdürler değişse bile kanunlar aynı şekilde uygulanmaya devam ediyor.".
"Birbirinin aynısı olan işler bunlar Sayın Başkan. Ayrıca hak edişler yapılırken, işin devamı sürecinde İBB'nin ilgili bölümleri tarafından sürekli denetleniriz. İşler yapılırken fotoğraflanır, bütün belgeler hazırlanır. Teslimi yapılmayan hiçbir işin hak edişi yapılmamıştır."
"Selman'ın ifadesinde belirttiği Kağan Sürmegöz ile ihaleleri görüşmem son derece doğaldır. ... Murat Ongun'un Kültür AŞ'nin işleyişine karışması söz konusu değildir. Yetkisi olmayan birinin bana direktif vermesini kabul etmem söz konusu değildir."
"Selman Narman'ın ifadesinde bahsettiği Murat Kapki ve Ahmet Köksal ile yapılan toplantı sözleşme için yapılan bir toplantıydı. Toplantıya Hüseyin Köksal katılmamıştı."
"Kültür A.Ş. tarafından iddianameye konu üst ihale kapsamındaki işler sınıflandırılarak, 16 alt yüklenici ihalesi yapılmıştır. ... İddianamede, bu 19 alt yüklenici sözleşmesi imzalanan 9 firmadan sadece 5 firma ile yapılan 11 sözleşmeyle ilgili suç isnadında bulunulmuş; geri kalan firmalarla yapılan toplam sözleşmeler usulüne uygun bulunmuştur. Bu da suçun sadece soyut beyanlar üzerine isnat edildiğini göstermektedir."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): İhalelerin Kime verileceğine (Örn: BVA listesi) dair önceden kararı verdiği iddia edilen kişi
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): İhale süreçlerinin perde arkasındaki ana koordinatörü olduğu iddia edilen kişi
Kağan Sürmegöz (Sanık): İhale teknik süreçlerini Taşkın ile birlikte yürüten, şartnamelerde sonradan değişiklik yaptığı ve yan teklif bedellerini ayarladığı iddia edilen İBB/Kültür A.Ş. yöneticisi
Doğan Hamit Doğruer (Sanık): İhale teknik süreçlerini Taşkın ile birlikte yürüten, şartnamelerde sonradan değişiklik yaptığı ve yan teklif bedellerini ayarladığı iddia edilen İBB/Kültür A.Ş. yöneticisi
Murat Kapki (Sanık): Suça konu reklam ihalelerini "adrese teslim" aldığı BVA şirketi yetkilileri ve Taşkın ile bizzat pazarlığa oturduğu iddia edilen isim
Hüseyin Köksal (Sanık): Suça konu reklam ihalelerini "adrese teslim" aldığı BVA şirketi yetkilileri ve Taşkın ile bizzat pazarlığa oturduğu iddia edilen isim
Ahmet Köksal (Sanık): Suça konu reklam ihalelerini "adrese teslim" aldığı BVA şirketi yetkilileri ve Taşkın ile bizzat pazarlığa oturduğu iddia edilen isim
Eyüp Subaşı (Sanık/İtirafçı): LED ekran ve metro reklam ihalelerini alan, Serdal Taşkın ile yaşadığı pazarlıkları ve yan teklif ayarlamalarını beyan eden Panoffect yetkilisi
Emrah Bağdatlı (Şüpheliler/Sanıklar): Organizasyon ve etkinlik ihalelerinin Sütlüce'deki İletişim Koordinatörlüğü çadırında örgüt lehine ayarlanmasını organize ettiği iddia edilen isim
Barış Kılıç (Şüpheliler/Sanıklar): Organizasyon ve etkinlik ihalelerinin Sütlüce'deki İletişim Koordinatörlüğü çadırında örgüt lehine ayarlanmasını organize ettiği iddia edilen isim
🚨 SUÇLAMA 2: Rüşvet Alma ve Suç Gelirlerini Aklama (Muvazaalı Sözleşmeler ve SİSTEM'e Nakit Aktarımı) EYLEM: Eylem 118
TCK: TCK 252 (Rüşvet), TCK 220/2, TCK 282/1-4-5
İDDİA:
İBB ihale havuzunda kalmak ve iş yapabilmek isteyen reklam/organizasyon şirketlerine baskı yaparak haksız menfaat temin etmek. İddianameye göre sanık; Murat Kapki, Eyüp Subaşı, Eray Yazgan ve Serdar Haydanlı gibi isimlerden ihalelerin karşılığı olarak "grafik tasarım, drone çekimi" gibi gerçekte yapılmayan hizmetler adı altında muvazaalı sözleşmeler imzalattırmış, faturalar kestirerek rüşvet toplamış ve bu paraları çanta/valizlerle elden teslim alarak örgütün nakit kasasına (SİSTEM'e) aktarmıştır. Ayrıca bu haksız gelirlerin bir kısmıyla şahsi zenginleşme sağladığı, banka kasalarında külçe altınlar sakladığı, Ercan Saatçi ve Zafer Saatçi üzerine villalar aldığı ve Ekrem İmamoğlu'na ait şirketten (Zigana Nakkaş) 14 milyon TL tutarlı bir ihaleden sadece 28 gün sonra 2 daire ve 1 dükkan alarak rüşveti akladığı öne sürülmektedir.
DELİLLER:
Murat Kapki'nin İtirafı: "Topkapı'da bulunan Kültür AŞ'ye davet etti. Burada Kültür AŞ'nin genel müdürü Serdal Taşkın ile görüştüm... bana havuzda kalmak ve belediyeden izin almak istiyorsan 7 milyon TL ödemen gerekiyor dedi."
Eyüp Subaşı'nın Ödeme Tablosu: İhalelerin hak edişleri üzerinden alınan %10 komisyona dair; "Serdal Taşkın'a 12/02/2020 ile 29/12/2020 tarihleri arasında toplam 591.500,00 TL ödeme yaptığım görülecektir" diyerek elden verdiği nakit paraların çetelesini savcılığa sunması
Tanık ve Şoför Beyanları (Orhan Cevahiroğlu, Servet Yıldırım ve Hasan Hüseyin Şenyurt): Taşkın'ın özel şoförü Orhan Cevahiroğlu; sanığın gizli toplantılardan içi para dolu çantalarla çıktığını, bunları Nişantaşı Vakıfbank'taki özel kasasına yatırdığını ve Kapalıçarşı'da kur pazarlığı yaparak altın/döviz aldırdığını bizzat şahitliğiyle beyan etmiştir. Servet Yıldırım ise bir benzinlikte Taşkın'ın çantasında Amerikan Doları ve Euro desteleri gördüğünü beyan etmiş, rüşvet gelirleriyle Ercan Saatçi ve abisi Zafer Saatçi adına birer villa alındığına dair iddialar ortaya konmuştur.
Eray Yazgan ve Serdar Haydanlı'nın (Firma Sahipleri) Beyanları: Serdal Taşkın'ın baskı ve talimatıyla; Vesa Events ve Saatçi Ajans gibi şirketlerden iş yapılmadığı halde "drone çekimi, tasarım bedeli" açıklamalı sahte faturalar alındığı, hatta Taşkın'ın sahte faturalara ilişkin bedellerin %5'ini kâr olarak teklif ettiği ancak bunun kabul edilmediği beyanları.
Taşınmaz Kayıtları: Ekrem İmamoğlu'na ait Zigana Nakkaş projesinden 2 daire ve 1 dükkanın, Serdal Taşkın tarafından 14 Milyon TL tutarlı bir ihalenin alınmasından 28 gün sonra devredildiğini gösteren resmi tapu kayıtları.
SAVUNMA:
"Hakkımda isnat edilen haksız kazanç elde ettiğime dair bu paraları Nişantaşı'nda bulunan banka kasasına koyduğuma ve çanta dolu paralarla toplantılardan çıktığıma dair tüm ithamları reddediyorum. Tanığın ifadesinde bahsettiği altın alma hususunu da yine kesinlikle reddediyorum."
"Tanık beyanlarında bahsedildiği gibi Murat Ongun, Hüseyin Köksal, Fatih Keleş, Vedat Şahin, Murat Kapki, Eyüp Subaşı, Ekrem İMAMOĞLU'nun herhangi bir gizli toplantıya iştirak etmedim.".
"(İmamoğlu'nun firmasından alınan evler hakkında): Daha önceki alacaklarım da vardı, resmi alacaklarım vardı. Ödeme gecikiyordu, ben de Ekrem Bey'le o arada Ekrem Beylerin firması, bir inşaat yapıyordu. İnşaattaki her, diğer 500 tane, 1000 tane insan gibi müşteri oldum ama ödemesi kısmında dedim ki şu an hepsini ödeyecek param yok, belediyede paramı aldığım zaman öderim diye çek yazdım."
"Sözleşme olsa da benimle yapılmamıştır, ilgili birimle yapılmıştır.". (Muvazaalı sözleşmeler hakkında).
Müdafi Ali Rıza Dizdar'ın beyanı: "Gerçekten ortada çıkar amaçlı bir suç örgütü yoksa... Çıkar amaçlı suç örgütü ne demek? Para demek. Yani ben bu örgüt sayesinde, örgütün üyesi isem para kazanmam lazım." diyerek ortada yasadışı bir zenginleşme olmadığını savunmuştur.
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): SİSTEM'in kurucusu olduğu iddia edilen ve sanığın 2 daire ve 1 dükkan aldığı (Zigana Nakkaş) inşaat şirketinin sahibi.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Serdal Taşkın'ın topladığı paraları teslim ettiği iddia edilen örgüt "kasası".
Murat Kapki (Sanık): Kendisinden havuzda kalabilmesi için Serdal Taşkın tarafından 7 milyon TL rüşvet istendiğini beyan eden şirket yetkilisi.
Eyüp Subaşı (Sanık/İtirafçı): Sanığa elden nakit ödeme yaptığı tarihleri tablo olarak savcılığa sunan şirket sahibi.
Orhan Cevahiroğlu (Tanık/Şoför): Sanığın özel şoförü; altın ve nakit para dolu çantalarla gezildiğini, Kapalıçarşı'da kur pazarlığı yapıldığını ve kasalara para konduğunu beyan eden isim.
Servet Yıldırım (Şüpheli): Dolar ve Euro dolu çantaları bizzat gördüğünü ve Zafer/Ercan Saatçi adına alınan villaların bilgisini duyduğunu aktaran şahıs
Hasan Hüseyin Şenyurt (Tanık): Dolar ve Euro dolu çantaları bizzat gördüğünü ve Zafer/Ercan Saatçi adına alınan villaların bilgisini duyduğunu aktaran şahıs
Eray Yazgan (Şüpheli: Serdal Taşkın'ın kendilerine "drone ve fotoğraf çekimi" kılıfıyla gerçekte yapılmayan işler üzerinden muvazaalı sözleşme imzalattığını ve sahte fatura kestirdiğini detaylarıyla anlatan firma yetkilileri.
Serdar Haydanlı (Şüpheli): Serdal Taşkın'ın kendilerine "drone ve fotoğraf çekimi" kılıfıyla gerçekte yapılmayan işler üzerinden muvazaalı sözleşme imzalattığını ve sahte fatura kestirdiğini detaylarıyla anlatan firma yetkilileri.
📂 2024/228233 İBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Murat Kapki,
BVA Reklam ve Danışmanlık firmasının %20 oranında ortağı ve yöneticisidir. İddianamede, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" bünyesinde reklam alanlarını kontrol eden ve örgüte finansal kaynak sağlayan "örgüt üyesi" ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Murat Kapki’nin örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş ile eş güdümlü hareket ederek; İBB reklam ihalelerini "adrese teslim" yöntemlerle BVA şirketine kazandırdığını, bu ihalelerden elde edilen haksız gelirleri sahte faturalar ve muvazaalı taşınmaz devirleri üzerinden akladığını iddia etmektedir. Sanığın; ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suç gelirlerini aklama eylemleriyle örgütün "SİSTEM" adını verdiği kayıt dışı fonu beslediği ileri sürülmektedir. Sanık hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat), TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 252 (Rüşvet), TCK 282 (Aklama) ve TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir.
🚨 SUÇLAMA 1: İhaleye Fesat Karıştırma ve Nitelikli Dolandırıcılık (Reklam Alanları İhaleleri)
EYLEM: Eylem 61, 62, 63
TCK: TCK 235, TCK 158/1-e
İDDİA:
İBB tarafından düzenlenen reklam alanları işletmesi ihalelerinin (üst geçitler, billboardlar, megalightlar), rekabeti engelleyici şartnamelerle kasıtlı olarak Kültür A.Ş. uhdesinde bırakılması ve ardından bu işlerin "alt kiralama" adı altında adrese teslim şekilde Murat Kapki’nin ortağı olduğu BVA şirketine verilmesini organize etmek. İddianameye göre Kapki; Murat Ongun ve Hüseyin Köksal ile gizli toplantılar yaparak ihaleleri önceden kurgulamış, muvazaalı yan tekliflerle ihaleye resmiyet kazandırmış ve kamuyu milyarlarca lira zarara uğratmıştır.
DELİLLER:
Bilirkişi Raporları: Muhammen bedellerin piyasa rayiçlerinin çok altında belirlendiğini ve katılım şartlarının (NACE kodları vb.) rekabeti daralttığını belgeleyen 19.06.2025 tarihli rapor.
Signal Yazışmaları: Medya A.Ş. çalışanı Fatoş Ayık’ın bilgisayarında bulunan ve ihalelerin Murat Ongun koordinesinde kime verileceğinin önceden planlandığını gösteren mesajlar.
Selman Narman ve Gökhan Köseoğlu’nun İfadeleri: İhalelerin Saraçhane ve S��tlüce’deki iletişim ofislerinde önceden dizayn edildiğine dair anlatımlar.
Murat Kapki’nin 26.05.2025 Tarihli İfadesi: Hüseyin Köksal’ı "belediye yönetimiyle ilişkilerinin kuvvetli olması" nedeniyle ortak aldığını belirttiği ikrar mahiyetindeki beyanı.
Hamit Serkan Balbal’ın İfadesi: Murat Kapki’nin, Kağan Sürmegöz sayesinde belediyedeki sorunlarını çözdüğünü ve üst düzey yetkilileri bir otelin spa merkezinde ağırladığını belirttiği anlatımı
SAVUNMA:
Hukuki Sıfat İtirazı: "Fesat karıştırıldığı iddia edilen ihaleler bizim aldığımız ihaleler değil... Biz ana ihalenin katılımcısı dahi değiliz. Katılmadığım bir ihaleye nasıl fesat karıştırabiliyorum?"
Tarih ve Emsal Çelişkisi: "2021 yılında aynı usulle yapılan ve İlbakların aldığı billboard ihalesi hakkında iddianamede suçlama yok. Kriter ne? İhaleyi alanın soyadına göre mi sanık olunuyor?"
Mali Konum: "Biz belediyeden para alan değil, belediyeye para veren tarafız. Yıllık 36 Milyon TL + KDV ödedik, bu o günkü kurla 5 milyon dolardan fazladır"
NACE Kodu Eleştirisi: "Mahalle arasındaki kırtasiyecinin de NACE kodunda reklam yazabilir. Gerçek bir analiz için sadece 'açık hava reklamcılığı' yapan firmalara bakılmalıdır"
"Bilirkişi raporunda ihaledeki rekabetin azaltıldığı söylenmiş. ... Mahalle arasındaki kırtasiyecinin NACE kodunda da 'reklam, tanıtım' yazabilir. ... Esas faaliyeti 'açık hava reklamcılığı' olan firmalara bakılması gerekir.".
"İsterse bin kişi gelsin, Murat Kapki bu ihalede fesat karıştırdı desin. Benim hangi eylemi yaptığım dahi söylenmeden sırf öyle olduğunu düşünüyorum tarzı ifadelerle hakkımda ceza istenmesini kabul etmiyorum.".
Asli Fail Olma İtirazı: Müdafi beyanına göre; ihaleye fesat suçu özgü suçtur ve sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilir; müvekkilin memur olmadığı için "asli fail" olarak suçlanması hukuka aykırıdır
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): İhalelerin örgüte verilmesi ve kârın SİSTEM'e aktarılması talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): İhale süreçlerini, şirket yönlendirmelerini ve finansal trafiği bizzat koordine ettiği iddia edilen isim.
Hüseyin Köksal (Sanık): BVA firmasının büyük ortakları; ihaleleri takip eden ve kâr transferine aracılık eden isim
Ahmet Köksal (Sanık): BVA firmasının büyük ortakları; ihaleleri takip eden ve kâr transferine aracılık eden isim.
Serdal Taşkın (Sanık): İhaleleri muvazaalı şekilde düzenleyip "adrese teslim" devreden Kültür A.Ş. yöneticileri.
Doğan Hamit Doğruer (Sanık): İhaleleri muvazaalı şekilde düzenleyip "adrese teslim" devreden Kültür A.Ş. yöneticileri.
Kağan Sürmegöz (Sanık/Üye): Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı olarak ihalelerin şartnamelerini ve lokasyon listelerini örgüt lehine manipüle ettiği iddia edilen isim.
Ahmet Çiçek (Sanık/İtirafçı): İhalelerden gelen parayı sahte fatura yöntemiyle nakde çevirerek örgüte ulaştıran isim.
🚨 SUÇLAMA 2: Rüşvet Verme (Muvazaalı Hizmet Sözleşmeleri)
EYLEM: Eylem 118
TCK: TCK 252
İDDİA:
Savcılık; Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ve Murat Ongun’un organizasyonuyla, reklam izni almak isteyen şirketlerin İBB Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.’ye yönlendirildiğini iddia etmektedir. Bu şirketlerden "İBB havuzunda kalabilmek" ve reklam izinlerini alabilmek için rüşvet talep edildiği, bu paraların yasal zemine oturtulması amacıyla "grafik tasarım bedeli, drone çekimi, fotoğrafçılık" gibi gerçekte verilmeyen hizmetler için muvazaalı sözleşmeler imzalatıldığı ileri sürülmektedir. Murat Kapki’nin de bu kapsamda başlangıçta istenen 7 milyon TL’yi Murat Ongun ile yapılan pazarlık sonucu 6 milyon TL’ye düşürerek, hiçbir hizmet almadığı halde Kültür A.Ş.’ye ödediği; bu yolla toplanan paraların "SİSTEM" adı verilen yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir
DELİLLER:
Murat Kapki’nin 24.06.2025 Tarihli İfadesi: Serdal Taşkın’ın "havuzda kalmak istiyorsan 7 milyon TL ödemen gerekiyor" dediğini, Hüseyin Köksal aracılığıyla bu rakamı 6 milyona düşürdüğünü belirttiği anlatımı.
Muvazaalı Sözleşmeler ve Faturalar: Drone ve tasarım hizmeti açıklamalı sözleşme içerikleri ve çek suretleri.
Kaan Ketenci ve Cem Çelik’in Beyanları: Benzer şekilde rüşvetin bu tür sözleşmelerle "zorla uygulandığına" dair ifadeler.
Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu (16.08.2024): 41 ayrı şirkete benzer muvazaalı sözleşmelerin imzalatıldığını ve toplanan 23.946.025 TL’nin bir kısmının Eyüp Subaşı’nın firması (Genç Popülist) üzerinden nakde çevirildiğini belgeleyen rapor.
HTS ve Baz Kayıtları: Paraların teslim edildiği beyan edilen tarihlerde, Eyüp Subaşı ile parayı teslim alan Fatih Keleş ve Serdal Taşkın’ın (veya aracıların) telefonlarının ortak baz sinyali verdiği (Florya, Beylikdüzü, Capacity AVM otoparkı vb.)
Hasan Özsoy, Kabil Taşçı Söylemleri: Parayı nakde çevirmek için sahte fatura yöntemine başvurulduğuna dair anlatımlar
Selman Narman’ın İfadesi: Sözleşme formatının bizzat hazırlandığını ancak hizmetlerin hiç yapılmadığını, ödeme yapmayan firmaların reklamlarının zabıta marifetiyle indirildiğini belirten anlatımı
Eray Yazgan’ın Beyanı: Serdal Taşkın’ın toplantı yaparak firmalara bu sözleşmeleri dayattığını ve hizmet alınmadığı halde faturaların ödendiğini teyit eden ifadesi
SAVUNMA:
"Pandemi döneminde Kültür A.Ş. bize bir olanak sağladı. ... Biz hiç kimseyi çalıştıramıyorduk. ... Bizim işlettiğimiz reklam yerleriyle ilgili montaj, uygulama, kaldırma... bunların hepsini Kültür A.Ş.'ye ben 1 yıllığına verdim."
"Ben Kültür A.Ş. ile bir sözleşme yaptım ama 7 milyon liralık bir sözleşmem yok başkanım. Benim 3 milyon liralık bir sözleşmem var ve reel bir sözleşmem var."
"Muvazaalı sözleşme denmiş. Fakat ilgili dönemde
45 tane firmayla 54 tane sözleşme yapılmış, içerikleri birebir aynı. ... Diğer firmalar ve yetkilileri de bu suçun faili olmak zorundayken değiller." (Müdafi beyanıyla).
"Resmi şirkete nasıl rüşvet verilir onu da anlamış değilim. ... Karşılığında hizmet alınmış, kimseye de rüşvet vermemişim."
"Vakıf Katılım Bankası'nın imzaladığı sözleşmeyle birebir aynı sözleşmeyi imzalayan müvekkilimin imzaladığı sözleşme muvazaalı oluyor da kamu bankasının imzaladığı sözleşme neden muvazaalı olmuyor?" (Müdafi beyanıyla)
"Sevk maddesinde aklama suçu var. Peki anlatım bölümünde aklamaya dair eylem anlatısı ne? ... Benim müvekkilim rüşvet verme suçuyla tutuklandı, bu haliyle iddianamede rüşvet verme suçundan bir sevk maddesi yok."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): Sistemin kurulması ve para toplanması talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): Süreci yöneten ve rüşvet miktarında indirim (7 milyondan 6 milyona) yaptığı iddia edilen isim.
Kağan Sürmegöz (Sanık/Üye): Emlak Daire Başkanı olarak izinleri ve rüşvet trafiğini koordine ettiği iddia edilen isim.
Serdal Taşkın (Sanık/Üye): K��ltür A.Ş. Genel Müdürü olarak parayı bizzat talep ettiği ve cirodan pay istediği iddia edilen kişi.
Hüseyin Köksal (Sanık): Murat Kapki adına Murat Ongun ile rüşvet pazarlığını yürüttüğü iddia edilen ortak.
Eyüp Subaşı (Sanık/Üye): "Genç Popülist" firması üzerinden toplanan paraları nakde çevirip örgüte ulaştırdığını beyan eden isim.
Selman Narman (Şüpheli/Avukat): Muvazaalı sözleşme formatını hazırlayan ve sürece şahitlik ettiği iddia edilen isim.
🚨 SUÇLAMA 3: Suç Gelirlerini Aklama ve Sahte Fatura Kullanımı
EYLEM: Eylem 119, 120
TCK: TCK 282
İDDİA:
Savcılık; İBB reklam ihalelerinden (Eylem 61, 62, 63) elde edilen devasa haksız kazancın izini kaybettirmek ve "SİSTEM" fonuna aktarmak amacıyla çok aşamalı bir aklama mekanizması kurulduğunu iddia etmektedir. Bu kapsamda şüphelinin; Ahmet Çiçek’e ait paravan şirketler üzerinden 300-600 Milyon TL tutarında sahte fatura alarak parayı nakde çevirdiği, bu nakitlerin valizlerle ofis ve villadaki kasalara taşındığı ileri sürülmektedir. Toplanan bu paraların bir kısmının Miami'de ev almak amacıyla yurt dışına kaçırıldığı, bir kısmının ise Hüseyin Köksal ve Carsal Reklam aracılığıyla, ada/parsel bilgileri gizlenerek İmamoğlu İnşaat projelerine (Inmari Prime vb.) "villa alımı" süsü verilerek aktarıldığı savunulmaktadır. Ayrıca sanığın, operasyonu haber alınca mal varlığını dondurma kararlarından kaçırmak için yakın arkadaşı Serkan Balbal ve avukatı Zeynep Tezcan üzerine muvazaalı taşınmaz devirleri yaptığı iddia edilmektedir
DELİLLER:
MASAK ve BDDK Raporları (04.03.2025 ve 04.06.2025): Sanığın şahsi hesaplarında 2022 sonrası saptanan 1.9 Milyar TL'lik olağanüstü para trafiğini ve BVA’nın maliyetinin çok üzerinde (%100-%253) kâr elde ettiğini belgeleyen raporlar
Ahmet Çiçek’in Etkin Pişmanlık İfadesi: Murat Kapki’ye ait şirketlere %6 komisyonla sahte fatura kestiğini, çek ödemelerini bankadan nakit çekip sanığın adamlarına (Şeyhmus, Güngör vb.) elden teslim ettiğini beyan etmesi
Güngör Gürman ve Furkan Yalçınkaya’nın Beyanları: Bankalardan çekilen paraların valizler içerisinde Ferko Plaza'daki ofise ve Acarkent'teki villaya taşındığına, sanığın odasındaki gizli bölmede yer alan dev kasaya konulduğuna dair anlatımlar
Hüseyin Köksal/Gönül Dursun Laptop Kaydı: Kâr payı dağıtım belgesinde gelirin %20 Kapki, %20 Köksal ve %60 "Diğer" (SİSTEM) şeklinde bölündüğüne dair dijital delil
Tapu ve Banka Kayıtları: BVA’dan çıkan paranın Hüseyin Köksal ve Carsal Reklam üzerinden aynı gün içinde İmamoğlu İnşaat’ın banka hesabına (Ada: 1056, Parsel: 8) aktarıldığını kanıtlayan transfer zinciri
SAVUNMA:
"İhaleden kazanılan paralar sahte fatura ile nakde çevrilmiyor ki. ... Faturasıyla sattığım işten gelen para nasıl kara para olabilir? ... Aklama suçunda öncül suç gerekir... ihaleye fesat suçu oluşmamış.".
"Miami’de satın aldığım ev ile alakalı satış sözleşmesini de savcılığınıza sunuyorum. ... Vakıfbank... hesabımdaki paramı yasal yollarla JP Morgan bankasındaki hesabıma aktardım. ... MASAK'tan da gerekli izin alınmıştır.".
"MASAK’ta Kasım 2024 gösteriyor Başkanım. Ya bu nasıl bir hata? ... Tarih, bakın, 15 Mayıs 2024. Noter, şirketin giriş tarihi." (Hüseyin Köksal'ın ortaklık tarihinin rüşvet/aklama gibi görünmesi için raporlarda karartıldığı iddiası)
"Ahmet Çiçek yalan söylüyor. ... Muhittin Palazoğlu, Ahmet Çiçek'e bana iftira atması için 1 milyon dolar teklif etmiş. ... Bu şirketlerin hiçbiri o tarihlerde benim değildi"
"İsmail Kaan'a vermiş olduğum 8 adet taşınmazı korumak için devrini yaptım. Diğer devrettiğim tüm taşınmazlar alacak-borç ilişkisi kapsamında mahsuplaşmaya ilişkindir."
"2.53 karlılık şu demek: Şirket toplam 100 liralık satış yapmış ama 253 lira kazanmış demek. ... MASAK raporu teknik bir hatadır, reel de böyle bir kârlılık yoktur."
"Ben BVA'nın kazandığı parayı kendi üzerime geçirip... sözde örgüte götürmem gereken parayı örgüt üyemden saklıyorum ya Başkanım... İşte bu kadar çelişkili ve komik durumlar."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): "SİSTEM" fonunun nihai sahibi ve talimatı verdiği iddia edilen isim.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): Para trafiğini ve rüşvet pazarlıklarını yönettiği iddia edilen isim.
Hüseyin Köksal (Sanık/Üye): Paraların İmamoğlu İnşaat’a aktarılmasında "istasyon" görevi gördüğü iddia edilen ana ortak.
Ahmet Çiçek (Sanık/İtirafçı): Sahte fatura organize ettiği iddia edilen kişi.
Hamit Serkan Balbal (Sanıklar): Muvazaalı taşınmaz devirlerini alan ve nakit paraları muhafaza ettiği iddia edilen kişi yakın çevre.
Zeynep Tezcan (Sanıklar): Muvazaalı taşınmaz devirlerini alan ve nakit paraları muhafaza ettiği iddia edilen kişi yakın çevre.
Staff Grubu (Şeyhmus Sarıboğa, Güngör Gürman, Berat ve Serhat Kapki): Paraların bankadan çekilmesi ve valizlerle sevkiyatını yapan çalışanlar.
Feyza Kapki (Sanık): Sanığın eşi; tutukluluk sonrası şirket yönetimini ve nakit trafiğini Serkan Balbal ile yürüttüğü iddia edilen isim.
İsmail Kaan: Sanığın mal varlığını kaçırmak amacıyla 8 taşınmazı devrettiği iddia edilen şahıs
🚨 SUÇLAMA 4: Örgüt Üyeliği ve "SİSTEM" Fonu Finansmanı
EYLEM: Genel Örgütsel Faaliyetler
TCK: TCK 220/2
İDDİA:
İddianameye göre; Murat Kapki, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" hiyerarşisine dahil olarak, reklam sektöründeki tecrübesiyle İBB’nin devasa reklam bütçesini örgüte kanalize etmekle görevlendirilmiştir. Sanığın, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurulan BVA Reklam ve Advertcity gibi firmalara "sektör temsilcisi" olarak dahil edildiği, bu firmaların kazandığı adrese teslim ihalelerden elde edilen kârın %60’lık kısmının örgüt yöneticisi Murat Ongun vasıtasıyla "SİSTEM" adı verilen fona aktarılmasını sağladığı ileri sürülmektedir. Ayrıca sanığın; dini ve sosyal saiklerle (Ramazan market kartları vb.) örgüte kayıt dışı finansman sağladığı, örgüt yöneticilerinin talimatıyla sivil toplum ve siyaset üzerinde nüfuz kurmak amacıyla medya gücünü örgüt lehine kullandığı iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Kâr Payı Dağıtım Belgesi: Hüseyin Köksal’ın şoförü Gönül Dursun’un laptopunda bulunan ve BVA gelirlerinin %20 Kapki, %20 Köksal ve %60 "Diğer" (SİSTEM) şeklinde bölündüğünü gösteren dijital kayıt
HTS ve Baz Kayıtları: Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve diğer örgüt üyeleri ile Necati Özkan’ın Akmerkez’deki ofisinde ve Hüseyin Köksal’ın Zorlu Raffles’taki 2604 numaralı süitinde saptanan periyodik buluşmalar
Tanık Orhan Cevahiroğlu’nun İfadesi: Sanığın, Murat Ongun ve Serdal Taşkın ile haftada en az iki gün Beylikdüzü Mado’daki gizli odada toplandıklarına ve buradan ellerinde para çantalarıyla çıktıklarına dair anlatımı
Sanığın İtiraf Mahiyetindeki Beyanı: Hüseyin Köksal’ı "belediye yönetimiyle ilişkilerinin kuvvetli olması" sebebiyle ortağı yaptığını kabul etmesi
Market Kartı Tespitleri: Her yıl Ramazan ayında Kültür A.Ş. kanalıyla Murat Ongun’un talebi üzerine gönderilen 500 bin TL’lik kart ödemeleri.
Kişi Kartı Raporu: Emniyet tarafından hazırlanan ve sanığı örgütün "reklam ayağındaki üyesi" olarak tanımlayan rapor .
SAVUNMA:
"Ben örgüt üyesi değilim. Böyle bir örgütün varlığından da haberdar değilim. ... Ben siyasetçi değilim... ben bir iş insanıyım.".
"Biz belediyeden para alan değil, belediyeye para veren tarafız. ... Bir ihale almışız, karşılığında para vermişiz. Hiçbir zaman belediyeden para alan taraf olmadım"
"Tutuklandığım zaman Akmerkez baz kayıtları 1000 metre yarıçapında alınmıştı. İddianamede ise 300 metreye düşürülmüş. Ve Akmerkez baz kaydı bir anda yok oldu.".
"Kültür AŞ'den illa yapacaksınız diye aramadılar. ... Hatta Zeytinburnu Belediyesi'ne de aynı şekilde gönderdim AK Parti, aynı şekilde gönderdim başkanım." (Market kartı yardımların��n örgütsel bir talimat olmadığını savunmaktadır)
"Ramazan bayramlarında Murat Ongun... market kartı göndermemizi istiyordu. Senede ben de BVA olarak 500 bin TL civarı parayı Kültür AŞ hesabına gönderiyordum." (Bu ödemenin örgütsel değil, kurumsal bir "yardım" talebi olduğunu savunmaktadır).
"Örgüt hiyerarşisine dahil olduğum, hele ki Murat Ongun'un benim yöneticim olduğu iddiası tamamen yalan beyanlara dayanıyor. ... Birbirimizi hiç sevmeyiz."
"Bir tanık beni Beylikdüzü Mado’da haftada 3-4 akşam çantalarla görmüş. ... Hayatımda Beylikdüzü Mado’ya gitmedim, yerini bile bilmem."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): SİSTEM’in nihai faydalanıcısı olduğu iddia edilen ve "Hüseyin Köksal ile Murat Kapki ortak olsun" talimatını verdiği iddia edilen isim.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): Reklam süreçlerini, rüşvet indirimlerini ve SİSTEM’e aktarılacak kâr paylarını koordine ettiği iddia edilen yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Örgütün finansal trafiğini yönettiği ve paraların elden teslim edildiği iddia edilen kişi
Hüseyin Köksal (Sanık/Özel Vasfa Haiz Üye): BVA’nın ana ortağı ve paraların İmamoğlu İnşaat’a aktarılmasında "istasyon" olan kişi.
Ahmet Köksal (Sanık/Üye): BVA ortağı ve ihale hazırlık süreçlerini takip eden avukat/üye.
Necati Özkan (Sanık/Üye): Örgütün "akıl hocası" olduğu iddia edilen ve gizli toplantıların yapıldığı Akmerkez’deki ofisin sahibi.
Serdal Taşkın (Sanıklar): Kültür A.Ş. yöneticileri olarak ihaleleri ve "bağış" adı altındaki tahsilatları organize ettiği iddia edilen isim
Murat Abbas (Sanıklar): Kültür A.Ş. yöneticileri olarak ihaleleri ve "bağış" adı altındaki tahsilatları organize ettiği iddia edilen isim
📂 2024/228233 İBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Cevat Kaya,
suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderidir. Dosya kapsamında örgüt hiyerarşisinde "lidere doğrudan bağlı üye" ve [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır. Yargılama süreci, sanığın belediyedeki akrabalık nüfuzunu kullanarak gerçekleştirdiği iddia edilen "iş takibi" ve finansal koordinasyon faaliyetlerini odağına almaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Cevat Kaya’nın hiçbir resmi sıfatı bulunmamasına rağmen İBB imkanlarını suç örgütü lehine kullandığını, belediye ile sivil vatandaşlar/müteahhitler arasında "aracı" rolü üstlenerek haksız kazanç sağladığını iddia etmektedir. İddianameye göre sanık; işe alımlardan kiralama işlemlerine kadar birçok alanda nüfuz ticareti yürütmüş ve örgütün finansal havuzuna kaynak aktarmaya çalışmıştır. Sanık hakkında TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) ve bağlantılı mali suçlar uyarınca hapis cezası talep edilmektedir.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüt Üyeliği ve Nüfuz İstismarı (İş Takibi ve Aracı Faaliyetleri)
EYLEM: Örgütsel Konum ve Hiyerarşik Yapılanma
TCK: TCK 220/2
İDDİA:
Savcılık; suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olan Cevat Kaya’nın, belediyede resmi bir sıfatı olmamasına rağmen "nüfuz sahibi kişi" sıfatıyla hareket ederek iş takibi ve aracı faaliyetleri yürüttüğünü ileri sürmektedir. İddianameye göre sanık; belediyeye işe alınacak şahıslar konusunda aracılık yapmış, sivil vatandaşların belediyedeki dosyalarını "akrabalık gücünü" kullanarak çözmeye çalışmış ve örgüt yöneticileri Murat Ongun ile Ertan Yıldız’a hukuka aykırı talepleri doğrudan iletmiştir. Ayrıca sanığın, belediye kaynaklarından kendisine ve örgüte haksız kazanç sağlamak amacıyla "SİSTEM" adı verilen yapı lehine nüfuz ticareti yürüttüğü iddia edilmektedir
DELİLLER:
Kişi Kartı Raporu: Sanığın örgütsel rollerini ve belediye içindeki "aracı" konumunu tanımlayan emniyet ve savcılık tespitleri.
HTS ve İrtibat Kayıtları: Örgüt lideri Ekrem İmamoğlu, yöneticiler Murat Ongun, Fatih Keleş, Ertan Yıldız ve diğer örgüt üyeleri ile saptanan yoğun telefon trafiği.
Ertan Yıldız’ın Etkin Pişmanlık İfadesi: Cevat Kaya’nın Ekrem İmamoğlu’nun adını kullanarak İBB kaynaklarını kendi lehine kullanmak istediğine ve bürokratlara baskı yaptığına dair anlatımlar
Dijital Materyal İncelemeleri: Sanığın Murat Ongun’a gönderdiği, belediyeyle hukuki ihtilafı olan bir kafe ile ilgili "herhangi bir talebiniz olursa karşılatırım" içerikli mesajlar ve diğer iş takip yazışmaları
Mal Varlığı Artışı: Yapılan araştırmada sanığın araç ve tapu kayıtlarında 2020 yılından itibaren saptanan orantısız artış
WhatsApp Mesaj Analizi: Sanığın Ekrem İmamoğlu’na gönderdiği ancak "görüldü" atılmasına rağmen cevaplanmayan mesajların örgütsel temasın delili olarak değerlendirilmesi
SAVUNMA:
"Yanlış hesap Bağdat'tan döner. ... İddianameyi, yani bunu da söylemek istemezdim ama gerçekten ortada anlamsız bir iddianame ve anlamsız bir tutuklama süreci olduğu için, bunu da sizin vicdanınıza havale ediyorum.".
"Siz söylüyorsunuz; eylemim yok. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Peki, ne yaptım ben mesela? ... Hangi eylemde bulundum? Nerede yanlış yaptım? Nerede onunla birlikte hareket ettim?"
"(WhatsApp Mesajları Hakkında): Sayın İmamoğlu’na mesaj atıyor... Cevap dahi yazmıyor Sayın İmamoğlu. ... Örgüt lideri olduğu iddia edilen kişiyle örgüte üye olduğu iddia edilen kişinin arasında bir irtibat, bir temas yok." (Müdafi beyanıyla)
"(Nüfuz Ticareti Hakkında): Nüfuzunu kullanarak maddi menfaat temin etmeye çalıştı deniliyor. Bir defada burada şu tespit var; herhangi bir maddi menfaat elde edememiş." (Müdafi beyanıyla)
"(Ticari Geçmiş Hakkında): 47 yaşından beri ticaret hayatında olan, fabrikalar açmış, fabrikalar işleten bir kişi. ... Devlet itibarlı bir iş adamı olarak görmüş yeşil pasaport vermiş." (Müdafi beyanıyla)
"(Topkapı Büfesi Olayı): Murat Bey’e yazdım; 'böyle böyle bir durum var, yasal bir şeyler yapılabilir mi?' diye. O da bana cevap vermedi. ... Bunlarda ne var?"
"Müvekkilin örgüt üyesi olduğuna dair hiçbir delil yok, dosyada bir örgüt olduğuna dair de bir delil yok." (Müdafi beyanıyla).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): Sanığın doğrudan bağlı olduğu iddia edilen eniştesi ve örgüt lideri.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): Sanığın belediye işleri ve maddi menfaat aracılığı için koordinasyon kurduğu isim.
Ertan Yıldız (Sanık/Yönetici): Sanığın taleplerini ilettiği ve sanık aleyhine "nüfuz istismarı" beyanında bulunan kişi.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): "SİSTEM"in finansal yöneticisi olduğu iddia edilen kişi
Tonguç (Şüpheli/Danışman): Sanığın Eyüpsultan Belediyesi'ne iş yapan bir firmadan alacak tahsili için görüştüğü iddia edilen danışman.
Murat Yazıcı (Şüpheli/Eski Emlak Daire Başkanı): Sanığın Topkapı'daki bir büfenin tahliyesini durdurmak için kendisine ulaştığı ancak cevap vermediği bürokrat
🚨 SUÇLAMA 2: Kamu Kaynaklarından Menfaat Teminine Teşebbüs (Tır Parkı Projesi)
EYLEM: Örgüt Adına Haksız Menfaat Talebi
TCK: TCK 220/2 (Bağlantılı eylem olarak)
İDDİA: Savcılık; Cevat Kaya’nın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü güzergahında kiraladığı bir arazi üzerine kurmayı planladığı Tır Parkı projesinin maliyetlerini İBB kaynaklarından karşılatmaya çalıştığını iddia etmektedir. İddianameye göre sanık, belediyede resmi bir sıfatı olmamasına rağmen "nüfuz sahibi kişi" sıfatıyla hareket ederek bu alanın İSPARK tarafından işletilmesini sağlamak amacıyla örgüt yöneticisi Ertan Yıldız’a baskı yapmıştır. Sanığın; otopark alanının inşaat maliyetlerini belediyeye yüklemeye çalıştığı, Ertan Yıldız’ın ise bu taleplerin "İSPARK’ın zararına" olduğunu belirterek talebi reddettiği ileri sürülmektedir. Bu eylemin, İBB imkanlarını suç örgütü ve şahsi çıkarları lehine kullanma amacının somut bir örneği olduğu savunulmaktadır.
DELİLLER:
Ertan Yıldız’ın Etkin Pişmanlık İfadesi: "Cevat Kaya... Yavuz Sultan Selim Köprüsü güzergahında bir arazi kiraladı ve bu araziyi tır parkı yapmak istediğini, bu araziyi de İSPARK'ın işletmesini istediğini söyleyerek odama geldi... taleplerin İSPARK'ın zararına talepler olduğu, ayrıca otopark alanının maliyetlerinin İBB tarafından karşılanmasını istediği (anlaşıldı)" şeklindeki beyanı
Dijital Materyaller ve Mesajlar: Sanığın Ertan Yıldız ve Murat Ongun ile yaptığı, projeye ve belediyeden beklentilerine dair yazışma bulguları.
Signal/WhatsApp Yazışmaları: Belediyeyle ihtilaflı konuların çözümü için sanığın "herhangi bir talebiniz olursa karşılatırım" şeklindeki mesajları.
Tonguç (Danışman) İle İrtibat: Sanığın bir et firmasının alacak tahsili için Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Tonguç ile yaptığı koordinasyon görüşmeleri
Kişi Kartı Raporu: İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan, sanığın belediye içindeki "nüfuzlu aracı" ve "iş takipçisi" rolünü tanımlayan örgütsel analiz
SAVUNMA:
"Onun verdiği talimatlarla gidip herhangi bir ilçe belediyesinde, herhangi bir milletvekiliyle, herhangi bir yerde bir iş bitirip ihale mi aldım, ihale mi verdim? Oradan para kazanıp para mı getirdim, sisteme mi koydum?".
"Siz söylüyorsunuz; eylemim yok. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Peki, ne yaptım ben mesela? ... Hangi eylemde bulundum? Nerede yanlış yaptım? Nerede onunla birlikte hareket ettim?"
"Sanık, tır parkı projesinin arkadaşına ait olduğunu beyan etmiştir." (Sorgu tutanağına göre).
"Örgüt yöneticisi doğrudan kurucu liderin direktifini yerine getirmiyor (Ertan Yıldız'ın reddi kastediliyor). ... Bu da suç örgütünün varlığının aslında müvekkille alakalı iddianamedeki bu bölümü çürütüyor." (Müdafi beyanıyla).
"Nüfuzunu kullanarak maddi menfaat temin etmeye çalıştı deniliyor. Bir defada burada şu tespit var herhangi bir maddi menfaat elde edememiş." (Müdafi beyanıyla).
"Örgüt yöneticisi (Ertan Yıldız) doğrudan kurucu liderin direktifini yerine getirmiyor... Bu da suç örgütünün varlığının aslında müvekkille alakalı iddianamedeki bu bölümü çürütüyor." (Müdafi beyanıyla savcılığın iddialarındaki çelişkiye vurgu)
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): Sanığın doğrudan bağlı olduğu eniştesi ve projeye onay verdiği iddia edilen lider.
Ertan Yıldız (Sanık/Yönetici): Sanığın projeyi kabul ettirmek için görüştüğü ancak talepleri reddeden isim.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): Sanığın belediye nezdindeki iş takibi ve aracılık faaliyetleri için koordinasyon kurduğu isim.
Tonguç (Şüpheli/Danışman): Sanığın ticari alacak tahsili ve işlerin hızlandırılması için irtibat kurduğu danışman.
Murat Yazıcı (Şüpheli/Eski Emlak Daire Başkanı): Sanığın bir büfe tahliyesini durdurmak amacıyla kendisine yazdığı ancak cevap alamadığı bürokrat.
📂 2024/228233 İBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Ahmet Şahin,
Büyükçekmece Belediyesi’nde Meclis Üyesi ve Belediye Başkanvekili olarak görev yapmıştır. Soruşturma kapsamında, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı ve belediyedeki nüfuzunu örgütün finansal havuzu olan "SİSTEM"e kaynak aktarmak için kullandığı gerekçesiyle [Sanık] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Ahmet Şahin’in örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun talimatları doğrultusunda Büyükçekmece Belediyesi’ne stratejik bir noktada (Meclis Üyesi ve Başkanvekili olarak) yerleştirildiğini iddia etmektedir. İddianameye göre sanığın asıl görevi, belediye imkanlarını ve müteahhitlerle olan ilişkilerini kullanarak "SİSTEM" adına kayıt dışı para toplamaktır. Sanık hakkında TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) ve bu örgütsel yapı altındaki diğer mali eylemlerle bağlantılı suçlar uyarınca hapis cezası talep edilmektedir.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüt Üyeliği ve "SİSTEM" Adına Para Toplama EYLEM: Örgütsel Konum ve Finansal Koordinasyon TCK: TCK 220/2
İDDİA: İddianamenin 3307. sayfasında yer alan "Kişi Kartı" verilerine dayanılarak; Ahmet Şahin’in belediye meclis üyesi ve başkanvekili yapılmasının tesadüf olmadığı, bu görevlerin kendisine örgüt lideri tarafından "Büyükçekmece Belediyesi’nde sistem adına para toplanması" maksadıyla tevdi edildiği ileri sürülmektedir. Sanığın, belediye ile iş yapan müteahhitlerden ve iş insanlarından örgüte aktarılmak üzere maddi menfaat temin ettiği iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Kişi Kartı Raporu: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sanığın örgütsel rollerini tanımlayan 3307. sayfa tespiti.
İdari Atama Kayıtları: Belediye meclis üyeliği ve başkanvekilliği görevlendirmelerine ilişkin resmi belgeler.
Ali Nuhoğlu ve Çalışanlarının Beyanları: Ali Nuhoğlu'nun şoförü Oğuz Kaan Demircioğlu'nun, 25.07.2024 tarihinde Çırpıcı Şantiyesinde Ahmet Şahin’in aracının bagajına çanta içerisinde para bıraktığına dair ifadesi
HTS, Baz ve PTS Kayıtları: Sanığın şoförü ile Ali Nuhoğlu’nun şoförü Oğuz Kaan Demircioğlu’nun 30.07.2024 ve 22.11.2024 tarihlerinde Çırpıcı Parkı civarında ortak baz vermeleri; ayrıca sanığın kullandığı 34 ATA 915 plakalı gri Skoda aracın PTS kayıtları ile bu buluşmaları doğrulaması
Araç Kayıtları: Sanık adına kayıtlı Audi B8 ve miras yoluyla geçen Doblo marka araçlara ilişkin mülkiyet bilgileri
SAVUNMA:
"Ben örgüt üyesi olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde hiçbir eyleme katılmayan bir örgüt üyesinin varlığının mümkün olabileceğini düşünmüyorum.".
"Ben çeyrek asırdır Büyükçekmece’de siyaset yapıyorum. ... (Başkanvekili olarak görevlendirilmemin) bir suçlamanın emaresine çevrilmesini kabul edemiyorum."
"Ben Fatih Keleş’i siyasetten tanırım. Aramızda iddianamede tasvir edildiği gibi ast, üst, emir talimat ilişkisi olmaz, olamaz. ... Nitekim ben iddianamede yer alan sözde örgüt şemasında dahi yokum."
"(Ali Nuhoğlu'nun ifadesi hakkında) Sayın Başkanım, orada iddia ettiği bir konu var, yani bana kendisinin bir şeyler teslim ettiğini Fatih Keleş’e iletilmek üzere. Ben bu iddiayı reddediyorum. ... Eğer şu an karşınızda Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili sıfatını almış birisi olmamış olsaydı karşınızda bulunmayacaktım."
"Kişi kartıyla alakalı meseleyi daha önce hiç kollukta, açıkçası süreçte yani soruşturma aşamasında böyle bir soruya maruz kalmadık... İlk defa kendimizi bu anlamda savunuyoruz.".
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tasvir ettiği örgüt iddiası... esasında legal ve meşru zeminde hareket eden belediye gibi... kanuni hiyerarşiye sahip kişiler arasındaki ilişkiler maalesef örgüt konusu yapılmış.".
"(Hukuki Teknik İtiraz): Savcılık makamı 3135. sayfada dedi ki; 'Ben müvekkil Ahmet Şahin'e... sormuş olduğum soruları eylemselleştirmiyorum, bunları bir eylem konusu yapmıyorum' dedi. ... Hüküm, iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilir." (Müdafi beyanıyla)
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): Sanığı Büyükçekmece'de yetkilendirdiği iddia edilen en üst yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Sanığın talimat aldığı ve "SİSTEM" adına parayı koordine ettiği ileri sürülen "kasa".
Ali Nuhoğlu (Sanık/İş İnsanı): Sanığa para teslimatı yaptığı iddia edilen müteahhit.
Oğuz Kaan Demircioğlu (Sanık/Kurye): Parayı fiziki olarak sanığın aracına bırakan şoför.
Hasan Akgün (Eski Belediye Başkanı): Tutuklanması üzerine yerine sanığın vekalet ettiği isim.
📂 2024/228233 IBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Yener Torunler,
emekli polis memuru olup yaklaşık 11 yıldır örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’na ait Kuzey İstanbul Gayrimenkul firmasında çalışmaktadır. Soruşturma kapsamında [Sanık] ve yaklaşık 1 yıldır [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Yener Torunler’in örgüt hiyerarşisi içerisinde Murat Gülibrahimoğlu’na doğrudan bağlı hareket eden ve örgütün finansal trafiğini yöneten "çantacı" konumunda olduğunu iddia etmektedir. İddianameye göre sanık; suç gelirlerini bankalardan nakit çekerek örgüt yöneticilerine teslim etmek, sahte çek ve naylon fatura işlemlerini organize etmek ve Cebeci Maden Bölgesi'ndeki kaçak hafriyat dökümünden elde edilen gelirlerin aklanması sürecinde aktif rol oynamakla suçlanmaktadır. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 282 (Suç Gelirlerini Aklama), TCK 181/1 (Çevrenin Kasten Kirletilmesi), TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) ve VUK 359/b (Sahte Belge Düzenleme) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar temel olarak Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüt Üyeliği ve Suç Gelirlerini Aklama (Para Sevkiyatı / Çantacılık)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 220/2, TCK 282, TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, VUK 359/b, TCK 37/1
İDDİA:
Savcılık; Yener Torunler’in örgüt hiyerarşisi içerisinde yönetici Murat Gülibrahimoğlu’na doğrudan bağlı hareket eden ve örgütün finansal trafiğini yöneten "çantacı" konumunda olduğunu iddia etmektedir. İddianameye göre sanık; Cebeci Maden Bölgesi'ndeki kaçak hafriyat dökümünden elde edilen suç gelirlerini bankalardan nakit çekerek veya fiziki olarak teslim alarak örgütün "SİSTEM" adı verilen fonuna aktarılmak üzere Fatih Keleş ve Zafer Keleş gibi isimlere elden teslim etmiştir. Sanığın, şirket merkezindeki çelik kasanın iki anahtarından birine sahip olduğu, bu durumun patron-çalışan ilişkisinin ötesinde bir "güven ve sırdaşlık" ilişkisine işaret ettiği ve örgütün nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere profesyonel kuryelik yaptığı ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
11.06.2025 Tarihli BDDK Raporu: Sanığın Kuzey Gayrimenkul hesaplarından 11 yıllık süreçte toplam 41.000.000 TL tutarında nakit çekim işlemi gerçekleştirdiğinin tespiti
Vakıfbank Maslak Ticari Şubesi Kayıtları: Sanığın örgüt yöneticisi talimatıyla bankadan yüklü miktarda döviz çekimi yaparak örgüt üyelerine götürdüğüne dair banka verileri
Kasa Anahtarı Tespiti: Sanığın, Murat Gülibrahimoğlu'nun Etiler'deki ofisinde bulunan çelik kasaya ait iki anahtardan birini bizzat uhdesinde bulundurduğuna dair kabul beyanı ve tutanaklar
Cem Çelik’in İfadesi: "Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinden birkaç defa çantalar halinde paraları Yener Torunler tarafından Fatih Keleş ve kardeşi Zafer Keleş'e götürüldüğünü biliyorum" şeklindeki beyanı
Semih Bilgin’in Beyanı: Sanık ile birlikte Kapalıçarşı’da camları filmli, tabelasız bir kuyumcudan siyah poşetler içerisinde külçe altın aldıklarına ve bunları şüphe çekici şekilde taşıdıklarına dair anlatımlar
12.09.2025 Tarihli Vakıfbank Kayıtları: Sanığın örgüt yöneticisi talimatıyla 4.500.000 Dolar para çekimi yaptığına dair dair banka verileri ve tespitler.
Kasa Anahtarı Tespiti: Şirket merkezindeki çelik kasaya ait iki anahtardan birinin sanıkta bulunması ve sanığın bu durumu kabul etmesi.
HTS ve Baz Analizleri: Sanığın; Zafer Keleş ile 45 farklı tarihte, Murat Keleş ile ise 62 farklı tarihte saptanan yoğun iletişim ve ortak baz verileri
SAVUNMA:
"Benim için resmi bir daireden evrak alıp getirmek neyse, bankadan para alıp getirmek de aynı iştir.".
"Güvenilir bir insan olmak suç mudur? ... O kasada para dolu olsa bir lirasına zeval gelmeyeceğini Murat Gülibrahimoğlu da bilir, diğer herkes de bilir."
"11 yıllık bir süreçte 41 Milyon TL çekmişim. Sanki ben bu parayı aynı gün çekip yok etmişim gibi bir imaj oluşturulmaya çalışılıyor. Bu işlemler tamamen mesleki faaliyetimdir."
"Önceden Kutmangil’in örgüt üyesi miydim, şimdi kayyumun mu örgüt üyesiyim? 11 yıl boyunca her yönetimde aynı görevi yaptım."
"Müvekkilimin bu örgütün varlığından haberi bile yoktu; ismini dahi bilmediği bir örgüte nasıl üye olabilir?" (Müdafi beyanı)
"İddianamede bahsedilen Yener Torunler'in kredi borcu olması mümkün mü? Örgüt üyesi olsa, milyarların döndüğü yerde hala banka kredisi mi öderdi?" (Müdafi beyanı)
"Semih Bilgin’in bahsettiği kuyumcu deposundan alınan altınlar Murat Bey'in talimatıyla şirkete getirilmiş, 10 gün sonra da yine banka hesabına resmi olarak yatırılmıştır. Gizli bir durum yoktur."
"Emekli polis olmam, koruma mevzuatını bilmem ve silahlı olmam nedeniyle bu işler iş yerinde bana yaptırılmıştır. ... İsnat edilen eylemlerde yer almamın tek sebebi orada çalışıyor olmamdır."
"Bir suçum yok, tek kelime yalan söylemeden buradan şerefimle çıkıp gideceğim.".
"11 yıldır yanında çalıştığım şahısların (Gülibrahimoğlu) ihalelere fesat karıştırdığını veya kamuya zarar verdiğini bilmem mümkün değildir; ben sadece bana söylenen banka işlemlerini resmi yollarla yerine getirdim.".
"İddianame beni 'çantacı' diyerek aşağılamaya çalışıyor ancak bu aslında bir itiraftır; tek işimin bankadan para çekip iş yerine getirmek olduğunu doğrulamaktadır."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Para çekme ve sevkiyat talimatlarını veren patron.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Paraların nihai olarak toplandığı iddia edilen kişi
Zafer Keleş (Sanıklar): Sanığın çektiği paraları elden teslim aldığı iddia edilen isimler.
Murat Keleş (Sanıklar): Sanığın çektiği paraları elden teslim aldığı iddia edilen isimler.
Cem Çelik (Sanık/Mali Müşavir): Para trafiğine dair beyanda bulunan şirket muhasebecisi.
Semih Bilgin (Şoför/Tanık): Para ve altın sevkiyatlarında sanığa eşlik eden çalışan
🚨 SUÇLAMA 2: Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık ve Kaçak Hafriyat Saha Organizasyonu
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, TCK 282, VUK 359/b, TCK 37/1, 3213 Sayılı Maden Kanunu Ek Madde 15, 6831 Sayılı Orman Kanunu Madde 93/2.
İDDİA:
Savcılık; Yener Torunler’in Cebeci Maden Bölgesi’nde İSTAÇ’ın yetki alanındaki döküm gelirlerinin suç örgütü kontrolündeki sahalara yönlendirilmesi yoluyla 31 Milyar TL haksız kazanç ve 80 Milyar TL kamu zararı oluşturulması sürecine "çantacı" sıfatıyla iştirak ettiğini iddia etmektedir. İddianameye göre sanık; bu usulsüz döküm organizasyonundan elde edilen sıcak paranın bankalar üzerinden çekilmesi, naylon fatura ve sahte çek işlemleriyle aklanarak örgütün "SİSTEM" adını verdiği fona aktarılması süreçlerini koordine ederek sahadaki yasa dışı faaliyetleri perdelemiştir.
DELİLLER:
22.09.2025 Tarihli Bilirkişi Raporu: Maden sahalarına yapılan 185 milyon ton izinsiz dökümü ve çevre tahribatını belgeleyen rapor.
BDDK ve Banka Kayıtları: Sanığın Kuzey Gayrimenkul hesaplarından 11 yıllık süreçte toplam 41.000.000 TL nakit çekim yaptığı ve Murat Gülibrahimoğlu’nun talimatıyla elden yüklü miktarda döviz sevkiyatı gerçekleştirdiğine dair banka verileri
İddianame Tahlili: İlk 3364 sayfa boyunca yer almayan "naylon fatura" ve "sahte çek" iddialarının savcılık tarafından sanığa atfedilmesi
Kasa Anahtarı Tespiti: Murat Gülibrahimoğlu’nun ofisindeki çelik kasaya ait iki anahtardan birinin sanıkta bulunması
Şüpheli ve Tanık İfadeleri: Cem Çelik’in sanığın çantalarla Fatih ve Zafer Keleş’e para götürdüğüne dair beyanı; Ahmet Güldü’nün sahte fatura karşılığı kesilen çekleri bozdurup parayı Yener Torunler’e teslim ettiğine dair anlatımları
SAVUNMA:
"Müvekkilimin konumu ve yaptığı iş gereği; Cebeci’de hafriyatın nasıl döküldüğü, kamyonların nasıl tartıldığı, fiş veya faturanın nasıl kesildiğiyle hiçbir ilgisi yoktur." (Müdafi beyanıyla).
"Cebeci Maden Sahası ile ilgili herhangi bir yetkim ve bilgim yoktur... Ben ne sahadaki teknik süreçleri yöneten biriydim ne de kamu kurumlarıyla yapılan sevkiyatı ayarlayan biriydim."
"Ben şirkette faturaya elini sürmemiş birisiyim. ... Ne öyle bir şifre bilirim ne de bir fatura kesmişliğim vardır."
"Benim için resmi bir daireden evrak alıp getirmek neyse, bankadan para alıp getirmek de aynı iştir."
"Güvenilir bir insan olmak suç mudur? ... O kasada para dolu olsa bir lirasına zeval gelmeyeceğini Murat Gülibrahimoğlu da bilir."
"İddia makamı hafriyat dökümüyle ilgili sonuç metni yazarken neredeyse herkesin ismini saymış, ancak Yener Torunler'in adını oraya dahi eklememiştir." (Müdafi beyanı)
"İddia makamı hafriyat dökümüyle ilgili sonuç metni yazarken neredeyse herkesin ismini saymış, ancak Yener Torunler'in adını oraya dahi eklememiştir." (Müdafi beyanıyla).
"3364 sayfa boyunca müvekkil ile bir tek çek yaprağı veya naylon fatura arasında ilişki kurulmamış; en sonda hiçbir delil sunulmadan bu iddialar bir anda ortaya atılmıştır." (Müdafi beyanıyla).
"Yener Torunler çantacıdır diyerek aslında bir gerçeği ikrar ediyor; tek işinin bankadan para çekip iş yerine getirmek olduğunu itiraf ediyor." (Müdafi beyanı)
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): "SİSTEM"in kurucusu ve talimatı verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Paraların nihai olarak toplandığı iddia edilen örgüt "kasası".
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Sanığın patronu ve kaçak döküm operasyonlarını yönettiği iddia edilen isim.
Yağmur Cansu Yeşilyurt (Sanık): Sahadaki koordinasyonu yürüten şirket genel müdürü.
İbrahim Bülbüllü (Sanık): Şirketlerin kontrolünü sağlayan ve raporlamaları takip eden hukuk müşaviri.
Cem Çelik (Sanık): Şirketlerin mali müşaviri ve işlemlerin muhasebe ayağındaki isim.
Volkan Ateş (Sanıklar): Saha organizasyonunda yer alan diğer sorumlu
Mustafa Keleş (Sanıklar): Saha organizasyonunda yer alan diğer sorumlu
Arif Gürkan Alpay (Sanık): Sürecin İBB ayağındaki bürokratik koordinatörü
📂 2024/228233 IBB Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Arif Gürkan Alpay,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmıştır. İddianamede, örgüt yöneticisi Fatih Keleş’e bağlı olarak hareket ettiği ve suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu gerekçesiyle [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Alpay'��n İBB’deki nüfuzunu kullanarak, örgütün "SİSTEM" adını verdiği kayıt dışı fonu finanse etmek amacıyla kaçak hafriyat dökümlerini organize ettiğini, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma eylemlerine iştirak ettiğini iddia etmektedir. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 252 (Rüşvet), TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir.
🚨 SUÇLAMA 1:
Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık ve Kaçak Hafriyat (Cebeci Maden Sahası)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 158/1-d-e, 181/1, 282, 220/2, 37/1
İDDİA:
Savcılık; Arif Gürkan Alpay’ın İBB Genel Sekreter Yardımcısı sıfatıyla, örgüt yöneticisi Fatih Keleş’in talimatları doğrultusunda Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat döküm ağını bürokratik düzeyde koordine ettiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre Alpay; İSTAÇ’ın yetki alanındaki döküm sahalarını Fatih Keleş’in talimatıyla devre dışı bırakmış, döküm izni olmayan alanları "rehabilitasyon" kılıfıyla yasa dışı döküme açmış ve uhdesinde bulunan birimler marifetiyle resmi işleri organize etmiştir. Ayrıca, Belediye Meclisi kararlarıyla döküm fiyatlarının fahiş şekilde artırılmasını sağlayarak Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine haksız kazanç kapısı açtığı, bu yolla 31 Milyar TL haksız menfaat elde edilmesine ve 80 Milyar TL kamu zararına yol açan sistemin "İBB ayağındaki yöneticisi" olduğu iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Bilirkişi ve Çevre Müdürlüğü Raporları: Cebeci sahasına 185 milyon ton izinsiz döküm yapıldığını ve maden rezervlerinin tahrip edildiğini belgeleyen 22.09.2025 tarihli rapor.
MASAK ve BDDK Raporları: Suç örgütünün finansal trafiğini ve döküm gelirlerinin "SİSTEM"e aktarıldığını gösteren 11.05.2025 tarihli banka hesap hareketleri incelemesi.
HTS ve Baz Kayıtları: Örgüt yöneticileri Fatih Keleş, Murat Gülibrahimoğlu ve saha sorumluları ile operasyon süreçlerinde saptanan yoğun irtibatlar.
Adem Soytekin’in Etkin Pişmanlık İfadesi: Uçak seyahati sırasında hafriyat konusunun gündeme geldiğini ve Murat Gülibrahimoğlu’nun, Alpay’ın İBB’deki görevinden dolayı kendisiyle yakından ilgilendiğini belirten anlatımı
Burak Korzay’ın İfadesi: Mayıs 2025'te İBB’de yapılan toplantıda, döküm usulsüzlükleri nedeniyle Çevre Koruma Daire Başkanlığı ile Alpay arasında sert tartışma yaşandığına ve Alpay’ın toplantıyı terk ettiğine dair beyanı
Tanık Beyanları: İBB bünyesindeki hafriyat organizasyonlarının tamamının Alpay tarafından hiyerarşik bir plan dahilinde yürütüldüğüne dair suçlayıcı anlatımlar
SAVUNMA:
İcrai Hareket Yokluğu: "Hangi icrai hareketle, hangi tarihte, hangi yetki çerçevesinde, hangi sanıkla, hangi hukuki veya fiili bağ içinde hareket ettiği var mı? Yok! ... Bu kadar iddialı ifadeler için biraz altını doldurmak gerekmez mi?" (Müdafi beyanı)
Yetki ve Birim İtirazı: "Çevre Koruma bana bağlı değil. Mali Hizmetler bana bağlı değil. ... Fiyat artışları ve bu tür konular Çevre Koruma Daire Başkanlığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından Meclis'e bir yazıyla gönderilir."
Fen İşleri ve Saha Durumu: "Fen İşleri'nin orada bir çalışması yok. Orada döküm sahası yok. ... Kuzey Güney Cebeci alanlarına döküm yapılmasıyla o fen işlerinin nasıl bir şeyi varmış? ... Bunları ben, bana bağlı birim değil, bu adı geçen onunla nasıl dökümü organize edebilirim?"
İzin Mercii Vurgusu: "Maden sahası teslim edilmesi gibi bir durum yok. ... İzin ve denetim yetkisi MAPEG'dedir (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü)."
Görev Tanımı: "Haziran 2022 tarihinden itibaren (Kentsel Tasarım'a) bakmaktayım. ... Kanunun ve yönetmeliklerin bize verdiği alan ve kısıtlamalar çerçevesinde işimi yaparım. Bu firmayla alakalı geçen olaylarla ilgili bilgim yoktur."
"Bu suçları Arif Gürkan Alpay... buraları kapatmışlar hafriyat işini. İSTAÇ’ı da devre dışı bırakmışlar. İBB bünyesindeki organizasyonların tamamı... Alpay tarafından yürütülmüş (deniliyor). ... Bu kadar iddialı ifadeler için biraz altını doldurmak gerekmez mi?" (Müdafi beyanı).
"Bu firmayla alakalı geçen olaylarla ilgili bilgim yoktur. ... Kanunun ve yönetmeliklerin bize verdiği alan ve kısıtlamalar çerçevesinde işimi yaparım.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): "SİSTEM"in kurulması ve tekelleşme talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Alpay’ın talimat aldığı iddia edilen örgütün finansal sorumlusu
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Yönetici): Sahadaki kaçak döküm operasyonunu Alpay’ın bürokratik desteğiyle yürüttüğü iddia edilen firari patron.
İbrahim Bülbüllü (Sanık): Kurumlar arası koordinasyonu sağlayan ve Alpay ile iletişimde olan örgüt üyesi.
Ertan Yıldız (Sanık/Yönetici): Alpay ile Beylikdüzü döneminden beri beraber hareket ettiği ve jetle yurt dışı seyahatlerine katıldığı iddia edilen isim.
🚨 SUÇLAMA 2: Rüşvet Alma (Gıda/Alışveriş Kartları) EYLEM: Eylem 139
TCK: TCK 252
İDDİA:
İBB Genel Sekreter Yardımcısı görevi sırasında, yüklenici firma sahibi Selim Özderya’dan muhtelif yıllarda (2022'de 750 bin TL, 2023'te 1,2 milyon TL, 2024'te 1,5 milyon TL) toplam milyonlarca liralık alışveriş/gıda kartı talep ederek almak. Bu menfaat temininin "sosyal yardım" veya "zekat" kılıfı altında rüşvet olarak gerçekleştirildiği iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Selim Özderya’nın 24.06.2025 Tarihli İfadesi: "Gürkan Alpay benden dağıtmak için gıda kartı talep etmiş, ben de hayır işi olacağı düşüncesiyle zekat olarak kartları verdim. Miktarlardan da tam emin olmamakla beraber bu kartları nereden temin ettiğimi tam hatırlamıyorum" şeklindeki doğrudan beyanı
Banka Dekontları: MakroYol firmasının gıda kartları için Yeni Mağazacılık A.Ş.'ye (A101) yaptığı ödemeleri gösteren EFT kayıtları.
Örgüt Yöneticilerinin Beyanları: Ertan Yıldız ve Murat Or gibi isimlerin, her yıl ramazan ayında hem iştiraklerden hem de müteahhitlerden milyonlarca dolarlık kart toplandığına dair anlatımları
Emniyet Tespiti: Bayram Yıldırım tarafından polise teslim edilen ve kutularında örgüt yöneticilerinin isimleri yazılı olan binlerce tarihi geçmiş kartın tespiti
İddianame Tespiti: Kartların ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak yerine örgütün amaçları doğrultusunda kullanıldığı değerlendirmesi.
SAVUNMA:
Şirketler Arası İlişki: "Kesinlikle benim ortağı olmadığım ve herhangi bir ilişkimin olmadığı iki şirket arasında bir alışveriş var. Makro ve A101 ile de benim bir ilişkim yok. ... Başka da bir şey yok efendim."
Varsayımsal Yorum İtirazı: "Bir firmanın başka bir firmaya para göndermesi, İBB'ye kart verilmesi bakımından kesinleşmiştir şeklinde yorumlanması... mümkün olmamalı. Bu şekilde afaki varsayımlar silsilesinin mutlak bir gerçek olarak değerlendirilmesinin hukukta yeri olmamalı."
İletişim Kaydı Yokluğu: "Baz kayıtlarından da görüleceği üzere iddia edilen tarihlerde bir araya da gelinmemiş, telefon kaydımız da yok, görünmüyor."
Maddi Unsur Eksikliği: "Rüşvet nasıl oluyor? ... Eylemin geri kalanında bu menfaat hangi göreviyle ilişkin hususu gerçekleştirmesi için istenmiş oluyor? ... Kamu işiyle karşılıklılık ilişkisi içerisinde bulunan bir menfaatten söz etmek mümkün değildir." (Müdafi beyanı)
"Bu kartları Arif Gürkan Alpay istemiştir... Bu bütün silsileyi sadece dekontlarla sağlıyorsun; başka bir şey yok." (Müdafi beyanı).
Çelişkili Beyan Savunması: "Miktarlardan da tam emin olmamakla beraber söylüyor ve bu kartın nereden geldiğini hatırlamadığını belirtiyor. ... Selim Özderya'nın firmaları ... çok sayıda iş taahhüdü yapmaktadır. Kendi firmasında da yüzlerce çalışanı var."
"Kamu işiyle karşılıklılık ilişkisi içerisinde bulunan bir menfaatten söz etmek mümkün değildir. ... Bu suçun oluşmadığını bizce ortaya koyuyor." (Müdafi beyanı).
"Miktarlardan da tam emin olmamakla beraber söylüyor ve bu kartın nereden geldiğini hatırlamadığını belirtiyor." (Selim Özderya'nın ifadesindeki çelişkiye yönelik savunma).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Selim Özderya (Şüpheli): Kartları talep üzerine temin eden ancak bunları "hayır işi" saikiyle verdiğini iddia eden iş insanı.
Fatih Keleş (Sanıklar): Rüşvetin tahsilatına ve örgüt içindeki "SİSTEM"e aktarılmasına aracılık ettikleri iddia edilen isimler.
Zafer Keleş: Rüşvetin tahsilatına ve örgüt içindeki "SİSTEM"e aktarılmasına aracılık ettikleri iddia edilen isimler.
Cemal Ufuk Karakaya (Sanık): Alpay ile birlikte rüşvet taleplerini ilettiği ve hakediş ödemelerinde kolaylık sağlama vaadiyle hareket ettiği ileri sürülen bürokrat.
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): "SİSTEM"in yöneticisi ve temin edilen menfaatlerin nihai onay mercisi olduğu iddia edilen isim.
Ertan Yıldız (Sanık/Yönetici): İştiraklerden toplanan Ramazan kartlarını koordine eden ve parayı "SİSTEM"e aktardığı iddia edilen yönetici.
🚨 SUÇLAMA 3: İhaleye Fesat Karıştırma ve Rüşvet (Metro İhalesi)
EYLEM: Eylem 140
TCK: TCK 235
İDDİA:
Savcılık; Arif Gürkan Alpay’ın İBB Genel Sekreter Yardımcısı sıfatıyla, Kirazlı-Halkalı-Üniversite Metro Hattı yapım işi ihalesinde örgüt yöneticisi Fatih Keleş ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğini iddia etmektedir. İddianameye göre, yaklaşık maliyetin önceden sızdırıldığı ve Yapı Merkezi + AKM Yapı + KCT Yol Yapı iş ortaklığının ihaleyi kazanması için kurgusal bir sistem işletildiği ileri sürülmektedir. Başlangıçta 14 Milyar TL kamu zararı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, pilot firmanın kesinleşmiş SGK borcu olmasına rağmen "borcu yoktur" beyanıyla ihaleye katılımına göz yumulduğu ve bu yolla yaklaşık 697 Milyon TL tutarındaki geçici teminatın irat kaydedilmesinin engellenerek kamunun zarara uğratıldığı savunulmaktadır. Ayrıca, ihale bedeli üzerinden %7 ile %10 arasında bir rüşvet anlaşması yapıldığı ve bu paraların "SİSTEM"e aktarılmasının planlandığı iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Mesaj Kayıtları: İhale komisyonu ile daire başkanları arasında geçen rüşvet oranlarına dair yazışmalar.
Telefon Ön İnceleme Tutanağı (24.05.2025): Şüpheliler Ahmet Önal ve Ceyhun Avşar arasındaki mesajlarda geçen; "İhaleyi alan firmadan yüzde 10 alacağız... Fatih abi bundan yüzde beş alsa yeter" şeklindeki rüşvet yazışmaları
İhbar Dilekçeleri ve Noter Onayı: Avukat Ogün Kuzu tarafından ihale tarihinden önce sunulan ve ihaleyi hangi firmanın, hangi bedelle (on binde 4 kırım) kazanacağını kuruşu kuruşuna tahmin eden noter tasdikli ihbar belgesi
SGK Kayıtları: Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi’nin, ihaleyi kazanan pilot firmanın ihale tarihinde kesinleşmiş borcu olduğunu teyit eden resmi yazıları
Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu: Usulsüz ihale süreçlerini ve kamu zararını belgeleyen İçişleri Bakanlığı raporu
İtirafçı ve Sanık Beyanları: Adem Soytekin, Ertan Yıldız ve Yakup Öner’in, metro ihalesinin en baştan belirli bir firma için dizayn edildiğine ve Fatih Keleş’in %7 komisyon üzerinden anlaştığına dair beyanları
Noter Tasdikli İhbar, avukat Ogün Kuzu tarafından ihale tarihinden önce hazırlanan ve ihalenin sonuçlarının (kazanacak firmanın ve teklif bedelinin) önceden belirlendiğini kanıtlamayı amaçlayan belge
SAVUNMA:
Yetki ve Görev Alanı İtirazı: "Bu ihalede, Raylı Sistemler'de hiçbir göreviniz olmadığı... hiçbir zaman Raylı Sistemler Daire Başkanlığı bir sorumluluğunuz olmadığını... 6 ay sonra iddianamede bu durumun düzeltildiği."
Tevdi Raporu ve Birim Farkı: "'Milyar' deyince Yol Bakım milyar değil yani. ... Raylı Sistemler’e dönüyor çünkü bu tevdi raporu da oradaydı."
Tutukluluk Süreci Sitemi: "Müvekkil Arif Gürkan Alpay ikinci dalgada gözaltına alındığında... 117. eylem kapsamında adli kontrolle serbest bırakılmıştı. ... Kasımdan bugüne altı aydır biz neyden tutukluyuz belli değil." (Müdafi beyanı)
İddianame Dışı Kalma: "Asıl durum iddianame ortaya çıkınca gördüm ki bunların Eylem 140’ta dediğim gibi şüpheli değilim normalde. ... Kuvvetli de suç şüphesi yokmuş ki iddianameye girmedi."
Bilirkişi Raporuna Dayanak: "Görevde olmadığım üç ihale ve zaten ihaleye fesat karıştırmanın olmadığı bir bilirkişi raporunun da bunu ortaya koyduğu bir ihale."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Rüşvet anlaşmasından bilgisi olduğu ve ihaleye onay verdiği iddia edilen isim.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): İhale öncesi sosyal tesislerde rüşvet pazarlığını yürüttüğü ve "SİSTEM" adına parayı koordine ettiği iddia edilen isim.
Ceyhun Avşar (Sanık): İhale yetkilisi ve Raylı Sistem Daire Başkanı.
Ahmet Önal (Sanık): Avrupa Yakası Raylı Sistemler Şube Müdürü ve İhale Komisyon Başkanı.
Mustafa Başar Arıoğlu ve Sami Özge Arıoğlu (Sanık/İtirafçı): Rüşvet pazarlığına katıldığı iddia edilen Yapı Merkezi yetkilileri.
Mehmet Karataş (Sanık): AKM Yapı yetkilisi ve rüşvet anlaşmasının zımni tarafı olduğu iddia edilen isim.
Yakup Öner (Sanık/Özel Vasıflı Üye): İhale sürecini teknik olarak takip eden ve rüşvet taleplerini doğrulayan isim.
🚨 SUÇLAMA 4: Reklam Alanlarının Usulsüz Tahsisi ve Ecrimisil Yolsuzluğu
EYLEM: Eylem 117
TCK: TCK 158/1-e
İDDİA:
Savcılık; İBB’ye ait billboard ve reklam alanlarının, kanunen zorunlu olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihale edilmeksizin, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ve örgüt yöneticisi Murat Ongun’un organizasyonuyla örgüte yakın şirketlere (BVA, Sev Reklam, MGA vb.) kullandırıldığını iddia etmektedir. Bu alanların, mevzuata aykırı şekilde düşük bedelli "ecrimisil" (işgaliye) yöntemiyle tahsis edilerek usulsüzlüğe yasal bir kılıf uydurulduğu, zabıta marifetiyle kesilmesi gereken cezaların kesilmediği ve 15 gün içinde kaldırılması gereken işgallerin örgüt üyelerinin talimatıyla devam ettirildiği ileri sürülmektedir. Bu yöntemle, ihaleyle elde edilebilecek yüksek gelirlerin engellendiği ve kamunun 260.755.555,00 TL + KDV (güncel kur değerlemeleriyle fahiş oranda artan) zarara uğratıldığı savunulmaktadır. Sanık Alpay'ın, bu süreci bürokratik düzeyde koordine ederek örgütün "SİSTEM" adını verdiği fona kaynak sağladığı iddia edilmektedir
DELİLLER:
Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu (16.08.2024, No: 166-2): Zabıta tarafından kesilmesi gereken cezaların kesilmediğini, haksız tahsisleri ve kamu zararını kalem kalem belgeleyen rapor
Signal Yazışmaları: Şüpheli Fatoş Ayık’ın laptopunda bulunan, ihalelerin ve reklam alanlarının Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı koordinesinde kime verileceğinin önceden belirlendiğine dair örgütsel iletişim kayıtları
Kişi Kartı Raporu: Emniyet tarafından hazırlanan, sanığın ecrimisil ve reklam usulsüzlüklerinde Fatih Keleş’ten talimat aldığına dair hiyerarşik tespitler
Şüpheli İtiraf ve Beyanları: Kaan Ketenci’nin sistemin zorla uygulandığına dair beyanı ve Rauf Cem Istıranca’nın reklam alanlarının kendisine Kağan Sürmegöz tarafından şifahi olarak onaylanıp ecrimisille verildiğine dair anlatımı.
Bilirkişi Raporları: Reklam mecralarının muvazaalı şekilde kullandırıldığını ve rayiç bedellerin çok altında tahsilat yapıldığını belgeleyen teknik veriler
SAVUNMA:
Yetki ve Görev Alanı İtirazı: "Ben etüt projeler daire başkanlığının altında yer alan kentsel tasarım şube müdürlüğüne Haziran 2022 tarihinden itibaren bakmaktayım. ... Mevzuata aykırı ecrimisil bedeli tahsili... reklam ünitelerinin izinsiz kullanımına göz yumulması iddiaları ile hiçbir ilgim yoktur."
Bedel Belirleme Yetkisizliği: "Ecrimisil bedelini de ben belirlemem tahsilini de genel sekreter yardımcısı yapmaz dolayısıyla bu eylemler görev alanım dışındadır."
İmza ve Harcama Yetkisi Yokluğu: "Ne ihale komisyonunda ne muayene ve kabul komisyonlarında hiçbir görev almadığım gibi harcama yetkilisi de olmadığım için mali sonuç doğuran hiçbir evrakta imzam olamaz."
Tarih Çelişkisi: "İddia ve isnat edilen eylemler... görev süremin öncesini işaret ettiği... için hiçbir ilgim, görevim yetkim ve sorumluluğum yoktur."
Birim Sorumluluğu Reddi: "Hangi firmanın hangi alanı talep ettiği... teknik ve yasal zorunluluklar yerine getirildikten sonra izin verilir. ... Bu konular benim görev alanım dışındadır."
"Ben etüt projeler daire başkanlığının altında yer alan kentsel tasarım şube müdürlüğüne Haziran 2022 tarihinden itibaren bakmaktayım. ... Mevzuata aykırı ecrimisil bedeli tahsili... reklam ünitelerinin izinsiz kullanımına göz yumulması iddiaları ile hiçbir ilgim yoktur." .
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamo��lu (Sanık/Lider): "SİSTEM" talimatını ve usulsüz tahsis onayını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): Şirketlerin yönlendirilmesinden sorumlu olduğu iddia edilen kişi.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Talimatları ileten ve rüşvet/ecrimisil trafiğini koordine ettiği iddia edilen "kasa" isim.
Kağan Sürmegöz (Sanık/Üye): Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı olarak muvazaalı ecrimisil projesini uygulamaya koyan kritik isim.
Adem Tuncay (Sanık): Reklam Yönetimi Şube Müdürü olarak operasyonel süreçleri yürüttüğü iddia edilen isim.
🚨 SUÇLAMA 5: İhaleye Fesat Karıştırma ve Nitelikli Dolandırıcılık (Muhtelif Reklam ve Hizmet İhaleleri) EYLEM: 61, 62, 65-72, 74, 77, 86-89, 92, 97, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 115)
TCK: TCK 235/1, 235/2.a-1, 235/2.b, 158/1-e, 37/1, 220/2
İDDİA:
Savcılık; Arif Gürkan Alpay’ın İBB Genel Sekreter Yardımcısı sıfatıyla, belediye tarafından düzenlenen dev bütçeli ana ihalelerin (reklam alanları işletmesi, organizasyon, video çekimi, araç kiralama vb.) "torba ihale" yöntemiyle ve rekabeti engelleyici şartnamelerle kasıtlı olarak İBB iştirakleri olan Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. uhdesinde bırakılmasını bürokratik düzeyde koordine ettiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre, Alpay'ın da içinde bulunduğu karar verici mekanizma, bu ihaleleri iştirak şirketlerine kazandırdıktan sonra, şirketlerin kanuni imkanlarını (4734 Sayılı Kanun’un 3/g maddesi) kullanarak işlerin "SİSTEM" adı verilen yapıya müzahir firmalara adrese teslim şekilde verilmesini sağlamıştır. Sanığın, muhammen bedellerin kasıtlı olarak düşük belirlendiği ve gizli bilgilerin sızdırıldığı bu süreçte imza yetkisini örgüt lehine kullanarak kamuyu milyarlarca lira zarara uğrattığı iddia edilmektedir.
DELİLLER:
İhale Onay Belgeleri ve İmzalar: Söz konusu muhtelif eylemlerde (Örn: Eylem 61, 62, 77) ihale onay belgesini veya ihale sürecindeki sevk yazılarını "Genel Sekreter Yardımcısı" veya "İhale Yetkilisi" sıfatıyla imzaladığına dair resmi kayıtlar.
Bilirkişi Raporları: İhalelerin kısmi teklife kapalı tutularak rekabetin engellendiğini, muhammen bedellerin piyasa rayiçlerinin çok altında (Örn: Ankara ihaleleri emsal alınarak) belirlendiğini kanıtlayan 18.07.2025 ve 28.08.2025 tarihli teknik raporlar.
Fatoş Ayık’ın Laptop İncelemesi (Signal Yazışmaları): Medya A.Ş. çalışanı şüpheli Fatoş Ayık’ın bilgisayarında bulunan; ihalelerin ve reklam alanlarının Murat Ongun koordinesinde kime verileceğinin önceden planlandığını gösteren örgütsel iletişim kayıtları.
Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporları: İBB ve iştirakleri arasındaki ihalelerde usulsüzlük yapıldığını ve haksız kazancın "SİSTEM"e aktarıldığını belgeleyen İçişleri Bakanlığı raporları.
Tanık ve Şüpheli İtiraf Beyanları: Selman Narman, Gökhan Köseoğlu ve Eyüp Subaşı gibi isimlerin; ihalelerin Saraçhane ve Sütlüce'deki merkezlerde önceden dizayn edildiğine dair doğrudan anlatımları.
SAVUNMA:
"Ben ihale olurları vererek kamunun rekabetle daha yüksek gelir elde edip yarar sağlamak dışında ne ihale komisyonunda ne muayene ve kabul komisyonlarında hiçbir görev almadım.".
"Harcama yetkilisi de olmadığım için mali sonuç doğuran hiçbir evrakta imzam olamaz. ... Bu nedenlerle iddia ve isnat edilen eylemlerle... hiçbir ilgim, görevim yetkim ve sorumluluğum yoktur.".
"Asıl durum iddianame ortaya çıkınca gördüm ki bunların Eylem 140’ta dediğim gibi şüpheli değilim normalde. ... Kuvvetli de suç şüphesi yokmuş ki iddianameye girmedi." (Başlangıçta tutuklandığı Metro ihalesi suçlamasının düşmesine yönelik beyanı).
"'Milyar' deyince Yol Bakım milyar değil yani. ... Raylı Sistemler’e dönüyor çünkü bu tevdi raporu da oradaydı.".
"Hangi icrai hareketle, hangi tarihte, hangi yetki çerçevesinde, hangi sanıkla, hangi hukuki veya fiili bağ içinde hareket ettiği var mı? Yok!" (Müdafi beyanı).
"Haziran 2022 tarihinden itibaren (Kentsel Tasarım'a) bakmaktayım. ... Görev süremin öncesini işaret ettiği... için hiçbir ilgim yoktur.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): İhale kurgusunun talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Murat Ongun (Sanık/Yönetici): İştirak şirketleri ve ihalelerin ana koordinatörü olduğu iddia edilen kişi
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): İhaleleri ve finansal trafiği yönettiği iddia edilen kişi.
Kağan Sürmegöz (Sanıklar): İhale süreçlerinde Alpay ile birlikte imza ve karar yetkisi kullanan üst düzey bürokrat.
Can Akın Çağlar (Sanıklar): İhale süreçlerinde Alpay ile birlikte imza ve karar yetkisi kullanan üst düzey bürokrat
Buğra Gökce (Sanıklar): İhale süreçlerinde Alpay ile birlikte imza ve karar yetkisi kullanan üst düzey bürokrat
Serdal Taşkın (Sanıklar): Tali ihaleleri (alt ihaleleri) organize eden Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. yöneticileri.
Murat Abbas (Sanıklar): Tali ihaleleri (alt ihaleleri) organize eden Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. yöneticileri.
Doğan Hamit Doğruer (Sanıklar): Tali ihaleleri (alt ihaleleri) organize eden Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. yöneticileri.
Emrah Bağdatlı (Şüpheliler): İBB'de resmi görevleri olmamasına rağmen ihaleleri ve taşeronları organize eden isimler.
Güldem Şık (Şüpheliler): İBB'de resmi görevleri olmamasına rağmen ihaleleri ve taşeronları organize eden isimler.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Mustafa Keleş,
örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş’in oğlu olup, Murat Gülibrahimoğlu’na ait Kuzey İstanbul Gayrimenkul isimli firmada Satın Alma Sorumlusu olarak görev yapmıştır. Soruşturma kapsamında [Sanık] ve yaklaşık 11 aydır [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Mustafa Keleş’in örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla, Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerini denetlemek ve kurumlar arası ilişkileri yürütmek maksadıyla bu şirketlere yerleştirildiğini iddia etmektedir. İddianameye göre Keleş; Cebeci Maden Bölgesi’ndeki ka��ak hafriyat döküm sisteminin saha organizasyonunu yönetmiş, şirketlerin finansal kontrolünü babası Fatih Keleş adına sağlamış ve suç gelirlerini aklamak amacıyla adına taşınmaz devralmıştır. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 282 (Suç Gelirlerini Aklama), TCK 181/1 (Çevrenin Kasten Kirletilmesi), TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) ve VUK 359 (Vergi Usul Kanununa Muhalefet) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar temel olarak Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüt Üyeliği, Dolandırıcılık ve Kaçak Hafriyat Saha Organizasyonu
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 220/2, TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, TCK 37/1
İDDİA:
Mustafa Keleş’in, örgüt lideri adına Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerini denetlemek ve "SİSTEM" fonuna kaynak sağlayan kaçak döküm ağını kontrol etmekle görevlendirildiği ileri sürülmektedir. İddianameye göre sanık; Yağmur Cansu Yeşilyurt ve Volkan Ateş ile birlikte, Cebeci Maden sahasının döküm izni olmaksızın işletilmesi ve kamu iştiraki İSTAÇ’ın baypas edilerek 31 Milyar TL haksız kazanç elde edilmesi sürecini bizzat sahada organize etmiştir.
DELİLLER:
Tanık ve Şüpheli Beyanları: Yağmur Cansu Yeşilyurt’un sanığın şirketlerin tüm satın alma işlerini yürüttüğüne ve hiyerarşik kontrolü sağladığına dair ifadeleri.
SGK Kayıtları: Sanığın Murat Gülibrahimoğlu’na ait firmada çalışan tek satın alma yetkilisi olarak göründüğü resmi kayıtlar.
Bilirkişi Raporları: Cebeci bölgesindeki 185 milyon tonluk izinsiz dökümü ve çevre tahribatını belgeleyen 22.09.2025 tarihli teknik rapor.
HTS ve Baz Analizleri: Sanığın; Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve babası Fatih Keleş dahil 13 farklı örgüt üyesiyle saptanan yoğun iletişim trafiği.
Tapu (TAKBİS) Kayıtları: Beşiktaş Rumeli Hisarı’ndaki taşınmazın 29.11.2022 tarihinde sanık üzerine tescil edildiğine dair belgeler
Bilirkişi Raporları: Cebeci bölgesindeki 185 milyon tonluk izinsiz dökümü ve maden rezervlerinin %90 oranında yok edildiğini belgeleyen 22.09.2025 tarihli rapor
SAVUNMA:
Hiyerarşi Paradoksu: "Savcılık iddianamede beni örgüt yöneticisini denetleyen örgüt üyesi olarak tarif ediyor. ... Hiyerarşi ne zamandan beri yukarıdan aşağı değil de aşağıdan yukarı işler oldu?"
Yetkisizlik Vurgusu: "Benim çalıştığım şirkette bir imza yetkim bulunmamakta... Ben nasıl Murat Gülibrahimoğlu gibi bir iş insanını ve onun şirketini denetleyebilirim anlamıyorum."
Saha Faaliyeti Reddi: "Cebeci maden bölgesiyle ilgili benim herhangi bir faaliyetim bulunmamakta. ... Madencilik faaliyetleriyle ilgili bir iş yapmışlığım da yok."
Satın Alma İçeriği: "Mustafa'nın kaç defa Avansas'tan A4 top kağıt aldığını mı açıklayacağım? Arçelik'ten kaç tane klima aldığını mı açıklayacağım? Yaptığım iş basit hırdavat malzemeleri satın almaktır."
Beşiktaş'taki Daire Hakkında: "Murat Bey bana 'burayı senin üstüne alalım mı?' diye söyledi. Ben de kendisi patronum olduğu için bunu kabul ettim. ... Herhangi bir iş veya rüşvet karşılığı tarafıma devredilmiş bir daire değildir."
"Burada bir satın alma işlemi yapmadım. ... Basit nitelikteki ürünlerin satın almasını yapan, çalışma hayatının çoğunluğunu uzaktan çalışma şeklinde geçiren Mustafa mı tüm şirketlerin satın alma sorumlusu?".
"Cebeci maden bölgesiyle ilgili hangi belgede imzam var? Hangi başvuruda imzam var? ... Hiçbir kurum yöneticisini tanımayan, görüşmeyen, hileli bir davranışta bulunmayan (biriyim).".
İsim Benzerliği ve Maddi Hatalar: "İddianamenin son bölümündeki irtibat kayıtları müvekkilime ait değil, müteahhit Mustafa Keleş'e aittir. ... UYAP'ta müvekkilimin avukatı olarak dahi diğer Mustafa Keleş'in avukatı görünüyor." (Müdafi beyanı)
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Lider): Sanığı şirketlere denetçi olarak yerleştirdiği iddia edilen en üst yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Sanığın babası; örgütsel kontrolü oğlu üzerinden sağladığı iddia edilen "kasa".
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Yönetici): Sanığın patronu; kaçak döküm operasyonunu yöneten ve daireyi devreden isim.
İbrahim Bülbüllü (Sanık/Özel Vasıflı Üye): Saha koordinasyonunda Mustafa Keleş ile birlikte hareket ettiği iddia edilen hukuk danışmanı.
Yağmur Cansu Yeşilyurt ve Volkan Ateş (Sanıklar): Saha organizasyonunda Keleş ile iş birliği yaptığı ileri sürülen çalışanlar.
🚨 SUÇLAMA 2: Suç Gelirlerini Aklama (Beşiktaş Taşınmaz Devri)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 282/1
İDDİA:
Savcılık, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun Cebeci Maden bölgesindeki kaçak hafriyat faaliyetlerinden elde ettiği suç gelirlerini aklamak ve paranın kaynağını gizlemek amacıyla Beşiktaş Rumeli Hisarı’ndaki bir daireyi, örgüt yöneticisi Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş’in üzerine tescil ettirdiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre Gülibrahimoğlu, paranın izini kaybettirmek için sanığa elden 5.000.000 TL nakit vermiş; sanık da bu parayı kendi hesabına yatırıp mülk sahiplerine banka üzerinden göndererek "yatır-çek" yöntemiyle paraya meşruiyet kazandırmaya çalışmıştır. Bu işlemin, Mustafa Keleş’in örgüt adına yaptığı denetim ve satın alma faaliyetlerine karşılık bir "rüşvet veya aklama aracı" olarak kullanıldığı savunulmaktadır.
DELİLLER:
Tapu TAKBİS Kayıtları: Beşiktaş İlçesi Rumeli Hisarı Mahallesi 16/63 ada 87 parseldeki bağımsız bölümün 29.11.2022 tarihinde sanık üzerine tescil edildiğine dair kayıtlar.
Vakıfbank İşlem Kayıtları: Satışın yapıldığı gün Murat Gülibrahimoğlu’nun Vakıfbank Maslak Ticari Şubesi’ndeki hesabından nakit çekim yaptığı ve Mustafa Keleş’in aynı şubede bu parayı kendi hesabına yatırdığına dair banka verileri
Sanık İkrarı: Mustafa Keleş’in parayı bizzat patronundan nakit olarak aldığını ve mülk sahiplerine kendi hesabından gönderdiğini kabul ettiği 20.06.2025 tarihli ifadesi.
İnanç Sözleşmesi: Sanık müdafi tarafından dosyaya sunulan ancak savcılık makamınca aklama faaliyetini perdelemek amacıyla düzenlendiği değerlendirilen sözleşme
Tahliye Davası Dosyası: İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/61 Esas sayılı dosyası ile mülk üzerinde açılan ihtiyaç sebebiyle tahliye davası kayıtları
Emlak Vergisi Mesajları: Fatih Keleş’in, oğlunun telefonuna gelen vergi mesajıyla mülkiyetten haberdar olup tepki gösterdiğine dair anlatımlar.
SAVUNMA:
"Murat Bey bana 'yanında eski bir apartman var. Ben burada içinde kiracı olan bir daireyi satın alacağım. ... Burayı senin üstüne alalım mı?' diye söyledi. Bende kendisi patronum olduğu için bunu kabul ettim.".
"Bu dairenin parasını ve diğer masraflarını Murat Gülibrahimoğlu ödedi. ... Bana nakit olarak 5 Milyon TL civarında bir para verdi. Bu parayı ben kendi hesabıma yatırdım.".
"Söz konusu daire... Murat Gülibrahimoğlu dairesidir. Herhangi bir iş veya rüşvet karşılığı tarafıma devredilmiş bir daire değildir. ... Bu daire üzerime alındıktan sonra tahliye davası açıldı.".
"Bu evin parasının herhangi bir suçtan elde edildiğine dair en ufak bir şüphem olsa ben bu işlemi kabul etmezdim. ... Ortada aklama gibi bir durum olsa bu parayı kendi hesabından çekmesi mi mantıklı olurdu?"
"Babama başta bunu... yanlış anlamasın diye [borç aldım] dedim. Ama daha sonra zaten gerçeği söyledim kendisine. Babam Fatih Keleş... bana bu konuda kızmıştı.".
"Önce rüşvet diye başladı. Sonra rüşveti suç gelirlerinin aklanmasına çevirdi ama iddianamenin başına tekrar rüşvet diye yazıldı. ... Ev olduğu yerde duruyor." (Müdafi beyanıyla).
"Daire devrinin 'inançlı işlem' olduğunu ifade etmişti... inanç sözleşmesi de sunuldu."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Yönetici): Dairenin finansmanını sağlayan, aklama işlemini koordine ettiği iddia edilen asıl mülk sahibi ve patron.
Fatih Keleş (Sanık/Yönetici): Sanığın babası; oğlunun adına mal edinilmesinden sonradan haberdar olduğu ve süreci bildiği iddia edilen "kasa".
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Şirketlerin denetlenmesi ve taşınmaz devri talimatının nihai kaynağı olduğu ileri sürülen isim.
Adem Soytekin (Sanık/İtirafçı): Mustafa Keleş’in rüşvet vermediği için daireleri tadilat karşılığı kendisine devrettiğine dair farklı (Eylem 5/33 bağlantılı) bir beyanı bulunan isim
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Yağmur Cansu Yeşilyurt,
firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na ait olan ve "Kuzey Grup" (Kuzey İstanbul Modern, Kuzey İstanbul Gayrimenkul) olarak adlandırılan şirketlerde Genel Müdür ve Murat Gülibrahimoğlu’nun özel asistanı olarak görev yapmıştır. Eğitimli bir Harita Mühendisi olan Yeşilyurt, soruşturma kapsamında [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt y��neticisi Murat Gülibrahimoğlu’na doğrudan bağlı olarak, Cebeci Maden Bölgesi'ndeki kaçak hafriyat döküm ağının saha koordinasyonunu yürüttüğünü ve örgüte ait şirketlerdeki sahte fatura (naylon fatura) süreçlerini organize ettiğini iddia etmektedir. Sanığın, İSTAÇ’a gitmesi gereken gelirlerin "SİSTEM" adı verilen kayıt dışı fona aktarılmasında aktif rol oynadığı, örgüt liderinin de katıldığı gizli toplantılara iştirak ettiği ve şirketlere kayyum atandıktan sonra dahi firari yöneticiyle irtibatını sürdürerek örgüte bağlılığını devam ettirdiği ileri sürülmektedir. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 181/1 (Çevrenin Kasten Kirletilmesi), TCK 282 (Suç Gelirlerini Aklama) ve TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar temel olarak Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık ve Kaçak Hafriyat Dökümü
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, TCK 37/1
İDDİA:
Cebeci Maden sahasında, İSTAÇ’ın yetki alanındaki döküm bedellerinin örgüt kontrolündeki alana yönlendirilerek 31 Milyar TL haksız kazanç elde edilmesi ve 80 Milyar TL kamu zararına yol açılması sürecinde tüm saha koordinasyonunu yürütmek. Sanığın, döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görsellerini asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriliyormuş izlenimi verdiği ve bu yolla dolandırıcılık eylemine iştirak ettiği iddia edilmektedir.
DELİLLER:
Bilirkişi Raporları: 22.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda, Cebeci sahasına 185 milyon ton izinsiz döküm yapıldığının ve maden rezervlerinin tahrip edildiğinin tespiti.
İBB Çevre Koruma Müdürlüğü Raporu: Sahadaki dökümlerin herhangi bir izne dayanmadığını doğrulayan 25.09.2025 tarihli rapor.
HTS ve Baz Kayıtları: Örgüt yöneticileri (Fatih Keleş, İbrahim Bülbüllü) ve diğer saha sorumluları ile döküm trafiği ve sunum toplantıları sırasında saptanan yoğun iletişim ve konum birliktelikleri.
Tanık Beyanları: Şirket çalışanlarının ve diğer sanıkların, Yeşilyurt’un "Genel Müdür" sıfatıyla sürekli sahada bulunduğu ve Murat Gülibrahimoğlu’nun yanından hiç ayrılmadığına dair anlatımları.
SAVUNMA:
"Şirketteki her şeyin tüm kontrolü Murat GÜLİBRAHİMOĞLU'ndaydı.".
"Güney Cebeci ile ilgili haritaları laptopla beraber odaya çıkarmamı istedi... bizzat yaklaşık 10 kere sunum yaptım. Murat GÜLİBRAHİMOĞLU ısrarla aynı sunumu bana yaptırtmaktaydı. Bunun sebebini halen anlamış değilim.".
"Biz bu sahada İBB ile ilk görüşmeleri maden işletmek üzere yapmıştık ancak hafriyat döküm işlemleri sonradan gelişen derin ıslahı ve yol yapımı kapsamında gelişmiştir.".
"Cebeci maden sahasında tek yetkili Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'dir. Enerji Bakanlığı, MAPEG ve İstanbul Valiliği'nin denetimi olmadan burada nefes almak bile mümkün değildir." (Müdafi beyanıyla sanığın savunması).
"Müvekkil Yağmur Cansu Yeşilyurt, hangi hileli davranışları yaptığı söylenme zahmetine bile katlanılmadan soyut iddialarla tutukludur." (Müdafi beyanı).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Kaçak döküm talimatlarını verdiği iddia edilen patron.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Parayı "SİSTEM"e aktaran ve Yeşilyurt'un sunumlarını izlediği iddia edilen yönetici.
İbrahim Bülbüllü (Sanık): Yeşilyurt'un düzenli raporlamalar yaptığı iddia edilen hukuk müşaviri/yönetici.
Volkan Ateş ve Mustafa Keleş (Sanıklar): Saha organizasyonunda Yeşilyurt ile birlikte çalışan isimler.
🚨 SUÇLAMA 2: Suç Gelirlerini Aklama ve Sahte Belge Düzenleme (Naylon Fatura)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 282, VUK 359-b
İDDİA:
Suç örgütünün kaçak döküm ve usulsüz ihalelerden elde ettiği kayıt dışı gelirleri aklamak amacıyla kurgulanan sahte fatura (naylon fatura) mekanizmasının şirket içindeki koordinasyonunu yürütmek. Sanığın, 2021-2022 yılları arasında başka bir örgüt üyesi Ali Nuhoğlu’na ait Neoray İnşaat firmasında "Harita Mühendisi" unvanıyla göstermelik olarak çalışıyor göründüğü ve bu yolla suç gelirlerinin illiyet bağını kesmeye çalıştığı ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
Şüpheli Sarp Yalçınkaya’nın İfadesi: "Murat GÜLİBRAHİMOĞLU'nun aldığı fazla faturalarla devletten teşvik aldığı... bu hususun ayrıntılarını muhasebecisi Cem ÇELİK ile Genel Müdürü Yağmur YEŞİLYURT bilir" şeklindeki doğrudan beyanı.
BDDK ve MASAK Raporları: Şirket hesapları arasındaki ticari hayatın olağan akışına aykırı milyonluk para trafiği ve bu işlemlerin altındaki imzasız talimatlar.
SGK Kayıtları: Sanığın kendi şirketleri dışında, diğer örgüt şirketlerinde (Neoray vb.) çalıştığını gösteren kayıtlar.
SAVUNMA:
"Hayatım boyunca hiçbir örgüte veya siyasi partiye üye olmadım, hiçbir örgütsel faaliyette bulunmadım... kimsenin suç teşkil edebilecek eylemine iştirak etmedim.".
"Bir örgütten bahsediyoruz fakat biz 15 kadın tutukluyduk, ben 14’üyle 9 Mart sabahı nezarethanede tanıştım.".
"Müvekkilin banka hesabı belli, aldığı maaş belli... Hangi parasal işlemi yapmış da bu kara parayı aklamış? Müvekkilin hiçbir parasal transferine veya banka hareketine değinilmemiş." (Müdafi beyanı).
"Müvekkil sadece teknik bilgiye haiz bir harita mühendisi olarak maaşlı çalışmıştır. Para trafiğinde söz sahibi olması mümkün değildir." (Müdafi beyanı).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık): Naylon fatura sisteminin asıl faydalanıcısı olduğu iddia edilen kişi
Cem Çelik (Sanık): Şirketlerin mali müşaviri ve işlemlerin muhasebe ayağındaki isim.
Ali Nuhoğlu (Sanık): Yeşilyurt’un "göstermelik" çalıştığı iddia edilen Neoray firmasının sahibi.
Adem Başer (Sanık): Şirketin finans sorumlusu.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Volkan Ateş,
yaklaşık 18 yıldır örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirketlerde (Kuzey İstanbul Modern, Fudaş Gıda vb.) saha sorumlusu ve amir olarak görev yapmıştır. Dosya kapsamında [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır. Yargılama süreci, özellikle Cebeci Maden Bölgesi'ndeki hafriyat faaliyetlerini ve bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin aklanmasını odağına almaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Volkan Ateş’in Murat Gülibrahimoğlu’nun talimatları doğrultusunda, Cebeci Maden sahasındaki kaçak hafriyat döküm sistemini bizzat sahada organize ettiğini ve yönettiğini iddia etmektedir. İddianameye göre Ateş; döküm sahasındaki kantarlardan ve usulsüz döküm trafiğinden sorumlu olup, İSTAÇ’a gitmesi gereken gelirlerin "SİSTEM" adı verilen örgütsel fona aktarılmasında aktif rol oynamıştır. Ayrıca, Murat Gülibrahimoğlu’na ait olan Fudaş Gıda isimli şirketi 2024 yılında üzerine devralarak, bu şirket üzerinden kesilen naylon faturalar ile suç gelirlerini akladığı öne sürülmektedir. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 181/1 (Çevrenin Kasten Kirletilmesi), TCK 282 (Suç Gelirlerini Aklama), TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) ve VUK 359 (Naylon Fatura) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir.
🚨 SUÇLAMA 1: Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık ve Kaçak Hafriyat Dökümü
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, TCK 37/1
İDDİA: Cebeci Maden sahasında, İSTAÇ’ın yetki alanındaki döküm bedellerinin örgüt kontrolündeki alana yönlendirilerek 31 Milyar TL haksız kazanç elde edilmesi ve 80 Milyar TL kamu zararına yol açılması sürecinde saha organizasyonunu yürütmek. Sahaya İBB iştiraki olan İSFALT görsellerini asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriliyormuş izlenimi vermek suretiyle dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmek.
DELİLLER:
Bilirkişi Raporları: 22.09.2025 tarihli raporda, Cebeci Maden sahasına 185 milyon ton izinsiz döküm yapıldığının ve maden rezervlerinin tahrip edildiğinin tespiti.
İBB Çevre Koruma Müdürlüğü Raporu: Sahadaki izinsiz faaliyetleri ve çevre kirliliğini doğrulayan 25.09.2025 tarihli resmi rapor.
Tanık ve Şüpheli Beyanları: Sanığın saha amiri olarak kantarlardan ve döküm organizasyonundan sorumlu olduğuna dair anlatımlar.
İletişim Kayıtları: Firari Murat Gülibrahimoğlu ile soruşturma aşamasında dahi devam eden görüşmeler ve fikir birliği.
SAVUNMA:
"Ben bu şirkette 18 yıldır çalışan maaşlı bir personelim. Benim ihalelere fesat karıştırma veya kamuya zarar verme gibi bir yetkim veya niyetim olamaz.".
"Sahada sadece amirlik yaptım. Kantarların veya muhasebenin başında durup kimden ne kadar para alındığını takip etme gibi bir görevim yoktur.".
"Döküm sahası dediğimiz yer, valilik ve bakanlık temsilcilerinin sürekli denetiminde olan bir yerdir. Burada kaçak bir iş yapılması teknik olarak mümkün değildir.".
"Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum; ben sadece patronumun talimatlarını yerine getiren bir çalışanım. Herhangi bir şahsi kazancım veya lüks bir yaşantım yoktur.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Sistemin kurucusu olduğu iddia edilen en üst yönetici.
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Sanığın patronu ve saha operasyonlarını yöneten yönetici
Yağmur Cansu Yeşilyurt (Sanık): Saha organizasyonunda sanık ile birlikte hareket eden çalışan.
Mustafa Keleş (Sanık): Şirketleri örgüt adına kontrol etmekle görevlendirildiği iddia edilen isim.
🚨 SUÇLAMA 2: Suç Gelirlerini Aklama ve Naylon Fatura Düzenleme
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 282, VUK 359-b
İDDİA:
Murat Gülibrahimoğlu’na ait olan Fudaş Gıda isimli şirketi 2024 yılında emaneten devralarak, bu şirket üzerinden Murat Gülibrahimoğlu’nun diğer şirketlerine sahte (naylon) faturalar kesmek. Bu yolla suçtan elde edilen gelirleri yasal bir ticari faaliyet gibi göstererek sisteme dahil etmek ve aklamak.
DELİLLER:
BDDK Raporu: 11.06.2025 tarihli raporda, Fudaş Gıda ile Kuzey İstanbul Modern şirketi arasında 2021-2024 yılları arasında gerçekleşen 71.200.000 TL tutarındaki şüpheli para trafiğinin tespiti.
Ticaret Sicil Kayıtları: Şirketin 2024 yılında Murat Gülibrahimoğlu tarafından sanığa devredildiğine dair resmi kayıtlar.
Vergi İnceleme Raporları: Kesilen faturaların karşılığında herhangi bir mal veya hizmet alımı bulunmadığına dair teknik bulgular.
SAVUNMA:
"Patronum olan Murat Bey, 'bu şirketi senin üzerine yapalım' dediğinde, aramızdaki iş ilişkisine dayanarak kabul ettim. Şirketin mali işleyişine veya faturaların içeriğine dair bir bilgim yoktur.".
"Fudaş Gıda üzerinden yapılan tüm işlemler resmidir ve banka kanalıyla yapılmıştır. Bunların suç geliri olduğunu bilmem zaten mümkün değildir.".
"Benim e-fatura kesme veya muhasebe sistemine girme yetkim yok; fatura süreçlerini merkez ofisteki finans birimi yönetiyordu.".
"Gelen paraların tamamı şirket giderleri ve maaşlar için kullanılmıştır. Şahsi bir aklama iradem söz konusu olamaz.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Yönetici): Şirketin asıl sahibi ve devir talimatını veren kişi.
Adem Başer (Sanık/İtirafçı): Şirketlerin finans sorumlusu olarak fatura süreçlerini koordine eden isim.
Cem Çelik (Sanık): Şirketlerin mali müşaviri.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Turgay Tokdemir,
Sönmez Su İnşaat firmasının sahibidir. Cebeci Maden (Beşiktaş Dosyası ile birleşen) eylemleri kapsamında [Sanık] ve yaklaşık bir yıldır [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Turgay Tokdemir’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kontrolündeki firma üzerinden sahte fatura düzenlediğini ve piyasadan fatura temin ederek örgüte bilerek yardım sağladığını iddia etmektedir. İddianameye göre sanık, Cebeci Maden bölgesindeki usulsüz faaliyetlerden elde edilen haksız kazançların bu yöntemle aklanması sürecinde rol almıştır. Sanık hakkında TCK 220/7 (Örgüte Yardım) ve VUK 359/b (Sahte Belge Düzenleme) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar münhasıran Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 220/7
İDDİA:
Suç örgütünün hiyerarşik yapısına organik olarak dahil olmamakla birlikte, örgüt yöneticisi firari Murat Gülibrahimoğlu ile olan yakın ilişkisi ve gerçekleştirdiği yoğun para transferleri aracılığıyla örgüte bilerek ve isteyerek yardım sağlamak.
DELİLLER:
Mali İnceleme Raporları: Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan ön raporda, sanığın Murat Gülibrahimoğlu ile yaptığı çok sayıda şüpheli para transferinin tespit edilmesi.
Tanık Beyanları: Sanığın örgüt yöneticisi ile olan ticari ve şahsi bağını ve "sistem" içerisindeki rolünü destekleyen ifadeler.
HTS ve Baz Analizleri: Sanığın, Murat Gülibrahimoğlu ve diğer örgüt üyeleriyle suç tarihlerindeki iletişim ve lokasyon birliktelikleri.
SAVUNMA:
"Ne Hasan Tahsin Sönmez'in böyle bir örgütün varlığını bilme imkanı var ne Turgay Tokdemir'in böyle bir örgütün varlığını bilme imkanı var. Dolayısıyla bu örgüte yardım iradeleri asla oluşamaz." (Müdafi beyanıyla).
"Haliyle 'bilerek ve isteyerek' iddiası arkası tamamen dayanaksız olsa bile son derece sert bir iddiadır ve bu tür bir iddia dayanaksız bir şekilde bir hukuk makamı tarafından ileri sürülmüş olmamalıydı." (Müdafi beyanıyla).
"Bu iki müvekkilin durumu o kadar bariz ki, bu dosyada olmalarına gerek yoktur. ... Mevcut delil durumu ortadan kalktığı için yeni bir inceleme günü beklenmeksizin tahliye edilmelerini talep ediyorum." (Müdafi beyanıyla).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Örgüt yöneticisi ve sanığın "yardım ettiği" iddia edilen asıl figür.
Hasan Tahsin Sönmez (Sanık): Sanığın kuzeni olan ve benzer suçlamalarla yargılanan diğer iş insanı.
Halil Bostancı (Müdafi): Sanık savunmasını gerçekleştiren avukat.
🚨 SUÇLAMA 2: Vergi Usul Kanununa Muhalefet ve Suç Gelirlerini Aklama
EYLEM: Eylem 59
TCK: VUK 359-b ve TCK 282 (İltisaklı olarak)
İDDİA:
Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine sahte faturalar düzenlemek ve piyasadan temin ettiği sahte faturalarla suçtan elde edilen gelirlere yasal bir ticari faaliyet görünümü kazandırmak. Bu yolla hem vergi kaçakçılığı suçuna iştirak etmek hem de örgütün finansal havuzuna (SİSTEM) haksız kazanç aktarılmasını sağlamak.
DELİLLER:
Vergi Denetim Kurulu Ön Raporu: Sönmez Su firmasının mali kayıtlarında tespit edilen şüpheli fatura hareketleri ve "yatır-çek" olarak adlandırılan para trafiği.
Şükrü Kaynar’ın İfadesi: Sanığın sahte fatura işi yaptığına dair beyanda bulunan şahsın anlatımları.
19.06.2025 Tarihli Bilirkişi Raporu: Şirketlerin mali hacmi ile gerçekleştirilen nakit hareketleri arasındaki uyumsuzlukları belgeleyen teknik tespitler.
SAVUNMA:
"Şirketimle alakalı vergi incelemeleri bulunmaktadır fakat tespit edilmiş herhangi bir vergi raporu bulunmamaktadır.".
"Tanımadığım bir kişinin benimle alakalı bir iddiası bulunmaktadır. Kişinin ismini iddianamede gördüğüm kadarıyla Şükrü Kaynar’dır. Hiç hayatımda görmediğim, duymadığım, ismini bile duymadığım kişidir kendisi.".
"Benden sahte fatura işi yapıyor diyorlar. Benim kime borcum var? Zaten 150 milyonluk malım var. Böyle sahte fatura işi yapan bir insanın mal varlığı olur mu?".
"Yapılan dolgu malzemesi alımları... bu sebeple yapıldı ve proje hızlandırıldığı için rakamlar yükseldi. ... Sayın müvekkilimin bana aktardığını söyleyeyim size; dedi ki 'Bu rakamlar bu işler için küçük rakamlardır.' Yani sizlere büyük rakamlar olarak görünebilir ama hafriyat işleri gündeme geldiğinde bu rakamlar küçük rakamlar dedi." (Müdafi beyanıyla).
"Bizi tahliye etsinler; eğer ki sahte fatura raporları gelirse tekrar tutuklasınlar." (Müdafi beyanıyla sanığın talebi).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Şükrü Kaynar (Tanık/İhbarcı): Sanık aleyhine ifade veren kişi.
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Sahte fatura mekanizmasının başında olduğu ve sanıktan fatura temin ettiği ileri sürülen patron.
Hasan Tahsin Sönmez (Sanık): İsim benzerliği ve akrabalık nedeniyle sanıkla karıştırıldığı belirtilen kuzen.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Hasan Tahsin Sönmez,
iş insanıdır. İddianamede yer alan bilgilere göre, suç örgütünün Cebeci Maden Bölgesi'ndeki kaçak hafriyat faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin aklanması ve "SİSTEM" adı verilen fona aktarılması sürecinde rol aldığı iddia edilmektedir. Soruşturma kapsamında [Sanık] ve yaklaşık 10 aydır [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI: Savcılık, Hasan Tahsin Sönmez’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu ile iş birliği yaparak, kontrolündeki firmalar üzerinden sahte fatura düzenlediğini ve bu yolla suç gelirlerine yasal görünüm kazandırarak örgüte finansman sağladığını iddia etmektedir. İddianameye göre sanık, suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmiştir. Sanık hakkında TCK 220/7 (Örgüte Yardım) ve VUK 359/b (Sahte Belge Düzenleme) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar temel olarak Eylem 59 kapsamındaki finansal trafiği odağına almaktadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet (Sahte Belge Düzenleme)
EYLEM: Eylem 59
TCK: VUK 359/b
İDDİA:
Örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun Cebeci Maden sahasındaki kaçak hafriyat dökümlerinden elde ettiği kayıt dışı gelirleri aklamak amacıyla; sanığın kontrolünde olduğu iddia edilen Sönmez Su ve Ataseven Madencilik gibi firmalar üzerinden sahte/naylon fatura düzenleyerek "SİSTEM" havuzuna para aktarmak. Sanığın, gerçek bir ticari faaliyete dayanmayan bu faturalarla vergi kaçakçılığına iştirak ettiği ve suç örgütünün mali yapısını tahkim ettiği ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
Şükrü Kaynar ve Cem Çelik’in İfadeleri: Şirketlerin kağıt üzerindeki işleyişi ve faturaların sahte olduğuna dair tanık beyanları.
BDDK ve Kayyum Raporları: Şirket hesaplarındaki para trafiğinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve 455 milyon TL'ye ulaşan aktif değerin suç gelirleriyle ilişkili olduğunu gösteren veriler.
Kabil Taşçı’nın İfadesi: Sönmez Su gibi firmaların Murat Gülibrahimoğlu ile olan ilişkisinin sahte fatura operasyonunun bir parçası olduğuna dair beyanlar.
SAVUNMA:
"Kendimi burada böyle bir iddia yüzünden savunmaktan dahi utanıyorum; çünkü sahibi olmadığım bir şirketten, işlemiş olmadığım bir suçtan dolayı karşınızdayım.".
"İki tane cahil çıkmış diyor ki 'Bu şirket Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçu işlemiş ve sahibi Hasan Sönmez'dir.' ... Onlar 'Hasan Sönmez' diyor, benim adım Hasan Tahsin Sönmez.".
"Sönmez Su firmasının ne temsilcisi ne vekili ne de yetkilisiyim. ... Kuzenime ait olan bu firmaya atanan kayyum raporunda 150-200 milyon TL değerinde iş makinesi olduğu belirtilmiştir. Bir şirket sahte fatura düzenlemek için kurulmuş ise gidip bu şirket adına 150-200 milyon TL'lik ekipman alınmaz.".
"Şükrü Kaynar bu kanıya neden varmıştır ve iddia etme yetkisi var mıdır? ... Ben var olan bir suç üzerine savunma yapmıyorum; var olmayan bir suçtan suçsuzluğumu anlatmaya çalışıyorum.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Sahte fatura sisteminin başında olduğu iddia edilen firari patron.
Adem Başer (Sanık/İtirafçı): Murat Gülibrahimoğlu'nun finans sorumlusu olarak Sönmez Su faturalarını onaylayan isim.
Şükrü Kaynar: Sanık aleyhine ifade veren ancak sanığın "cahil" ve "yetkisiz" olarak nitelediği şahıslar.
Cem Çelik: Sanık aleyhine ifade veren ancak sanığın "cahil" ve "yetkisiz" olarak nitelediği şahıslar.
🚨 SUÇLAMA 2: Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 220/7
İDDİA:
Suç örgütünün hiyerarşik yapısına organik olarak dahil olmamakla birlikte, örgütün en büyük finans kaynağı olan kaçak hafriyat operasyonlarının finansal ayağında (sahte fatura ve nakit transferleri) görev alarak örgüte bilerek yardım sağlamak. Sanığın, Murat Gülibrahimoğlu'nun talimatları doğrultusunda "SİSTEM"in devamlılığı için lojistik ve mali destek sunduğu iddia edilmektedir.
DELİLLER:
HTS ve Baz Analizleri: Sanığın örgüt yöneticileri ve diğer kuryelerle operasyonel süreçlerdeki iletişim kayıtları.
Savcılık Tespiti: Sanığın konumu ve faaliyetlerinin suç örgütünün amaçlarına hizmet ettiği yönündeki hiyerarşik değerlendirme.
SAVUNMA:
"Müvekkil gerek oturduğu yer gerekse karşılaştığı insanlar dikkate alındığında; Enerji Bakanlığı, Valilik ve İstanbul Belediyesi'nin olduğu bir güçlüyle karşı karşıya kalmıştır." (Müdafi beyanı).
"Dolayısıyla biraz önce Hakan Bey'in bahsettiği gibi, ortada bir örgüt varsa bu örgüt Türkiye Cumhuriyeti örgütüdür." (Müdafi beyanı).
"Örgüte yardım etmenin unsurlarından bir tanesi bilmektir. Müvekkilin örgütün varlığından haberdar olduğuna dair somut bir delil yoktur." (Müdafi beyanı).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Hakan Karanis (Sanık): Benzer şekilde örgüte yardım/üyelik ile suçlanan ve savunma sırasında sanıkla aynı "devlet örgütü" vurgusunu yapan isim.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Finansal trafiği yönettiği iddia edilen "kasa".
İbrahim Bülbüllü (Sanık): Hafriyat alanındaki dökümleri ve raporlamaları koordine ettiği iddia edilen isim.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Hakan Karanis,
örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk ve lise arkadaşı olup, Eva Ev Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin sahibidir. İddianamede, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu ile örgüt lideri arasında "köprü vazifesi" gördüğü ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu gerekçesiyle [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Hakan Karanis’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nu örgüt lideriyle tanıştırarak yapıya dahil olmasını sağladığını ve "SİSTEM" adı verilen kayıt dışı fonun oluşmasında kritik bir rol oynadığını iddia etmektedir. Sanı��ın, Cebeci Maden bölgesindeki kaçak hafriyat dökümünden elde edilen milyarlarca liralık suç gelirinin aklanması sürecine iştirak ettiği, Murat Gülibrahimoğlu ile yoğun para trafiği içerisinde olduğu ve paraların taşınmasında "ekibiyle" birlikte görev aldığı ileri sürülmektedir. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 282 (Suç Gelirlerini Aklama) ve TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Nitelikli Dolandırıcılık ve Kamu Zararına İştirak (Kaçak Hafriyat)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, TCK 37/1
İDDİA:
Savcılık, Hakan Karanis’in örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk ve lise arkadaşı olma nüfuzunu kullanarak, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun yapıya dahil olmasında ve Cebeci Maden Bölgesi’nde devasa bir kaçak hafriyat döküm ağının kurulmasında "köprü vazifesi" gördüğünü iddia etmektedir. İddianameye göre Karanis; İSTAÇ’ın yetki alanındaki döküm bedellerinin örgüt kontrolündeki Cebeci maden sahalarına yönlendirilmesiyle elde edilen 31 Milyar TL haksız kazanç ve 80 Milyar TL kamu zararı sürecine iştirak etmiştir. Şoför beyanlarına göre, dökümden gelen kayıt dışı paraların %60'ının örgüt liderine ulaştırılmasında bizzat "kuryelik" yaptığı ve Murat Gülibrahimoğlu ile suç gelirlerini aklama amaçlı milyonlarca liralık muvazaalı para transferleri gerçekleştirdiği ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
Bilirkişi ve Kurum Raporları: Cebeci sahasına 185 milyon ton izinsiz döküm yapıldığını ve maden rezervlerinin tahrip edildiğini belgeleyen 22.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ile İBB Çevre Müdürlüğü yazıları
Servet Yıldırım’ın İfadesi: "Döküm işinden gelen paraların yüzde altmışı Ekrem İmamoğlu'na gider... Paraları Hakan Karanis ve ekibi taşıdı" ve "Bakanlıktan izinlerin kim tarafından nasıl alındığı... tüm bilgiyi Hakan Karanis bilmektedir" şeklindeki doğrudan suçlamaları
Sarp Yalçınkaya’nın İfadesi: Hakan Karanis'in "Cumhurbaşkanlığı fonu" ve diğer giderler için Murat Gülibrahimoğlu’ndan sürekli para talep ettiği, gönderilen miktarları beğenmeyerek tartıştığı yönündeki anlatımları
BDDK ve MASAK Raporları: Murat Gülibrahimoğlu’nun hesaplarından Hakan Karanis’e toplam 16.1 milyon TL para gönderildiğine dair banka kayıtları tespiti
HTS ve Baz Kayıtları: Örgüt yöneticileri Murat Gülibrahimoğlu ve Fatih Keleş ile suç tarihlerinde ve organizasyon sahalarında saptanan yoğun iletişim trafiği.
SAVUNMA:
Arkadaşlık ve Ticari İlişki Yokluğu: "Sayın Başkan, ben devlet nezdinde itibarlı bir kişiyle bir dönem arkadaşlık yaptım. Hiçbir ticari faaliyette bulunmadım. ... 20 yıllık şirketimin ... bu kişiyle veya bu kişiyle iltisaklı bir şirketle ilişkisinin olmadığı ... MASAK raporlarıyla da tescillenmiştir."
Köprü İddiasına İtiraz: "Kuzey TV'de ... Murat ile aralarındaki bu tanışıklığı varsayımlarla yorumlayıp, isnat edilen suçların merkezine oturtmak sağlıklı bir durum değildir. ... Dosyada müvekkilimin kimseden talimat aldığına veya bir hiyerarşiye dahil olduğuna dair tek bir somut veri dahi yoktur."
Sanıkları Tanımama: "Eylem 1’de adı geçen şüpheliler Adem Başer, Volkan Ateş... Hasan Tahsin Sönmez’i mahkeme süreci haricinde hiçbir yerde görmedim. ... Bu kişilerin benimle ilgili de bir beyanı yoktur."
Para Transferleri (Net Sıfır): "Matematiksel olarak 16 size geldi, 16'yı geri verdiniz; sonuç 0 TL'lik bir alışveriş olur. ... Bunların tamamı taraflar arasındaki borç ilişkisine dayanan olağan para alışverişlerinden ibarettir."
Şoför Beyanlarını Yalanlama: "Şoför Servet Yıldırım... Paraları Hakan Karanis ve ekibi taşıdı diyor. ... İddia makamı bana böyle bir soru sormuyor. Çünkü benim ekibimin de şoförümün de olmadığını biliyorlar. ... Yalan ya, yalan içindeki yalanlar birbirine karışıyor."
Kronolojik Çelişki: Murat Gülibrahimoğlu ile 13.06.2020 tarihinde tanıştığının iddianamede de geçtiğini, buna rağmen 2019 yılında tanıştırdığı iddiasının kendi içinde çeliştiğini beyan etmesi
"Polis fezlekesinde ismimin eyleme karışan şüpheliler bölümünde olmaması ... ismimin sonradan eklenmesi isnatları geçersiz hale getirmiştir."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Karanis’in lise arkadaşı ve toplanan paraların nihai hedefi olduğu iddia edilen kişi.
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Karanis aracılığıyla yapıya girdiği ve saha operasyonlarını yönettiği iddia edilen isim.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Paraların toplandığı ana "kasa" ve Karanis ile koordineli hareket ettiği belirtilen isim.
Servet Yıldırım (Şüpheli/Tanık): Paraları Karanis’in taşıdığını ve sistemin tüm detaylarını bildiğini iddia eden şoför.
Hüseyin Köksal (Sanık/Özel Vasıflı Üye): Karanis ile birlikte Gülibrahimoğlu'nun örgüte girişine aracılık ettiği iddia edilen isim.
Sarp Yalçınkaya (Şüpheli/İtirafçı): Karanis'in para talepleri ve "SİSTEM"deki rolü hakkında ifade veren isim.
🚨 SUÇLAMA 2: Suç Gelirlerini Aklama (Muvazaalı Para Transferleri)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 282/1-3-4
İDDİA:
Savcılık, Hakan Karanis’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu ile gerçekleştirdiği milyonlarca liralık yoğun para trafiğinin, suçtan elde edilen gelirlerin (özellikle kaçak hafriyat ve döküm işlerinden gelen kayıt dışı paraların) "aklanması" ve örgütün "SİSTEM" adını verdiği fona aktarılması amacı taşıdığını iddia etmektedir. İddianameye göre Karanis; Murat Gülibrahimoğlu’nu örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ile tanıştırarak yapıya dahil etmiş ve döküm sahalarından gelen kayıt dışı paraların %60’ının örgüt liderine ulaştır��lmasında bizzat "kuryelik" yapmıştır. Bu transferlerin banka hareketleri üzerinden meşru bir borç-alacak ilişkisi gibi gösterilerek suç gelirine yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı, sanığın ayrıca "Cumhurbaşkanlığı fonu" adı altında Murat Gülibrahimoğlu'ndan sürekli nakit para talep ettiği ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
BDDK ve MASAK Raporları: Murat Gülibrahimoğlu’nun hesaplarından Hakan Karanis’e toplam 16.1 milyon TL para gönderildiğine dair resmi banka kayıtları tespiti
Servet Yıldırım’ın İfadesi: "Döküm işinden gelen paraların yüzde altmışı Ekrem İmamoğlu'na gider... Paraları Hakan Karanis ve ekibi taşıdı" ve "3 milyon TL'ye yakın bir parayı iade etti, telefonla tartıştılar, bizzat şahidim" şeklindeki anlatımları
Sarp Yalçınkaya’nın İfadesi: Hakan Karanis'in "Cumhurbaşkanlığı fonu" ve diğer giderler için sürekli para istediği, Murat Gülibrahimoğlu'na "çekleri bir an önce nakte çevirelim, çok nakit paraya ihtiyacımız var" dediği yönündeki beyanları
İddianame Tespiti: Sanığın sorgu sırasında diğer şüpheliler hakkında beyanda bulunmaktan kaçınarak onları koruduğu, bu tavrın örgüt hiyerarşisi içindeki bağlılığını gösterdiği değerlendirmesi
SAVUNMA:
"İddia makamı, suç gelirlerini aklamak için tarafıma birçok para transferi olduğunu ifade etmesi ancak ... benim tarafımdan Murat Gülibrahimoğlu'na yapılan transferin gizlemesi hukuk kurallarına ... ne kadar uygundur?".
"Matematiksel olarak 16 size geldi, 16'yı geri verdiniz; sonuç 0 TL'lik bir alışveriş olur. ... Murat niye böyle bir destek sağlıyor? (Sorusuna cevaben) Ticaret yoksa Murat niye destek sağlıyor, matematiksel olarak sonuç sıfırdır.".
"Murat Gülibrahimoğlu’ndan banka üzerinden bana 5 adet gelen, benden de kendisine 4 adet giden hesap hareketi vardır. ... Bunlar onun adına yapmış olduğum alışverişlerin karşılığı olarak gönderilmiş paralardır."
"08.01.2021 tarihinde 5 milyon TL gönderdi. ... araç siparişleri iptal olunca 20.01.2021 tarihinde bu parayı bankadan çekerek kendisine teslim ettim. Görüntülerde, kayıtlarda her şeyde vardır."
"Hüseyin Köksal ile ilgili ... toplam 2 milyon değil, 3 milyon 450 bin lira paradır. Maaşları karşılığı aldığı paradır, getirdiği iş, yaptığı iş karşılığı aldığı paradır." (Müdafi beyanı)
"Somutlaştırılmamış bir suç isnadına karşı savunma yapmak hukuken imkansızdır. ... Karşımızda ucu açık her yere çekilebilen, gelip geçer ifadelerden oluşan bir metin vardır." (Müdafi beyanı)
"Hüseyin Köksal ile ilgili ... 8 ayda toplam 2 milyon TL para gönderildiği ifade ediliyor. ... Bu toplam 2 milyon değil, 3 milyon 450 bin lira paradır. Maaşları karşılığı aldığı paradır, getirdiği iş, yaptığı iş karşılığı aldığı paradır." (Müdafi beyanıyla).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Karanis’in lise arkadaşı ve toplanan paraların nihai hedefi olduğu iddia edilen kişi.
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Muvazaalı para transferlerinin yapıldığı, Karanis’in "itibarlı arkadaşım" dediği yönetici.
Hüseyin Köksal (Sanık/Özel Vasıflı Üye): Karanis’in "danışmanı ve sigortalı çalışanı" olduğunu beyan ettiği, para transferlerinin diğer odak noktası.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Örgütün kasası; paraların toplandığı ve transferlerin koordine edildiği ana isim.
Servet Yıldırım (Şüpheli/Tanık): Para taşıma ve 3 milyon TL'lik tartışma iddialarını dile getiren şoför.
Sarp Yalçınkaya (Şüpheli/İtirafçı): "Cumhurbaşkanlığı fonu" iddialarını ve para taleplerini detaylandıran isim.
Mehmet Pehlivan (Sanık): Karanis’in diğer şüphelileri korumak amacıyla beyandan kaçınmasında rol oynadığı iddia edilen örgüt avukatı.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Ahmet Güldü,
firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na ait "Kuzey Grup" şirketlerinde (Kuzey İstanbul Modern, Kuzey İstanbul Gayrimenkul vb.) yaklaşık 11 yıldır Ofisboy (Hizmetli) olarak görev yapmıştır. Soruşturma kapsamında [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Ahmet Güldü’nün Murat Gülibrahimoğlu’nun talimatları doğrultusunda örgütün finansal ve operasyonel trafiğini yönettiğini, banka işlemlerini gerçekleştirdiğini ve evrak takibi yaparak örgüte bilerek yardım ettiğini iddia etmektedir. Sanık hakkında TCK 220/7 (Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme) ve VUK 359/b (Vergi Usul Kanununa Muhalefet - Sahte Fatura Düzenleme/Kullanma) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar Murat Gülibrahimoğlu’nun liderliğindeki ekibin faaliyetlerini içeren Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme (Finansal Trafik ve Evrak Takibi)
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 220/7
İDDİA:
Savcılık, Ahmet Güldü’nün firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun en yakınındaki personelden biri olarak; şirket adına düzenlenen geniş yetkili vekaletnamelerle bankalardan yüklü miktarda nakit çekimi ve yatırımı yaptığı, örgütün "SİSTEM" adını verdiği kayıt dışı fonun transfer süreçlerini yürüttüğü ve şirket içi talimat akışını takip ederek suç örgütüne bilerek yardım ettiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre sanık; Murat Gülibrahimoğlu’nun şahsi hesaplarından 169.200.000 TL nakit çekmiş ve aynı hesaplara 5.100.000 TL nakit yatırmıştır. Bu devasa nakit trafiğinin, Cebeci Maden bölgesindeki kaçak hafriyat dökümünden ve diğer usulsüz ihalelerden elde edilen suç gelirlerinin "aklanması" ve "SİSTEM"e aktarılması sürecinin operasyonel ayağını oluşturduğu iddia edilmektedir.
DELİLLER:
BDDK ve MASAK Raporları: 11.06.2025 tarihli BDDK raporunda, Murat Gülibrahimoğlu’nun hesaplarındaki milyonluk nakit hareketlerinin sanık Ahmet Güldü tarafından gerçekleştirildiğine dair resmi tespitler
Genel Vekaletname Kayıtları: Şüpheli Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri üzerinde sanığa verilen geniş kapsamlı temsil ve işlem yetkisini gösteren belgeler
Adem Başer’in İfadesi: Şirketin finans sorumlusu olan Başer'in, bankaya gidecek çekleri ve talimatları hazırlayarak Ahmet Güldü’ye verdiğini, onun da bu paraları patrona veya Yener Torunler'e teslim ettiğini doğrulaması
HTS ve Baz Analizleri: Sanığın örgüt yöneticileri ve diğer kuryelerle (Yener Torunler, Semih Bilgin vb.) olay tarihlerinde saptanan yoğun iletişim ve konum birliktelikleri
SAVUNMA:
Rutin Çalışan İşlemleri: "Ben bu şirkette 11 yıldır çalışan bir adamım. ... Bankadan para çekmek benim işim dışında, olağan dışı ya da gizli yaptığım bir işlem değildi. Bu, zaman zaman bana verilen görevlerden sadece bir tanesiydi."
Karar ve Miktar Belirleme Yetkisi Yokluğu: "Ben sadece bana söylenen işi yapıyorum. ... Kararı veren ben değildim, miktarı belirleyen de ben değildim, bankadaki bu işi planlayan da ben değildim."
Kayyum Dönemi Vurgusu: "Başkanım, ben bu işlemleri kayyum döneminde de yaptım. Kayyumdaki üst yetkililer bana 'noter işlemleri var' dediğinde notere gittim. ... Murat Bey’in amirliği dönemine göre bir değişiklik olmamıştır."
Kayıtların Mevcudiyeti: "Ben 11 yıldır aynı işi yapıyorum; 2.000 klasör çıkartırım ben size. Yani kalem kalem, fiş fiş 2.000 klasör çıkartırım TMSF'den."
"Şu anda TMSF kayyumunda bulunan Kuzey İstanbul Gayrimenkul'e ... başvurduk. Ancak ... söz konusu belgeler tarafımıza verilmemiştir. Bu belgeler incelenmeden, yalnızca banka hareketlerine dayanılarak aleyhime suç isnadında bulunulmasını kabul etmiyorum.".
Kastın Yokluğu: "Çektiğim ve yatırdığım paraların toplam tutarını bilmem zaten mümkün değil ki? ... Bu paraların suçtan kaynaklandığını bilmem mümkün olmadığı gibi, bunu bildiğime veya bunları gizlemek amacıyla hareket ettiğime dair dosyada somut delil bulunmamaktadır."
Müdafi Beyanı: "Bir ofis boya 'Sen niye bankadan para çektin, şirkete getirdin?' diye mi soracağız? ... 'Patron, sen bu parayı çekiyorsun ama niye çekiyorsun, kime vereceksin? Bana söylemezsen ben bir daha hayatta bankaya gitmem' filan mı diyecek?"
Müdafi Beyanı: "Şirkette çalışan herhangi birisi olan müvekkilin karşımızda sanık olmasının hukuka uygun olmadı��ı kanaatindeyiz.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): "SİSTEM"in kurucusu ve nakit akışının nihai sorumlusu olduğu iddia edilen kişi
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Sanığın patronu, talimat veren asıl yönetici ve "Kasa"sı olduğu iddia edilen isim
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Paraların toplandığı ana kasa ve Murat Gülibrahimoğlu ile koordineli çalıştığı iddia edilen isim.
Adem Başer (Sanık/Etkin Pişmanlık): Şirket finans sorumlusu; çekleri ve banka talimatlarını hazırlayıp Güldü’ye veren şahıs.
Yener Torunler (Sanık): Güldü’nün bankadan getirdiği paraları teslim ettiği iddia edilen mesai arkadaşı.
Semih Bilgin (Sanık/İtirafçı): Güldü ile benzer görevleri yapan, fiş ve evrak takibini doğrulayan şoför.
🚨 SUÇLAMA 2: Vergi Usul Kanununa Muhalefet (Sahte Belge Düzenleme ve Kullanma)
EYLEM: Eylem 59
TCK: VUK 359/b
İDDİA:
Savcılık, Ahmet Güldü’nün örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı şirketlerde (Kuzey Grup) finansal süreçlerin operasyonel ayağında yer alarak, naylon fatura mekanizmasına bilerek iştirak ettiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre sanık; A Plus, Sönmezsu ve Ataseven gibi paravan olduğu iddia edilen firmalar üzerinden düzenlenen sahte faturalar karşılığında kesilen çekleri bankadan nakit olarak tahsil etmiş ve bu yolla suç gelirlerinin "SİSTEM"e aktarılmasına yardım etmiştir. Sanığın, şirketlerin gerçek bir ticari faaliyeti olmayan işlemlerini bankada "yatır-çek" yaparak resmileştirmeye çalıştığı ve vergi kaçakç��lığı suçuna operasyonel destek verdiği savunulmaktadır.
DELİLLER:
VDK Öneri ve Görüş Raporu: Şirketlerin mali kayıtlarında tespit edilen, ticari hayatın olağan akışına aykırı fatura hareketleri.
BDDK ve MASAK Raporları: 11.06.2025 tarihli BDDK raporuna göre, Murat Gülibrahimoğlu'nun şahsi hesaplarından gerçekleştirilen 169,2 Milyon TL tutarındaki nakit çekim işlemlerinin sanık tarafından yapıldığının tespiti
Adem Başer’in İfadesi: Şirketin finans sorumlusu Başer'in, sahte faturalara ilişkin çekleri bozdurması için Ahmet Güldü’yü bankaya gönderdiğini beyan etmesi
Kopyala-Yapıştır Sevk Maddeleri: İddianamede Ahmet Güldü dahil 7-8 kişi için birebir aynı ifadelerle düzenlenen ve somutlaştırma içermeyen suçlama paragrafları
SAVUNMA:
Şahsileştirme Eksikliği: "Kopyala-yapıştır yöntemiyle bize de piyango vurmuş, Ahmet Güldü'ye de piyango vurmuş. ... Ahmet Güldü'nün bu suçu nasıl işlediğine dair yine bir öykü, yine bir şahsileştirme söz konusu değil." (Avukat Savunması)
Hukuki Sıfat Yokluğu: "Müvekkil şirketin mükellefi değildir, kanuni temsilcisi değildir. Şirketin vergi ödevlerini yerine getiren kişi de değildir; muhasebe sorumlusu da değildir, defter tutan kişi de değildir. E-fatura, e-arşiv veya e-defter sisteminin kullanıcısı yahut yöneticisi olduğuna dair bir teknik tespit de yapılmamıştır." (Avukat Savunması)
Dava Şartı Eksikliği: "Dava şartları arasında yer alan vergi incelemesi, rapor şartı ve rapor değerlendirme komisyonu mütalaası dosyada bulunmamaktadır. Dosyada bulunan rapor sadece öneri ve görüş raporudur."
Teknik Suç Savunması: "Vergi Usul Kanunu 359 kapsamındaki suçlar son derece teknik suçlardır. ... Müvekkilin piyasadan sahte fatura temin ettiğine ilişkin doğrudan bir görüşme, yazışma, komisyon kaydı, para akışı, tanık beyanı ya da fiziki bulgu yok."
Ofisboy Konumu: "Bir ofis boya 'Sen niye bankadan para çektin, şirkete getirdin?' diye mi soracağız? ... Patron, sen bu parayı çekiyorsun ama niye çekiyorsun, kime vereceksin? Bana söylemezsen ben bir daha hayatta bankaya gitmem filan mı diyecek?"
Rutin İşleyiş: "Ben 11 yıldır aynı işi yapıyorum; 2.000 klasör çıkartırım ben size. Yani kalem kalem, fiş fiş 2.000 klasör çıkartırım TMSF'den."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Şirketlerin asıl sahibi ve talimat verdiği iddia edilen kişi.
Adem Başer (Sanık/Etkin Pişmanlık): Çekleri hazırlayıp bozdurması için sanığa verdiği iddia edilen finans sorumlusu.
Yener Torunler (Sanık): Sanığın bankadan getirdiği nakit paraları teslim ettiği iddia edilen mesai arkadaşı.
Hasan Tahsin Sönmez (Sanık): Sönmezsu firması üzerinden fatura trafiğini yürüttüğü iddia edilen isim.
📂 2024/228233 Sayılı İBB Suç Örgütü Davası
👤 SANIK: Adem Başer,
Murat Gülibrahimoğlu’na ait Kuzey İstanbul Modern ve Kuzey İstanbul Gayrimenkul gibi "Kuzey Grup" bünyesindeki şirketlerde Finans Sorumlusu olarak görev yapmıştır. Dosya kapsamında [Sanık] ve [Tutuklu] statüsünde yargılanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı olarak, örgütün "SİSTEM" adını verdiği fonu finanse etmek amacıyla kurulan usulsüzlüklerde aktif rol aldığını iddia etmektedir. İddianameye göre Başer; sahadaki kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasına iştirak etmiş, Murat Gülibrahimoğlu'nun şirket varlıklarını üzerine geçirmesi için sahte fatura süreçlerini ayarlamış ve bankadan çekilen yaklaşık 2 milyon dolar tutarındaki örgütsel parayı Fatih Keleş’in yakınlarına elden teslim etmiştir. Sanık hakkında TCK 158/1-d-e (Nitelikli Dolandırıcılık), TCK 282 (Suç Gelirlerini Aklama), TCK 220/2 (Örgüt Üyeliği) ve VUK 359 (Vergi Usul Kanununa Muhalefet) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Suçlamalar ağırlıklı olarak Eylem 59 kapsamındadır.
🚨 SUÇLAMA 1: Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık ve Kaçak Hafriyat Dökümü
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 158/1-d-e, TCK 181/1, TCK 37/1
İDDİA:
Savcılık, Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı olarak "SİSTEM" adı verilen havuzun en büyük gelir kalemi olan kaçak hafriyat döküm ağının kurulmasında ve işletilmesinde kritik bir rol üstlendiğini iddia etmektedir. İddianameye göre Başer; döküm sahasındaki kantarların ve muhasebe sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirmiş, İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş gibi örgüt yöneticilerine sahadaki faaliyetlere dair düzenli raporlamalar yapmıştır. Cebeci Maden sahasında, İSTAÇ’a gitmesi gereken döküm bedellerinin örgüt kontrolündeki hesaplara aktarılarak 31 Milyar TL haksız kazanç elde edilmesi ve bölgedeki maden rezervlerinin tahribiyle 80 Milyar TL kamu zararına yol açılması sürecinde "finansal koordinatör" sıfatıyla hareket ettiği ileri sürülmektedir. Ayrıca Başer'in, döküm izni olmayan Güney Cebeci sahasını "rehabilitasyon alanı" kılıfıyla yasa dışı döküme açtığı savunulmaktadır
DELİLLER:
Bilirkişi Raporları: 22.09.2025 tarihli raporda, Cebeci Maden sahasına yapılan 185 milyon ton dökümün herhangi bir izne dayanmadığ��nın tespiti.
İBB Çevre Koruma Müdürlüğü Raporu: Sahadaki izinsiz faaliyetleri ve çevre kirliliğini doğrulayan 25.09.2025 tarihli rapor.
HTS ve Baz Kayıtları: Örgüt üyeleriyle sahadaki kaçak döküm trafiği sırasında saptanan yoğun iletişim ve konum birliktelikleri.
CPM Muhasebe Kayıtları: Murat Gülibrahimoğlu'nun odasında yapılan gizli toplantılarda Başer'in bilgisayarından sunduğu sahanın finansal ve operasyonel verileri
Semih Bilgin’in İfadesi: Şirkete kayyum atandıktan sonra dahi Başer'in firari Murat Gülibrahimoğlu'na şirketteki problemler hakkında bilgi vermeye devam ettiği iddiası
SAVUNMA:
Sistemin Kurulması: "Kuzey İstanbul Modern Şirketi 2021 yılında Cebeci'de döküm faaliyetine başladığında benden ya da finans biriminden istenen tek şey bankadan bu proje için bir hesap açılması ve pos makinesi temin edilmesiydi. ... Bu her şirket için standart bir projeye başlama işidir."
"Müvekkil tüm bunları yapacak kadar, tüm bu suçları müşterek fail sıfatıyla işleyecek kadar akıllı olup, bunlardan hiçbir kazanım elde etmeyecek kadar akıllı olmadığı aynı anda değerlendiriliyor." (Müdafi beyanıyla Başer'in sitemi).
Sunum Toplantıları: "Bu toplantıların amacı bir planlama değil, burada yapılanların Fatih Keleş ve İbrahim Bülbüllü’ye izah edilmesi şeklinde gerçekleşmekteydi. ... Ben o toplantılara bir çalışan olarak katılmışımdır."
Devlet Projesi Vurgusu: "Bu maden bölgesinin bir komisyonu mevcuttur. Bu komisyonun başkanı İstanbul Valisidir. ... Bütün kamu kurumlarının ortak yürüttüğü bir proje olduğundan dolayı bu bölgede kaçak bir döküm olma ihtimalini ben görmüyorum."
Yetki ve Uzmanlık İtirazı: "Döküm sahasını yöneten bir yönetici de değilim. ... Dökümden sorumlu olan kişi sahada proje müdürü olan Orhan Akyıldız'dır. ... Kendisine emir vermem mümkün değildir."
Kayyum Dönemi: "Kayyum ile birlikte çalıştığımızda ... elde ettiğimiz gelirden kayyum İSTAÇ'a herhangi bir para ödememiştir. İSTAÇ'a ödenmeyen tutardan kaynaklı bir kamu zararına sebep olduysa TMSF bu zarara neden devam etti?"
"Ben o tarihte bu işlemleri şirket işlemi olarak yaptım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Firari): Kaçak döküm işini örgüt adına yönettiği ve Başer'e talimat verdiği iddia edilen lider.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): İSTAÇ döküm sahalarını baypas ederek parayı "SİSTEM"e yönlendiren ve Başer'den sunum aldığı iddia edilen yönetici.
İbrahim Bülbüllü (Sanık): Başer’in raporlama yaptığı ve sahadaki koordinasyonu sağladığı iddia edilen örgüt üyesi.
Orhan Akyıldız (Saha Sorumlusu): Başer'in savunmasında döküm faaliyetlerinin asıl sorumlusu olarak işaret ettiği proje müdürü.
Volkan Ateş (Sanık): Saha organizasyonundan ve kantar yazılımlarından sorumlu olan, Başer ile birlikte hareket eden çalışan
Yağmur Cansu Yeşilyurt (Sanık): Saha organizasyonundan ve kantar yazılımlarından sorumlu olan, Başer ile birlikte hareket eden çalışan
🚨 SUÇLAMA 2: Suç Gelirlerini Aklama ve Sahte Fatura Düzenleme
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 282/1-3-4, VUK 359-b
İDDİA:
Savcılık, Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun talimatları doğrultusunda, suç gelirlerini yasal bir ticari faaliyet gibi göstererek "SİSTEM" adı verilen havuza aktarmak amacıyla kurulan naylon fatura mekanizmasını yönettiğini iddia etmektedir. İddianameye göre Başer; A Plus, Sönmezsu, Penlivanoğlu ve Ataseven gibi firmalar üzerinden sahte fatura süreçlerini organize etmiş, bu yolla Murat Gülibrahimoğlu’nun kendi şirketlerinden nakit çekebilmek için kendisini bu şirketlere borçlu göstermesini sağlamıştır. Bankada "yatır-çek" şeklinde gerçekleştirilen bu işlemlerle, kaçak hafriyat ve diğer suçlardan elde edilen yüksek kârların vergiden kaçırılarak örgüte aktarıldığı, Başer'in ise finans yöneticisi sıfatıyla bu sahte işlemlerin muhasebeleştirilmesini "ayarladığı" ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
BDDK ve MASAK Raporları: Şirketler arasındaki para trafiğinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve nakit çekimlerinin çoğunun ıslak imzasız gerçekleştirildiğini gösteren raporlar
Adem Başer’in 15.09.2025 Tarihli İfadesi: Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri kendine borçlandırmak için sahte fatura düzenlettiğine dair kendi ikrarı
Cem Çelik’in Beyanları: Sönmez Su ve Ataseven Maden isimli şirketlerin Murat Gülibrahimoğlu ile olan ticari ilişkisinin iddia edilen hacimde olmadığını ve operasyon sonrası bu faturaların sahte olduğunun anlaşıldığını teyit eden ifadeler
Sarp Yalçınkaya’nın İfadesi: Hafriyat ve döküm işlerinde taşeronlar üzerinden kesilen naylon faturalarla rüşvet paralarının örtüldüğüne dair anlat��mlar
VDK İnceleme Talebi: Sönmez Su firmasının 2022-2024 yılları arasındaki belgelerinin gerçek dışı olduğuna dair Vergi Denetim Kurulu bulguları
Mali Kayıtlar: Vakıfbank Maslak Ticari Şubesi'nden Dilek Ekici talimatıyla çekilen paralar ve ilişkili sahte fatura dökümleri.
SAVUNMA:
Patronun Onayı ve Talimatı: "Şirkette satın alma birimi ürünleri satın almadan önce Murat Gülibrahimoğlu'ndan onay alırdı. ... Murat Gülibrahimoğlu onay vermeden şirketten 5 kuruş bile çıkmaz."
Bilgi Sahibi Olmama: "Bu satın almalarda hangilerinin karşılığının olduğunu, hangilerinin olmadığını bilmem zaten mümkün değildir. Çünkü şirketlere her ay yaklaşık 1500 adetten fazla fatura gelirdi."
Sahada Değil Ofisteydim: "Ben sahada değildim. Bahçelievler'deki ofiste çalışmaktaydım. ... Faturaların karşılığının olup olmadığını bilmem de mümkün değildir."
Yatır-Çek İşlemi: "Bu işlemler bankada yatır-çek şeklinde yapılıyordu. Böylece Murat GÜLİBRAHİMOĞLU Kuzey İstanbul Modern firmasını kendisine borçlandırmış oluyordu."
Kayıt Dışı Yazışma: Adem Başer’in kayyum sürecindeki baskılardan bunalarak gönderdiği "Sönmez'in, faturaları sunuyorlar, naylonsa naylon ya, irsaliyelerini bilmiyorum dedim" şeklindeki mesajı (Müdafi bu mesajın Başer'in sahteciliğe iştirak iradesi olmadığını gösterdiğini savunmuştur)
Yetki Sınırı: "Naylon faturaları ayarlamam mümkün olamayacağı gibi bu hususta bir bilgiye sahip olmam da mümkün değildir. ... Finansçının işi faturanın ödemesini gerçekleştirmektir." (Müdafi beyanı)
"Adem Bey'in, görevi gereği hangi faturaların karşılığı olup olmadığını bilemeyeceğinden eminiz." (Müdafi beyanı).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Yönetici): Sahte fatura ve "borçlandırma" sisteminin talimatını verdiği iddia edilen patron.
Tahsin Sönmez (Sanık): Sahte fatura kestiği iddia edilen Sönmezsu firmasının asıl sahibi.
Dilek Ekici (Sanık): Başer ile birlikte finans birimini yöneten ve para çekme talimatlarını organize ettiği iddia edilen yönetici.
Cem Çelik (Sanık/Mali Müşavir): Şirketlerin mali denetiminden sorumlu olan ve işlemlere dair bilgi sahibi olan isim.
Sarp Yalçınkaya (Sanık): Murat G. ile ortak hareket ederek kayıt dışı paraların temizlenmesinde görev aldığı iddia edilen isim.
Hasan Sönmez: Sönmez Su ve Ataseven Maden firmalarının bölgedeki temsilcisi.
Turgay Tokdemir (Sanık): Sönmez Su firmasının kağıt üzerindeki yetkilisi
🚨 SUÇLAMA 3: Örgütsel Para Nakli ve Teslimatı
EYLEM: Eylem 59
TCK: TCK 220/2, 282
İDDİA: Savcılık, Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun doğrudan talimatı ile örgütün nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere "kurye" sıfatıyla hareket ettiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre Başer; Vakıfbank Maslak Ticari Şubesi'nden 2.040.000 USD tutarında nakit para çekimi gerçekleştirmiş ve bu parayı örgüt liderinin kasası Fatih Keleş’e ulaştırılmak üzere, onun yakınları olan Zafer Keleş ve Murat Keleş’e elden teslim ederek suç gelirlerini "SİSTEM"e dahil etmiştir.
DELİLLER:
Vakıfbank Genel Müdürlüğü Raporu: 12.09.2025 tarihli raporda, Murat Gülibrahimoğlu’nun hesabından bilgisayar çıktısı talimatlarla yapılan milyon dolarlık nakit çekim işlemlerinin ve bu işlemlerde Adem Başer’in imzasının bulunduğunun tespiti
Önceki Avukatın Dilekçesi: Sanığın eski avukatı tarafından sunulan (ancak sanık tarafından reddedilen) savunma dilekçesinde, paraların örgüte teslim edildiğine dair yer alan ibareler
HTS ve Baz Kayıtları: Para çekim tarihlerinde sanığın, parayı teslim aldığı iddia edilen kişilerle benzer lokasyonlarda sinyal vermesi
Cem Çelik’in İfadesi: Şirketten çıkan çantalar dolusu paraların Yener Torunler ve Adem Başer gibi isimler aracılığıyla Fatih Keleş ve Zafer Keleş’e götürüldüğüne dair beyanlar
SAVUNMA:
Tanımama ve Red: "Zafer Keleş ve Murat Keleş’i tanımıyorum. Para teslim etmedim. Zafer Keleş’in ismini televizyondan duydum, Murat Keleş’i ise hiç görmedim"
Avukat Hatası ve Azil: "Avukatım ailem aracılığıyla bana bir savunma göndermiş... bazı yerlerin yanlış olduğunu, bunun düzeltilmesi gerektiğini söyledim. Fakat avukatım içeriye sunmuş. Ben de bunu kabul etmediğimi söyledim ve kendisini azlettim"
İşgalcilere Ödeme Savunması: "26.06.2024 tarihinde 1,5 milyon dolar çektim... Bu parayı Murat Gülibrahimoğlu’nun Cevizli'deki ofisine götürdüm. Odada İbrahim Akbertürk vardı ve Cebeci Maden Bölgesi’ndeki işgalcilerin tahliyesi için tutanak karşılığında ödeme yapıldı. Tutanakları bizzat ben yazdım"
Şahsi Menfaat Yoksunluğu: "Tüm bu suçları müşterek fail sıfatıyla işleyecek kadar akıllı olup, bunlardan hiçbir kazanım elde etmeyecek kadar akıllı olmadığım aynı anda değerlendiriliyor. 2013'ten beri sadece maaşımı aldım, bir menfaatim olsa banka takipleriyle uğraşmazdım"
Kopyala-Yapıştır İddiası: "Adem Başer aleyhine böyle bir iddia aslında yok. Kimse bunu söylemiyor. Tahmin ediyorum ki savcılık raporunda bir kopyala-yapıştır sorunu yaşandı." (Müdafi beyanı)
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Yönetici): Para çekme talimatını veren ve paranın akıbetini yönettiği iddia edilen patron.
Zafer Keleş ve Murat Keleş (Sanık): Parayı örgütsel ihtiyaçlar için elden teslim aldığı iddia edilen isimler.
İbrahim Akbertürk (Şahıs): Sanığın, paranın 300.000 dolarlık kısmını tutanakla teslim ettiğini iddia ettiği kişi.
İbrahim Aköz (Sanık): Ödemenin yapıldığı iddia edilen toplantıda hazır bulunan Kuzey Cebeci YK üyesi.
Dilek Ekici (Sanık): Para çekme talimatlarını bankaya ileten diğer finans yöneticisi.
Yener Torunler (Sanık): Benzer şekilde bankadan yüksek miktarlı nakit para çekip örgüte taşıdığı iddia edilen diğer çalışan.
3. Bölüm
📂 2024/228233 Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Adem Soytekin,
🚨 SUÇLAMA 13: Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve İhaleye Fesat Karıştırma (Mobil İletişim Aracı Temini)
EYLEM: Eylem 85
TCK: TCK 158/1-e, 235/1-2 ve 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği Kapsamında)
İDDİA:
Medya A.Ş. tarafından gerçekleştirilen "Mobil İletişim Aracı Temini Tip2 Hizmet Alımı" ihalesinin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3/g istisna maddesi kapsamında kasten kısımlara bölündüğü ve bu yolla açık ihale usulünden ka��ılarak rekabetin engellendiği ileri sürülmektedir. İddianameye göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ve Murat Ongun’un koordinesiyle söz konusu iş, örgüt yöneticisi Adem Soytekin’e ait olan Sulkar İnşaat Yatırım firmasına 34.155.000,00 TL bedelle "adrese teslim" şeklinde verilmiştir. Bu ihalenin gerçek bir hizmet alımından ziyade, İMAMOĞLU suç örgütünün "SİSTEM" adını verdiği örgütsel fonu finanse etmek amacıyla kullanılan bir araç olduğu ve toplamda 114.218.000,00 TL kamu zararına yol açıldığı iddia edilmektedir.
DELİLLER:
İhale Kayıtları: Medya A.Ş. tarafından 2024/16547 ihale kayıt numarası ile Sulkar İnşaat’a verilen 34.155.000,00 TL bedelli sözleşme ve ödeme kayıtları.
Bilirkişi Raporu: İşin kısımlara bölünerek eşik değerlerin altında tutulduğuna ve davet usulü ile sadece örgüte müzahir firmaların (Sulkar vb.) ihaleye katılımının sağlandığına dair teknik tespitler.
Dijital Konuşma Kayıtları: Medya A.Ş. satın alma müdürü Fatoş Ayık’ın bilgisayarında bulunan Signal yazışmaları; ihalelerin Emrah Bağdatlı ve Murat Ongun’un onayıyla önceden belirlenen firmalara verileceğine dair örgütsel talimatlar.
Müşteki Dursun Keleş’in İfadesi: Sulkar İnşaat’ın örgüt liderinin talimatlarıyla rüşvet çarkında nasıl "kasa" ve "araç" olarak kullanıldığına, taşınmazların bu şirket üzerinden aklandığına dair anlatımlar.
MASAK ve Vergi Raporları: Sulkar İnşaat ile diğer örgüt şirketleri arasındaki para trafiğinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu gösteren mali veriler.
SAVUNMA:
"Sulkan (Sulkar) İnşaat, pazarlama ve ticaret yapan, ticari faaliyetlerini tamamen yasal çerçevede yürüten bir firmadır. Bu firmanın herhangi bir örgütsel bağlılığı, bağlantısı olduğu yönündeki iddiaların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.".
"İddianamede yer alan alt ihalelerin Sulkan İnşaat üzerine verilerek kamu zararına sebep olduğu şeklindeki değerlendirmeler tamamen soyut varsayımlara dayanmaktadır. Hangi işin, hangi kurumun, ne şekilde zarara uğradığına ilişkin somut bir tespit ortaya konulmuş değildir.".
"Benim bu işin içerisinde yer almamın sebebi, sadece ve sadece işimi yapmamdır. Ben, iddia edilen rüşvete aracılık etmedim. Tarafıma yapılan ödemeler bizim hak ediş alacaklarımızdı. Ben yaptığım işin karşılığı olan hak ediş paralarımı aldım."
"Ben belediyeyle firma arasındaki ilişkiyi denetleyen bir makam değilim. Ben yaptığım işlerin bedelini alan bir müteahhidim. ... Aldığım bütün ödemeler, alnımın teri kadar helal olan ve hak edilen ödemelerimdir.".
"İlgili firmaları tanımıyorum. ... Şahsi olarak bunların hiçbirini tanımıyorum, hiçbir irtibatım veya temasım yok; bilmem de mümkün değil."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): İhalenin örgüt firmasına verilmesi ve sistemin kurulması talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Murat Ongun (Sanık/Örgüt Yöneticisi): İştirak ihalelerini ve Sulkar İnşaat gibi firmalara iş paslanmasını organize ettiği iddia edilen isim.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): İhalelerden elde edilen usulsüz gelirlerin toplandığı iddia edilen "kasa".
Fatoş Pınar Türker (Sanık): Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak ihaleyi usulsüz şekilde onayladığı iddia edilen kişi.
Emrah Bağdatlı (Firari/Özel Vasıflı Üye): İhale süreçlerini muvazaalı şekilde kurgulayan ve yönettiği iddia edilen isim.
İpek Elif Atayman (Sanık): Medya A.Ş. eski Genel Müdürü; ihalelerin organizasyonunda yer aldığı iddia edilen bürokrat.
Fatoş Ayık (Sanık): Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü; ihale evraklarını örgütsel talimatlar doğrultusunda hazırladığı iddia edilen isim.
🚨 SUÇLAMA 13: Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve İhaleye Fesat Karıştırma EYLEM: Eylem 89
TCK: TCK 158/1-e, 158/3, TCK 235/1-2 ve TCK 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği Kapsamında)
İDDİA:
Savcılık, İBB'nin 2023/1347879 İhale Kayıt Numaralı "2024 Yılı Muhtelif Video Çekimleri, Film Yapımları, Kitap ve Dergi Basımları, Medya/Basın Takip Hizmetleri İle Mobil İletişim Araçları Temini Hizmet Alımı İşi" ihalesinin, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve Murat Ongun'un yönlendirmesiyle önceden belirlenen firmalara verilmek üzere organize edildiğini ileri sürmektedir. İddianameye göre, ihalenin şartnamesine rekabeti engelleyici hükümler eklenerek ana ihale kasıtlı olarak Medya A.Ş. üzerinde bırakılmıştır. Daha sonra işin kısımlara bölünerek 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3/g istisna maddesi kapsamında davet usulüyle örgüt yöneticisi Adem Soytekin’e ait Sulkar İnşaat Yatırım firmasına "adrese teslim" olarak paslandığı iddia edilmektedir. Bu ihalenin gerçek bir hizmet alımından ziyade, suç örgütünün "SİSTEM" adını verdiği örgütsel fonu finanse etmek için kullanılan bir araç olduğu ve toplamda 140.257.250 TL kamu zararına yol açıldığı savunulmaktadır.
DELİLLER:
İhale Kayıtları ve Belgeler: 2023/1347879 İKN'li ana ihale ve bu kapsamda Medya A.Ş. tarafından Sulkar İnşaat’a verilen 34.155.000 TL bedelli "Mobil İletişim Aracı Temini" alt ihalesi.
Bilirkişi Raporları: İşin kısımlara bölünerek rekabetin engellendiğine ve adrese teslim ihale yapıldığına dair 12.09.2025 tarihli teknik tespitler.
Müşteki Dursun Keleş’in İfadesi: Adem Soytekin’in rüşvet talepleri ve Sulkar İnşaat’ın örgüt liderinin talimatlarıyla rüşvet çarkında nasıl "kasa" ve "araç" olarak kullanıldığına dair anlatımları.
Dijital Signal Yazışmaları: Medya A.Ş. çalışanı Fatoş Ayık’ın laptopunda bulunan; ihalelerin Murat Ongun, Emrah Bağdatlı ve diğer örgüt üyeleri tarafından hileli bir şekilde organize edildiğini gösteren Signal konuşmaları.
Mali Kayıtlar (MASAK): Sulkar İnşaat ile diğer örgüt şirketleri arasındaki para trafiğinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu gösteren MASAK ve BDDK raporları.
SAVUNMA:
"Benim bu işin içerisinde yer almamın sebebi, sadece ve sadece işimi yapmamdır. Ben, iddia edilen rüşvete aracılık etmedim. Tarafıma yapılan ödemeler bizim hak ediş alacaklarımızdı. Ben yaptığım işin karşılığı olan hak ediş paralarımı aldım.".
"Sulkan (Sulkar) İnşaat, pazarlama ve ticaret yapan, ticari faaliyetlerini tamamen yasal çerçevede yürüten bir firmadır. Bu firmanın herhangi bir örgütsel bağlılığı, bağlantısı olduğu yönündeki iddiaların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.".
"İddianamede yer alan alt ihalelerin Sulkan İnşaat üzerine verilerek kamu zararına sebep olduğu şeklindeki değerlendirmeler ise tamamen soyut varsayımlara dayanmaktadır. Hangi işin, hangi kurumun, ne şekilde zarara uğradığına ilişkin somut bir tespit ortaya konulmuş değildir.".
"Ben belediyeyle firma arasındaki ilişkiyi denetleyen bir makam değilim. Ben yaptığım işlerin bedelini alan bir müteahhidim. ... Aldığım bütün ödemeler, alnımın teri kadar helal olan ve hak edilen ödemelerimdir.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): İhalenin örgüt firmasına verilmesi ve sistemin kurulması talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Murat Ongun (Sanık/Örgüt Yöneticisi): İştirak ihalelerini ve Sulkar İnşaat gibi firmalara iş paslanmasını organize eden, ihaleleri hiyerarşik gücüyle yönettiği iddia edilen isim.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): İhalelerden elde edilen haksız gelirlerin toplandığı iddia edilen "kasa".
Emrah Bağdatlı (Firari/Özel Vasıflı Üye): İhale süreçlerini muvazaalı şekilde kurgulayan ve Murat Ongun adına sahada yönettiği iddia edilen isim.
Fatoş Pınar Türker (Sanık): Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak ihaleyi usulsüz şekilde onayladığı iddia edilen isim.
Fatoş Ayık (Sanık): Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü; ihale evraklarını örgütsel talimatlar doğrultusunda hazırlayan ve Signal üzerinden koordinasyonu sağladığı iddia edilen isim.
Dursun Keleş (Müşteki): Sulkar İnşaat üzerinden rüşvet vermeye zorlandığını beyan eden iş insanı.
📂 2024/228233 Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Adem Soytekin,
inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı olup (Asoy İnşaat, Sulkar İnşaat vb. şirketlerin sahibi), soruşturma kapsamında [Sanık] ve [Örgüt Yöneticisi] statüsünde yargılanmaktadır. İddianameye göre Soytekin, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü"nün en kilit isimlerinden biri olup, Beylikdüzü döneminden itibaren örgütün "kasası" ve rüşvet çarkının "köprü vazifesini" gören yöneticisi olmakla suçlanmaktadır.
⚖️ SAVCILIK SUÇLAMALARI:
Savcılık, Adem Soytekin’in kamu görevi olmamasına rağmen belediye iştiraklerinin ihalelerinde (KİPTAŞ gibi) belirleyici rol oynadığını, iş insanlarından talep edilen rüşvetlerin kendi şirketleri üzerinden "iş karşılığı/barter" gibi gösterilerek aklandığını iddia etmektedir. Soytekin hakkında TCK 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği), TCK 252 (Rüşvete Aracılık), TCK 282 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama), TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve TCK 250 (İrtikap) maddeleri uyarınca hapis cezası talep edilmektedir. Sanık, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak birçok eylemi itiraf etmiş ve belgeler sunmuştur.
🚨 SUÇLAMA 1: Rüşvete Aracılık Etme (Mus Can/Gül İnşaat)
EYLEM: Eylem 1
TCK: TCK 252/2-5 (TCK 220/5 delaletiyle)
İDDİA:
Uğur Güngör ve Gül İnşaat ortaklığındaki "11. Mahalle" projesinde, konut olarak görünen yerlerin usulsüz şekilde dükkana çevrilmesi ve ruhsat yenilenmesi için belediye yetkililerince 15.000.000 TL rüşvet talep edildiği ileri sürülmektedir. İlk aşamada Fatih Keleş adına düzenlenen senetlerin bir kısmının ödenememesi üzerine, rüşvet bedeli olarak 13 adet dairenin devri konusunda anlaşıldığı iddia edilmektedir. Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık'ın talimatıyla bu dairelerin, "dikkat çekmeyeceği" ve "inşaat işi yapıyormuş izlenimi" verileceği düşünülerek örgütün kasası olan Adem Soytekin’e ait Asoy İnşaat’a "emanetçi" sıfatıyla devredildiği savunulmaktadır. Soytekin'in bu süreçte rüşvet zincirinde "köprü vazifesi" görerek suç gelirlerini barter (iş karşılığı) yöntemiyle yasal görünüme sokmaya çalıştığı öne sürülmektedir
DELİLLER:
Müşteki Uğur Güngör’ün İfadesi: Rüşvet pazarlığını, Mehmet Murat Çalık'ın "buradan çıkarsan bir daha giremezsin" şeklindeki tehdidini ve dairelerin Çalık'ın talimatıyla Asoy İnşaat'a devredildiğini teyit eden ayrıntılı beyanlar
Şüpheli Zafer Gül’ün İfadesi: Adem Soytekin’in bizzat satış ofisine gelerek daireleri maket üzerinden seçtiğine ve ipotekleri kaldırılamayan 4 daireyi daha sonra Soytekin’den bedeliyle geri aldıklarına dair beyanı
MASAK Raporları: (2025/1103-6, 2025-978-8) sayılı raporlarda, 13 taşınmazın Muscan İnşaat'tan bedelsiz şekilde Asoy İnşaat'a geçtiği ve bunlardan 4'ünün daha sonra Gül Kentsel firmasına devredildiğine dair resmi tespitler
Tapu Kayıtları: 13 adet bağımsız bölümün Asoy İnşaat’a devredildiğine dair resmi kayıtlar.
HTS ve Baz Analiz Verileri: Şüpheli Fatih Keleş'in "tanımıyorum" dediği Adem Soytekin, Uğur Güngör ve Zafer Gül ile çok sayıda ortak baz verisinin ve iletişim kaydının bulunması
SAVUNMA:
"11. Mahalledeki 13 daire iddiası doğrudur. ... Ben inşaat yaptığım için 'dikkate gelmez' düşüncesiyle bu daireleri de benim üzerime aldılar. Ben bunların sadece emanetçisiyim, asıl sahibi değildim."
"Bu daireler bende emaneten kalmıştı... sonrasında Güller'le anlaşınca geri iade ettim. Yani satamadığım için geri iade ettim".
"9 adet daireyi seçtim, yine bu belediyeden olan alacağıma mahsuben belirledim bunları... cari hesaptan düştüm".
"Ben müteahhitlik yaptım. Yaptığım işlerin karşılığını aldım. Bana verilen paraların, çeklerin ve dairelerin ne amaçla verildiğini, o kısımlarını bilmiyorum".
"İade karşılığında kendilerinden hiçbir para almadım. Benim hiçbir şekilde tapu dairesine gitmem ve bu işlemleri takip etmem kesinlikle söz konusu olmadı."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Rüşvet sistemini kurduğu ve süreci teknik elemanları üzerinden takip ettiği iddia edilen en üst yönetici.
Mehmet Murat Çalık (Sanık/Örgüt Üyesi): Rüşvet pazarlığını bizzat yürüten ve dairelerin Soytekin’e devredilmesi talimatını verdiği iddia edilen belediye yetkilisi.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Rüşvet karşılığı düzenlenen senetleri teslim alan ve nakit akışını yönettiği iddia edilen "kasa".
Zafer Gül ve Ali Gül (Şüpheli/Müşteki): İskan ve ruhsat sorunlarını çözmek için rüşvet verdiği iddia edilen Gül İnşaat yetkilileri.
Uğur Güngör (Müşteki): Arsa sahibi olan ve dairelerini rüşvet olarak devretmek zorunda kaldığını belirterek ihbarda bulunan kişi.
🚨 SUÇLAMA 2: Rüşvete Aracılık Etme (Deniz İstanbul Projesi)
EYLEM: Eylem 5
TCK: TCK 252/2-5 (TCK 220/5 delaletiyle)
İDDİA:
Beylikdüzü'nde Keleşoğlu İnşaat tarafından yürütülen "Deniz İstanbul" projesindeki ruhsat ve iskan sorunlarının çözülmesi karşılığında; örgüt liderinin talimatı ve Veysel Erçevik'in aracılığıyla müşteki Mustafa Keleş’ten rüşvet talep edildiği ileri sürülmektedir. Bu kapsamda, Adem Soytekin’in müştekinin ofisine giderek Ekrem İmamoğlu'nu hoparlörden aradığı, rüşvet verilmezse projenin durdurulacağı tehdidinde bulunduğu ve bu baskılar sonucunda 3 adet dairenin herhangi bir bedel ödemeksizin Soytekin'in şirketi Sulkar İnşaat üzerine devralındığı iddia edilmektedir. Ayrıca, aynı projenin ruhsat işlemleri için müştekinin oğlu Fuat Keleş'ten 1.000.000 USD nakit rüşvetin Fatih Keleş tarafından tahsil edildiği savunulmaktadır
DELİLLER:
Müşteki Dursun Keleş’in İfadesi: Soytekin’in ofise gelerek telefonun hoparlöründen Ekrem İmamoğlu ile görüştüğü, İmamoğlu'nun "madem anlaşamıyoruz, ben de onlara o projeyi tamamlatmayacağım" diyerek tehdit ettiği ve bu baskıyla 3 daireyi Sulkar İnşaat’a devrettikleri beyanı
Müşteki Fuat Keleş’in İfadesi: "Senin ruhsat işini çözmem için bana 1.000.000 Dolar getirmen lazım" diyen Fatih Keleş'e, 2019-2020 yılları arasında parçalar halinde bu parayı elden teslim ettiğine dair beyanı
Veysel Erçevik’in Etkin Pişmanlık İfadesi: Soytekin'in talebiyle Mustafa Keleş ile görüştüğünü, İBB'ye yardım adı altında 4.000.000 TL veya daire istendiğini; dairelerin CHP İl Binası tadilatı masrafları için kullanılmış olabileceğini beyan etmesi
Tapu ve MASAK Kayıtları: Deniz İstanbul Mercan Konakları’nda bulunan 3 adet bağımsız bölümün (E4 Blok No:1, F3 Blok No:3, F2 Blok No:3) 2020 Şubat ayında Sulkar İnşaat’a bedelsiz devredildiğine dair resmi kayıtlar
HTS ve Baz Kayıtları: Adem Soytekin’in 49 farklı tarihte Deniz İstanbul şantiyesi yakınlarında baz vermesi ve Ekrem İmamoğlu ile 2018 yılında 4 adet irtibat kaydı
SAVUNMA:
İş Karşılığı Tahsilat: "Bu dairelerin, o dönem yapımına devam ettiğimiz CHP İstanbul il binasının tadilatı kapsamında verildiğini bana bizzat Veysel Erçevik ifade etmiştir. ... İnşaat sektöründe yüklenici alacaklarının bağımsız bölümlerle kapatılması yerleşik bir ticari pratiktir."
Kurgu İddiası: "Dursun Keleş ile hiç görüşmedim, ofisine hiç gitmedim. ... Ekrem İmamoğlu'nu aramışım falan, bu ifadenin kurgu olduğunu, hiçbir zaman böyle bir şey olmadığını (söyledim)."
Baz Kaydı İtirazı: "İkamet adresim Deniz İstanbul'un yakın��ndadır. ... Teknik inceleme, bu baz kayıtlarının proje ofisini değil; yaklaşık 157 metre mesafedeki çocuklarımın ikametgahını gösterdiğini ortaya koymaktadır."
Ödeme Yapılmadığı Kabulü: "Zannediyorum ki ruhsat karşılığı bu daireler rüşvet bedeli olarak verilmiştir. Ben bu dairelerin devri karşılığında herhangi bir ücret ödemedim."
Emanetçi Sıfatı: "Ben inşaat yaptığım için 'dikkate gelmez' düşüncesiyle bu daireleri de benim üzerime aldılar. Ben bunların sadece emanetçisiyim, asıl sahibi değildim."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Rüşvet talimatını verdiği ve projeyi durdurmakla tehdit ettiği iddia edilen kişi.
Adem Soytekin (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Rüşvet görüşmelerini yapan ve taşınmazları şirketi üzerine devraldığı iddia edilen "kasa".
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Aynı projeden 1.000.000 USD nakit rüşvet aldığı iddia edilen kişi.
Veysel Erçevik (Sanık/İtirafçı): Belediye Başkan Yardımcısı sıfatıyla Mustafa Keleş ile ilk rüşvet temasını kurduğu iddia edilen aracı.
Mustafa Keleş (Müşteki/Şüpheli): Projenin sahipleri ve rüşvet verdikleri/zorlandıkları iddia edilen kişiler.
Dursun Keleş: (Müşteki/Şüpheli): Projenin sahipleri ve rüşvet verdikleri/zorlandıkları iddia edilen kişiler.
Fuat Keleş: (Müşteki/Şüpheli): Projenin sahipleri ve rüşvet verdikleri/zorlandıkları iddia edilen kişiler.
🚨 SUÇLAMA 3: Rüşvet ve Suç Gelirlerini Aklama (Westside Projesi)
EYLEM: Eylem 6
TCK: TCK 252/2-5 ve TCK 282/1
İDDİA:
Beylikdüzü’ndeki "Westside" projesinin ruhsat ve iskan süreçlerini hızlandırmak karşılığında; örgüt yöneticisi Adem Soytekin’in belediye yetkilileri ile müteahhitler arasında "köprü" vazifesi görerek rüşvet çarkını yönettiği ileri sürülmektedir. Projenin ruhsat aşamasında müteahhitlerden 10.000.000 TL değerinde taşınmaz (7 dükkan ve 5 daire), arsa sahibi Kemal Şahin’den ise ruhsat karşılığı rüşvet olarak Cevat Güleç ve Ömer Halisdemir okullarının yapımının talep edildiği iddia edilmektedir. Bu taşınmazların bir kısmının Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu adına devredildiği, devre ilişkin ödemelerin banka üzerinden "göstermelik" yapıldığı ancak paraların daha sonra satış ofisinde Tuncay Yılmaz ve Hasan İmamoğlu tarafından elden geri alınarak suç gelirinin aklandığı savunulmaktadır. Ayrıca, iskan aşamasında işlemlerin tamamlanması için Veysel Erçevik aracılığıyla 100.000 TL elden, Mehmet Murat Çalık’ın yönlendirmesiyle ise Adem Soytekin’e ait Asoy İnşaat adına 3.540.000 TL bedelli çeklerin rüşvet olarak tahsil edildiği ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
Seyfi Beyaz’ın İfadesi: İskan sürecinin uzaması üzerine Oktay Hamzaoğlu’nun "Adem Soytekin’in belediyede eli kolu uzun" diyerek kendisini yönlendirdiğini, Soytekin’in ofisinde Veysel Erçevik ile görüştüğünü ve rüşvet pazarlıklarının Soytekin üzerinden yürütüldü��ünü doğrulayan beyanları
Furkan ve Yüksel Hamzaoğlu’nun İfadesi: Ruhsat için 5 daire ve 6 dükkanın (2 dükkan iş karşılığı) Adem Soytekin’in şirketlerine devredildiğini, iskan için ise 3.500.000 TL’lik çekin Soytekin’e verildiğini teyit eden beyanlar
Mali Kayıtlar: 3.540.000 TL bedelli çeklerin Asoy İnşaat adına düzenlendiğine dair çek görselleri ve faturalar
Kemal Şahin’in (Arsa Sahibi) İfadesi: Belediye tarafından "başkan bu okulları yapmanı istiyor" denilerek iki okul yapmaya zorlandığını ve bu okulların inşası için zorunlu olarak Adem Soytekin ile çalıştırıldığını belirten beyanları
Tanık Yunus Emre Cumur’un İfadesi: İskan ruhsatı verilmesi için belediye tarafından 3.000.000 TL istendiğini, bu miktarın KDV dahil 3.540.000 TL olarak fatura karşılığı Asoy İnşaat’a çeklerle ödendiğini teyit eden beyanı
Tapu ve MASAK Kayıtları: Hasan İmamoğlu adına 04.09.2019 tarihinde devredilen taşınmazların tespiti ve ödemelerin muvazaalı (elden geri alma) olduğuna dair raporlar
SAVUNMA:
Ticari İlişkinin Başlangıcı: "Ben Westside’ın ilk taşeronluğuna 2013 yılında başladım. ... Şu anda yargılanmakta olduğum suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun belediye başkanlığına bile gelmesinden önce bizzat lansman döneminde satın aldım."
Emanetçi Sıfatı ve İş Karşılığı: "Bu dairelerin bir kısmı kendisinin yaptığı iş karşılığıdır. Ancak büyük kısmı ise belediyede karşılaşılan sorunlara ilişkin devredilen taşınmazlardır. ... Ben inşaat yaptığım için dikkate gelmez düşüncesiyle bu daireleri de benim üzerime aldılar. Ben bunların sadece emanetçisiyim, asıl sahibi değildim."
��demelerin Belgelenmesi: "Okulların inşası için Kemal Şahin’den aldığım taşınmazlar hakedişlerime karşılıktır. ... Diğer 3 dükkanı 2015 yılında gıda şirketim adına satın aldım ve şube açtım; karşılığında çek verdik."
100.000 TL İddiasına Red: "Seyfi Beyaz ve Veysel Erçevik'in benim Mado isimli iş yerinde görüştüklerini biliyorum. Ancak ben masada yoktum. Veysel Erçevik'in 100.000 TL değil 1.000.000 TL istediğini biliyorum."
İş Karşılığı Tahsilat: "Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiş, ben bu işleri tamamen reel yaptım. Belediye için aldığım orada bir tane dükkan var..."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Rüşvet talimatlarını veren ve süreci arka planda yönettiği iddia edilen en üst yetkili.
Mehmet Murat Çalık (Sanık/Örgüt Üyesi): Belediye Başkan Yardımcısı olarak rüşvet pazarlıklarını yaptığı iddia edilen ve taşınmazların devri için Adem Soytekin'e yönlendiren kişi.
Hasan İmamoğlu (Sanık): Rüşvet konusu olan 3 veya 4 daireyi devralan ve yatırılan parayı elden geri aldığı iddia edilen Ekrem İmamoğlu’nun babası.
Tuncay Yılmaz (Sanık/Özel Vasıflı Üye): İmamoğlu İnşaat Müdürü sıfatıyla rüşvet paralarını elden geri alan ve projeyi kontrol ettiği iddia edilen kişi.
Veysel Erçevik (Sanık/İtirafçı): İskan karşılığı rüşvet talebinde bulunan ve Soytekin ile müteahhitleri bir araya getirdiği iddia edilen dönemin Belediye Başkan Yardımcısı.
Oktay Hamzaoğlu (Şüpheliler): İmar ve iskan sorunlarını çözmek için rüşvet verdiği iddia ortaklar.
Seyfi Beyaz (Şüpheliler): İmar ve iskan sorunlarını çözmek için rüşvet verdiği iddia ortaklar.
Kemal Şahin (Şüpheli): Ruhsat karşılığı iki adet okul yapmak zorunda bırakıldığı iddia edilen arsa sahibi.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Projenin mermer işlerini bedelinden yüksek fiyatla alarak rüşvet temin ettiği iddia edilen "kasa"
🚨 SUÇLAMA 4: Nitelikli Dolandırıcılık (Pendik Arkatlı Evleri / VIP Satış)
EYLEM: Eylem 30
TCK: TCK 158/1-e
İDDİA:
Pendik ilçesi Çamçeşme Mahallesi'nde bulunan ve müşteki Ali Şükrü Malaz'a ait olan arsa üzerindeki projenin, örgüt liderinin talimatıyla kamu gücü kullanılarak elinden alındığı ileri sürülmektedir. Projenin yükleniciliğinin Adem Soytekin’in de dahil olduğu ALK Adi Ortaklığı’na verildiği, Soytekin’in KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’a hakedişlerin serbest bırakılması ve "bitmiş dairelerin natamam dairelerle takası" gibi işlemler karşılığında 1.500.000 USD rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ayrıca, satışa çıkan 350 daireden 100 adedinin "VIP Liste" olarak ayrıldığı; bu dairelerin Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla CHP üyeleri, İBB bürokratları ve yakınlarına maliyetinin altında (10.000 TL/m²) satılarak kamu zararına yol açıldığı savunulmaktadır. Adem Soytekin’in ise bu listeden payına düşen daireleri "dikkat çekmemek" amacıyla kendi çalışanları ve akrabaları üzerine devralarak menfaat sağladığı öne sürülmektedir.
DELİLLER:
Murat Erenler’in İfadesi: Soytekin’in talimatıyla poşet içindeki parayı Ali Kurt’un şoförüne teslim ettiğine dair beyanı.
Müşteki Ali Şükrü Malaz’ın İfadesi: 50 yıllık mülklerinden hukuksuz şekilde çıkarıldıklarını, mahkemenin "satılamaz" tedbirine rağmen KİPTAŞ ve Asoy İnşaat tarafından projenin lansmanının yapıldığını ve vatandaşların dolandırıldığını beyan etmesi
Altan Gözcü’nün İfadesi (Etkin Pişmanlık): Adem Soytekin tarafından çalışanlar üzerine "ucuz fiyatla" birçok daire alındığını, paraların şirketten gönderildiğini, fiyatlar yükselince satılan dairelerin paralarının elden Soytekin'e teslim edildiğini doğrulaması
Nezahat Kurt’un İfadesi: 100 dairelik listenin kendisine KİPTAŞ Satış Müdürü Serhat Durdu tarafından gönderildiğini ve bu dairelerin lojman olarak kullanılacağı söylenerek İmar A.Ş.'ye ayrıldığını gördüğünü beyan etmesi
Tapu ve KİPTAŞ Kayıtları: Serpil Altıntaş, Bülent Yılmaz, Murat Erenler, Volkan Bilge, Olcay Demirbay ve Tuncay Yılmaz’ın eşi adına yapılan satış vaadi sözleşmelerinin ve KİPTAŞ nezdindeki "VIP Liste" verilerinin tespiti
HTS ve Baz Kayıtları: Parayı teslim eden Murat Erenler ile Ali Kurt'un şoförü Murat Baştuğ arasındaki irtibat ve ortak baz kayıtları
Mali Kayıtlar: 1.500.000 USD'nin iki taksit halinde muhasebe kayıtlarında mevcut olacak şekilde nakit çekildiğine dair Adem Soytekin'in beyanı ve sunduğu belgeler
SAVUNMA:
Ödeme Gerekçesi: "Bu Ali Kurt'a verilmiş bir paradır... Sisteme aktarılmış mıdır? Ali Kurt kendine çalışan biridir... Bu parayı oradaki paramızı alabilmek için istendi." Bahsettiğim 1.500.000 dolar içerisinde [natamam dairelerle değişim] konusu da vardır."
Kamu Zararı İtirazı: "Pendik Arkatlı'da hiçbir zaman kamu zararı doğmamıştır, aksine bizim taahhüdümüzün on katına yakın para kamunun kasasına girmiştir. ... KİPTAŞ'ın bu kadar kar kazandıran başka bir ihalesi olduğunu hiç zannetmiyorum."
Fiyatlandırma: "Arkatlı projesindeki dairelerin tamamı bizimdir ve hiçbir zaman eksper değerinin, yani rayiç değerinin altında daire satmadık."
VIP Liste Dayatması: "Satışa çıkartacağımız 350 daireden 100 tanesini VIP liste adı altında ayırdıklarını gördük. ... Fiyatının 10.000 TL olacağını söyledi. Biz lansmana 12.500-13.000 TL bandında çıkmayı planlıyorduk. ... Ne kadar dirensek de sonuç alamadık."
Çalışanlar Üzerine Alım: "Bu 100 daireden müteahhit ortaklığına yalnızca 30 daire için satış imkanı sağlandı. Ben, bu 12 daireyi şirket çalışanlarının üzerine aldım. ... Personelin hiçbirinin daire alımını menfaat karşılığı yapmadığı açıkça ortadadır."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ali Kurt (Sanık/Örgüt Üyesi): Rüşvet aldığı, satış organizasyonunu yönettiği ve düşük fiyat belirlettiği iddia edilen KİPTAŞ Genel Müdürü.
Tuncay Yılmaz (Sanık/Özel Vasıflı Üye): Eşi adına VIP listeden daire aldığı ve sistemi koordine ettiği iddia edilen isim.
Ertan Yıldız (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Projeyi denetleyen ve dükkan paylaşımlarını kontrol eden İBB Başkan Danışmanı.
Nezahat Kurt (Sanık/Etkin Pişmanlık): Satış ofisinin sahibi olup VIP listeyi uygulayan şahıs.
Murat Erenler (Sanık/Etkin Pişmanlık): Rüşvet poşetini Ali Kurt'un şoförüne teslim eden kurye.
Serhat Durdu (Şüpheli): VIP listeyi Nezahat Kurt'a gönderen eski KİPTAŞ Satış Müdürü.
Ogün Soytekin (Sanık/Örgüt Üyesi): Muhasebe süreçlerinde yer alan ve ihaleye dahil edilen Soytekin'in kardeşi.
Serpil Altıntaş(Sanık/Örgüt Üyesi): Üzerlerine daire alınan Soytekin'in çalışanı.
Bülent Yılmaz (Sanık/Örgüt Üyesi): Üzerlerine daire alınan Soytekin'in çalışanı.
🚨 SUÇLAMA 5: İhaleye Fesat Karıştırma ve Rüşvet (Güneşli Metro İhalesi)
EYLEM: Eylem 140
TCK: TCK 235 ve TCK 252
İDDİA:
Savcılık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kirazlı-Halkalı-Üniversite Metro Hattı yapım ihalesi öncesinde, örgüt yöneticisi Fatih Keleş ile ihaleyi kazanan iş ortaklığının pilot firması Yapı Merkezi yetkilileri arasında bir rüşvet anlaşması yapıldığını ileri sürmektedir. Bu anlaşmaya göre, ihale bedeli üzerinden %7 ile %10 arasında bir komisyon (rüşvet) ödenmesi kararlaştırılmış; ayrıca örgüt yöneticisi Adem Soytekin’in şirketlerine, bu ihale kapsamında yaklaşık 3 milyar TL tutarında alt yüklenicilik (betonarme işleri) verilmesi hususunda mutabık kalınmıştır. İhalenin yaklaşık maliyeti gibi gizli bilgilerin önceden sızdırıldığı, ihaleyi kimin hangi bedelle alacağının noter huzurunda önceden tanzim edilen bir dilekçeyle dahi örtüştüğü ve bu yolla muvazaalı bir süreç işletilerek kamu zararının hedeflendiği iddia edilmektedir
DELİLLER:
Adem Soytekin’in İtirafı: "Fatih Keleş ile olan konuşmamda işin Yapı Merkezi tarafından alınacağının belirli olduğu... bu iş için %7 oran üzerinden şüpheli Ekrem İmamoğlu ve şüpheli Fatih Keleş ile anlaşıldığı" beyanı
Mustafa Başar ve Sami Özge Arıoğlu’nun İfadesi: Fatih Keleş’in kendilerini Haliç’teki İBB tesislerine davet ederek önce %10 komisyon istediğini, ancak sosyal yardımlar nedeniyle bu oranı %7’ye düşürdüğünü ve taşeron olarak Adem Soytekin’in firmasının kullanılmasını şart koştuğunu teyit eden beyanları
Mesaj Kayıtları: İhale komisyon başkanı Ahmet Önal ile Raylı Sistem Daire Başkanı Ceyhun Avşar arasında geçen "...Fatih abi bundan yüzde beş alsa yeter on fazla olur..." şeklindeki rüşvet oranına dair yazışmalar
Ertan Yıldız’ın İfadesi: Metrol ihalesinin en başta başka bir firma için dizayn edildiği ve Fatih Keleş’in %7 komisyon üzerinden anlaştığına dair beyanı
HTS ve Baz Kayıtları: Adem Soytekin ile Yapı Merkezi yöneticileri Mustafa Başar Arıoğlu (04.09.2024) ve Sami Özge Arıoğlu’nun (02.10.2024) Üsküdar Burhaniye’deki merkez ofiste ortak baz kayıtları
Noter Tasdikli İhbar: Tanık Ogün Kuzu’nun ihaleden bir gün önce ihaleyi kimin, hangi bedelle kazanacağını noterden tasdik ettirmesi ve ihalenin bu ihbarla birebir aynı sonuçlanması
SAVUNMA:
"Kendilerine yeterli iş bitirmem olmadığını ve ortak olamayacağımı söyledim. Bunun üzerine bana yaklaşık 3 milyar TL'lik betonarme niteliğindeki alt yüklenicilik işleri vereceklerini söylediler."
"Fatih Keleş ile Ekrem İmamoğlu'nun yapılacak olan iş ile alakalı %7 ortaklık payı için anlaştıkları hususunun kendisine anlatıldığını (beyan etti)."
"Rüşvet organizasyonu içinde olmadım... Kimseye rüşvet verilmesine aracılık etmedim. Yapılan ödemeler hak ediş ödemeleridir."
"Ben müteahhitlik yaptım. Yaptığım işlerin karşılığını aldım. Bana verilen paraların, çeklerin ve dairelerin ne amaçla verildiğini, o kısımlarını bilmiyorum."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Rüşvet pazarlığından haberdar olduğu ve talimat verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): %7 komisyon anlaşmasını bizzat yürüttüğü ve parayı topladığı iddia edilen "kasa".
Sami Özge ve Mustafa Başar Arıoğlu (Sanık/İtirafçı): Yapı Merkezi yetkilileri; rüşvet taleplerini ve Soytekin ile yapılan görüşmeleri doğrulayan isimler.
Ceyhun Avşar (Sanık): İhale süreçlerini koordine eden ve komisyon oranlarını mesajla tartışan Raylı Sistem Daire Başkanı.
Ahmet Önal (Sanık): İhale komisyon başkanı sıfatıyla gizli bilgileri sızdırdığı ve rüşvet trafiğini bildiği iddia edilen şube müdürü.
Yakup Öner (Sanık/İtirafçı): İhale sürecini teknik olarak takip eden ve iptal edilen ihalelerdeki rüşvet taleplerini teyit eden danışman.
Mehmet Karataş (Sanık): AKM Yapı yetkilisi olarak sürece muvazaalı şekilde dahil olan isim
DEVAMI 2. Bölümde
2. Bölüm
📂 2024/228233 Soruşturma Dosyası
👤 SANIK: Adem Soytekin,
🚨 SUÇLAMA 6: Suç Gelirlerini Aklama (Meydan Yakuplu Projesi)
EYLEM: Eylem 7
TCK: TCK 282/1-3-4 (TCK 37/1 delaletiyle) ve TCK 220/1-5 (Örgüt Faaliyeti Kapsamında)
İDDİA:
Beylikdüzü’nde 2017 yılında Muzaffer Beyaz (Beyaz İnşaat) tarafından başlatılan Meydan Yakuplu projesinin, kamu gücü kullanılarak baskı yoluyla örgüt liderinin kontrolüne geçtiği ileri sürülmektedir. İddianameye göre Adem Soytekin, mülk sahibine giderek "Başkan burayı istiyor" diyerek projeyi devralmış; ancak arsa sahibinin sözleşme feshini kabul etmemesi üzerine Soytekin projenin "alt taşeronu" sıfatıyla inşaatı tamamlamıştır. Gerçekte ise finansmanın örgütün kasası Fatih Keleş tarafından sağlandığı ve projenin gizli ortağının Ekrem İmamoğlu olduğu iddia edilmektedir. İş bitiminde 17 dükkanın örgüte kaldığı, bunlardan 15 tanesinin tapuda Adem Soytekin üzerinde görünen ancak Tuncay Yılmaz tarafından yönetilen ASAK Araç Kiralama şirketine devredilerek suç gelirlerinin aklandığı savunulmaktadır. Ayrıca Soytekin'in, şahsi mal varlığını gizlemek amacıyla projeden 4 daireyi "emanetçi" arkadaşı Mehmet Şahin üzerine devrettiği de suçlamalar arasındadır.
DELİLLER:
Adem Soytekin’in Etkin Pişmanlık İfadesi: "Ekrem İMAMOĞLU ve Muzaffer BEYAZ ile beraber bir görüşme yaptık. ... Burada satış olmazsa nasıl yapacağım diye sorduğumda finansmanını biz destekleriz dediler. ... İş bitiminde Ekrem İMAMOĞLU’nun Beyazlar arasında yaşanan ticari anlaşmazlıklar neticesinde toplamda 17 dükkan Ekrem İMAMOĞLU'nda kalmıştır. ... Bunlar sadece tapuda benim üstümde bulunmaktadır." beyanı.
Muzaffer Beyaz’ın İfadesi: "Adem SOYTEKİN yanıma geldi. 'Başkan burayı istiyor' dedi. ... Tekliflerini kabul etmemem halinde projeyi bana yaptırmayacaklarını biliyordum." beyanı.
Veysel Erçevik’in Etkin Pişmanlık İfadesi: "Adem SOYTEKİN bana 'sen de kalsın sadece sen bil, ben bu projede kat karşılığı iş yapan taşeronum, orasının resmi sözleşmesi Beyazlar İnşaatta ama işin asıl sahibi İmamoğlu İnşaat' dedi." beyanı.
Ufuk Tetik’in İfadesi: "Tuncay Yılmaz'ın bu projede bir ortaklığı ve dahli yoktu. Ancak süreç içerisinde anladığım kadarıyla Tuncay Yılmaz, İmamoğlu İNŞAAT'ın genel müdürü olması nedeniyle burada bulunmuş. Söz konusu projede de Ekrem İMAMOĞLU görünmeyen ortakmış." beyanı.
Tapu ve Şirket Kayıtları: 15 dükkanın ASAK Araç Kiralama A.Ş. üzerine yapıldığına dair resmi kayıtlar ve Adem Soytekin'in 4 adet taşınmazı Mehmet Şahin'in şirketi Avent Motorlu Taşıtlar'a devrettiğine dair belgeler.
Mali Yazışmalar: Fatih Keleş ile Engin Dülger (Beyaz İnşaat GM) arasında projenin paylaşım listelerine dair yapılan e-posta trafiği.
SAVUNMA:
"Meydan Yakuplu projesindeki Mehmet Şahin'e yapılan 4 adet devir ücret karşılığında yapılmıştır. Mehmet Şahin benim çok eski arkadaşım olur. Bu 4 daireyi kendisine emaneten verdiğim yönündeki iddialar doğru değildir.".
"Ben bu projede bir yükleniciyim. Ticari teamüller çerçevesinde işi kabul ettim, maliyet hesabını yaptım. İnşaat sürecinde şantiyede Beyazlar adına görev yapan teknik personelin bulunması ve işin denetlenmesi de bu ilişkinin ticari niteliğini kanıtlamaktadır." (Müdafi beyanı).
"Müvekkilin hiçbir aşamada örgüt yöneticiliği veya suçu aklama kabulü yoktur. Aldığı dükkanlar ve taşınmazlar belediyeyle olan cari mesaisiyle mahsuplaşma niteliğindedir." (Müdafi beyanı).
"Siz 4 dairenin devriyle alakalı aklama suçunun yöneltildiğini düşündünüz ama savcılık ... sizin 'Satış olmazsa ben ne yapacağım?' sorunuz üzerine 'O zaman biz finansal olarak destek oluruz' beyanları ile aslında burada aklamayı tarif ediyor." (Fatih Keleş Müdafiinin itirazı).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Projenin "görünmeyen ortağı" olduğu ve Soytekin’i devralma için görevlendirdiği iddia edilen kişi.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Projenin finansmanını "sistem" üzerinden organize eden ve paylaşım listelerini onaylayan "kasa".
Tuncay Yılmaz (Sanık/Örgüt Üyesi): İmamoğlu adına projenin tüm kiralama ve gelir işlerini yürüten koordinatör.
Muzaffer Beyaz (Şüpheli/Müşteki): Kamu baskısı nedeniyle projeyi devretmek zorunda kaldığını belirten Beyaz İnşaat yetkilisi.
Mehmet Şahin (Sanık): Adem Soytekin’in mal varlığını gizlemek için "emanetçi" olarak kullandığı iddia edilen arkadaşı.
Veysel Erçevik (Sanık/İtirafçı): Projedeki sorunları çözmek için Tuncay Yılmaz tarafından aracı olarak görevlendirilen kişi.
🚨 SUÇLAMA 7: Rüşvete Aracılık Etme (Hamit Demir / Demir İnşaat - Demir Country)
EYLEM: Eylem 10
TCK: TCK 252/2-5 (TCK 220/5 delaletiyle) ve TCK 282/1-3-4 (Suç Gelirlerini Aklama)
İDDİA:
Hamit Demir’in (Demir İnşaat) Beylikdüzü’ndeki Demir Country projesinin ruhsat işlemlerini hızlandırmak karşılığında, örgüt liderinin talimatı ve belediye yetkililerinin yönlendirmesiyle toplam 8.000.000 TL tutarında rüşvet talep edildiği ileri sürülmektedir. Bu bedelin 5.000.000 TL’lik kısmının Esenyurt’taki Ay Işığı Butik projesinden 8 adet dairenin devri yoluyla, geri kalan kısmının ise çek (1.000.000 TL) ve nakit (2.000.000 TL) olarak tahsil edildiği iddia edilmektedir. Adem Soytekin’in, belediye ile iş insanı arasındaki rüşvet çarkında "köprü" vazifesi görerek daireleri ve çekleri kendi şirketleri üzerine devralmak suretiyle rüşvete aracılık ettiği, bu varlıkları belediyeyle olan "cari hesap mahsuplaşması" gibi göstererek suç gelirlerini akladığı savunulmaktadır.
DELİLLER:
Şüpheli Hamit Demir’in İfadesi: Ruhsat işlemleri için 8.000.000 TL ödeme yapması gerektiğinin söylendiğini, bu kapsamda 8 daireyi Adem Soytekin’in üzerine devrettiğini, 1 milyon TL’lik çek verdiğini ve 2 milyon TL nakit parayı İmamoğlu veya görevlendirdiği kişilerce gönderilen şoförlere teslim ettiğini beyan etmesi.
Adem Soytekin’in Etkin Pişmanlık İfadesi: "Demir İnşaat'tan alınan 8 adet gayrimenkulün görüşmelerini Mehmet Murat Çalık yürütmüş olup... Bahsedilen tarafıma devredilen daireler rüşvet konusu dairelerdir" şeklindeki ikrarı.
Mali Kayıtlar ve E-Faturalar: Demir Grup Yapı tarafından ASOY İnşaat adına düzenlenen toplam 1.000.000 TL bedelli çekler, 8 adet taşınmazın tapu senetleri ve bu satışlara ilişkin düzenlenen e-faturaların tespiti.
HTS ve Baz Analiz Verileri: Şüpheliler arasındaki iletişim trafiği ve olay tarihlerindeki konum birlikteliklerine dair teknik veriler.
SAVUNMA:
"8 adet gayrimenkulün bu gayrimenkulleri belediyeyle aramızdaki cariye mahsuben aldığımızı fakat Hamit Demir'in bunları belediyeye neyin karşılığında verdiğini bilmediğini beyan edip beyanımı doğrular belgeleriyle dosyaya sundum.".
"Ben yine Hamit DEMİR'den çek aldığımı kabul ediyorum ancak bu çekler benim belediyeden olan alacağıma mahsuben verilmiş olan çeklerdir. ... Bu çekler Hamit DEMİR'in beyanında belirttiği gibi 3 adet çek değil 6 adet çektir ve toplam tutarları yine belirttiği gibi 1.000.000 TL değil 2.000.000 TL'dir.".
"Ben yaptığım işlerin bedelini alan bir müteahhidim. Ve tüm bu süreçte aldığım çekler ve yaptığım işler, tamamen cari hesap karşılığıdır. Hak ediş bedelleri de ticari faaliyetimin doğal bir sonucudur.".
"Hamit Demir ifadesinde nakit ve çek olarak verdim dediği bu paraların banka dekontunu bilinçli olarak sunmayarak bize vermiş olduğu kapama çeklerini rüşvetmiş gibi göstererek yine gerçeği gizlemeye çalışmıştır.".
"Ben belediyeyle firma arasındaki ilişkiyi denetleyen bir makam değilim. ... Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki; ben rüşvete hiçbir suretle aracılık etmedim ve rüşvet almadım.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Ruhsat süreci için Hamit Demir ile görüşen ve rüşvet talimatını verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Mehmet Murat Çalık (Sanık/Örgüt Üyesi): Rüşvet pazarlıklarını yürüten ve taşınmazların devri için Adem Soytekin’e yönlendiren belediye yetkilisi.
Hamit Demir (Şüpheli): Ruhsat alabilmek için rüşvet verdiği ve taşınmaz devrettiği iddia edilen Demir İnşaat sahibi.
Veysel Erçevik (Sanık/İtirafçı): Adem Soytekin ile Hamit Demir arasındaki görüşmelere katılan ve rüşvet sürecini bildiği belirtilen eski belediye başkan yardımcısı.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Örgütün kasası olarak finansal koordinasyonu sağladığı iddia edilen isim.
Tuncay Yılmaz (Sanık/Örgüt Üyesi): Örgüt adına finansal süreçleri ve rüşvet havuzunu takip ettiği iddia edilen isim.
🚨 SUÇLAMA 8: İcbar Suretiyle İrtikap ve Suç Gelirlerini Aklama (Pasifik Gayrimenkul - Next Level İstanbul) EYLEM: Eylem 25
TCK: TCK 250/1 (İrtikap), TCK 282 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) ve TCK 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği)
İDDİA:
Savcılık, Pasifik Holding’e ait Beşiktaş Büyükdere Caddesi’ndeki "Next Level İstanbul" ve Kemerburgaz’daki projelerin inşaat ruhsatı ile "Siluet Onayı" süreçlerinin İBB İmar Dairesi bünyesinde kasten işlemsiz bekletildiğini ileri sürmektedir. Onayların verilmesi karşılığında, İmar Daire Başkanı Gürkan Akgün tarafından müştekilerden "kreş yapımı" adı altında nakit para talep edildiği; ancak kurumsal firmadan nakit çıkışı yapılamayacağı beyan edilince rüşvetin Adem Soytekin’e ait firmalar üzerinden çeklerle tahsil edildiği iddia edilmektedir. Adem Soytekin’in, bu süreçte örgütün "kasası" sıfatıyla, rüşvet ödemelerini yasal bir ticaret gibi göstermek amacıyla Ayeks ve MUFA inşaat firmaları üzerinden gerçeğe aykırı/hayali faturalar kestiği ve yaklaşık 51.722.426 TL tutarında menfaat temin ederek suç gelirlerini akladığı savunulmaktadır.
DELİLLER:
Müşteki Abdulkerim Fırat (Pasifik Holding Ortağı) İfadesi: "Haklı talebinin gereğince yapılmayacağını ve işinin görülmeyeceğini" anlayarak rüşvet talebini kabul ettiğine, Adem Soytekin’e yönlendirildiğine ve hayali faturalar karşılığı çek verdiklerine dair ayrıntılı ikrarı.
Mali Kayıtlar ve Banka Dekontları: 18.01.2023 tarihli 17.177.027,69 TL'lik banka havalesi ile 25.10.2023 tarihli 14.983.282,84 TL ve 19.562.116,24 TL bedelli toplam üç adet ödeme kaydı.
Gerçeğe Aykırı Faturalar: Adem Soytekin’in yetkilisi olduğu Ayeks ve MUFA firmalarından Pasifik Gayrimenkul’e kesilen ve karşılığında herhangi bir hizmet sunulmadığı tespit edilen fatura örnekleri.
Tanık Aytaç Ülkebaş Beyanı: Gürkan Akgün ile randevu sürecini yönettiğine ve Gürkan Akgün’ün talimatıyla Adem Soytekin ile çeklerin tahsili için irtibat kurduğuna dair beyanları.
HTS ve Baz Kayıtları: Şüpheliler arasındaki irtibat ve ödeme trafiği ile uyumlu sinyal bilgileri.
SAVUNMA:
Tanımama ve Bilgi Eksikliği: "İlgili firmaları tanımıyorum. ... Bir tanesi onun için ödeme yapmıştı ancak ödemeyi yapan firma Pasifik’ti. O firmanın hangi belediye ile neyin karşılığında iş yaptığını, iddianamedeki eylemde adının geçtiğini iddianameyi okuyarak öğrendim. ... Şahsi olarak bunların hiçbirini tanımıyorum, hiçbir irtibatım veya temasım yok; bilmem de mümkün değil.".
Cari Hesap ve İş Karşılığı İddiası: "Ben yaptığım işlerin bedelini alan bir müteahhidim. Ve tüm bu süreçte aldığım çekler ve yaptığım işler, tamamen cari hesap karşılığıdır. Hak ediş bedelleri de ticari faaliyetimin doğal bir sonucudur.".
Rüşvet Niteliğini Bilmeme: "Benimle belediye arasında olan bir cari havuz var. Ben iş yaparım, işimin karşılığını alırım. İş bana gelene kadar 3. kişiden daire alırım, çek alırım, dükkan alırım... ama bu bir rüşvet midir, bağış mıdır? Benim bunu bilmem mümkün değil. ... Çünkü iş bana gelene kadar bu pazarlık çoktan yapılmış ve bitmiştir.".
Aracılık İddiasının Reddi: "Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki; ben rüşvete hiçbir suretle aracılık etmedim ve rüşvet almadım. Aldığım bütün ödemeler, alnımın teri kadar helal olan ve hak edilen ödemelerimdir.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Sistemin kurucusu ve talimatı verdiği iddia edilen en üst yönetici.
Gürkan Akgün (Sanık/Örgüt Üyesi): Onayları bekleten ve kreş yardımı kılıfıyla rüşvet talep ettiği iddia edilen dönemin İBB İmar Daire Başkanı.
Adem Soytekin (Sanık/Örgüt Yöneticisi): "Kasa" sıfatıyla çekleri tahsil ettiği ve hayali fatura düzenlediği iddia edilen şahıs.
Altan Gözcü (Sanık): Adem Soytekin adına çekleri bizzat teslim aldığı iddia edilen çalışan.
Abdulkerim Fırat (Müştekiler): Proje süreçleri engellenen ve rüşvet vermeye zorlanan Pasifik Holding yöneticileri.
Fatih Erdoğan (Müştekiler): Proje süreçleri engellenen ve rüşvet vermeye zorlanan Pasifik Holding yöneticileri.
Aytaç Ülkebaş (Tanık): Belediyedeki randevulara ve Soytekin ile irtibata aracılık eden kişi.
🚨 SUÇLAMA 9: Rüşvete Aracılık Etme ve Rüşvet Verme (Yeşilpınar KİPTAŞ Evleri)
EYLEM: Eylem 28
TCK: TCK 252/1-2-5 (Rüşvet), TCK 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği) ve TCK 254/3 (Etkin Pişmanlık)
İDDİA:
KİPTAŞ Yeşilpınar Evleri projesinde, KİPTAŞ yönetiminin yabancı uyruklu şahıslara yapılan satışları durdurması üzerine ortaya çıkan krizin aşılması karşılığında rüşvet alışverişi yapıldığı ileri sürülmektedir. Örgüt yöneticisi Adem Soytekin ve ortağı Erdal Tokmakçı'nın, satışların ve devirlerin tekrar serbest bırakılması için KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ile görüştükleri iddia edilmektedir. Bu görüşmeler sonucunda, işlemlerin onaylanması karşılığında Ali Kurt tarafından 500.000 USD rüşvet talep edildiği, Soytekin’in kasasında yeterli nakit olmadığı için bu tutarın 400.000 USD’sini Erdal Tokmakçı’nın, 100.000 USD’sini ise kendisinin karşıladığı savunulmaktadır. Paranın elden, kuryeler aracılığıyla Ali Kurt’un şoförüne teslim edildiği ve bu suretle kamu iştiraki üzerinden örgüte finansman sağlandığı ileri sürülmektedir.
DELİLLER:
Adem Soytekin’in İtirafı: "Bu projenin başlangıcında 2021 yılında satışlardan para hesaba geldikten sonrasında Ali KURT bizden 500.000 dolar para istedi. Benim o dönem kasamda bu kadar param olmadığı için ortağım olan Erdal TOKMAKÇI’dan 400.000 dolarını kendisinin vermesini 100.000 dolarını benim vereceğimi söyledim.".
Para Teslimatı Beyanı: "Bende 100.000 doları ekleyerek toplamda 500.000 doları Murat ERENLER aracılığıyla Ali KURT’ a gönderdim. Murat ERENLER Halkalı tarafında Ali KURT’ un şoförüne bu parayı teslim ettiğini söylemişti.".
Altan Gözcü’nün (Etkin Pişmanlık) İfadesi: Erdal Tokmakçı’nın adamı Mustafa’dan KİPTAŞ otoparkında parayı teslim aldığına ve Adem Soytekin’e ulaştırdığına dair beyanları.
Mali Kayıtlar ve Belgeler: 500.000 dolara ilişkin kasa fişleri, muhasebe kayıtları ve paranın temin edildiği hesaplara dair banka dekontları.
HTS ve Baz Çalışmaları: Şüpheliler arasındaki irtibatı ve rüşvet teslimat tarihlerindeki konum birlikteliklerini doğrulayan teknik veriler.
SAVUNMA:
"KİPTAŞ yabancı satışı olduğunu yazıyla bildirerek satışları durdurdu. ... Bu yabancıların satışları nakit kapatacağını söylemem üzerine KİPTAŞ yabancı satışlarını uygun görmeye başladı.".
"Benim o dönem kasamda bu kadar param olmadığı için ortağım olan Erdal TOKMAKÇI’dan 400.000 dolarını kendisinin vermesini 100.000 dolarını benim vereceğimi söyledim.".
"Altan GÖZCÜ’nün ifadesinde beyan ettiği benim de devirlerden para aldığım konusu tam manasıyla gerçeği yansıtmamaktadır. ... Sonrasında bu para alma işinden vazgeçtik.".
"Ben vermiş olduğum ifadeler ile hem suç örgütünün eylemlerinin açığa çıkması hem de suç örgütünün çözülmesine yardımcı oldum." (Etkin pişmanlık vurgusu).
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ali Kurt (Sanık/Örgüt Üyesi): Rüşvet talep ettiği ve tahsil ettirdiği iddia edilen KİPTAŞ Genel Müdürü.
Erdal Tokmakçı (Sanık): Rüşvetin büyük kısmını (400.000 USD) finanse ettiği belirtilen iş ortağı.
Murat Erenler (Sanık/Etkin Pişmanlık): Rüşvet paketini Ali Kurt’un şoförüne teslim ettiği iddia edilen kurye.
Altan Gözcü (Sanık/Etkin Pişmanlık): Parayı KİPTAŞ otoparkında teslim aldığı ve evrak takibini yürüttüğü iddia edilen çalışan.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Örgütün kasası olarak rüşvet mekanizmasını yönettiği iddia edilen isim.
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): KİPTAŞ üzerindeki "sistemin" kurucusu ve yöneticisi olarak sorumlu tutulan lider.
🚨 SUÇLAMA 10: Suç Gelirlerini Aklama ve Resmi Belgede Sahtecilik (CHP İstanbul İl Başkanlığı Binası Alımı ve Tadilatı)
EYLEM: Eylem 33
TCK: TCK 282/1-3-4 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) ve TCK 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği),
İDDİA:
Savcılık, Sarıyer Ayazağa'daki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması ve tadilatı süreçlerinin, "Para Kuleleri" olarak bilinen görüntülerdeki gibi, iş insanlarından ve CHP'li belediyelerden rüşvet veya "sosyal yardım" adı altında toplanan kayıt dışı suç gelirleriyle finanse edildiğini ileri sürmektedir,. İddianameye göre Adem Soytekin, örgüt yöneticisi sıfatıyla, rüşvet olarak devraldığı taşınmazları (örneğin Deniz İstanbul projesinden gelen daireleri) bu binanın tadilat giderlerini karşılamak amacıyla "sisteme" sokarak akladığı iddia edilmektedir,. Ayrıca, söz konusu nakit para sayma görüntülerinin basına sızmasıyla başlayan soruşturmayı karartmak amacıyla; Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Turan Taşkın Özer'in ofisinde yapılan gizli toplantıda, aslında hiç yapılmamış olan bağışlar için Adem Soytekin ve diğer müteahhitlere geriye dönük "sahte bağış makbuzları" düzenlettirildiği savunulmaktadır,
DELİLLER:
Adem Soytekin’in Etkin Pişmanlık İfadesi: "Bu paraların CHP'li belediyelerden bir şekilde toplandığını, toplanan paraların Fatih KELEŞ ve Tuncay YILMAZ tarafından bu binanın satın alınması için götürüldüğünü, herhangi bir bağış olmadığını biliyorum. ... Ben 5 milyon TL + 1 milyon 700 bin euroluk iki ayrı makbuz kestim. ... Bu makbuzları bizden ... Mehmet PEHLİVAN aldı.",.
Veysel Erçevik’in Etkin Pişmanlık İfadesi: "Mustafa KELEŞ'ten alınan daireler esnasında Adem SOYTEKİN, CHP İl Binasının tadilat işlemlerini yapmaktaydı. Bunun masrafları için alınmış olabilir.",
Gizli Tanık GÜRGEN’in Beyanı: "CHP il binasının alınması sürecinde Ağaç AŞ’de bu şekilde 8.000.000,00 TL para toplayarak teslim etmiştir. ... Ağaç AŞ’de toplanan bu paralar Ertan Yıldız organizasyonu ile Ekrem İMAMOĞLU’na gitmektedir.",
MASAK ve Banka Kayıtları: Adem Soytekin ve diğer şüphelilerin banka hesaplarında iddia edilen milyonlarca liralık ve euroluk bağışları yapabilecek nakit mevcudunun bulunmadığına dair mali tespitler,
Görüntü Kayıtları ve Tanıklıklar: CHP binası alımında elden teslim edilen paralara dair "Para Kuleleri" kamera kayıtları ve binanın gerçek değerinin çok üzerinde bir bedelle CHP'ye satıldığına dair bilirkişi bulguları,
SAVUNMA:
"Bize yapılan ödemeler, cari hesaba mahsuben yapılan ödemelerdir. ... Ben yaptığım işin karşılığı olan hak ediş paralarımı aldım.",
"Ben ihalesiz olarak Ekrem İMAMOĞLU'nun talimatıyla birçok iş yaptım. ... CHP İl binası ile ilgili işleri Fatih Keleş yaptırmıştır. Bu şahıslar bu talimatları Ekrem İmamoğlu’ndan almaktaydılar.",
"Turan Taşkın ÖZER bu toplantıda bizden yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Biz de makbuz verdik. Turan Taşkın ÖZER bunun Ekrem İMAMOĞLU'nun talimatı olduğunu söylemesi üzerine biz de bunu kabul ettik.",
"Benim üzerimde bu tarz işler yapılıyordu... Ben öncelikle örgütün ne olduğunu bilmeyen biriydim.".
"Aldığım bütün ödemeler, alnımın teri kadar helal olan ve hak edilen ödemelerimdir. ... Ben rüşvete hiçbir suretle aracılık etmedim ve rüşvet almadım.".
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Bina alımını organize eden, paraların toplanması ve sahte makbuzların düzenlenmesi talimatını verdiği iddia edilen üst yönetici,
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Kayıt dışı rüşvet gelirlerini topladığı ve CHP binası için nakit sevkiyatını yönettiği iddia edilen "kasa",.
Tuncay Yılmaz (Sanık/Örgüt Üyesi): Para sayma görüntülerinde yer alan, alım sürecini ve tadilat ödemelerini koordine ettiği iddia edilen isim,.
Turan Taşkın Özer (Milletvekili/Sanık): Hukuk bürosunu operasyon öncesi gizli toplantılar için kullandıran ve sahte makbuz sürecini yönettiği iddia edilen kişi,.
Mehmet Pehlivan (Sanık/Özel Vasıflı Üye): Sahte bağış makbuzlarını bizzat müteahhitlerden teslim aldığı iddia edilen avukat,.
Murat Gülibrahimoğlu (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Para kuleleri skandalından sıyrılma stratejisinin belirlendiği toplantıyı yönettiği iddia edilen isim,.
Veysel Erçevik (Sanık/İtirafçı): Rüşvet paralarının binanın tadilatı için kullanıldığını ve ödemelerin Soytekin’e aktarıldığını doğrulayan aracı,.
🚨 SUÇLAMA 11: Rüşvet ve Suç Gelirlerini Aklama (Hüsnü Akhan / Doğuş Grubu - Peninsula Otel)
EYLEM: Eylem 46
TCK: TCK 252/2 (Rüşvet Alma), TCK 282 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) ve TCK 220/1-5 (Örgüt Yöneticiliği)
İDDİA:
Örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, 2024 yerel seçimlerine finansman sağlamak amacıyla Doğuş Grubu'na ait Karaköy'deki Peninsula Otel (Galataport) projesindeki imara aykırılıkların görmezden gelinmesi ve inşaat güçlendirme ruhsatı verilmesi karşılığında 10.000.000 USD rüşvet talep edildiği ileri sürülmektedir. Bu süreçte örgüt üyesi Elçin Karaoğlu’nun mülkteki aykır��lıkları tespit ederek liderliğe aktardığı, Yakup Öner ve Can Akın Çağlar’ın ise Doğuş yöneticisi Hüsnü Akhan ile rüşvet pazarlığını yürüttüğü iddia edilmektedir. Rüşvetin büyük kısmının, örgütsel faaliyetleri perdelemek amacıyla "fatura bedeli bağış" kılıfı altında örgütün kasası Adem Soytekin'e ait şirket hesaplarına aktarılarak aklandığı savunulmaktadır.
DELİLLER:
Şüpheli Ertan Yıldız’ın İtirafı: "Ekrem İMAMOĞLU Can Akın ÇAĞLAR'a Doğuş ile olan 10 milyon dolarla ilgili ne yaptın diye sordu. ... Ekrem İMAMOĞLU paranın tamamını resmi vermelerine gerek yok, büyük bir kısmını gayri resmi alalım, seçimler yaklaşıyor para ihtiyacı olacak şeklinde konuştu." beyanı.
Banka Hesap Hareketleri: 29.12.2023, 08.02.2024 ve 16.02.2024 tarihlerinde Adem Soytekin’in şirket hesaplarına Doğuş Grubu tarafından toplam 191.400.000 TL rüşvet parası yatırıldığının tespiti.
Hediye Çeki Tespiti: 22.03.2024 tarihli A101 marketlerinden temin edilen 500.000 TL tutarında hediye çekinin seçimlerde kullanılmak üzere şüpheli Elçin Karaoğlu'na teslim edildiği tespiti.
Resmi Raporlar: Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün söz konusu mülkteki imara aykırılıkları ve kaçak yapılaşmayı doğrulayan teknik raporu.
Adem Soytekin’in İfadesi: "Doğuş İnşaat’tan ödenen 57.000.000,00 TL para Hatay Deprem Konutları için yapılan ödemedir." beyanı (Savcılık makamı bu beyanı rüşveti gizleme çabası olarak değerlendirmektedir).
HTS ve Baz Kayıtları: Şüpheli Hüsnü Akhan ile örgüt lideri, yöneticileri ve üyeleri arasında rüşvet trafiğiyle uyumlu çok sayıda iletişim ve baz birlikteliği.
SAVUNMA:
"Doğuş İnşaat’tan ödenen 57.000.000,00 TL para Hatay Deprem Konutları için yapılan ödemedir.".
"Bu kişilerden bize yapılan ödemelerin karşılığında belediyeyle aralarında nasıl bir anlaşmaya ilişkin ticaret vesaire olduğunu hiç bilmiyorum. Bunun bağış mı, sosyal donatı katkısı mı yoksa rüşvet mi olduğu konusunda bilgim olması mümkün değildir.".
"Ben yaptığım işlerin bedelini alan bir müteahhidim. ... Aldığım bütün ödemeler, alnımın teri kadar helal olan ve hak edilen ödemelerimdir. ... Ben rüşvete hiçbir suretle aracılık etmedim ve rüşvet almadım.".
"Benimle belediye arasında olan bir cari havuz var. Ben iş yaparım, işimin karşılığını alırım. ... Kesin olarak bilmem mümkün değil. Çünkü iş bana gelene kadar bu pazarlık çoktan yapılmış ve bitmiştir.".
"İlgili firmaları tanımıyorum. ... Şahsi olarak bunların hiçbirini tanımıyorum, hiçbir irtibatım veya temasım yok; bilmem de mümkün değil. Çünkü hiçbir tanışıklığım yok."
👥 OLAYLA DAHLİ OLANLAR:
Ekrem İmamoğlu (Sanık/Örgüt Lideri): Rüşvet pazarlığını sorgulayan ve paranın "gayri resmi" toplanması talimatını verdği iddia edilen en üst yönetici.
Fatih Keleş (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Örgütün kasası olarak finansal koordinasyonu sağlayan ve rüşvet miktarını belirlediği iddia edilen isim.
Adem Soytekin (Sanık/Örgüt Yöneticisi): Rüşvet paralarını şirket hesapları üzerinden "bağış" adı altında teslim aldığı iddia edilen isim.
Yakup Öner (Sanık/Etkin Pişmanlık): Doğuş yöneticisi Hüsnü Akhan ile ilk teması kuran ve 10 milyon dolar talebini ilettiği iddia edilen aracı.
Can Akın Çağlar (Sanık/Örgüt Üyesi): Rüşvetin tahsili konusunda Doğuş CEO'su ile görüşmeleri yürüttüğü iddia edilen İBB yetkilisi.
Elçin Karaoğlu (Sanık/Örgüt Üyesi): Boğaziçi İmar Müdürü sıfatıyla kaçak yapıları tespit eden ancak rüşvet karşılığı işlem yapmadığı iddia edilen bürokrat.
Hüsnü Akhan (Şüpheli): Doğuş yöneticisi olarak ruhsat ve imar kolaylığı karşılığında rüşvet ödemesini yaptığı iddia edilen isim.
Devamı 3. Bölümde