On beş gündür her şey yazıldı çizildi.
Hiç cevap vermedim.
Bir tanesine dayanamayıp cevap vermek için sizlere yazayım istedim.
Hayatım boyunca sigara dahi içmedim.
Hayatım boyunca uyuşturucu madde kullanmadım.
Ahbapta iken onlarca çocuğumuzun ailesi ile hastanelerde tedavi için uğraştım.
UYUŞMAYALIM projesi altında onlarca lisede uyuşturucu madde kullanımına karşı söyleşi yaptım.
O çocuklar o gençler bu iddialar karşısında üzülmesin diye bu twiti yazdım.
Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!
Kimse sizin atandığınız makamlarınıza saygı duymak zorunda değil.
🔴 Boğaziçi Üniversitesi mezuniyetinde 'fotoğraf' gerginliği
📌 Felsefe Bölümü mezuniyet töreninde bir öğrenci, diplomayı elinden aldığı akademisyen ile fotoğraf çektirmek istemedi
📌 Öğrenci diplomayı çekiştirerek almaya çalışmasına rağmen akademisyen diplomayı vermemek için direndi
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
Bir komedyenin sözlerinden bile korkanlar, aslında kendi düzenlerinin ne kadar kırılgan olduğunu itiraf ediyor.
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır!
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Deniz Göktaş’a takılan ters kelepçe hepimizin beynine de takılıyor. Düşünmeyelim, eleştirmeyelim, konuşmayalım istiyorlar. Beynimizde onların kelepçesiyle yaşayalım istiyorlar.