Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini, düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok nâmusait bir mahiyetde tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyaya emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şeraitten dahi elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerini siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
CAN ATALAY KİMDİR BİLİYOR MUSUNUZ?
Mağdurların Avukatıdır.
Aladağ'daki kız yurdunda
diri diri yanmıṣ çocuklarımızın daha cenazesi kaldırılmamıṣken yurdun dolabında kalan
35 Kilo eti isteyenlere
"Ben o eti sizin burnunuzdan getirecem diyendir.
301 madencimizin öldüğü Soma faciasında ve ardından Ermenek Maden kazasında
“Adalet ve Hak"
peṣinde koṣandır.
Çorlu tren kazasında
hayatını kaybedenlerin Avukatlığını üstlenendir.
Havai fiṣek fabrikası patlamasında hayatını kaybeden 7 iṣçinin, yaralanan 127 iṣçinin ailesinin avukatlığını yapandır.
Gezi parkı planlarını
iptal ettirendir.
Validebağ Korusu'nu,
Emek sinaması'nı
korumak isteyendir.
Seçilmiṣ Milletvekilidir.
Ait olduğu yere gelmelidir!
#CanAtalayaÖzgürlük
#CanAtalay Onurumuzdur
AK Parti Ovacık Belediye Başkanı Ahmet Şahin, AK Parti Ovacık İlçe Başkanı Metin Akkaya, İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Tam ile bazı parti yöneticileri, Beydili Köyü'ndeki köy odasında düzenlenen bir eğlence programında yer aldı.
EN ÇOK KONUŞULAN SÖZ: “AMAN GENEL MERKEZ DUYMASIN"..
🗣️DUYMAYAN KALMASIN...‼️
#GündemSefaletUnutma
Tutturmuşsunuz 5816 kalksın diye. Tamam 5816’yı kaldıralım, ama Cumhurbaşkanlığını koruma kanunu 299’da kaldıralım. Var mısınız? 5816’da ne yazıyor biliyor musun? Hiç okudunuz mu? 299 ile aynı. 5816’da tarihi gerçekleri yasaklayan bir ibare yok. Varsa elinde Atatürk’le ilgili bir belge ver ben yayınlayacağım. Söz.
Tayyip Erdoğan federasyonu savunurken yıl 2000'lerdi. Onlar bu planı çoktan kafalarına koymuşlardı.
Masa çoktan kurulmuş; haritalar, sınırlar çoktan çizilmişti.
25 yılda alt yapı kuruldu, zihinler bugünlere böyle hazırlandı !
O gün tohum atıldı,
Bugün meyve topluyorlar...
AKP’li gazeteciler, toplam seçmen sayısı hemde çevreden taşınmış haliyle sadece 10 BİN 791 olan 6 KÖYDE’ki belediye seçimini kazandık diye neredeyse bugüne bayram ilan ettirecek.
İki yıldır muhalefeti önde gösteren araştırmalardan epeyce bunalmıştı çocuklar.
6 KÖYÜN sonucuyla sosyal medya ve yandaş kanallarında 1-2 gün propaganda üretmeye çalışırlar. Sonra ayakları suya erer ve AKP’nin 60 MİLYON seçmenli ilk genel seçimi kaybedeceği hüznü ile tekrar buluşurlar.
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1938 tarihli resmi belge.
Hatay sorunu nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşayan Fransızların Suriye üzerinden 1938 Dersim isyanına silahlı destek verdiği Türkiye hükümeti tarafından tespit edilmiş.
Fatih Altaylı’ın iki yıl önce Faik Öztrak hakkındaki yorumu yeniden gündemde:
"CHP'den insanlar tiksinsin diye bir tip bulalım desen bu kadar olur.
Öztrak konuşacağına CHP'nin kedisi Şerafettin miyav miyav desin halk CHP'ye sempati duyar."
Ankara savaşından önce Timur Türk köylerini yakıp yıkan Ermeni çetelerini yakalayıp, huzuruna getirdi. Ermeni çetecilerine;
Öldürmek iyi midir, diye sordu.
Korkudan cevap veremediler. Timur devam etti. İyi olmasa öldürmezdiniz. Beşikteki çocukları kıtır kıtır kesmezdiniz. Yapmaktan hoşlandığınız bir işin size de yapılması caiz değil midir?
Kendinize iğneyi sokmadan başkasına çuvaldızı sokmamalıydınız. Madem ki halt ettiniz, şimdi siz de çuvaldızın nasıl can yaktığını öğreneceksiniz.
Timur emir verdi. Teröristler onar kişilik gruplara ayrıldılar. Hepsinin başları iple bacakları arasına sıkıştırılmıştı. Gruplar çukurlara dolduruldu.
Çukurlar dolunca üzerlerine tahta örtüldü. Tahtalar da toprakla kapatıldı. Timur, Türk'e zulmedenin sonunun bu olduğunu söyledikten sonra, tarihe yazılan şu sözleri söyledi: Bir gün tarihçiler bu yaptıklarımı biçimsiz kelimelerle yazacaklar ve beni ayıplayacaklardır.
Fakat onlar kuru kamışı mürekkebe daldırıp akıllarına geleni çizenler 4 bin değil, 100 bin değil, 400 bin kere 100 bin baldırı çıplağın bir Türk'ün aşık kemiğine değmeyeceğini bilseler ve benim yanmış Türk köyleri, kazığa vurulmuş Türk kadınları, duvarlara mıhlanmış Türk çocukları önünde ciğerimin yandığını sezseler biraz insaf ederler, beni kötülemezler!
Kaynak: Şerefeddin Al-i Yezdi/Timur Devleti Tarihçisi
LEVENT GÜLTEKİN:
''Meral Akşener’e "abla" derdim.
O da bana "evladım" derdi.
Bir konuşma geçti aramızda.
Bana söylediğiyle kamuoyuna
söylediği 180 derece zıttı.
Aradım, dedim ki: "Abla Allah’ını seversen,
sen bana dün ne söyledin, bugün kamuoyuna
ne söylüyorsun?" dedim.
O da bana dedi ki: "Evladım,
siyasetçilerin kamuoyu önünde söylediklerini
çok ciddiye alıyorsun. Alma." dedi.
O gün çizdim. O gün itibarıyla
eleştiriye başladım.''
Bunlar Mülteci değil! Aileleri yanlarında yok, görevlerini gerçekleştirmeye gider gibi gösteri yapıyorlar. Yetiştirilmiş oldukları belli. Sınır güvenliği zayıfladıkça ülkemize ve Avrupa’ya yönelik akış büyüyor. Bunlarla yüzleşenler halklar olacak, endişe verici.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin kayyumudur. Atanmıştır.
Kendisini kayyum olarak atayanlar bu uğurda 15 milyar doları yaktılar.
Dolayısıyla, “kurultay süreci başlatıyorum” aklı da diğer tüm kararlar gibi kayyumun değil, sürecin gerçek sahiplerinindir.
Butlan Kemal;
Sizi,
304 eski MV istemiyor
111 mevcut MV istemiyor
1000 delege istemiyor
81 il başkanı istemiyor
900 üstünde ilçe başkanı istemiyor
400 civarı belediye başkanı istemiyor
Muhalif sanatçı, gazeteci, STKlar istemiyor
CHP tabanı istemiyor
Siz kimden oy alacaksınız?
#SONDAKIKA
Şok eden yeni görüntüler ortaya çıktı.
Karabük'te AKP'li belediye başkanı ve bazı yöneticiler, rakılı-köçekli alem yaptı.
Camdan dışarı ateş açılan gecede AKP Ovacık İlçe Başkanı'nın "Aman Genel Merkez duymasın" dediği görüntülerin kaldırıldığı öğrenildi.
Murat Ağırel, AKP'nin kurduğu oyuna dahil olan KK ekibine seslendi:
"Yere batsın koltuk sevdanız!
İnsanlar geçinemiyor. Bizim tartıştığımız şeylere bak!
'İktidarın kurmaya çalıştığı oyunu bozuyoruz' diyecek bir tane adam kalmadı mı ya?
'Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Bölünmeye izin vermeyiz.' diyorlar.
Ulan siz bölüyorsunuz.."
@muratagirel
“Bizim İslamcılar hiç büyümüyorlar.
Esenyurt’un sokakları mafyaya teslim olmuş deniyor. Sen önce orayı temizlesene.”
👉 Levent Gültekin, ‘Hayalim Kudüs Valisi olmak’ diyen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi eleştirdi:
“Beyefendi hamaset yapıyor.
Ortaokul çocuğu düzeyinde bir İslamcılık anlayışıyla devam ediyor.
Bizim İslamcılar hiç büyümüyorlar. Hiç büyümüyorlar.
Mustafa Bey’in bu Kudüs valiliği hayali, ortaokul yıllarında benim de yaşadığım İslamcı bir çocuğun rüyasıdır.
‘Osmanlı’yı kuracağız, Orta Doğu’yu ele geçireceğiz, Kudüs bizim olacak…’
Bunlar hiç büyümüyorlar.
Dünyanın gerçekliğiyle hiç olgunlaşmıyorlar.
Ya sen İçişleri Bakanısın be kardeşim. Sana mı düşüyor böyle hayaller kurmak?
Derdin ne? Sen önce kendi ülkene sahip çıksana.
Sen önce Diyarbakır’daki, Hakkari’deki, Tokat’taki, Erzurum’daki çocuğun karnını doyursana.
Milyonlarca çocuk çetelere yöneliyor. Her biri bir çete üyesine dönüşme riski taşıyor.
Sen önce İçişleri Bakanı olarak bunu engellesene.
Esenyurt’un sokakları mafyaya teslim olmuş deniyor. Sen önce orayı temizlesene.
Senin işin ülke değil mi? Ne Osmanlı hayali kuruyorsun?
Osmanlı da son döneminde aynen sizin gibi büyük hayaller kuruyordu. Sonunda dağıldı ve ortaya Türkiye çıktı.
Var olan Türkiye’yi koruyamıyorsunuz.
Bakın, Cumhurbaşkanı dışarıdaki insanları ülkeye çağırmak zorunda kalıyor.
Anketlerde insanların büyük bir bölümü fırsatını bulursa bu ülkeyi terk etmek istediğini söylüyor.
Sen ise Kudüs’e vali olma hayali kuruyorsun.
Bu ülkeyi gerçekten seviyorsan, önce insanların neden gitmek istediğini sorgularsın.
Bu ülkede nüfus artışı sıfırlara yaklaşmış. 20 yıl sonra yaşlı bir ülkeye dönüşeceğiz.
Bunun nedenlerini araştırırsın.
‘İnsanlar neden çocuk yapmaktan vazgeçti? Biz nasıl bir ülke yönetiyoruz?’ diye sorarsın.
Ama onun yerine çıkıp hamaset yaparak Kudüs valiliği hayali kuruyorsun.
Niye? Çünkü siyaset artık hamasetle yürüyor.
Atatürk hamaseti, din hamaseti, Osmanlıcılık hamaseti, Kürtçülük hamaseti, devlet hamaseti, milliyetçilik hamaseti…
Bunlarla yürüyor. Burası bir Ortadoğu ülkesi; böyle bir siyasal kültür oluşmuş durumda.
Benim Mustafa Bey’e söyleyeceğim şu:
Artık İçişleri Bakanı olmuş bir kişinin ilkokul ya da ortaokul çağı İslamcılığından çıkıp olgunluk evresine geçmesi gerekir.
Bu, bütün düşüncelerinden vazgeçmesi anlamına gelmez.
Ama düşüncenin olgunlaşması, ayaklarının yere basması gerekir.
Benim gördüğüm kadarıyla Mustafa Bey’de bu aşamalar henüz oluşmamış.
Hala ortaokul düzeyinde bir İslamcılık anlayışı görüyorum.
Bunu kendi iç dünyasında yaşayabilir.
Ama bir İçişleri Bakanı olarak çıkıp bunu siyasi bir hayal gibi pazarlayamaz.
Çünkü bunun bir maliyeti vardır. Bunun bir etkisi vardır ve bunun bir çiğliği vardır.”